İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Bonsai Sanatı - Minik Ağaçlar | Tepsi Ya Da Tabakta Yetiştirilen Bitki - Bonsai Nasıl Yetiştirilir? Bonsai'ye Uygun Yerli Ağaç Türleri - Bonsai Teknikleri Ve Stilleri - Bonsai Hastalıkları

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 31 yanıt gönderildi

#11
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai Teknikleri


Informal Upright stil nasıl verilir?


Yaprak döken ( Deciduous) ağaçların bonsailerine "tam düz olmayan" (Informal Upright) şekli vermek

Diğer yazılarımızdan da bilindiği üzere kalın gövdeli bir bonsai yetiştirilmek isteniyorsa öncelikle ağacın yerde veya saksıda serbestçe gelişmesine izin verilmelidir.

Birkaç yıl ağacın gövdesinin kalınlaşması beklendikten sonra gövdede bir incelme olmayacak ve ağaç estetikten yoksun bir görüntü alacaktır.

Bu tür ağaçları sivrileştirerek görüntülerine hareket kazandırmanın birkaç yolu vardır. Bu makalede genelde Japonların yetiştirme alanlarında rastlanan ve myogi ya da tam düz olmayan gövde şeklinin verilmesini sağlayan metodu inceleyeceğiz. İncelenecek yöntem doğadan veya bir fidancıdan alınmış, boyu bonsaiye uymayacak kadar uzun olan ağaçların boyunu kısaltmak amacıyla uygulanabilir.

Umarım makale okuyuculara ağaçlarına sivrilik veya hareket kazandırmalarında ya da dal sayısını arttırmalarında yardımcı olur.

Bu yöntem sadece yapaklı ağaçlar için tasarlanmış olsa da bazı prensipleri kozalaklı türler için de geçerlidir.




Resmi ekleyen



Resim 1’de gelişmeye devam eden bir ağacın alt tarafını göstermektedir. Gövdenin kalınlığı kullanım için uygun ama yine de daha fazla sivri ve hareketli bir görüntünün verilmesi lazım.

Bonsaide ideal olanı, ağacın, gövde çapının 6 katı uzunluğunda olmasıdır. Bu ağacın çapı 3”(3inç), öyleyse ideal uzunluğu da 18 inç olmalı. Eğer daha uzun bir bonsai isteniyorsa, bu yöntemi uygulamadan önce ağacın bir süre daha gelişmesine izin verilmelidir. Gövde bir kez kesildiği zaman yukarısında kalan bölüm gelişip gövdenin kalınlığına ulaşmasına kadar çok yavaş şekilde kalınlaşabilir. (Biraz karışık oldu ama şu denmek isteniyor: Ağacı bir kez kestiniz mi onun ortalama yüksekliğini de tayin etmiş olursunuz, dolayısıyla kesmeden önce nasıl bir ağaç istediğinizi iyi hesaplayın. Ağacı niye kesmemiz gerektiğini aşağıda detaylı olarak anlatacağız zaten)

Sonuçta bu ağacın bitmiş halinin 18 inç olmasını istiyoruz. Ağaçtaki ilk dalın da ağacın yüksekliğinin 3’te 1’inden çıkması gerektiğine göre, ilk dal ağacın ilk 6 inç'inden sonra çıkmalıdır.




Resmi ekleyen



Resim 2: Kış sonu / Bahar başı Gövde keskin bir bıçak vb. ile düz şekilde 12 inç yükseklikten kesilir. Yani bittiğinde planladığımız yüksekliğin (18inç) 3’te 2’si yüksekliğinden. Eğer ağacın alt kısımlarında daha fazla bir hareket kazandırılmak isteniyorsa ağacın 3’te 1 yüksekliğinden de (örnek ağaçta 6inç) kesilebilir.

Düz kesim ağaçta nem kaybını azaltır ve potansiyel bir ölümü engeller. Bu yüzden yeni bir sürgün verene ve bunlardan birisi yeni ‘lider’ olarak seçilene kadar çapraz bir kesi yapılması (bazıları önerse de) tavsiye edilmez. Bütün kesilerde olduğu gibi orası kesim macunu ile kapatılmalıdır.




Resmi ekleyen




Resim 3 : Sonbahar Ağaç yapraklarını dökmüş ve serbestçe yetişmeye bırakıldığı bir sezonun etkilerini taşımaktadır artık. Bu ağır kesim, ağacın her yerinden kuvvetli bir tomurcuklanmayı da beraberinde getirmiştir.



Resmi ekleyen




Resim 4 : Sonbahar veya Bahar (Ben bu çalışmayı yapraklı ağaçlarda yaprak dökümünden hemen sonra yapmayı tercih ederim ancak bu işlem tomurcuklar patlamadan önce Bahar mevsiminde de yapılabilir) A’daki sürgün gövdenin yeni devamı olarak seçilmiştir. Bu yüzden budanmaz ve kısa sürede kalınlaşması sağlanır ki bu gövdenin kesilmesinden sonra oluşan yara izinin kapanmasına da yardım edecektir. Gövdedeki kesi şekli istenirse şimdi çapraz şekle kavuşturulabilir ya da bahar ortasında kesilerek daha hızlı iyileşmesi sağlanabilir.

B’deki sürgün ağaçtaki ilk dal olacaktır. Tamamen kesilmeyen diğer dallar gibi bu dal da son 1 veya 2 yaprak düğümüne kadar budanır. Bu budama işlemi dalda sivrileşmenin başlamasını ve ona doğal hareketin verilmesini sağlar. Ayrıca gelecek baharda oluşacak tomurcuklanmayı da fazlalaştırır.

C’deki sürgün ağaçtaki ikinci dal olacak ve gövdenin sola doğru yaptığı eğrinin dış tarafında kalacaktır. Onun gelişimi de gövdedeki kesik yarasının iyileşmesine yardım edecektir. Planlanan bitmiş uzunluğun üçte biri kadar kesilen gövdede ise C ilk dal olarak kullanılıp B kesilebilir. (Ne demek istediğini ben de çözemedim. Ama boşverin bunlar tali konular)

Gelişmenin her aşamasında uzamasına izin vereceğiniz sürgünleri seçerken kısa yaprak düğümü (internode) olanları tercih edin. Dallar bu düğüm (node) noktalarından ortaya çıkacaktır, daha yakın düğümler gelecekteki dal yapılanmasının oluşturulmasını da kolaylaştırır.




Resmi ekleyen



Resim 5 : Sonbahar Serbestçe geçen bir veya iki gelişme sezonundan sonra ağaç artık birçok yeni sürgün üretmiştir. Gövdenin yeni lideri (A olarak önceden belirttiğimiz dal) diğerlerinden daha önce kalınlaşmaya başlamış ve yukarı doğru sivri bir görünüm almıştır. Ayrıca kendi üzerinden, gövdenin yönünü değiştirmemize yarayabilecek bir çok yeni sürgün de vermiştir.



Resmi ekleyen




Resim 6 : Sonbahar veya Bahar 1 ve 2. dallar (B ve C) tekrar iyice budanır, üzerlerinde yeni yetişen sadece bir veya iki yaprak düğümü bırakılır.

A dalından üretilen gövdenin devamı da üzerindeki alttan ilk iki dal bırakılarak kesilir. Bu kesim ağacın yönünü tekrar sağa doğru çevirir ve ikinci bir güçlü sivrileşme sağlanmış olur.




Resmi ekleyen




Resim 7 : Sonbahar Gelişme devam eder ve üzerinden de bir veya iki dönem geçmiştir. Ağacın 3. kesiti de artık kendi üzerinde alt dalları vardır.

İlk dallar da (B ve C) 3 aşamalı bir inceliğe sahiptir ve bunların ikinci dalları da belirgin şekilde kalınlaşmıştır.
Ağacın sivrileşme hareketini arttırma için istenirse birkaç yıllığına bir alana dikilebileceği gibi bonsai saksısına alınıp ağacın iyice dış tarafında kalan ince dalların geliştirilmesine başlanabilir.

Şunu aklınızdan çıkarmayın; bu anlatılan aşamaların arasındaki süre ne kadar uzun olursa ağacın sivri görüntüsü de o kadar belirgin olacaktır. Bir yıl boyunca gövdenin yeni lideri olması için seçilen dallar daha hafif ama daha doğal bir sivri görüntü oluşturacaktır. (Bu görüntü bazen ‘uzaktan görünüş’ olarak bilinir. Sert bir biçimde sivrileştirilmiş bonsailerin ise ‘yakından görünüş’e sahip oldukları söylenir.)

Aynı sezon içerisinde çıkmış bir dalın geriye doğru budanmasını (back chopping) o sezon içinde yaparak süreci hızlandırmaya çalışmayın. Aynı sezon içinde yapılan budama neticesinde ortaya çıkan sürgünler ana dalla aynı kalınlığa sahip olacaklardır.


Çevirenin Notu: Bazı botanik terimlerini sözlüklerde bulmak zor olduğundan onlara kendim anlamlar yüklemek zorunda kaldım. Bu kelimelerin gerçek veya daha uygun çevirilerini bilen arkadaşlar yardımcı olabilir.


Çeviri: Erkan Aktaşgül

Konu Hale tarafından 20 Ekim 2015 Salı - 18:30 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#12
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai Teknikleri



Budama

Budamayla bir bonsainin sağlıklı ve güzel görünümlü olması nasıl sağlanır?

Giriş

Aslında budama doğada çok sık rastlanan bir olgudur: Bitkilerle beslenen hayvanların yiyecek araştırmaları sırasında, kuvvetli rüzgarlar, şiddetli yağmurlar, karın ağırlığı vb. gibi bir çok sebeple bitkiler doğal ortamlarında kırılır/bölünür ve bir çok durumda da bu ağaçların yararlarınadır çünkü böylece zayıf parçaları saf dışı bırakılmış olur.
Aynı şekilde bir bonsai meraklısı da ağacını yetiştirmek için çeşitli şekillerde budamalar yapmak zorundadır. Budama sadece her sezon gelişimi kontrol altına almak ya da istenilen şekli vermek için değil bonsainin farklı alanlarının kuvvetini arttırmak, hasta veya ölü parçaları atmak ya da kök yumağını keserek ağacın işini kolaylaştırmak için de yapılır.

Ne Zaman Budamalı?

Kabaca budama için uygun zamanın ilkbahar ile sonbahar arasındaki süre olduğu, kış mevsiminin ise en kötü zaman olduğu söylenebilir. Bu, ağaç sağlıklı olduğunda buna dayanamaz demek değildir. Aslında meyveli ağaçlarda, bitkileri çiçeklerle veya meyvelerle dolu oldukları bir zamanda budamak, ürün alınacaksa tabii ki iyi bir fikir değildir.
Bununla birlikte, bir bonsai yetiştiricisinin ürünün miktarı ile ilgili olarak endişelenmesine gerek yoktur. O yüzden ekonomimizi değil de ağaç için en uygun ne zamansa o zaman budama yapmak daha akla uygun bir durumdur.
Bundan başka, çiçek ve meyve veren bir ağacın görüntüsü etkileyici de olsa, ağaç temel şeklini alana kadar meyve üretmesine izin verilmemelidir. Böylece ağacın meyve vererek gereksiz enerji harcaması ve boyutlarının istenilenden küçük kalması önlenmiş olur.

Peki kışın yapılacak budamanın ne zararı olur?

Bu dönemde ağaç uyuklama/dinlenme (dormant) dönemindedir ve yaraların iyileşmesini sağlayacak olan öz suyu içerisinde daha yavaş şekilde dolaşmaktadır. Kış ortasında yapılacak ciddi bir kesim sonrasında oluşacak yara ilkbahara kadar tam olarak iyileşemeyecek ve bu süre içerisinde mantar ve bakterilerin saldırılarına daha açık olacaktır.

Budama Şekilleri

Şekillendirme Budaması:

Sadece bir kere, ağaç gençken yapılan oldukça sert bir budamadır. Ağacın temel şekli bu budama ile, ana dalı bırakarak ya da ileride bir fayda sağlamayacaksa o da kesilerek verilir. Bu tip bir budama fidanlıklardan veya doğadan alınmış bitkiler için önemlidir ve istenmeyen yerlerde çıkmış dallar için uygulanır. Tohumdan veya küçük kesimlerden üretilen bonsailer için bu tip bir budama aslında gerekli değildir. Çünkü küçük bir ağaç üzerinde yapılacak şekillendirmenin temel olarak aşamalı ve yumuşak olması gerekir.

Bakım Budaması:

Şekillenen ana dallar üstünde her yıl veya iki yılda bir yapılması gereken budamadır. Bu budamayla ağaca ‘cila’ çekerken, ikinci aşamadaki dalların (secondary branches) istenen incelikte başka dallar vermelerine yardımcı oluruz. Bu yolla olağanüstü şekiller ortaya çıkarmasak da yaprakların yavaş yavaş boyutlarını küçültmüş oluruz.
Bonsailer (aslında tüm bitkiler), beslenmek için belirli miktarda yaprağa ihtiyaç duyarlar. Eğer az dal varsa buna eşdeğerde az yaprak olacak ve son gelen yapraklar da daha büyük olacaktır. Tam tersine de, ağacın bol miktarda dallanmasına izin vererek yaprakların sayılarını arttırmış ve her yaprak için gereken alanı azaltmış (yani yaprakların büyüklüklerini azaltmış) olacağız.

Çimdikleme:

Dalların gelişimini kontrol edebilmek için yeni filizleri koparmaya çimdikleme diyoruz. Yeni filizler çok hassas olduğundan bir çok durumda bu işlem parmaklarla yapılır.

Bu çimdikleme işlemi, bitkiye daha iyi veya kötü bir şekil vermemiz hususunda çok büyük öneme sahiptir. Aklınızda bulunması gereken bir konu da, aktif olduğu dönemde bir bitki asla büyümeyi durdurmayacaktır. Ayrıca biz ona istediğimiz şekli verdikten sonra onun büyümesini durdurabileceğimiz düşüncesi de sadece ütopyadan ibarettir. Bazı türler, saksıda olmasına rağmen eğer bir müdahalede bulunmazsak büyüme döneminde bir metreden daha uzun sürgünler bile verebilirler.

Genel kural olarak yeni çıkan filizlerden iki yaprak kalana kadar çimdiklenebilir. Bir başka önemli konu da; bonsainin gelişimini kontrol altında tutmalıyız ama asla durdurmamalıyız. Yeni filizleri tamamen ve tekraren kesmek bonsaiyi öldürmek için en kesin ve en etkili yoldur. Her yaprağın normal olarak 1 veya 2 yıllık (herdem yeşillerde/evergreen dahi) bir yaşam devri (life cycle) vardır ki zamanla bunlar ölür ve düşer. Eğer yenisiyle değiştirilecek bir yaprak yoksa ağaç besinini alamayacaktır.

Dikkate Alınması Gerekenler

Bonsai sabit bir nesne değildir, zamanla boyutları değişecektir.

Bir filizi çimdiklerken o parçanın yaşarken bıraktığımız son yaprağının yönüne dikkat etmeliyiz. Oradan birkaç gün içerisinde ileride dal olmak üzere bir tomurcuk patlayacaktır. Yeni çıkan tomurcuk o yönde ilerlemeye devam edecektir. Budama yaparak şekil verme süreci yeterince kolaydır aslında. Eğer tomurcuğun gelişeceği yönden memnun değilsek daha uzaktan–örneğin filizde 3 yaprak bırakarak- ya da daha yakından -istediğimiz yönde ilerleyen 1 yaprak bırakarak - budama yapabiliriz.

Kozalaklı ağaçları, örneğin çamları, çimdiklemek daha basittir. Tomurcuk uzayana kadar beklenir, daha sonra candle (normalde mum ama kozalaklı ağaçlarda tomurcuktan sonraki aşama için kullanılıyor sanırım) yeni ibreler vermeye başladığında parmaklarımızla candle’ı keseriz ve ufak yaprakları incitmemeye özen gösteririz. Filizin en azından üçte birini yerinde bırakırız. Bu aşamada ellerinizi kullanmanızı tavsiye ederiz çünkü makas veya benzeri bir aletle filizdeki ibrelere zarar vermek, hatta kırmak pek mümkündür.

Bir filizi çimdiklerken ya da dalı budarken üstünde çalıştığımız ağaçlar hakkında bilinçli hareket etmeliyiz. Mesela bazı ağaçlarda budadığımız dalın hemen az aşağısındaki bölümde de kuruma olur. Bu yüzden esas istenilen yerin biraz üstünden kesmek gerekebilir.

Budama vasıtasıyla ağacın gelişim hızını dengelemiş oluruz. Ağacın üst tarafındaki en kuvvetli filizlerle aynı zamanda, alt dallardaki en zayıfları keserek bir tarafın diğerinden daha hızlı gelişmesini önleyerek ağacımıza uygun bir üniforma giydirmiş oluruz.

Direk olarak yukarıya doğru büyüyen bir dal çok kuvvetli bir daldır, o yüzden bir çok durumda onu ortadan kaldırmak uygundur. Aynı şekilde, aşağıya doğru gelişen bir dal da çok zayıftır ve onu da budamak gerekecektir.
Ağacın kıvrımlarının dış tarafında gelişen dalların uzamasına izin verilmelidir çünkü iç tarafta gelişen dallar estetik olarak o kadar etkileyici değildir, doğal görünmezler ve birçoğunu budamak uygundur.

Ayrıca direk karşıya doğru ya da diğer dalların içine doğru gelişen dallar da çoğu zaman estetik kaygılarla yok edilebilir.
Gövdeden veya bir başka dalda aynı yükseklikte/yerlerde yetişen birden fazla dal radioes of wheel (bir deyim olabilir. Ne manaya geldiğini bulamadım) benzeri bir şekil oluştururlar ki bu o bölgede bir şişkinlikle sonuçlanır. Bu şeklideki dallardan, aynı yerde sadece 2-3 tanesini bırakmanızı tavsiye ederim.

Belirli bir orandan daha kalın dalları budarken gövdede içe doğru hafif bir çukur bırakmanızı sağlayacak aletler kullanmanız daha iyi olacaktır. Böylece ağacın salgıladığı iyileşmeyi sağlayan sıvı bu boşluğu dolduracak ve göze hoş görünmeyen bir tümsek ortaya çıkmayacaktır.

Kötü yapılmış bir budamanın sonucunda ya da çürümüş bir dal koptuğunda ağaçta oluşan derin çukurları kapatmakta ağaç bazen yetersiz kalabilir. Bu durumlarda o çukuru kimi sert materyallerle -örneğin çimento (cement - macun, tutkal anlamları da var)- doldurmak ağacın o boşluğu doldurması açısından faydalı olabilir.

Büyük yaralarda kapama macunu (sealing paste) kullanmanız tavsiye edilir. Bu, yara kapanana kadar herhangi bir hastalığa tutulmasına engel olur. Bu kapama macunlarının birçok türü ve markası olmasına rağmen kendi macunumuzu da yapabiliriz, örneğin mumla.


#13
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
Yeni Başlayanlar İçin Bonsai

Zach Smith?in yazdığı bu makale yeni başlayanlara mükemmel ipuçları veriyor. Mutlaka okuyun..

"1987 yılının 1 Ocak günü bonsai merakım için ilgilendiğim beşe yakın ağacım vardı. Yılbaşında aldığım, kötü şekillendirilmiş yeşil tepeli bir ardıçla (green mound juniper) birlikte bu gençlik hevesim tekrar canlanıverdi. Sonradan, bir çoğu dışarıdan satın alınmış olan birkaç yüz tane ağaç topladım veya çoğalttım ki bu ağaçlar bana, ileride oluşturacağım koleksiyonumda kullanmak üzere epeyce miktarda güzel örnek seçme fırsatı sundu.

Şu anda koleksiyonumda üç yıldan fazla süredir üstünde uğraştığım hiç ağaç yok. Üç yıllık bir zaman diliminde (çoğu zaman daha az sürede) bonsailerinizi size (üç yıl sonunda) sadece ufak düzeltmelerin (çimdikleme/pinching ve hafif budama) kalacağı bir şekli getirebilirsiniz. Bunun sırrı da basit: İyi kalitede malzemeler (material-ağacın kendisi kastediliyor) kullanın ve gelişme aşamasında ağaçlarınıza uygun müdahalelerde bulunun. Bu söylediklerimde en küçük bir abartma söz konusu değil, çünkü bunu ben yaptım ve başlarken hiçbir özel yeteneğim ya da bilgim de yoktu.

İyi kalitede malzemeler kullanın ve gelişme aşamasında ağaçlarınıza uygun müdahalelerde bulunun. Klüp toplantılarında ve diğer yerlerde çok uzun zamandır üzerinde çalışılan ancak pek fazla ilerleme kaydedilememiş birçok bonsai inceleme fırsatı buldum. Kimi zaman malzemesi iyi değildi ancak çoğunlukla da üzerinde çalışan kişi bonsaisini yetiştirirken uygun adımları atmamıştı.

Bonsain gelişiminin yavaşlamasına sebep olan, en bilinen yanlışlar

1- Küçük malzemelerin (ağaçlar kastediliyor) saksılarının hemen değiştirilmek. Daldan kesilerek üretilmiş köklü bir parçanın (rooted cutting) veya küçük bir ağacın hemen bonsai saksısına konulması bir şey sağlar: Yavaş büyüme. Sanırım bu hata, bonsailerin küçük bırakılan veya yavaş büyüyen cüce ağaçlar olduğu yönündeki düşünce yapısından kaynaklanıyor.

Tam olarak şeklini almış bir bonsai gerçekten de küçük kalmış bir cüce ağaçtır ve yavaş büyür. Gelişmekte olan bonsailer ise cüce ağaçlar değildirler ve yavaş büyümemelidirler. Gövdenin ve dalların gelişmesi için sağlıklı bir gelişim sürecine ihtiyaç vardır. Ayrıca erkenden bonsai saksısına konan ağaçlarda görüyorum ki genelde fidan satış yerlerinden buldukları yanlış tipte toprakların içine yerleştiriliyorlar.

Bu topraklar bonsai saksılarında kullanmak için uygun değildir çünkü bonsai için gereken sulama oranı uygulandığında çok çabuk sertleşiyorlar. Sonuç ise ağacın köklerinin giderek daha fazla boğulması ve yavaş büyüme (ya da büyümeme) oluyor.

2- Tam olarak gelişmemiş bonsai veya aday ağaçlar (stock) üzerinde düzeltme teknikleri uygulamak. Henüz gelişmemiş ağaçlar üzerindeki yeni sürgünleri çimdilemek (pinching) sadece dal yapısını geliştirir, başka bir şey yapmaz. Bonsai gelişirken sadece ağacın diğer bölgelerine nazaran fazla kuvvetlenmiş bir bölümünün kuvvetini yatıştırmak için yeni sürgünler çimdiklenir/parmakla kısaltılır.

3- Yeterli bahçecilik araştırması yapmamak. Ağacınızın saksısını değiştirmek için çok istekli olsanız da su tahliyesi (drainage) yetersiz olan bir toprak kullanmak ağaçlarınızın gelişimini yavaşlatmaktan başka bir şey getirmeyecektir. Bu şekilde onları zayıflatmak da ağaçlarınızı böcek ve hastalıklara daha açık bir duruma getirecek, özellikle sert kış mevsimi de onları öldürecektir.

Yetersiz güneş ışığı uzun sürgünler şeklinde büyümelere neden olacak ve kocaman yaprak düğümleri (internode) olan uzun sürgünleri beraberinde getirecektir. Güneş ışığı besin üretimi için zaruridir bu yüzden ağaçlarınızı gübrelediniz diye karınları doydu sanmayın. Sizin yapmanız gereken ağaçlarınızın kendi başına besinlerini üretebileceği ortamlar hazırlamaktır.

4- Ağaçların üzerine titremek. Her gün ağaçlar üzerinde çalışılırsa en deneyimli sanatçılar dahi eserlerini her incelediklerinde yeni hatalar bulabilirler. Yeni başlayanlar ise her seferinde bu hatalarını düzeltme yanlışına düşer. Bir gün bir dalı telle sarar ve onu eğer, ertesi gün açı uygun değildir ve biraz daha eğer. Bir sonraki gün eski açının daha iyi olduğuna karar verir ve tekrar düzeltir. Ertesi gün dal ölür..

Tecrübelerime göre ağaçlar sevgi ve dikkatin ancak o kadarına dayanabilirler. Her gün ağaçlar üzerinde güvenle yapabileceğiniz tek şey onları sulamaktır. Çok kuvvetli giden sürgünleri birkaç günde bir çimdikleyerek koparıp, haftada bir gübreleyip, ayda bir ince dalları telle sararak hafifçe budayıp, yılda iki kez ana dalları kesip yılda bir kez ağır budama yapılabilir. Daha fazlası ağaçlar için iyi değildir, sadece kendinizi geçici olarak iyi hissetmenizi sağlar. Ancak eninde sonunda ağacınızın gelişimini yavaşlatır.

Bonsai adaylarının gelişiminde, uyulması gereken en önemli birkaç kural

Bu kurallar başarıyı garantilemese bile kesinlikle başarı ihtimalini arttıracaktır:

1- Bir sürü ağaç edinin. Bu, emekli olup bütün gününüzü ağaçlara ayıran birisi değilseniz, yüzlercesiyle uğraşması zor olduğundan yukarıdaki 4. maddede yapılan hatayı da yok etmeye yarayacaktır.

Neden çok ağaç alınmalı? Şunu keşfettim ki, bonsai ile ilgili olarak öğrendiklerinizin miktarı ve öğrenme hızınız kaç tane ağacın üstünde çalıştığınız ile direk olarak alakalı. Eğer 100 ağaçtan 20 tanesini mahfeder ya da öldürürseniz elinizde tecrübelerinizi uygulamak için 80 ağaç kalmış olacaktır (ve bu ağaçlar ölümden korktuklarından, uygulamalarınıza daha istekli cevap vereceklerdir).

Eğer 5 tane ağaçla başlar ve onları bozar ya da öldürürseniz tekrar baştan başlamak zorunda kalacaksınız ve değerli vaktinizin önemli bir kısmını kaybedeceksiniz. Ayrıca sonuçta 50 ağaçlık bir koleksiyonunuzun olmasını amaçlıyorsanız, 50 ağaçla başlayarak amacınıza ulaşma ihtimalini çok azaltmış olacaksınız. Bu ağaçlardan bazıları ölecek, bazılarının ise aslında pek de uygun ağaçlar olmadıklarını göreceksiniz.

Eğer 500 ağaç üzerinde 10-15 yıl çalışırsanız size garanti ederim ki sonuçta gururla göstereceğiniz 500 değil ama 50 ağacınız olacaktır.

2- Kuvvetli/hızlı şekilde büyüyen ve gelişen basit ağaçlarla başlayın. Bonsaiyi çam, kayın, meşe, kızılcık (dogwood) gibi ağaçlar üzerinde öğrenmeye çalışmayın. Hüsrana ve hayal kırıklığına uğrayacağınızı neredeyse garanti edebilirim.

Onların yerine uğraşılması daha kolay olan Çin veya oval yapraklı ligustrum (privet), Amerikan karaağacı, hackberry (sanırım bir vişne ya da kiraz çeşidi), Çin tatlı eriği, su karaağacı (water-elm), yeşil tepeli ardıç (green mound juniper), Çin karaağacı gibi türleri deneyin.

Diğer ağaçlar için çevrenizdeki uzman kişilere danışabilirsiniz. Ardıç dışındaki bu türlerin hepsi ne kadar ağır budama yaparsanız yapın tekrar tomurcuklar verecektir.

3- Ağaç satın alırken mümkün olduğunca bonsai olmaya yakınlarını, bir nebze tamamlanmışlarını tercih edin. Onlara zaten verilmiş olan şekillerin dışında başkalarının çalışmalarını bakarak da birşeyler öğrenebilirsiniz.

4- Ağaçları doğadan nasıl alacağınızı öğrenin. Zaten bonsaiye başlamanın en hızlı ve iyi yolunun, gövdesi iyi görünümlü ve kalın (en az 2,5cm veya daha kalın) bir ağaç ile başlamak olduğunu eninde sonunda anlayacaksınız.

Toplanmış ağaçların kendi cazibeleri de vardır. Bununla birlikte aslında bonsaiyi yetiştirirken zaman kazanmanıza yaramaz. Dalların düzgün şekilde gelişmesini sağlamak yine ortalama 3 yıl alacaktır. Ancak bonsainin hangi aşamasında olursa olsun daha büyük gövde göze daha hoş gelecektir.

Böyle kısa bir yazıda nasıl ağaç toplayacağınızı söylemek çok zor ama başlangıç seviyesindeyken sadece baharları toplamanızı öneririm. Bilgi ve beceriniz arttıkça toplama zamanınızı diğer aylara (tabii türlerin özelliklerini de dikkate alarak) yayabilirsiniz. İlk zamanlar %30-%50 olan başarı yüzdeniz ileriki zamanlarda %80?lere çıkacaktır.

Şunu unutmayın; yapraklı ve geniş yapraklı her dem yeşil ağaçları toplarken tek bakmanız gereken bu ağaçların şekilleri, kalitesi ve gövdelerinin sivriliği olmalıdır. Gerisi daha sonra şekillendirilebilir.

5- Büyük ağaçlar toplayamıyor ya da satın alamıyorsanız küçük ağaçlarınızı bir alana veya çok büyük saksı/kutulara gömün. Bu, gövde kalınlığı için gerekli olan hızlı gelişimi sağlayacaktır. Ağacı ilk yıl ağır bir şekilde budayın ve başka bir budama yapmadan tekrar gelişmesine izin verin. İsterseniz ilk olarak gövdeyi telle sarabilirsiniz ama eminim budama ve yetiştirme çalışmalarınız sırasında üç yıl içinde daha orijinal, daha az uyduruk olan bir dizayn bulacaksınız.

Eğer ağacınızı bir alana (ground) ekebiliyorsanız, köklerin çok fazla sınırların dışına gitmemesi için iki yılda bir kök budaması yapmanızı tavsiye ederim. Ağaçlar güvenliklerini, köklerini besin aramak için uzaklara göndererek sağlarlar. Tabii bu aday ağaçları kendi alanınızda yetiştirip düzenli kök budaması yaparsanız, istediğiniz boyuta gelip onları almaya karar verdiğinizde daha az sorunla karşılaşırsınız demektir.

6- Ağaçlarınızı gübreleyin. Bu muhtemelen bonsai sanatçılarının en kolayca ihmal ettikleri görevlerinden biridir. Ve gübreden kısmayın. Tam ağacın istediği kadarını verdiğinizi anlayana kadar gübrelerinizle deneyler yapın. Hepimiz o geleneksel fikirlerin etkisinde kalıp bonsaimizi gücü düşürülmüş gübrelerle beslemeye çalışırız. Bonsai toprağının gözenekli yapısının da etkisiyle besinler topraktan hızlı şekilde kaybolduğundan bonsailer de en az diğer süs bitkileri kadar gübrelenmelidir. Mümkün olduğunca kısa sürede büyümelerini amaçladığınız aday ağaçlarınızın ihtiyaçları olan tüm besinleri almaları gerekmektedir.

Peki hangi gübreyi kullanacaksınız? Gübrelerin literatürde bulunan yüzlerce çeşitleri vardır. Ben teras/bahçe bitkileri için 20-20-20 değerlerinde hazırlanmış Miracle Gro sıvı gübrelerle, kan ve kemik tozu gibi organik maddeleri dönüşümlü olarak kullanıyorum. Kullandığım organik maddeleri genelde kaşıkla toprağın üstüne yeterli olduğuna kanaat getirene kadar döküyorum, toprağın üstünden kaybolunca bir miktar daha veriyorum. Kullandığım sıvı da gücü yüksek bir sıvı.

Toprağınızın pH değerini de asidik toprakları seven ağaçlar için (bir çoğu bu tür toprağı sevmektedir) uygun düzeylerde tutun çünkü alkali topraklarda besinler ?kilitli kalabilir? (toprağa işleyemezler). Eğer ağaçlar yeterli düzeyde yağmur suyu alıyorlarsa bu sorun olmayacaktır ancak iki hafta veya daha uzun süren kuraklık dönemlerine girdiğinizde toprağın asiditesini arttırmak zorunda kalacaksınız.

Ben bunu şöyle yapıyorum; bir galon (3,78lt?ye karşılık geliyor) suya bir buçuk kaşık sirke koyup bununla ağaçlarımı suluyorum. Bu karışımın pH değeri yaklaşık 4,5-/5,0 civarlarında olup ağaç zarar görmeden toprağın pH?ını düşürmek için yeterli bir miktardır. Sirke kullanmanın bir diğer avantajı da organik asit olduğundan uzun süreli kullanım sonrasında tuz yüklenmesine sebep olmayacaktır.

7- Kendinizi hazırlayabilmek için bonsai konusunda bulduğunuz herşeyi okumaya çalışın. İlk şart uygulama yapmak için okumayı ertelememektir. Kitap ve makaleler okuyun ve bir teknik görüp uygulamak isterseniz onu uygulayın. Öğrenmenin en güzel yolu budur.

8- Klüp toplantılarına katılın. Sıklıkla miyopmuşuz gibi davranırız ve bahçemize tıkılı kalır, diğerlerinin ne yaptığını görmeden kendi ağaçlarımıza gömülürüz. Klüp toplantılarını karşılıklı tozlaşma (cross-pollination) olarak düşünün. Ağaçlarınız hakkında en bilinçli kişi sizmişsiniz gibi davranmayın, hepimizin pek de güzel yetiştirilememiş ağaçları var. Ödül almış kreasyonlarımızla ilgili hepimiz olaya biraz koruyucu yaklaşsak da gördüğüm kadarıyla bonsai ile uğraşan insanlar genelde kötü niyetli kimseler değiller ve hemen hemen hepsi bonsainizle ilgili sorunları çözmeniz için çok istekli davranıyorlar. Tek yapmanız gereken onlara bir şans vermek.


Resmi ekleyen


Peki ya şekil verme / dizayn?

İlk başlardaki bonsai çalışmalarımızdaki şekil verme çalışmaları sırasında bir çoğumuz sanatı hesaba katarız. Bazı bonsai meraklıları diğer sanat dallarında yetenekli insanlar olabilirler ama bir çoğumuz değiliz. Bu sizin bonsainiz. Onu siz şekillendireceksiniz ve diğerleri çalışmanızı negatif şekilde eleştirecek.. Bu tür bir fikir yapısıyla önünde birbirine girmiş dallarla dolu bir ağaca yaklaşan insanın cesaretini kırarsınız.

Size şunu sanatı ve dizaynı unutun da diyebilirim ama bu zorluklarla yüzleşmemeniz demek olur. Ancak şunu söyleyebilirim ki bu işe başlarken teknikleri öğrenmek için mümkün olduğunca gayret sarfedin. Dalları budamayla nasıl incelteceğinizi öğrenin. Tel sararak dalları ve gövdeyi nasıl eğeceğinizi öğrenin.

Yukarı doğru düz (formal upright), yukarı doğru düz olmayan (informal upright), eğik (slanting), süpürge (broom), şelale (cascade) stillerini meydana getiren etkenlerin ne olduğunu öğrenin. Doğadaki ağaçları inceleyip nasıl geliştiklerini anlamaya ve o şekillerinin küçüklerini oluşturmaya çalışın. Ağaçlarınız yeterince yol aldığında nasıl budanacaklarını ve parmakla kopararak (pinching-çimdikleme) nasıl düzene sokulacaklarını öğrenin. Aday ağaçlarınızı her iki yılda bir saksılarından çıkarıp kök budamasının nasıl yapılacağını ve ağaçları nasıl etkilediğini öğrenebilirsiniz.

Başlangıç seviyesindekilere, istenen bonsai dizaynının verilmesi için birkaç öneri

1- Yeni başlarken yukarı doğru düz olmayan (informal upright) veya eğik (slanting) sitiller üzerinde çalışın. Bunlar yapması en kolay bonsai sitilleridir.

2- Fotoğraflardan ve diğerlerinin bonsailerinden gövde şekillerini inceleyin, gövde şekli dizaynınızın temeli olacaktır. Unutmayın, uygun gövde dizaynında ağacın alt tarafta kalan yarısı veya üçte ikilik bölümdeki yön değişimleri 3-4?ü geçmemelidir. Bundan fazlası çok uyduruk/yapay görünecektir. Ayrıca ağacın hem önden arkaya hem de yanlara doğru hareketi de son derece önemlidir. Gövde şekillerini inceleyerek aday ağaçlarınız üzerinde çalışmanız gerektiğinde becerinizi arttırmış olursunuz.

3- Bırakın çalışmanın büyük kısmını ağacınız yapsın. Boyutu ve kalitesinin iyi düzeyde olduğuna karar verdiğinizde ağacınız size zaten kendisi önerilerde bulunacaktır zaten. Onları dikkate alın. Farkına vardım ki doğanın Allah vergisi dizaynının önüne geçmek çok güç. Bu özellikle de doğadan toplanan ağaçlar için geçerli. Genelde ağaçları doğadan topluyoruz çünkü gövdelerinin belirli bir şekilleri ve karakterleri var. Öyleyse neden onları eve getirip olmadıkları bir şekle sokmaya çalışıyoruz ki?

4- Gövde yapısı anlaşılıp tespit edildikten sonra dallar ağacın kendini göstermesi için en büyük önemi arz eden parçası oluyor. Ağacın gövdesinin dörtte biri ile onda dörtlük kısımlarından başlayarak kabaca her kıvrımda dalların oluşmasını sağlayın ve ağacın tepesine doğru ilerleyerek bu şekilde devam edin. Her bir dalı telle sarıp yerini belirleyince ağacınızı yere koyup karşıdan bakın. Bu size dal yapılanmasında işi ne denli doğru yapıp yapmadığınızı söyleyecektir (bir dal diğerinin üstünü kapatmamalıdır).

Diyelim ki dalları istediğiniz mükemmel yapıda düzenleme lüksüne sahip değilsiniz, ne yapacaksınız? Özgür bırakın (Ad lib.) Nadiren, her şeye rağmen çalışmaya devam ederek mükemmel bir dal düzeni sağlayabilirsiniz. Deneyimsiz sanatçılar bunu üzüntüyle karşılayacak olsalar da profesyoneller dal kümelerini istedikleri yere gelmeleri içir sert bir şekilde düzene sokabilirler (aslında esas amaç da budur). Bu bonsaide kandırmaca değildir. Bu uzlaşma sanatıdır, sanatın uzlaşması değildir. Ortaya uygunsuz bir görüntü çıkma ihtimali olsa da sıklıkla, hatta belki de pek çok zaman sonuç gerçekten benzersiz ve üstün olmaktadır.

5- Artık ağacınızı yukarı doğru daralan bir koni şeklini alması için budayın ve tepesinin bir nebze yumuşak ve tombulca kalmasını sağlayın.

6- Bütün bunları yaptıktan sonra ağacı bir süre rahat bırakın. Herhangi bir traşlama/ufak düzeltme (trimming) yapmadan önce sadece gübreleyip sulayın. Unutmayın besinlerini yedeklemek için yeniden ve yeniden gelişebilecekleri dönemlere ihtiyaç duyarlar. Bu özellikle sonbaharın yaklaştığı süreç için çok önemlidir.

Bonsai ile ilgilenmeye daha geçen hafta başladıysanız

Bu yazılanlar bonsai yapmak için zorlu bir rehber olarak görülebilir ama sanırım bir nebze faydalı olacaktır. Akılda tutulması gereken bir diğer şey de bir çoğu berbat ve ölümcül olan hatalar (sizin değil ağaçlar için Gülümseme aslında bonsai dünyasına kabulün giriş ücretidir.

Hata yapma korkusunun sonucu ne olacaksa olsun sizi birşeyi yapmaktan alıkoymasına izin vermeyin. Ağaçları üzerinde berbat hatalar yapmamış tek bonsai yetiştiricileri başlangıçta hiç ağaç yetiştirmemiş olanlardır. Bunlar ?cek cakçılardır?. Ağaç toplamaya gidecekler, vakitlerini oralarda harcayacaklardır falan filan..

Sabırlı olmak bir bonsai yetiştirebilmek için ön şart mıdır?

Genel inanışın aksine bonsai ile uğraşanların hepsi sabırlı insanlar değillerdir. Şimdiye kadar hiç, bonsaisinin gelişmesi için yirmi yıl beklemek istediğini söyleyen birisiyle karşılaşmadım. Genelde herkes ağaçlarının derhal mükemmel görülmesini ister. Biz gerekli olduğu için sabırlıyız. Japonlar doğadan toplanmış eski ağaçlar konusunda uzmandırlar çünkü onlar da beklemek istememişlerdir.

Hayır, bonsai ile uğraşmak için en önemli kişisel vasıf dirençtir. Eğer bir dalı kırar ve hemen vazgeçerseniz asla güzel bir bonsai yapamazsınız. Eğer yirmi tane ağacı şekle sokup saksıya koyarsanız ve hiçbirini beğenmeyip yirmi tanesi ve tekrar bir yirmi tanesi ile, ta ki onları beğenene kadar uğraşırsanız bu işi becerebilirsiniz. Asla pes etmeyin. Söz veriyorum, bir gün bir ağacı şekle sokacaksınız ve karşısına geçip şeklinden heyecanlanacaksınız ve ertesi gün diğer bir ağaç için de aynı hisleri yaşayacaksınız. Sanatçılık kendisi sizi bulacak. İşte o an, bütün hayal kırıklıklarına ve kafa karışıklıklarına değdiği andır.

Son olarak, bonsai tek başına bir bahçe merakı veya hoş bir hobi ya da hatta bir sanat olarak düşünülmemelidir. Bonsai hepsinden daha fazlasıdır ve inanıyorum ki ilerleme kaydettikçe ağaçlarınızla aranızda bir arkadaşlık bağı oluşacaktır. Başka şeyleri tam anlayıp anlamayacağınızı bilmiyorum ama kuru bir sonbahar akşamı akçaağaç ve karaağaçlarınızın kırmızı, sarı ve tunç rengi yaprakları dallarını terk etmeye başladığında bonsainin gerçek mucizesi biraz daha netleşecektir.
Büyük New Orleans Bonsai Cemiyeti?nin 11 Eylül 1990 tarihindeki konferansında sunulmuştur.

(Bu makale daha sonra Amerika Bonsai Cemiyeti Dergisinde de yayınlanmıştır. 1990 yılı Cilt 24, Sayı 2, Sayfa 8-10)

Çeviri: Erkan Aktaşgül



Konu Hale tarafından 20 Ekim 2015 Salı - 18:32 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#14
komanndo0232

komanndo0232

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Dost
  • 20 İleti
  • Gender:Male
  • Location:öğrenci
Öneriler



Çakıl Üzerinde Çiçek Soğanı: Kasım-Aralık aylarında çiçek açan Narcissus ve Hyacintus soğanları Eylül ayı sonunda çakıl taşları ile hazırlanan dikim yerine yerleştirilir. Bu bir cam kase olursa bitkinin köklenmesini izlemek mümkündür.

Yapraklar da kireç lekeleri: Buna çok miktarda kireçli su püskürtülmesi neden olur. Ancak bu lekeler sprey ya da sıvı şekilde bulunan yaprak parlatıcıları ile giderilebilir.

Yapraklanın temizliği: Süs bitkilerinin yaprakları üzerinde zamanla tpz tabakaları oluşur. Bu tozlar yaprak gözeneklerinin kapanmasına dolayısıyla solunuma engel oldukları için bitkinin yaşam fonksiyonlarında aksamalar meydana gelir. Bu gibi sorunları ortadan kaldırmak için yaprakların bir sünger yardımıyla oda ısısında olan kireçsiz su ile temizlenmeleri gerekir.
Sabun ve Alkol: 24 gr sabun, 1 İt su ve 10 cc alkol karıştırılarak bir eriyik elde edilir. Bu karışım evde kolayca hazırlanan etkili bir ilaçtır. Bitkilerin öz sularını emerek yaprak kıvrılması ve şekil bozukluğuna yol açan yaprak bitlerine karşı kullanılabilir.

Yer değişikliği: Bitkilerin sıkça yer değiştirmesi son derece sakıncalıdır. Bitkileri yerleştirirken uzun süre kalabileceği yer düşünülmelidir. Yaprakların ve tomurcukların dökülmesi gibi sakıncalar yaratabilir.

Sulama: Soğuk su bitkilerde yaprak lekeleri, doku, kök çürükleri gibi zararlar yapabilir. Sulama genellikle oda sıcaklığında kireçsiz su ile yapılmalıdır.

Kirli saksılar: Bitki hastalık etmenlerinin uygun gelişme yerleridir. Saksı ister plastik, ister toprak olsun boşaltıldığı zaman iyice temizlenmelidir. İçinde soda bulunan sıcak su ile fırçalanmalı ve durulanmalıdır.

Tırmanan bitkileri nasıl desteklemeli: Bazı tırmanıcı bitkiler duvar üstünde sağlam bir pençeye sahiptirler. Bazı türlerin tırmanabilmesi için yardım gereklidir. Bu yardım, duvara vida monte edilip sürgünlerin ince teller yardımıyla bunlara tutturulması suretiyle olabilir. Duvara tel gerebilir, ağaç direkler koyabilirsiniz. Ancak yapılan düzenlemede bitkinin yeterli ışık alması gerektiği unutulmamalıdır.

Başka destek çeşitleri: Bazı küçük bitkiler, saksıya demir çember monte edilip bununla desteklenirler. Stephanotis, Ho-ya carnosa gibi ince sürgün veren bitkiler için demir çember son derece uygundur. Fakat Philo-dendron, daha büyük bir destek ister. Bu tür bitkilerin desteklenmesinde; üzeri yosun veya sünger kaplı plastik bir boru kullanılabilir. Yosunlar, boruya naylon ipler ile bağlanmalı, zaman zaman da ıslatılmalıdır. Böylece bitkinin hava kökleri yosunlar arasına girip desteğe tutunacaklardır.

Saksı değiştirme

Belirli kurallara dikkat edildiği sürece saksı değiştirmek zor değildir.

Saksı değiştirmede dikkat edilecek hususlardan biri bitkinin fizyolojik durumu ile ilgilidir. Büyümenin gözle görünür yavaşlaması, bitki renginde solgunluk (hastalık haricinde) köklerin saksının deliklerinden çıkması gibi. Diğer önemli bir husus da, değiştirilecek saksılarla ilgilidir. Eğer saksı yeni ise kullanılmadan önce kireçsiz suda 24 saat bekletilmeli suyu tamamen emmesi sağlanmalıdır. Bu kural toprak saksı için geçerlidir. Eski saksılar ise içi ve dışı su altında iyice fırça ile temizlendikten sonra kullanılmalıdır. Temel kurallardan birisi de saksı drenajının iyi olmasıdır. Suyun saksının dip kısmında birikmesi köklerde çürümeye yol açacaktır. Ancak kırık saksı parçalarıyla yapılan basit bir drenaj (suyun akışının düzenlenmesi) çıkabilecek problemleri ortadan kaldıracaktır.

Değiştirme işlemine gelince; Değiştirilecek saksıdaki bitki toprak yüzeyinden sol elin yüzük parmağı ile işaret parmağı arasına alınır, saksı sağlamca tutularak ters çevrilir. Saksının bir kenarı hafifçe sert bir yere vurularak bitkinin serbestçe saksıdan çıkması sağlanır. Yeni saksının dip kısmındaki su akıtma deliğinin üzerine birkaç saksı kırığı konduktan sonra üzerine 3 cm kadar taze toprak konur, bitkinin köklerinden, eski toprak silkelendikten sonra saksının ortasına gelecek şekilde oturtulur. Kalan boşluk taze toprakla saksının üst düzeyinde 1-2 cm boşluk kalacak şekilde doldurulup sert bir yere vurularak toprağın sıkışması sağlanmalıdır. Değiştirme işlemi bittikten sonra toprak tümüyle nemli duruma gelinceye değin su verilir ve güneş ışığı almayan aydınlık, ılık bir yere yerleştirilerek köklerin yeni ortamlarına uymaları sağlanır.

Saksı toprağının değiştirilmesi gibi gevşetilme yoluyla havalandırılması da önemlidir. Bu işlem için.uç kısmı hafif sivri tahta çubuktan yararlanılabilir. Köklerin zarar görmemesine dikkat edilmelidir.


Budama

Salon bitkilerinin çoğu, kış soyunca büyümelerini durdurur-ar. Dinlenme devresi Şubat ayında sona erer ve yeni bir büyüme mevsimi için uyanırlar. Gövdeleri odunsu yapıda ve fazla boylanma özelliğine sahip olan salon bitkilerinin alt kısımlarından başlıyarak dallanmalarını sağlamak için budama gereklidir. Bazı bitkiler çok uzun olarak bazıları da enlemesine büyürler. Dikkatli bir budama sonucunda doğal şekillerini yeniden kazanabilirler. Budama genellikle ilkbaharda yapılır.

Bazı bitkiler ise çiçekleri geçtikten sonra budanır. Büyüme döneminde daha hızlı gelişen üst sürgünleri zayıflatmak için yumuşak tepe sürgünleri alma ile yan dallarının daha iyi gelişmesi ve daha bol çiçeklenmesi sağlanır. Aynı zamanda bitki üzerindeki açıp geçen çiçekleri sapları ile birlikte kesilmeleri gerekir. Budama kısımlarından aynı zamanda çelikte alınabilir. Doğru olarak yapıldığı sürece bitkiye hiçbir zarar getirmeyeceği gibi devam eden büyümeye daha iyi gelişme şansı verir. Budamada kullanılacak aletler keskin olmalıdır. Aksi halde kapanmayan yaralar bitkiyi çürütüp ölmelerine neden olacaktır.

Bonsai: Japon ve Çin adetlerinden olan bu kültürün en çarpıcı özelliği; gelişimini tamamlamış, yapraklanması ve çiçeklen-mesi bakımından büyük bir ağacın tüm özelliklerini taşıyan minyatür bir modeli olmasıdır. Küçük görünüşünü koruyabilmek için zaman zaman budama gereklidir. Aydınlık, serin bir ortamda bulundurulmalı su püskürtülerek nemlendirilmelidir.

#15
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai Nedir?


Bu soru başlarda çok sorulmasına karşın Karate Kid filmi gösterilmeye başlandıktan sonra biraz daha az sıklıkla sorulmaya başlandı.

Kelime literatür olarak tepsi ya da tabakta yetiştirilen bitki anlamındadır ( bu bitki bir ağaç ya da bir çalı olabileceği gibi herhangi bir bitki de olabilir). Saksıda ağaç yetiştirmek yaklaşık 4000 yıl önce Mısır'da çoğunlukla kullanım kolaylığı, hareketlilik ve elverişlilik gibi sebeplerle başladı.Yunanlılar,Babilliler ve Hintliler de bu tekniği alarak kullandılar. İlk kez Çinliler M.Ö. 200lü yıllarda estetik amaçlarla ağaçları saksıya diktiler. Bonsai sanatı daha sonra 6. ve 7yy.larda Budizmi de getiren keşişlerle Japonya'ya taşındı. Bu bilgi Japon Kamakura döneminin (1192-1333) Heian dönemini(794-1191) dönemini tanıtan belgelere dayanmaktadır.(tarihsel bilgiler 'Bonsai Ustalarının Kitabı' isimli yayından alınmıştır)

Bonsai tercihinize ve bulunduğunuz yere göre ''bone sigh'' (doğru Japon telaffuzu) ya da ''bon sigh'' olarak telaffuz edilebilir fakat asla 'banzai' değildir.

Çeşitli kültürlerde tarihsel kökleri olmasına rağmen sanat formunu japonlar geliştirdi ve modern bonsainin referans noktasını oluşturdular. Orijinal bonsai genellikle orijinal olarak küçülmüş ilginç şekilli yabani ağaçların saksılara aktarılmasıydı.

Genel bir yanlış anlama da bonsainin özel bir tür ağaç zannedilmesidir. Evet bazı ağaçlar bonsai için diğerlerinden daha sık kullanılır fakat bonsai odunsu gövdeli hemen her türden yapılabilir. Küçük yapraklı, kısa yaprak düğümleri bulunan (yapraklar arası boşluk) türler ile minyatür meyve ya da çiçekler genellikle daha uygundur. Klasik bonsailerin büyük çoğunluğu Japon Karaçamı (Pinus Thunbergii), 5 ibreli çam veya Japon Akçamı (Pinus Parvifolia), Shimpaku ardıcı(Jüniperus chinensis ''Shimpaku'') ve Japon Akçaağacı (Acer Palmatum)dır. Yaklaşık son yirmi yılda bonsai sanatı yayıldıkça insanlar bitkileri kendi yaşam alanlarına uyumlu hale getirmiş ve yukarıdaki listeye birçok yeni ağaç eklemişlerdir.

"Yıllar geçtikçe, yetiştiricilerin ağacın yüksekliği ve gelişim gösterdiği yön gibi hususlarda değişikler yapmasını sağlayacak ve yaprakları da bitkiye orantılı şekilde küçültmesine yardım edecek teknikler geliştirildi. Doğada görülen ağaç şekillerinden faydalanılarak hepimizin tanıdığı stiller geliştirildi. Bugün bonsai, zaman geçtikçe değişimine devam edecek canlı heykeller oluşturan bir sanat türüdür. Klasik bonsai, dizayn kalitesini belirleyen çok çeşitli tasarım unsurlarına sahiptir. Bunlar kesin kurallar olmayıp, kılavuzdurlar. Bunların kendi bonsainizi oluştururken size yardım etmede çok kullanışlı olduğunu göreceksiniz. Bununla birlikte, bir çok mükemmel bonsai bu kuralları ihlal eder ve daha iyi görünür. Başkalarının fikri ne olursa olsun, bir bonsai sanatçısı olarak sizin için en önemli tasarım kılavuzu "Bu bonsai beni memnun ediyor mu?" olmalıdır. Başkalarının fikirleri sizin için ikinci derecede önemlidir. Diğer sanat türleri gibi, bonsaideki beğeni de her zaman evrim geçiriyor ve yeni hevesler ortaya çıkıyor. Eğer "Ben bu bonsaiden hoşlandım mı?" sorusuna olumlu yanıt verebiliyorsanız bonsainiz en önemli sınavı geçmiş sayılır.''



Kaynak

#16
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai


Bonsai Sulama Rehberi


Yetiştirilen tüm diğer bitkiler gibi bonsailer de hayatta kalmak için köklerinde neme ihtiyaç duyarlar. Bu nemi sağlayacak devamlı bir kaynak olmadığında ağaç hayatını idame ettiremeyecek ve önce yapraklarını sonra dallarını kaybedecek ve sonuçta ölecektir.

Bir bonsaiyi öldürmenin en kısa yolunun, toprağının tamamen kurumasına izin vermek olduğundan hiç şüpheniz olmasın
Bununla birlikte, yetersiz sulamanın süreci hızlandırdığı gibi aşırı sulama da sağlıksız bir ağaçla karşı karşıya kalmamıza sebep olur. Aşırı sulamanın etkilerinin gözle görülmesi bazen zaman alabilir ve bu durumlarda geri dönüş de zorlaşabilir.

Arazilerde yetişen ağaçlar çevrelerine ve kendilerine ulaşan su miktarına uyum sağlamak için kimi davranışlar sergilerler. Köklerine kadar gelen yeterli miktarda su yoksa, kökler toprakta yeterli nemi bulana kadar yayılma eğilimi göstereceklerdir. Bu yüzden diğer bölgelere oranla daha kuru yerlerde yetişen ağaçlar kendilerine nem sağlayacak bir kaynağa ulaşmak için daha uzun kökler geliştirirler. Bununla birlikte daha ıslak yerlerde yetişen ağaçlar, suya topraklarının hemen üstünde iken ulaşabildikleri için daha sığ bir kök yapısına sahiptirler.

Bir saksıyla sınırlandırılmış olan bonsailerde ise ağaçların su kaynaklarına kendi başına ulaşma mekanizması kaybolur. Köklerine ne kadar suyun gittiğini kestirmek güçtür. Ayrıca saksıdaki toprak bir arazidekine göre daha az su tutma özelliğine sahiptir, bu yüzden de kuruma hızı daha yüksektir ve dış etkenlerden daha çabuk etkilenirler.

Bonsainin doğru şekilde sulanması tek başına bir ustalıktır ve yeni başlayan birinin sandığı kadar kolay değildir.

Japonlar, doğru sulamayı öğrenmenin genelde 3 yıl aldığını söylerler. Bazen bonsai meraklısının, ağaçlarının ölmesinin sebeplerinin kendi sulama sistemiyle alakalı olduğunu anlaması için arkasında kayıplarla dolu bir 3 yıl bırakması gerekir.


Yetersiz Veya Aşırı Sulamanın Etkileri


Bitkiler hayatta kalmak için devamlı bir su akışına ihtiyaç duyarlar. Su, geçişim/ozmoz (osmosis) olarak bilinen süreçte toprak vasıtasıyla köklere iletilir. Daha sonra gövdeye çekilir ve yapraklar aracılığıyla havaya bırakılır. Bu süreç bitkiye, yaşaması için gerekli besini bünyesinde dolaştırma/dağıtma şansı verir. İşte, köklere ulaşan bir nemlilik olmadığında bu su dolaşımı aksar ve bitkinin yapısı hızla bozularak kurur. Bundan önce yapraklar ve dal uçları, daha sonra dalların kendisi etkilenir. Son olarak da gövde ve kökler hasara uğrar ve bu aşamadan sonra ağacın hasar almadan hayatta kalma şansı kalmaz. Bu aşamada su vermek için genelde çok geçtir. Ters ozmoz olarak da bilinen süreçle birlikte su köklerden toprağa doğru itilir.

Daha önce de söylendiği gibi aşırı sulamanın etkileri daha hafiftir ve belirlenmesi göreceli olarak daha uzun sürer. Aşırı sulama kök sisteminin etrafının devamlı ıslak kalmasına neden olur. Kök ise nefes almak için oksijene ihtiyaç duyar ve bu kadar çok su toprağın havayı tutma yetisini zayıflatır. Bu da kök uzantıları/saçlarının boğulması ve ölmesine sebep olur. Kökler gelişemeyip ölmeye başladığı için ilk olarak ağaçta kuvvet azalması şeklinde kendisini gösterir.

Esas üzücü olanıysa, ölü köklerin çürümeye başlamasıdır. Doğal olarak ortaya çıkan bakteriler ölü kökler ve ıslak toprak içinde kolayca çoğalma imkanı bulacaklardır. Kök sistemi aşırı sulamanın etkileriyle boğuşurken çürümeye neden olan bakteri yayılmakta ve ağacın kalan köklerini koruyabilme yeteneğini yavaşlatmaktadır. Giderek kökün hayatta kalan kısmı küçülür ve bununla beraber toprağın üstündeki alanın daha azını ayakta tutabilir.

Ağacın yaprakları sararıp dökülmeye, küçük dallar kuruyup yavaş yavaş ölmeye başlar. Yaşayan kökler azaldıkça da ana dalları ve en son gövdeyi desteklemek de mümkün olmaz ki bu aşamada ağaç ölür.

Kök çürümesi genelde bahar aylarında, saksı değiştirilirken fark edilir. Çürümüş kökler siyahlaşır ve dokunulduğunda lime lime olurlar. Kök çürümesini durdurmanın tek kesin yolu ölü parçaları kesmektir.


Ne Kadar Sıklıkla Sulamalıyım?


Yukarıda da bahsedildiği üzere aşırı veya yetersiz sulamanın zararlarından korunmak gerekiyor. Öyleyse, bonsainizi nasıl doğru şekilde sulayacaksınız?

İlk kural, asla bir rutine bağlı kalmayın. Yeni başlayanlar güvendikleri perakendecilerin de tavsiyelerine uyarak belirli günlerde, toprağın nem durumuna bakmadan ağaçlarını sulamaktadırlar. Bonsainiz, özellikle sıcak havalarda ve bahar öncesi dönemde gerçekten de 1 veya 2 günde bir sulanmaya ihtiyaç duyuyor olabilir. Bununla birlikte, bir rutin içerisinde yapılan sulama ağacın suya ihtiyacı olmadığı dönemlerde de toprağın devamlı ıslak kalmasına sebep olur. Eğer toprak sulama aralarında nemin bir kısmını kaybetmezse, yani devamlı ıslak kalırsa, aşırı sulamadan kaynaklanan sorunlar ortaya çıkabilir.

Aslında ağaçlar belirli aralıklarla (en azından günde bir) kontrol edilmelidir. Böylece su ihtiyaçları gözlenmiş olur ki gerektiğinde sulanabilsinler. Hemen hemen bütün bonsai topraklarının yüzeyi kurumaya başladıklarında renkleri ve görünüşleri değişir. Dikkatli bir bakışla toprağın yüzeyinin kuru olup olmadığını anlamak mümkündür. Kuruma 12 saatle bir hafta ve bazen daha uzun bir süre alır ki, bu çevrenin ısısı, bitkinin dinçliği, saksının büyüklüğü ve yağmurun yağıp yağmadığı gibi bir çok farklı etkene göre değişebilir. İngiltere’de ağaçlar yaz ayında her gün sulanmaya ihtiyaç duyarlar ancak daha düşük derecelerde ve yağmur yağışının arttığı sonbahar, kış ve bahar öncesi dönemde su ihtiyacı günlük olarak farklılıklar gösterebilir. Yalnız kesinlikle, özellikle yaz aylarında, yağmur yağıyor diye ağacınızın su ihtiyacını karşıladığını sanmayın. Genelde yağmur sadece toprağın üst kısımlarını ıslatacak kadar yağar.

Sulama için en uygun zaman toprağın en üstteki bir santimetrelik kısmının kurumaya başladığı zamandır. Ağaçlarınızı günlük aralıklarla düzenli olarak incelediğiniz taktirde gerçekten ihtiyaç duyduğu vakitte sulayabileceksiniz. Sulamalar arasında toprağın az bir miktar kurumasına izin verirseniz aşırı sulama yapmadığınızdan da emin olabilirsiniz.

Her ağacın su ihtiyacı farklı olabilir, o yüzden ağaçlarınızın özellikleri neyi gerektiriyorsa o şekilde sulama yapın.


Çalışma Saatleriniz Arasında Sulama Zamanlarını Ayarlamak


Gerçek hayatta çoğumuz gün boyu evimizden uzakta kaldığımızdan ağaçlarımızı kontrol etme ve sulama fırsatı bulamamaktayız. Ağacın uzun süre susuz kalması tehlikeli olduğundan bir şekilde üstesinden gelinmelidir.

Ağaçlarınızı tanıyın; hangisinin gün içinde siz yokken kuruduğunu tespit edin. Hava tahminlerinde havanın sıcak veya rüzgarlı olacağı söylendiğinde hangi ağacın kuruyacağını biliyor durumda olun. Eğer gün içinde kurumuş olacağını düşünüyorsanız ağacınızı sabah evden ayrılırken sulayın.

Daha önce ne okumuş olursanız olun, akşam vakti ağacı sulamak için hiçbir neden yoktur. Sulamalarınızı sabahları yapın ki günün sıcağı ağaçlarınıza vurmadan ağaçlar suyunu alabilsin. Sadece özel olarak o şekilde sulamaya ihtiyaç duyan ağaçlarınızı akşamları sulayın.


Sulama İşleminde Toprağın Etkisi


Ağacınızı hangi aralıklarla ve ne kadar dikkatli bir şeklide sulayacağınız konusunda toprağın büyük etkisi vardır.

İçeriğinde toprak/kum (soil) ve torf bulunan organik topraklar çok fazla su tutabildiklerinden aşırı sulama ile ilgili sorunlar yaşamanız daha olasıdır. Su yüzeyde kuruyup giderken kök kısmında hala ıslaklık kalacağı için bu topraklarda doğru şekilde sulama yapmak daha zordur.

Akadama, seramis, turface, çakıl vb. maddelerden oluşan inorganik topraklar sıcak yaz günlerinde de yeterli miktarda su tutarak toprağa yeterli nemi sağlayabilirler ve aşırı sulama yapılması riskini zorlaştırırlar. Diğer bir deyişle, inorganik toprak kullanıldığında aşırı sulama riski ciddi düzeyde azalır.


Nasıl Sulamalıyım?


Sulamalar arasında toprağın az miktarda kurumasına izin verirseniz aşırı sulamadan korunmuş olursunuz. Bununla birlikte sulanmaya ihtiyacı olduğunda, ağacın tamamen suya doyurulması gerekir. Aşırı sulamadan sakınmak toprağın sadece üst tarafını nemlendirip tamamını sulamamak değildir. Her sulama yapıldığında toprağın tamamiyle ıslatılarak kuru kalan kök kalmamasına özen gösterilmelidir ki bu kökler kuruyup ölmesinler.

Japonların sulama ile ilgili bir sözleri vardır: ‘Bonsaiye yağmur ki defa yağar’. Buradan kastedilen bonsainin sulamasının iki defa yapılmasıdır. İlk sulama toprak zerrelerinin sudan çekinmesi durumunu ortadan kaldırmak için yapılır. Toprağın tamamı, saksının tahliye deliklerinden suyun dışarı atıldığı görülene kadar ıslatılır. İkinci sulama da ilkinden yaklaşık 10-20 dakika sonra yapılır ve özellikle ilk sulamada kuru kalmış alanlara öncelik verilerek toprak tekrar suya doyurulur. Bu sulamada da suyun alt deliklerden dışarı atıldığı gözlemlenmelidir. İşte artık toprak ve kök sistemi bir sonraki sulamaya kadar olması gerektiği şekilde sulanmıştır.


Hortumlar Ve Sulama Kapları


Eğer suyu kuvvetli bir tazyikle vererek toprağı suluyorsanız sulamalarda toprak saksının içinde yıkanıyor ve hareket ediyor olacaktır. Küçük bonsaileriniz için, baş tarafında iyi bir hortum süzgeci bulunan bir sulama kabı, sulama esnasında toprağı hareket ettirmemeniz için yeterli olacaktır. Eğer böyle bir aletiniz yoksa hortumun uç tarafına püskürtme ya da duş tabancası/ahizesi yerleştirmeyi deneyebilirsiniz.


Bonsainiz İçin Uygun Su


Bonsainizi sıradan musluk suyuyla sulayabilirsiniz. Musluk suyunun çok sert olduğu yerlerde toprakta tuz birikmemesi için yağmur suyuyla sulamak faydalı olabilir ancak musluk suyunuz belirgin şekilde sert değilse veya saksıda ya da gövdede tuz kalıntıları görülmüyorsa yağmur suyu zaruri değildir.

Yağmur suyu bir kulübe ya da evin çatı suyu tahliye borularının çıkışlarına bir kova yerleştirerek elde edilebilir. Ancak geniş bir ağaç koleksiyonuna sahip olanlar için bu ihtiyacı sağlamak çok zor olacaktır.

Su yumuşatıcılarla elde edilen suyu kullanmayın. Bir çok su yumuşatma yöntemi sudaki tuz seyreltisi miktarını yükselterek bonsainizin zarar görmesine sebep olur.


Daldırarak Sulama


Bazı bonsai kaynaklarınca ağaçların su dolu bir kaba oturtularak bir süre bekletilmesi şeklindeki yöntemle sulanmaları tavsiye edilir. Bu bizce tasvip edilen bir yöntem değildir.

Daldırarak sulama, suyun sıkı ve kalitesiz tipteki topraklara işlemesi için kullanılan bir yöntemdir. Eğer bir bonsainin daldırarak sulanması gerekiyorsa muhtemelen aşırı sulamaya maruz kalmış ve bu nedenle kökleriyle alakalı bir sorun oluşmuştur.

Bir satıcı size bu şekilde sulamayı tavsiye ederse aldığınız ağacın toprağının kalitesiz olduğu ve bu yüzden doğru sulanamayacağından şüphelenmeniz gerekmektedir. Ayrıca ağacın zayıf olduğu, yavaş geliştiği ve köklerinde sorun olabileceği ihtimallerini de unutmayın.
Bu şekildeki ağaçlarda toprağın üstünde bir çubukla delikler oluşturarak suyun toprağa tam olarak nüfuz etmesini sağlayın ve ilk fırsatta (genelde önünüzdeki ilkbahar mevsiminde) daha kaliteli bir toprağa (tercihen inorganik) yerleştirin.


Diğer Sulama Problemleri


Bonsai toprakları her zaman suyu kolayca tahliye eder bir yapıda olmalıdır. Sıkı/sert ve su tahliyesi yetersiz olan toprak karışımları aşırı veya yetersiz sulama ile ilgili bir çok soruna sebebiyet verebilir. Bonsai toprağı, suyun toprağın bütününe nüfuz etmesine izin verecek ve fazla suyun da en kısa süre içerisinde dışarıya atılmasını sağlayacak nitelikte olmalıdır.

Sıkı yapıdaki topraklar suyun dolaşımını zorlaştırdıkları için su toprağın yüzeyinde bekledikten sonra saksının kenarlarında veya toprağın içinde kendine açtığı yollardan aşağı akıp gitmesine yol açacaktır. Kalitesiz topraklar bir kere iyice ıslandıklarında çok fazla su ve az miktarda oksijen tutarak aşırı sulamayla ilgili sorunların ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Bu tür kalitesiz topraklarda yetiştirilen ağaçlara ekstradan önem gösterilmeli ve bir sonraki saksı değiştirmede toprakları yenilenmelidir.


Kısaca


• Ağacınızı, suyun saksının dibinden dışarı atıldığını göreceğiniz şekilde tam manasıyla sulayın
• Toprağın yüzeyi kuruyup daha açık bir renk almaya başlamadan tekrar sulamayın
• Daha sonra ağacınızı tekrar tam manasıyla doyurarak sulayın
Bitkinizin sulamaya ihtiyacı olduğunu anlamanın basit yolları.
• Bitkiyi kaldırın ve ağarlığına bakın suya ihtiyacı olan bitkiler hafifler.
• İkinci yöntem 1.5 santim civarı parmağınızı toprağa batırarak bitkinin ihtiyacını anlamak eğer kuruluk 1.5 santimi geçmişze bitkinizi sulayın.
• Üçüncü method bitkinize ince bir tahta çubuk saplayın belirli zamanlarda bu tahta çubuğun nemliliğine bakarak bitkinizin suya ihtiyacı olup olmadığını anlayabilirsiniz.



Kaynak

#17
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai


Sulamanın Temelleri

Bonsai sulamak kendi başına bir sanat sayılır ve ilk bakışta göründüğü kadar kolay değildir. Bir Japon deyişinde bonsai sulamayı öğrenmenin 3 yıl aldığı söylenir. Bonsai ile ilgilenenlerin birçoğunun ilk başlarda yaptıkları hatalar da sulama kaynaklıdır. Bu yazıdaki öneriler bonsainizde bonsai toprağı kullandığınız varsayılarak verilmiştir. Topraktan gerekli nemin alınmasını engelleyen sıradan bir saksı toprağı kullanmadığınız veya bonsainizin bir kök problemi olmadığı farz edilmiştir.

-Bonsaiye iki defa yağmur yağar..

Bu eski Japon atasözünde her sulamada uygun miktarda su verilmesi ve toprağın suya doyurulması gerektiği kastedilmektedir. Su ve toprak her sulayışımızda bizim istediğimiz tarzda birbirleriyle etkileşemeyebilirler. Zaten ıslak olan bir topraktaki elementler dökülen suyla etkileşime girmemekte ve kökte hoşa gitmeyecek şeyler olmasına neden olabilmektedir. Örneğin eğer yüksek miktarda saksıya boca ederseniz su toprağın içinde kanallar açarak belki de hiçbir köke değmeden saksının dibinden boşalacaktır. Eğer sulama metodunuzu değiştirmezseniz bu kanallar her seferinde belirginleşecek ve bonsainiz çöküşe geçecektir. Belki de ölecektir.. Doğru sulama metodunda toprak önce hafifçe ıslatılır ve beklenir. Böylece toprağın biraz sonra verilecek suyu daha iyi kabul etmesi sağlanacaktır. Daha sonra su ikinci defa dökülür, bu sefer toprağın suya doyurulması sağlanır ve kök uçlarına ulaşması hedeflenir.

Aşırı Sulama

İnsanlara bonsainizi aşırı sulamayın dendiğinde bundan toprağı hafifçe ıslatıp bırakın manası çıkaranlar olabiliyor. Halbuki toprağı her sulamada suya doyurmalısınız. Aşırı sulamadan kasıt aslında sık sulamadır. Toprağın kurumasına izin vermemektir. Bu hata, köklerden ağaca yeterli oksijenin taşınmasını engelleyerek ağaca rahatsızlık verir ve mantar ve diğer zararlıların üremesine sebep olur.

Suyun Davranışı

Suyu toprağa döktüğünüzde nasıl hareket ettiğine dikkat edin. Toprağın üstünde durur kalır ya da anında içeri akıp dipten boşalırsa bir sorun var demektir. Özellikle adi topraklarda bazı bitki artıkları toprağın üstünü kapatarak suyun geçişine engel olurlar. Böyle durumlarda bir kibrit çöpünü toprağa çeşitli yerlerden 3-4 cm batırıp çıkarın ve suyun toprağa daha iyi nüfuz etmesine izin verin.

Kısaca

• Ağaçlarınızın günlük bakımlarını ve gelişimlerini yapın, ihmal etmeyin,
• Sularken toprağı izleyin ve davranışına göre çözüm üretin,
• Her ağacı en az iki defa sulayın (ilkinde hafifçe ıslatıp, ikincisinde toprağı suya doyurun)
• Her ağaca ona en uygun şekilde su verin (yapraklara da veya sadece toprağa, sık veya nadiren, ph değeri yüksek veya düşük su ile)




Kaynak

#18
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai



Resimli Ve Açıklamalı Saksı Değiştirme




Resmi ekleyen

Resmi ekleyen

Resmi ekleyen



Kaynak


Dosya Ekle  saksideis1.jpg   116,31K   0 kere indirildi Dosya Ekle  saksideis2.jpg   128,92K   0 kere indirildi Dosya Ekle  saksideis3.jpg   99,15K   0 kere indirildi

Konu Hale tarafından 20 Ekim 2015 Salı - 18:33 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#19
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai



Saksı Değiştirme


Bonsaimin saksısını ne zaman, nasıl ve niçin değiştirmeliyim?



Bonsainizin saksısını düzenli olarak değiştirmek adi toprağın yenilenerek topraktaki önemli gıdaların yerine konulmasını ve dolayısıyla yeni kök oluşumunu sağlaması bakımından bonsainin gelişimi ve sağlığına önemli etkisi olan bir işlemdir. Genel olarak ağaçlar uykularının en derin döneminde (dormant) iken, sonbahar sonrası ile ilkbahar öncesine kadarki arada saksıları değiştirilir. Böylece mümkün olan en düşük derecede strese maruz kalırlar. Genç ve küçük bonsailerde her 2-3 yılda bir saksı değiştirmek gerekirken yaşlı ve büyük ağaçlarda bu süre daha uzundur. Eğer sulama sonrasında suyun tahliyesi daha geç olmaya başladıysa veya kökler saksının kenarlarından çıkmaya başladıysa da saksı değiştirme vaktinin geldiğini anlayabilirsiniz.

Saksıyı değiştirmek için saksıyı bir tarafa eğdikten sonra ağacı gövdesinden tutarak saksıdan çıkarın. Eğer çıkmamakta direnirse ağacı çok sertçe çekmeyin. Elinizle hafifçe saksıya vurarak veya su tahliye deliğinden bir çubukla hafifçe ittirerek köklerin saksıdan kurtulmasına yardımcı olun. Daha sonra Çinlilerin kullandığı yemek çubukları, metal bir çengel ya da iğne veya benzeri bir şey yardımıyla yosun ve bunun gibi bitkileri dikkatlice tarayın. Aynı zamanda kökleri de açarak karmaşıklıktan kurtarmaya çalışın. Kenarlardan başlayın ve toprağın etrafında çalışın. Kökleri direk olarak çekmektense tarayıp açarak çekmeye çalışın. Böylece önemli ana kökleri zedeleyip yaralamamış olursunuz.

Bu yapıldıktan sonra kök kısmının etrafında orijinal toprağın yaklaşık üçte biri ile yarısını bırakana kadar toprağı sallayıp taramaya devam edin. Daha sonra hem köklerin kurumalarını önlemek için hem de budanmaları esnasında üzerlerinde çok fazla toprak kalmaması için kökleri su püskürterek temizleyin.

Kökleri budamak için çok keskin kesici aletler kullanmanız gerekiyor. Bonsailer için ticari amaçlı olarak üretilmiş makaslar bulunduğu gibi sıradan kırpma veya bahçe makasları da kullanabilirsiniz. Eğer fazla toprağı köklerden ayırırsanız kesme aletleriniz keskin kalacaktır ama kökleri topraklı haliyle keserseniz körelecekler ve bileylemek gerekecektir. Saksının kenarlarına doğru gelerek yeni köklerin gelişmesini önleyen kalın, eski, kahverengi kökleri keserek başlayın. Üçte birle yarısı arasında bir oranda budama yapın ve bu aşamada çok fazla yardımcı kökü (feeder root) kesmeyin. Sonra, altlarda sarkan daha ince kökleri de kırparak kökleri saksıya uygun bir hale getirin. Bunun için saksının kenarı ile köklerin arasında ortalama 1-2 cm boşluk bulunmalı ki bitki rahatça saksıya otursun.

Saksı değiştirmenin esas çaba gerektiren bölümünü bitirmiş bulunuyorsunuz. Eğer çok fazla yardımcı kök kestiğinizi düşünüyorsanız bu bitki için tehlikeli olabilir ancak kesilen yerden uzayacak yeni kökler muhtemelen sorunu halledecektir.

Önceki saksıyı temizleyin ya da bitkiye daha uygun yeni bir saksı seçin. Tahliye deliklerini basit bir tel ağla kapatın. Bitki artık yeni saksıda tutunacak yer bulamayacağından onu rüzgarda veya hareket ettirdiğimiz esnada devrilmekten korumak için bir yere bağlamamız gerekiyor. Bir teli (çok kalın olmasına gerek yok) su tahliye deliğinden veya kök bağlamak için özel olarak ayarlanmış bir delikten geçirin. Su tahliyesini iyileştirmek için üstüne biraz çakıl koyun, onun üstüne de bir tabaka toprak yerleştirin. Ağacı saksının tam merkezine gelmeyecek şekilde tercihen çok az saksının gerisine doğru yerleştirecek yerini ayarlayıp küçük bir tümsek oluşturun.

Artık bonsainizi bu tümseğin üstüne hafifçe yerleştirerek ve köklerini dikkatlice çevreye doğru yayarak yerleştirebilirsiniz. Ağacın yerini ve yüksekliğini beğendiğinizde (unutmayın 1-2 sene orada kalacak) delikten yukarı doğru çıkardığınız teli ana köklerden birine kerpeten veya kargaburun yardımıyla tutturun. Telin ağacı sağlam şekilde tuttuğundan emin olun ancak kökü çok fazla sıkmamaya da özen gösterin. Bu tellerin pek hoş bir görünümü olmayacağından birkaç ay sonra ağaç yerine oturduğu zaman teli topraktan çıkarabilirsiniz.

Ağacın gövdesinin alt kısmının üstünü biraz daha toprak ekleyerek kapatın. Daha sonra toprağın üstüne elinizle yavaş yavaş bastırarak toprağı iyice yerine oturtun. Böylece kökler arasında boşluk kalmamasını sağlamış olursunuz. İnce çubuk veya benzeri bir şey kullanarak toprağı köklerle özdeşleştirin ve saksıya doğru şekilde yerleştiğinden emin olun.

Toprağı yerleştirdikten sonra artık ağacın saksı düzenlemesi için kaya, yosun, küçük bitkiler veya çakıl gibi destekleyici unsurları da koyabilirsiniz. Yosunu yerleştirirken altındaki orijinal toprağın büyük kısmının alındığından ve saksı ya da ağaç için fazla büyük olmamasına dikkat edin.

Artık bonsainizi sulayabilirsiniz. Sulamadan sonra toprak biraz daha yerleşeceğinden gerekiyorsa bir miktar eklemede bulunabilirsiniz. Daha sonra ağacı aşırı sıcakveya soğuğa maruz kalmayacağı ve sağlığına kavuşabileceği bir yere koyun. Bu süreçte gübreleme yapmayın. Bitkiyi yakabilir veya strese sokabilirsiniz. Bu yüzden ağacın köklerin kendine geleceği 1 ay süre verip daha sonra gübreleme yapabilirsiniz.

Şunu da belirteyim ki; köklere yaptığınız bu ağır budamanın etkilerini dengelemek açısından bonsainin dallarını da budayabilirsiniz. Böylece ağaç daha çabuk kendisine gelecek ve ileri tarihlerde karşınıza çıkabilecek olumsuzlukları bertaraf etmiş olacaksınız. Kök gelişimi genelde dal gelişimine eşit olarak gerçekleşir.



Kaynak

#20
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Bonsai


Bonsai Saksısını Hazırlama


Aşağıdaki şekillerde anlatıldığı gibi teli bükerek kullandığımız malzemenin içinden geçirip saksıya sabitleyerek tahliye deliğinden toprak karışımımızın dökülmemesi için bir set hazırlıyoruz.

Kullandığımızın malzemenin sadece suyu geçirmesi yeterlidir yırtılmayacak kopmayacak paslanmayacak herhangi bir malzeme kullanılabilir.




Resmi ekleyen




Kaynak



Dosya Ekle  saksihazir.jpg   66,41K   0 kere indirildi

Konu Hale tarafından 20 Ekim 2015 Salı - 18:33 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı