İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Trafik Kazalarında İlk Yardım | Trafik Kazaları Ve Bilinçli Yaklaşım - Trafik Kazalarında Kazazedelerin Durumu - Kaza Yeri İlk Yardım Önlemleri - Hayat Kurtarma Zinciri - Rentek Manevrası

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

LÜTFEN DİKKAT: Konu bilgi amaçlıdır, Konu hakkında eğitimiz yoksa müdahle etmeyiniz, kişinin yaşama şansını elinden alabilirsiniz. Kanuni açıdan da suçlu durumuna düşersiniz. Yapmanız gereken 112'yi aramaktır.



Trafik Kazalarında İlk Yardım


Trafik Kazaları Ve Bilinçli Yaklaşım




Özet


Ülkemizin en önemli sorunlarından biri olan trafik kazaları , yapılan bir çok kongre ve toplantılarda ; sadece öncesi ve nedenleri bakımından incelenmekte , ancak sonrası ; ölüm ve yaralanmaları en aza indiren ilk ve acil yardım bakımından yeterince değerlendirilmemektedir. Alınan bütün önlemlere rağmen , en gelişmiş ülkelerde dahi trafik kazalarının oluştuğu düşünüldüğünde , kaza sonrası yapılan ilk ve acil yardım oldukça önemlidir . Ülkemizde bu konuda en önemli adımlar 112 Acil Yardım ve Kurtarma merkezlerinin hizmete geçmesi , tam donanımlı ambulansların giderek yaygınlaşması ve tam donanımlı ambulanslarda çalışacak olan paramediklerin ( ambulans ve acil bakım teknikeri ) eğitiminin başlamasıdır .

Farklı şekillerde oluşan araç içi trafik kazalarında , kazazedelerin uygun bir şekilde araç içerisinden çıkarılmaları için KED ( travma yeleği ) ve servikal kolor ( boyunluk ) kullanıldı .

Trafik kazalarında ; ilk çarpışma , ikinci çarpışma ve üçüncü çarpışma şeklinde üç durum söz konusudur . Araç içindeki kazazedelerin çarpışmadan etkilenişi kazanın oluş şekline göre değişir . Önden çarpışmalarda ; diz , femur , femurun prokimali , pelvis , kafa , göğüs , karın ve boyun yaralanmaları görülmektedir .Arkadan çarpışmalarda ; en büyük yaralanma riski boyun bölgesindedir . Yandan çarpışmalarda ise ; kazazedenin aracın bir bölümüne çarpması ve/veya aracın içeriye doğru girinti yapan parçalarının kazazedeyi yaralaması söz konusudur . Bu durumda kafa ve göğüs yaralanmalarının yanı sıra boyun yaralanmaları da görülebilir . Aracın takla atması durumunda ; kazazede aracın farklı köşelerinden farklı darbelere maruz kalabilir . Bu durumda en büyük yaralanma riski boyun bölgesindedir .

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi ; araç içi trafik kazalarında en yüksek yaralanma riski boyun bölgesindedir . Bu nedenle araç içi trafik kazasına maruz kalmış bir kazazede mutlaka boyunluk( servikal kolor ) takıldıktan sonra KED ( travma yeleği ) uygulanarak araç içerisinden çıkarılmalıdır .

Araç içi trafik kazası geçirmiş bir kazazedenin ilk ve acil bakımında boyunluk( servikal kolor ) ve KED ( travma yeleği ) kullanılması , kazazedenin yaşama şansını ve yaşam kalitesini artıracaktır. Ülkemizde hastane öncesi acil bakımda KED ( travma yeleği ) ve servikal kolor ( boyunluk ) kullanımı yaygınlaştırılmalı ve bu konudaki eğitimlere ağırlık verilmelidir.


Summary :


Traffic accidents are one of the most important problems of our country . Traffic accident and their reasons , complications and results to the community health and economy of the country are discussed in some congres and sympossiums

. But first aid that decreases deaths and injuries is generally neglected .

Different injuries can occur in different accidents and this differency is required many procedures .

The injured person in a vehicle needs special procedure . Usage of cervical collar , KED ( Exrication Device ) and backboard can save the life and rise the quality of life in such injuries .



• Paramedik Ali EKŞİ
• Paramedik Hamdi KABA
• Öğr.Gör.Zulal KOLAÇ
• Öğr.Ele.Nurcan ANIK
• Doç.Dr.İlhami ÜNLÜOĞLU


• Osmangazi Üniversitesi
• Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Öğretim Elemanı,
• Tıp Fakültesi Mesleki Beceriler Laboratuarı,
• Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Ambulans ve Acil bakım Teknikerliği Program Başkanı .




Giriş


Trafik kazaları bu gün ülkemizin en ciddi problemlerinden biridir. Her yıl ülkemizin çeşitli bölgelerinde yapılan çok sayıda kongre ve toplantıda trafik kazalarının nedenleri tartışılmaktadır. Bu toplantılarda daha az tartışılan, diğer bir önemli konu da trafik kazalarında, kaza oluştuktan sonra kazazedeye yapılması gereken ilk ve acil yardımdır ( Resim – 1 ). Maalesef ne kadar önlem alınırsa alınsın, en gelişmiş ülkelerde dahi trafik kazaları oluşmaktadır. Bunun için trafik kazalarından sonra yapılması gereken ilk ve acil yardım oldukça önemlidir. Bu alanda en önemli gelişme, önce üç büyük ilde ve bu gün ülkenin her tarafında hizmet veren 112 Acil Yardım ve Kurtarma Merkezlerinin hizmete başlaması ve tam donanımlı ambulansların kullanılmasıdır. Bu ambulanslarda çalışacak yetişmiş eleman eksikliği, bu yeni yapılanmada en önemli eksiklik olarak karşımıza çıkmıştır. Bu sorunun farkına varılması ile birlikte, ülkemizde ilk olarak 1993 – 1994 Eğitim - Öğretim yılında, 9 Eylül Üniversitesi’nde Ambulans ve Acil Bakım Teknikerliği Programı adı altında paramedik eğitim başlamıştır. Paramedik eğitimi Osmangazi Üniversitesi’nde de 1997 - 1998 Eğitim - Öğretim yılında başlamış ve bu gün okulumuz ile birlikte 10 üniversitede paramedik eğitimi devam etmektedir. Bu gün bu programdan mezun olan paramedikler ülkenin dört bir tarafında başarı ile görev yapmaktadırlar.



Resmi ekleyen


Resim - 1




Trafik Kazalarında Kazazedelerin Durumu


Araçların çarpışmasında; yüksek bir yerden uçmalarında ya da takla atmalarında üç önemli durum söz konusudur;

İlk çarpışma: Araç başka bir nesneye çarpar ve aniden durur.

İkinci çarpışma: Araç içinde yolculuk eden kişinin araç içinde bir yerlere çarpıp aniden durması.

Üçüncü Çarpışma: Araç içindeki kazazedenin etkilenen organlarının, vücudun iç tarafına çarpıp aniden durmaları.


Araç içersindeki kazazedelerin çarpışmadan etkilenişi kazanın oluş şekline göre çeşitlilik gösterebilir.



Önden Çarpışma


Önden çarpışmalarda ileriye doğru olan hareket birden kesilir. Araç içersindeki kazazedenin gidebileceği iki yön vardır; aşağıya ya da yukarıya.

Aşağıya doğru olan hareket: Araç içerisinde koltukta oturan kişi, koltuğa daha derin bir şekilde itilir ve ön konsüle doğru hareket eder. Emniyet kemeri takılı ise hastanın dizi kontrol paneline çarpacaktır. Bu çarpışma sadece diz yaralanmaları ile sonuçlanabileceği gibi, femur, femurun proksimali, hatta pelvis zarar görebilir. Eğer emniyet kemeri takılı değil ise, kazazedenin kafası, direksiyona, ön konsüle veya cama çarpabilir. Bu durumda kafa travmaları ve/veya servikal ( boyun ) travmalar oluşabilir. Yine kazazede göğsünü direksiyona ya da ön konsüle çarptığında tansiyon pnömotoraks gelişebilir( Resim – 2 ).



Resmi ekleyen



Resim – 2



Yukarıya doğru olan hareket: Büyük ihtimalle kazazede kafasını üst zemine çarpar. Bu çarpmada en çok kafa bölgesi ve servikal bölge etkilenir. Ama göğüs kafesi ve karın organları da zarar görebilir( Resim – 3 )


Resmi ekleyen


Resim – 3




Arkadan Çarpışma:


Kazazede oturduğu koltuğa doğru hareket eder. Bu tip çarpışmalarda koltukta bulunan kafa desteği çok önemlidir. Eğer başlık kazazedenin boyundan daha aşağı bir bölümdeyse, baş geriye doğru hareket eder ve en büyük yaralanma riski servikal bölgede olur ( Resim – 4 ).



Resmi ekleyen



Resim – 4




Yandan Çarpışma


Kazazede yana doğru hareket edecektir. İki durum söz konusu olabilir; kazazede yana doğru hareket ile aracın bir bölümüne çarpıp, yaralanabilir, ya da çarpışma sonucu aracın parçaları içeriye doğru girinti yapıp kazazedeye zarar verebilir. Kafa, servikal bölge veya göğüs yaralanmaları ortaya çıkabilir. Bu tip çarpışmalarda; kot kırıkları, pnömotoraks, karaciğer ve dalak rüptürleri görülebilir. Başın yana ani hareketinde ise en büyük yaralanma riski yine servikal bölgededir(Resim - 5).



Resmi ekleyen


Resim - 5




Aracın Takla Atması:


Kazazede farklı köşelerden farklı darbelere maruz kalabilir. Bu tip kazalarda kazazedenin hangi bölgesinden yaralanacağı hemen hemen hiç kestirilemez. Eğer kazazede araçtan fırlamış ise , büyük organların yaralanma riski çok daha büyüktür. Kazazede de olabilecek servikal yaralanma kesinlikle gözden kaçırılmamalıdır( Resim – 6 ).



Resmi ekleyen


Resim – 6




Aracın Yayaya Çarpması


Çarpılan kişinin boyu ve yaşı çok önemlidir. Bir yetişkin üzerine doğru gelen araçtan kaçmaya çalışırken, küçük bir çocuk araca doğru yönelebilir. Kazazedenin boyu yaralanmanın şeklini belirler; Uzun boylu bir yetişkine gelen ilk darbe bacaklarınadır. Bu yaralanmadan sonra kişi motor kaputunun üstüne düşer , burada kalça ve göğüs yaralanmaları olabilir . Kazazede daha sonra da motor kaputundan fırlayıp , yere düşebilir. Bu düşmede kişi büyük ihtimalle başının üzerine düşer, kafa ve servikal bölge yaralanmaları görülebilir. Bir çocuğa gelebilecek ilk darbe ise kalçasına, karnına, göğsüne ya da başına olabilir. Boyu kısa olan çocuklar motor kaputuna çarpmazlar. Fakat araba tarafından sürüklenebilirler. Böyle bir durumda çocuk yan tarafa doğru yuvarlanıyorsa bacaklar veya baş tekerleklerle temas edebilir ve çok büyük yaralanmalar gelişebilir( Resim – 7 ).



Resmi ekleyen


Resim – 7



Görüldüğü gibi, özellikle araç içi trafik kazalarında kazanın şekli nasıl olursa olsun etkilenebilecek olan en önemli bölge servikal bölgedir. Bunun için kazazede kesinlikle bilinçsizce araç içerisinden çıkarılmamalıdır. İlk yardım safhasında eğer ikinci bir kaza riski, patlama, yangın vb. herhangi bir hayati tehlike yok ise kazazede kesinlikle araç içerisinden çıkarılmamalı , ambulansın gelmesi beklenmelidir. İlkyardımcının yapması gereken ise, omurga ekseninin düzlüğünü bozmayacak şekilde başı sabitleyerek , ambulansın gelmesini beklemektir . Kazazede servikal kolor ( boyunluk ) takıldıktan sonra , mutlaka Travma Yeleği ( KED ) kullanılarak araç içersinden çıkarılmalıdır. Sadece servikal kolor’un uygulanması yeterli değildir , çünkü servikal kolorlar başın öne hareketini en fazla %75 diğer hareketlerinide en fazla %50 oranında engeller yani ; tam immobilizasyon sağlayamazlar.

Konu Hale tarafından 16 Eylül 2015 Çarşamba - 06:33 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
KED ( Travma Yeleği ) :


KED, trafik kazalarında araç içerisinden hasta çıkarılmasında, hem kurtarıcılara büyük kolaylık sağlar , hem de omurgayı tamamı ile sabitleyerek kazazedenin daha fazla zarar görmesini engeller. KED şu anda ülkemizde yaygın olarak kullanılmaktadır. KED , araç içi trafik kazalarının yanı sıra ; dar alanda kalan veya sıkışmış travmalı hastalarda ve pediatrik hastalarda travma tahtası yerine kullanılabilir. Araç içi trafik kazalarında eğer hasta sıkışmış ise , hastaya önce KED uygulanarak omurga güvence altına alındıktan sonra , hastanın sıkışan yerleri kurtarılmalıdır. KED profesyonel kişiler tarafından uygulanmalıdır.


KED ( Travma Yeleği )’nin Uygulanması


1. Hastanın bilinci açık ise kesinlikle hareket etmemesinin söylenmesi,
2. Birinci kurtarıcının hastanın başına, boylamasına pozisyonda traksiyon uygularken , hastanın gözleri karşıya bakacak şekilde pozisyon vermesi ( Resim – 8 ) ,



Resmi ekleyen



Resim – 8



3. İkinci kurtarıcı tarafından servikal kolorun takılması ( Resim – 9 ) ,
4. KED’in hastanın sırtı ile oturduğu yer arasına yerleştirilmesi ( Resim – 10 ) ,


Resmi ekleyen


Resim – 9 Ve Resim – 10



5. Orta ve alt kemerler bağlanarak önce gövdenin tespit edilmesi,
6. Hastanın başı ile KED arasında kalan boşluğun yumuşak malzemeler ile doldurulması ( Resim – 11 ),



Resmi ekleyen


Resim – 11



7. Baş kemerlerini bağlayarak başın tespit edilmesi (bu aşamadan sonra baş bırakılabilir),
8. Bacak kemerlerinin bağlanması ,
9. En üst kemerin hastaya nefes aldırarak (hastanın nefes alıp verme işlemini engellememesi için) bağlanması ,
10. Bütün kemerlerin kontrol edilmesi ve hastanın travma tahtasına alınması(Resim 12).



Resmi ekleyen


Resim – 12




Kaynaklar :

1. Bledsoe BE, Porter RS, Shade BR: Paramedic Emergency Care , 2 nd Ed. , Pratice Hall , USA , 1994.
2. Hackman JD, Rosenthal RE, Worsing RA, Me Fee, AS: ( Emergency Care and Transportation of the Sick and Injured ) Hasta ve Yaralıların Acil Bakımı ve Nakledilmesi, Türkçe 3. Baskı, Mısırlı Matbaası, İstanbul , 1999.
3. Ünlüoğlu İ, Ekşi A, Turgut A: Hastane Öncesi Acil Bakımda Tespit Amacı İle Kullanılan Ekipmanlar ve Teknikler, Sendrom . 2001 ; 13 (3) : 20-30 .
4. Colton CL : The History of Fracture Treatment. In : Browner , Jupiter , Levine , Trafon Ed. Skeletal Trauma ; W.B. Saunders , 1998 : 3-6.5. Cooper MA: Critical Care Air Transport. Emergency Medicine. Ed. Kravis TC, Warner CG. Maryland, Aspen Systems Corp. 1983.6. Pamela BC : Basic EMT Skills and Equipment : Tecniques and Pithfalls , Mosby Company , USA , 1998 : 175-178
.

Konu Hale tarafından 16 Eylül 2015 Çarşamba - 06:10 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İlk Yardım


Kaza geçiren, yaralanan ya da birdenbire hastalanan kişilere, yaşamsal tehlikeyi atlatıncaya kadar uygulanan her türlü yardım ve tedavi yöntemine ilkyardım denir.

Resmi ekleyen


İlkyardımın birinci ilkesi hastanın ya da yaralının yaşamını kurtarmak, ikincisi durumunun daha kötüye gitmesini önlemek, üçüncüsü ise tümüyle iyileşmesine yardımcı olmaktır. Hastanelerin acil servisleri de bu amaçla kurulmuştur. Ama yaralıyı ya da hastayı bir hastaneye ulaştırıncaya kadar geçen zaman çok önemlidir. Bu gibi durumlarda çevredeki kişilerin nasıl davranılacağını bilmesi ve ilk önlemleri alması yaralının ya da hastanın yaşamını kurtarabilir. Bu yüzden her evde iyi bir ilkyardım elkitabı ile çocukların ulaşamayacağı bir dolapta saklanan bir ilkyardım çantası bulunmalıdır.


Bir kaza anında unutulmaması gereken birkaç önemli nokta:


1.
Soğukkanlı olun ve kaza geçiren kişiyi yatıştırmak için elinizden geleni yapın.
2. Yardım isteyin; örneğin telefon ederek bir ambulans çağırın.
3. Kaza geçiren kişiyi, hiçbir zarar vermeyeceğinizden emin olmadıkça kıpırdatmayın. Örneğin sırt ya da bel omurları örselenmiş bir yaralının, uzman sağlık personeli gelinceye kadar kesinlikle hareket ettirilmemesi gerekir.
4. Eğer hareket etmesinde bir sakınca yoksa, yaralıyı rahat edeceği biçimde yatırın ve sıcak tutun.


Önemli Kazalar


Trafik kazaları gibi çok önemli ve ciddi kazalarda ilkyardımı yapacak kişinin hiç paniğe kapılmadan çok hızlı düşünüp çok hızlı davranması gerekir. Çünkü kaza geçiren kişinin yaşamı gerçekten tehlikede olabilir. Bu gibi durumlarda ilk yapılacak şey yaralının solunumunun ve kan dolaşımının kesintiye uğramasını engellemektir:

1. Kaza geçiren kişinin solunum yolları (ağız, gırtlak ve soluk borusu) açık olmadığı sürece yapılacak hiçbir yardımın yararı yoktur. Bunun için öncelikle boğazından soluk almasını engelleyecek yabancı bir cisim olup olmadığına bakın. Eğer yerde yatıyorsa, dilinin arkaya doğru kayıp gırtlağını tıkamasını engellemek için, yaralının başını geriye yatırıp yana doğru çevirin.

2. Solunum yolları açık olduğu halde, beyindeki solunum merkezi, sinirler ya da solunum kasları zarar görmüş olabilir. Bu durumda, soluk alıp veremeyen kişiye yapay solunum uygulamak gerekir.

3. Kaza geçiren kişinin kalbi durmuşsa, kanı bütün vücutta rahatça dolaşamıyorsa ve kan kaybına yol açacak önemli bir yara varsa gene yaşamsal tehlike söz konusudur. Bu nedenle, ilk yapacağınız şeylerden biri de yaralının kalbini dinleyerek atıp atmadığını denetlemek olmalıdır. Eğer kalp durmuşsa yeniden çalıştırabilmek için dıştan kalp masajı yapmak gerekir. Ama bu çok güç bir tekniktir ve yalnızca doktorlar ya da uzmanlaşmış kişiler uygulayabilir. Buna karşılık, ne yapılacağını bilen herhangi birisi, yırtılmış bir atardamarın ya da ciddi bir yaranın kanamasını bir an önce durdurarak yaralının kan kaybından ölmesini engelleyebilir.

İlk tehlikeyi atlattıktan sonra, kaza geçiren kişiyi en uygun konumda yatırarak yardım gelinceye kadar beklemelidir.



Solunum Durması


Solunum durması ya da boğulma çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Yemek yerken soluk borusunu tıkayan bir lokma, yutulan yabancı bir cisim ya da solunan zehirli gazlar insanın havasızlıktan ölmesine yol açabilir. En sık rastlanan nedenlerden biri de suda boğulmadır.

Suda boğulma tehlikesi geçiren kişiyi yavaşça karaya taşıdıktan sonra düz ve sert bir yere sırtüstü yatırın. Ağzında yosun parçalan ya da herhangi bir yabancı madde varsa elinizle temizleyin ve başını geriye doğru yatırarak çenesini yukarı kaldırın. Böylece dilin geriye kayıp soluk borusunu tıkamasını önlemiş olursunuz. Daha sonra, yutmuş olduğu suyu boşaltmak için başını yana çevirin. Akciğerlerdeki su boşalıp yerine hava dolunca solunumun normal olarak kendiliğinden başlaması gerekir. Eğer başlamazsa, hiç zaman yitirmeden yapay solunum uygulamalıdır.

Akciğerlere hava üfleyerek solunumu yeniden başlatmanın en iyi yolu, ağızdan ağza uygulandığı için "hayat öpücüğü" denen yapay solunum yöntemidir. Bunu uygulamak için, kaza geçiren kişinin burnunu iki parmağınızın arasında sıkıştırarak tıkayın ve derin bir soluk alarak ağzından içeriye kuvvetlice hava verin. Aynı yöntemi, soluk alamayan kişinin ağzını elinizle sıkıca kapayıp soluğunuzu burnundan vermekle de yapabilirsiniz; ama burun yolları daha dar olduğu için ağızdan hava vermek her zaman daha etkilidir. Her iki durumda da, dudaklarınızı kaza geçiren kişinin ağzına ya da burnuna iyice dayayıp dışarıya hava kaçırmamaya özen göstermeniz gerekir. Eğer boğulma tehlikesi geçiren kişi küçük bir çocuksa, dudaklarınızı aynı anda hem ağzına, hem burnuna dayayarak soluğunuzu iki yoldan verebilirsiniz.

Soluk verirken, üflediğiniz hava akciğerlere dolacağı için, kaza geçiren kişinin göğsü şişecektir. Göğsü indiği anda başınızı yana çevirerek yeniden derin bir soluk alın. Başlangıçta akciğerlere dört kez üst üste hava üfledikten sonra, erişkinlerde dakikada yaklaşık 12, çocuklarda 20 kez hava vererek bu işlemi sürdürün. Eğer göğsü inip kalkmıyorsa ya verdiğiniz soluğun bir bölümü dışarı kaçıyor demektir ya da solunum yolları hâlâ tıkalıdır. Omuzların arasındaki bölgeye birkaç kez sertçe vurmakla soluk borusundaki tıkanıklık giderilebilir. Böylece normal solunum başlayınca yapay solunumu kesebilirsiniz. Gene de, boğulma tehlikesi atlatan kişiyi mutlaka doktorun görmesi gerekir. Çünkü solunumun bir an bile durması beynin oksijensiz kalmasına ve bilinç yitimine yol açabilir.

Boğazına yabancı bir cisim kaçtığı için soluk alamayan kişilerde ise bu cismin hemen çıkarılarak tıkanan soluk borusunun açılması gerekir. Bunun için, solunumu durmuş olan kişiyi öne doğru eğerek başının olabildiğince aşağıya sarkmasını sağlayın. Bir yandan da kürekkemiklerinin arasına yumruğunuzla hızla vurun. Böylece, soluk borusunu tıkayan cisim yukarıya doğru çıkarak bazen kendiliğinden dışarı atılabilir. Eğer gırtlaktaki cisim ağızdan bakıldığında görülebilecek bir yerdeyse, ilkyardımı yapan kişi işaret parmağını sokarak cismi çekip alabilir.

Soluk borusunu tıkayan cismin yerinden oynayarak ağza doğru ilerlemesi için küçük çocukları başaşağı tutmak çoğu zaman yeterli olur. Eğer kolayca çıkmıyorsa gene kürekkemiklerinin arasına hafifçe vurmak gerekir.

Karna basınç uygulama tekniği, bu yolla çıkmayan cisimleri soluk borusundan dışarı atmak için başvurulacak son çare olmalıdır; çünkü iç organlara zarar verebilir. Büyüklerde bu tekniği uygulamak için, soluğu tıkanmış olan kişinin arkasına geçip bir elinizi tam midesinin üstüne yerleştirin. Öbür elinizi bunun üstüne koyup içeriye ve yukarıya doğru dört kez hızla bastırın. Soluk borusunu tıkayan cisim yerinden oynayıncaya kadar aynı hareketi sırtına da uygulayın. Çocukların yalnızca midesine tek elle bastırmak gerekir. Bebeklerde ise uygulanacak yöntem farklıdır. Bebeği sırtüstü yatırın ve göbeği ile göğüs kemiğinin arasına iki parmağınızla dört kez sertçe bastırın.


Yaralar


Derideki yaralardan, hatta küçük bir çizikten bile kolayca mikrop girebildiği için yaranın çevresinde iltihaplanma başlar; o bölge kızarır, şişer ve ağrı yapar. İrin ya da cerahat denen beyazımsı ya da sarımsı yeşil renkli akıntı da yaranın iltihaplandığını gösteren belirtilerden biridir. Bazen yaradan içeri girmiş olan mikroplar kan dolaşımına karışarak kan zehirlenmesine (septisemiye) yol açabilir. Bu nedenle, ne kadar küçük olursa olsun hiçbir yarayı hafife almamak gerekir.

En iyisi, açık yaraların üstünü temiz bir sargı beziyle kapatmaktır. Yaraların daha çabuk kapanması için çeşitli merhemler ya da yara tozları kullanma alışkanlığı oldukça yaygındır; ama günümüzde uzmanlar küçük kesik ve sıyrıkların kendi kendine iyileşmesini yeterli görüyorlar. Önemli olan yarayı temiz tutmaktır; bunun için de mikrop girmeyecek biçimde kapatılması yeterlidir. Hazır yara bantları mikropsuz (steril) olduğu için güvenle kullanılabilir.


Kanamalar


Şiddetli kanamaların hiç zaman yitirmeden durdurulması ve hastanın en kısa sürede hastaneye ulaştırılması çok önemlidir. Kanın dışarı akmasını önlemek için kanayan yere parmakla ya da avuç içiyle kuvvetlice bastırmak gerekir. Eğer olanak varsa, yaranın üstüne önce temiz bir sargı bezi koyup sonra elle bastırmalıdır. Böylece yaranın mikrop kapmasını önlemiş olursunuz.

Bu basıncın etkisiyle kan sızıntısı durunca, yaranın üzerine birkaç kat sargı beziyle kaplanmış pamuk yerleştirip sıkıca sarın. Eğer bu bez de kanlanırsa üzerine yeniden sargı bezli pamuk koyup biraz daha sıkarak sarın. Ama hiçbir zaman sargıyı açıp kanlanan bezi ve pamuğu değiştirmeye kalkışmayın; çünkü bu hareket kanın pıhtılaşmasını ve kanamanın durmasını geciktirecektir.

Bazı kişilerde burun kanaması damarlardaki yüksek kan basıncına karşı doğal bir savunma yoludur. Bu nedenle, bazen kanamayı bir iki dakika kadar engellememek daha doğru olur. Ama dakikalar geçtiği halde kanama duracağa benzemiyorsa önlem almak gerekir. Hasta, genzine kan dolmaması için yatırılmaz, dik olarak oturtulur. Bu arada kanı yutmamalı, burnunu boşaltmak için kendini zorlamamalı ve yalnızca ağzından soluk alıp vermelidir. İlkyardım uygulayan kişi de hastanın burnunu kemiğin hemen altından parmaklarıyla sıkıştırarak kanayan damara basınç yapmaya çalışmalıdır. Soğuk suya batırılmış bir bezi burun kemerinin üstüne bastırarak soğuk kompres yapmak da kanamanın durmasını kolaylaştırabilir. Eğer yarım saat içinde kanama hâlâ durmamışsa hemen doktor çağırmalıdır.


Şok


Kazaların birçoğu ve birdenbire ağırlaşan bazı hastalıklar şokla sonuçlanır. Bu, baygınlıkla karıştırılmaması gereken tehlikeli bir durumdur. Hasta baygın gibi gözükür; ama çoğu kez bilinci yerindedir, yalnız büyük bir huzursuzluğa ve korkuya kapılmıştır. Yüzü solmuş, dudakları ve yanakları morarmıştır. Derisi soğuk ve nemli, nabzı hızlı ve zayıftır. Ağzı ve dudakları kuruduğu için sık sık susar. Şoka giren hastayı rahatça soluk alabileceği biçimde yatırmak, kan dolaşımının aksamamasını sağlamak ve sıcak tutmak gerekir.



Yanık


Yanık çok geniş değilse, üzerini temiz ve kuru bir örtüyle örtüp hafifçe sarmak yeterlidir. Ama yanıklara hiçbir zaman merhem sürmemeli ve yapışkan yara bantları kullanmamalıdır.

Eğer yardımına koştuğunuz kişinin elbiseleri tutuşmuşsa, kazaya uğrayan kişiyi yere yatırın ve üstüne bir kilim, bir battaniye ya da kalın bir ceket atarak önce alevleri söndürün, sonra yanıkları için gerekeni yapın.


Kırık ve Çıkıklar


Kemiklerdeki kırıklar çok değişik biçimlerde olabilir, ama en önemlileri kapalı ve açık kırıklardır. Kapalı ya da basit bir kırıkta, kemiğin ucu deriyi delerek dışarı çıkmadığı için gözle görülür bir yara ya da bere yoktur. Açık kırıklarda ise kırılan kemiğin ucu dışarı fırlayarak deriyi deldiği için yalnız kırık değil ciddi bir yara da söz konusudur; mikroplar bu yaradan içeri girerek kan zehirlenmesine yol açabilir.

Kırıkların başlıca belirtileri ağrı ve şoktur. Kemiği kırılmış olan kol ya da bacak genellikle şişer, biçimi bozulur ve dokunulduğunda çok acı verir. Genel kural olarak, kaza geçiren kişinin vücudunu elinizle yoklarken dokunulmayacak kadar duyarlı bir bölge keşfederseniz, başka hiçbir belirti olmasa bile o bölgede bir kırıktan kuşkulanmanız gerekir. Bu durumda hemen bir doktor ya da ambulans çağırmalı ve yangın ya da zehirli gaz gibi önemli bir tehlike söz konusu olmadıkça yaralıyı kesinlikle kıpırdatmamalıdır.

Çıkık, bir eklemdeki kemiklerin yerinden oynayarak birbirinden ayrılması demektir. Belirtileri kırıktakiyle hemen hemen aynıdır; yalnız eklem kilitlenmiş gibidir, hiç hareket etmez. Eklemin üstüne soğuk kompres uygulayarak ağrıyı biraz hafiflettikten sonra tedaviyi doktora bırakmak gerekir.


Burkulma ve İncinme


Burkulma eklem bağlarının, incinme ise kas liflerinin aşırı zorlanmasından ileri gelir. Eklemler çok sert bir hareketle zorlanarak büküldüğünde (burkulduğunda), kemikleri bir arada tutan bağlar iyice gerilerek kopabilir. En çok el ve ayak bileklerinde, diz, dirsek ve parmak eklemlerinde görülen burkulmanın başlıca belirtileri de birdenbire duyulan şiddetli bir ağrı, şişme, duyarlılık ve çoğu kez kan sızıntısından ileri gelen morarmadır. Ağrıyı hafifletmek için, burkulan kolu ya da bacağı altına bir destek koyarak yüksekte tutmalı ve eklemin üstüne bol pamuk yerleştirerek sıkıca sarmalıdır.

Kas incinmesi genellikle sırt, kol ve baldır kaslarının aşırı zorlanmasından ileri gelir. Kas liflerinin gerilerek koptuğu bu durumda da incinen kastaki şişliği ve ağrıyı azaltmak için soğuk kompres uygulanmalıdır.


Baygınlık ve Nöbet


Baygınlık kısa süreli bir bilinç kaybıdır ve çok çeşitli durumlarda ortaya çıkabilir. Örneğin insanlar sıcaktan, korkudan, heyecandan ya da yalnızca kan gördükleri için bayılabilirler. Bu durum beyne giden kan akımının bir an kesilmesinden kaynaklandığı için, bayılmak üzere olan kişiyi bir iskemleye oturtup başını dizlerine değecek kadar öne eğerek beyne yeniden kan gitmesi sağlanırsa bayılması önlenebilir. Eğer gene de bayılmışsa, sırtüstü yere yatırıp bacaklarını yüksekte tutmalıdır.

Bazı hastalık nöbetlerinde de bilinç kaybı olabilir. Örneğin sara nöbetinde hasta yere düşer, bilincini yitirir, bütün vücudu kaskatı kesilir ve şiddetli kasılmalarla sarsılır. Sara nöbetleri tehlikeli değildir ve birkaç dakika içinde kendiliğinden geçer. Hastaya yardımcı olmak için yapılacak tek şey sert bir yere ya da mobilyaların köşelerine çarparak yaralanmasına engel olmaktır.


Göz Örselenmesi


Çoğu kez göze kaçan kum tanecikleri, tozlar ya da küçük sinekler buradaki duyarlı dokuları örseleyerek ağrı yapar. Bu yabancı cisimler hemen çıkarılmalı ve göz kesinlikle ovuşturulmamalıdır; çünkü elle ya da parmakla bastırarak ovmak göze çok zarar verebilir.

Eğer göze kaçan cisim görünür bir yerde değilse önce tam yerini saptamak gerekir. Gözünden yakınan kişiyi bir yere oturtup başını geriye doğru eğdikten sonra önce alt gözkapağını dışa döndürerek içini araştırın. Yabancı cisim hâlâ görülmüyorsa, karşınızdaki kişiye aşağıya doğru bakmasını söyleyin ve üst gözkapağını kirpiklerinden tutarak alt gözkapağının üstüne doğru çekin. Bu hareket de yabancı cismi yerinden oynatamamışsa, ılık su doldurulmuş bir göz kadehinin ya da fincanın içinde gözkapaklarını açıp kapatmasını söyleyin. Yabancı cisim gözün görülebilen bir bölümüne doğru kaymışsa, temiz bir mendilin ıslatılmış ucunu hafifçe değdirerek dışarı çıkarabilirsiniz.

Eğer yabancı cisim gözün ön bölümündeki saydam kornea katmanına yapışıp kalmışsa, o zaman cismi çıkarmaya kalkışmadan gözü temiz bir sargı beziyle kapatıp hemen doktora başvurmalıdır.

Konu Hale tarafından 16 Eylül 2015 Çarşamba - 06:33 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kaza Yeri İlk Yardım Önlemleri


Felaket:

Kasıt unsuru olmaksızın meydana gelen, insanları ve çevreyi olumsuz yönde etkileyen, çoğunluğu doğal kaynaklı olan olaylara denir.

Kaza:

Ani meydana gelen, önceden tahmin edilemeyen, önlenmesi çoğunlukla mümkün olan, ölüm, yaralanma veya maddi hasarla sonuçlanan olaylara denir.

Kazalar önlem alınarak önlenebilir oysa felaketlerde önlem ancak kaybı azaltabilir.

Trafik Kazası:

Kara yolu üzerinde hareket halinde olan en az bir aracın karıştığı, ölüm, yaralanma veya maddî hasarla sonuçlanan olaylara denir.

Ülkemizde en çok görülen kaza türü trafik kazasıdır.

Trafik kazalarına en çok sürücü hatalarını neden olur.

Trafik kazalarının en önemli sebebi trafik kurallarının iyi bilinmemesi dolayısıyla kural dışı araç kullanılmasıdır.

Trafik kazalarını önlemek için kuralları alışkanlık hâline getiren bireyler yetiştirmek çok önemlidir.

İlk Yardım:

Herhangi bir kaza ya da yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin tıbbi yardımı sağlanıncaya kadar; hayatın kurtarılması ve durumun daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçle yapılan İLAÇSIZ uygulamalardır.

Sürücüler trafik kazalarında ilk müdahaleyi yapabilmek için mutlaka ilk yardım bilgi ve becerisine sahip olmalıdır.

Trafik kazasını gören bir sürücünün kazaya müdahale etmesi her durumda zorunludur. Müdahale etmeyen sürücülere para ve ceza puanı uygulanır.

İlk yardımın amacı:

Yaralıyla ilgili hayat kurtarıcı önlemleri almak,

Canlılığın korunması ve sürdürülmesini sağlamak,

Yaşamı korumak ve sürdürülmesini sağlamak,

Kazazedenin durumunun daha kötüye gitmesini engellemektir.

Uyarı:

Amaç hiçbir zaman ilaç vermek, yaralıyı tedavi etmek, bulaşıcı hastalıkları önlemek değildir.

Amaç kazaları önlemekte değildir. İlk yardım kaza oluştuktan sonra olay yerinde tıbbi yardım gelene kadar kişinin hayatta kalabilmesi için yapılan uygulamadır.


Kaza yerinde alınacak ilk yardım önlemleri;

İlk yardımda temel uygulamalar, Koruma, Bildirme ve Kurtarma olarak üçe ayrılmaktadır.


Resmi ekleyen



Koruma:

“Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesi” işlemidir.

Amaç olay yerinde olası tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.

Kazaya müdahale ederken ilk yardımın birinci adımı kazazedenin ve kendi güvenliğinizin sağlanmasıdır.

Kazaya müdahale eden kişi kaza yerinde güvenliği sağlamak için gerekli işaretlemeyi yapmalı ve arabasını kaza yerinden uzağa güvenli bir yere park etmelidir.


Resmi ekleyen



Uyarı:

Kaza yapan aracın hemen arkasına araç park edilmez.

Kaza yerinde akan trafiği kontrol etmekte kaza yerinde alınacak ilk yardım önlemlerinden değildir.


Bildirme:

İlk yardım yapan kişinin sorumluluklarından biride yaralının bir an önce sağlık kuruluşuna ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için koruma önlemleri alındıktan sonra acilen 112 acil servisi aranmalı sırası ile;

I – Kaza yerinin açık ve net adresi bildirilmeli,

II – Yaralıların genel durumları ve sayılarını bildirilmeli,

III – Çağrıyı yapan kişi kimlik bilgilerini ve telefon numarasını vermelidir.

Mesaj kısa, öz ve anlaşılır olmalıdır.


Kurtarma;

Olay yerinde hasta/yaralılara yapılan ilk müdahaledir. Müdahale hızlı ancak sakin ve bilinçli bir şekilde yapılmalıdır.

Hasta yada yaralının durumunun değerlendirilmesine bağlı olarak ilk yardım yapılmalıdır.

Eğer ilk yardım bilinmiyorsa asla hasta yada yaralıya dokunulmamalı veya kımıldatılmamalıdır.
Yaralıyı araçtan çıkarmadan önce kaza yapan araçta yanma veya devrilme tehlikesinin olup olmadığına dikkat edilmeli, yangın tehlikesine karşı aracın kontağı kapatılarak motor durdurulmalı ve eğer devrilme tehlikesi varsa araç sabitlendikten sonra yaralı araçtan çıkarılmalıdır. Kayma tehlikesine karşı el freni çekilmeli, araç LPG'li ise tüpün vanası kapatılmalıdır.

Eğer kaza yapan aracın motorunda yangın başlarsa kaput açılmadan yangın söndürücü ile motor ön ve alt kısmına püskürtülmeli daha sonra kaput açılmalıdır.

Yangın söndürücü sürücünün hemen yanında yani ulaşabileceği en kolay yerde bulundurulmalıdır.

Yaralıyı araçtan dışarı çıkarırken dikkat edilmesi gereken diğer en önemli şey kazazedede yeni bir yaralanma meydana gelmemesidir.


Resmi ekleyen



Yaralı araçtan baş-boyun-gövde hizasının bozulmaması için mümkünse 3 kişi ile dikkatlice çıkarılmalı ve taşınmalıdır.

Yangın Tehlikesi, Patlama durumu ve Solunum durması gibi yaralının araçtan tek kişi ile çıkarılması gereken acil durumlarda ise Rentek manevrası tercih edilmedir.


Resmi ekleyen



Rentek manevrası uygulama basamakları:

1-Kaza ortamı değerlendirilerek olay yeri güvenlik önlemleri alınır.

2-Hasta ya da yaralının bilinci kontrol edilir, bilinç yok ise 1-1-2 aranır.

3-Hasta ya da yaralının solunumu değerlendirilir (Solunum yok ise hasta ya da yaralının araçtan çıkarılmasına karar verilir.)

4-Hasta ya da yaralının ayaklarının pedallara sıkışıp sıkışmadığı kontrol edilir.

5-Emniyet kemeri bağlı ise açılır.

6-Hasta ya da yaralının karşı taraftaki eli kemer ya da giysilerine sıkıştırılır.

7-Hasta ya da yaralıya yan tarafından yaklaşılarak, bir eliyle hasta ya da yaralının yakın taraftaki kolu bilekten kavranır, diğer elle çenesi tutularak boynu desteklenir.

8-Baş - boyun - gövde hizası bozulmadan tek hareketle araçtan dışarı çıkarılır

9-Hasta ya da yaralı yavaşça yere veya sedyeye yerleştirilir..



İlk yardımcıda bulunması gereken özellikler:

I-
Sakin ve tedbirli olmak,

II- Soğukkanlılığını korumak,

III-Emin olmadığı uygulamalardan kaçınmaktır.



İlk yardım çantası:

Kazalarda ilk yardımda kullanılmak üzere, motorlu bisiklet, motosiklet ve iş makinesi dışındaki tüm motorlu araçlarda bulundurulması zorunludur.

İlk yardım çantasında bulundurulması gereken malzemelerin miktarı aracın tipi ve içinde bulunacak kişi sayısına bağlıdır.

İlk yardım çantasında, ilk yardım malzemesi olarak sadece; Üçgen sargı bezi, gazlı bez, bunları kesmek için makas, sabitlemek için çengelli iğne, vs… bulunur.

Uyarı:

Kullanılması sakıncalı olabileceğinden ilk yardım çantasında tentürdiyot, oksijenli su, merhem, pamuk, serum, kağıt mendil bulundurulmaz.



Hayat kurtarma zinciri nedir?


Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. İlk iki halka sadece ilk yardımcı tarafından uygulanır.Diğer halkalar ileri yaşam desteğine aittir.


Resmi ekleyen



1.Halka - Sağlık kuruluşuna haber verilmesidir.

2.Halka - Olay yerinde temel yaşam desteği yapılmasıdır.

3.Halka - Ambülans ekiplerince müdahale yapılması

4.Halka - Hastane acil servislerinde müdahale yapılmasıdır.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı