İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

İthal Filmlerin Türkçe Adlandırılması | Filmler Nasıl Türkçe Olarak Adlandırılır? Amacı - Türkçe Dışındaki Dillerde Durum

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İthal Filmlerin Türkçe Adlandırılması



İlk filmler Türkiye'ye ithal edilmeye başlandığından beri genelde filmlerin özgün isimleri ile Türkçe afiş isimleri farklılıklar gösterdiler. Bunda ticari kaygıların yeri çok fazladır kuşkusuz. Filmin ismini hitap edeceği potansiyel kitleye uygun,daha akılda kalıcı bir isimle değiştirmek anlaşılabilir bir davranış olabilir. Ama bunda zaman zaman aşırıya kaçıldığı da görülmüştür. Bazen "Yabancı bir isme halkın dilinin dönmeyeceği" bahanesine sığınılır.

Ör: "Junior Bonner" , "Vahşi Sürücü" olmuştur. Bazen de "Çevirisi bu şekilde yapıldığında bize daha yakın,daha sıcak ve benimsenebilir bir film ismi olacağı" varsayılır.

Ör: "The Undefeated", "Batının Devleri" olmuştur. Bazen de "Filmin bu isimle daha kalıcı bir yeri olacağına" inanılır. Ve bazen öyle de olmuştur, örneğin Billy Wilder 'ın Jack Lemmon 'lu filmi "Avanti" o yıllarda "Dokunma Gıdıklanırım" adıyla gösterilmişti, ve çok da tuttu. 1936 yapmı Charlie Chaplin filmi "Modern Times" çoğunlukla o zaman kullanılan dildeki ismi ile hatırlanır, yani "Asri Zamanlar" ismiyle. Asri kelimesi (Modern,çağdaş anlamındadır) günümüzde artık kullanılmıyor, ancak bu çok özel Şarlo filmini hala bu ismiyle hatırlamaktayız. 1948 Michael Powell filmi The Red Shoes "Kırmızı Ayakkabılar" değil Kırmızı pabuçlar olarak anılmalıdır. (Bu film için Periler Dünyası adı da kullanılmış)"


Resmi ekleyen



1936 tarihli film serisi "Flash Gordon" un biri İngilizce ikisi Türkçe üç sinema afişi birarada görülüyor. "Flash Gordon" Türkiye'de "Baytekin" olarak biliniyordu.



Bazen de film sinemalardan yıllar sonra TV'de gösterildiği zaman yakıştırılmış uydurma bir isim filmin sinema ismi yerine kullanılmış olabiliyordu. Örneğin Alfred Hitchcock'un 1972 tarihli Frenzy filmi Türkiye'de sinemalarda "Cinnet" adı ile gösterilmişti. Film yıllar sonra TRT Televizyonu'nda "Kravat" ismiyle gösterildiğinde 'TRT'nin bu garip tutumu' eleştirmenlerin tepkisini çekmişti.

Birtakım filmler farklı kaynaklarda farklı Türkçe adlarla da karşımıza çıkıyor. Örneğin sinema yazarı Atilla Dorsay, 100 Yılın 100 Yönetmeni adlı kitabında Vincente Minnelli'nin 1963 tarihli The Courtship of Eddie's Father adlı filminin Türkiye'de Babamı Arıyorum adıyla gösterildiğini belirtmiş.[1] Oysa filmin ithalatçısı Akün Film'in 1971 yılında Sinematek'in yayın organı olan Film 71 dergisine verdiği ve söz konusu filmle birlikte getirttiği 26 MGM filmini toplu olarak tanıttığı resimli ilanında filmin Türkçe adı Annem Kim Olacak? şeklinde yazılmış. Bu gibi durumlarda her iki Türkçe isme de listede birlikte yer verildi.

Atilla Dorsay ithal filmlerin Türkiye'deki adlarının değişkenliğinden yakındığı "100 Yılın 100 Yönetmeni" kitabının önsözünde şu örneği de vermiş: "Stanley Donen'ın Charade adlı filmi ülkemizde sinemalarda "Öldüren Şüphe" adıyla gösterilmişken, önce TRT bunu "Saklambaç" olarak yayınlamış, sonra Star "Saklı Servet", HBB "Tören" ve nihayet ATV "Gölge Oyunu" yapmıştı.


Resmi ekleyen



İthalatçı firma Akün Film'in getirttiği ve 1971-1972 mevsiminde sinemalara dağıtımını yapacağını ilan ettiği MGM filmlerinin toplu listesi. Filmlerin Türkiye'de gösterilecekleri adlarının da bulunduğu bu resimli ilan dergi ve gazeteler için hazırlanmıştı. Filmlerin özgün adlarının nasıl değişikliğe uğradıkları bu ilanda da açıkça görülüyor.



Bunlara bir örnek de Roman Polanski'nin Rosemary's Baby (1968) filmidir. Sinema eleştirmeni Biltin Toker 1972 yılında Devir Dergisi'nde bu filmin Türkiye'de "Yezidî propagandası yaptığı gerekçesiyle yasaklandığı" notunu düştükten sonra Türkçe adını Bebek olarak belirtmiş, Yeni Sinema dergisi 1970 30. sayısında Şeytanın Bebeği, Yedinci Sanat dergisi Temmuz 1973 Sayısında yine sansür yasağından bahsederek Şeytanın Yavrusu adını zikretmişlerdir. Nijat Özön ise Sinema, Uygulayımı - Sanatı - Tarihi adlı kitabının 1985 baskısında filmin adını Rozmari'nin Çocuğu olarak not düşmüştür. Bu örnekte dört farklı Türkçe adın olmasının nedeni açıktır: Filmin Türkiye'de gösteriminin yasaklanmış olması ve getirecek firmanın henüz Türkçe bir isim tasarlamamış olması.

Bazen de filmlerin Türkçe isimlendirmelerinde tıpkı dublaj ve altyazı çevirilerinde de sıklıkla yapıldığı gibi askeri rütbelerde (veya polis rütbelerinde) değişiklik yapılması cihetine gidilmiştir.

Örneğin Sam Peckinpah'ın 1965 tarihli western filmi Major Dundee (özgün adının anlamına uygun olarak Binbaşı Dundee olarak çevrilmeliydi)'ye Türkçe isim aranırken başrol oyuncusu Charlton Heston binbaşı olamayacak kadar genç bulunmuş olmalı ki filmin Türkçe isminin Kahraman Yüzbaşı olmasına karar verilmiştir (Gerçi filmin Türkiye'de "Kahraman Binbaşı" adıyla da gösterildiğine dair bazı kayıtlar mevcuttur)

DVD'nin ve dev televizyon ekranların , hatta video ve renkli televizyonun bile insanların günlük yaşantısına henüz girmemiş olduğu zamanlarda (Çok eski değil, 1970'li yıllar) film izleyicisinin filmlere ulaşmak için sinema salonlarından başka bir alternatifi mevcut değildi. Film afişlerinin, dolayısı ile afiş isimlerin de film seçiminde çok baskın bir etkisi vardı. Film ithalatçıları da getirttikleri filmler için bunları göz önüne alarak yeni isimler ürettiler. Bu isimlerden bazıları çok absürd isimlerdi ve yıllarca alay konusu edilenler bile oldu. Bazılarını olduğu gibi Türkçe'ye çevirdiler, bunlar da tuttu. Bazılarına da kendi uydurdukları isimleri verdiler ki bu isimler orijinal isimler ile tam örtüşmüyordu. Bazı filmler son yıllarda televizyonlarda gösterildiklerinde veya DVD baskıları çıktığında, seyrek de olsa o zaman verilmiş olan o çok tutmuş olan Türkçe isimleri ile sunulmaktadırlar. Bunun dışındaki çoğunluğunda ise yeni türetilmiş Türkçe isimleri kullanılmaktadır.


Türkçe Dışındaki Dillerde Durum


Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor. Örneğin 1986 yapımı Fransız filmi "37°2 le Matin"(anlamı:"Sabah 37.2°C") İngilizce konuşulan ülkelerde "Betty Blue" ismi ile tanınmıştı. "Amores Perros" için "Love's a Bitch" isimi uygun görülmüştü. George Cukor 'un 1949 yapımı "Adam's Rib" filmi çekildiği ülke ABD 'de bile ikinci bir isimle de sunulmuştu ; "Man and Wife".Bu film Türkiye'de "İki Ateş Arasında" ismi ile sinemalarda gösterildi. Sergio Leone 'nin 1971 'de çektiği İtalyan filmi "Giù La Testa", ABD 'de İtalyanca anlamını çağrıştıran bir isimle piyasaya verilmişti; "Duck, You Sucker" ("Siper al,enayi" anlamına gelir) Aynı film İngiltere 'de "A Fistful of Dynamite" (Bir Avuç Dinamit) adıyla gösterildi. Ayrıca ABD'de tekrar başka bir adla, "Once Upon a Time... the Revolution" adıyla tekrar pazarlandı. Yine kendi ülkesi İtalya'da tekrar başka bir isimle bir daha piyasaya verildi; "C'era una volta la rivoluzione". Türkiye'de ise o yıllarda afişlerde Yabandan Gelen Adam adı kullanılmıştı. Bu şekilde örnekler çoğaltılabilir.


Amaç


Yakın zamanlarda televizyonlarda gösterilen veya DVD formatında basılan bazı eski filmlerin tamamen yeni Türkçe isimlerinin olduğu görülüyor.Bunların sinemalarda gösterildiği tarihlerdeki afişlerinde bulunan isimleri genelde göz ardı ediliyor.Oysa belli bir kuşak ve sinema ile daha yakından ilgilenen bir kitle bu filmleri o zamanki isimleri ile hatırlamaktadırlar.Bu bilgiler gerçi dağınık bir şekilde gazete kupürlerinde ve bazı kitaplarda yer almaktadırlar.Ancak burada sade ve toplu bir liste ve referans kaynağı oluşturmak amacı güdüldü.


Örnekler


Bazı filmlerin yıllar sonra TV kanallarında gösterilirken kanalların yayın editörleri tarafından sonradan verilen Türkçe isimlere seyrek olarak yer verilmiş,daha çok sinemalarda gösterime girdikleri tarihte afişlere basılan ve literatüre girmiş olan isimler tercih edilmişlerdir.


Filmin Özgün İsmi / Türkiye'deki İsmi / Filmin Yönetmeni / Yapım Yılı


• Covered Wagon, The Batı Kervanı James Cruze 1923
• Pilgrim, Rhe Şarlo Kaçak Charles Chaplin 1923
• Dr. Jekyll and Mr. Hyde İki Ruhlu Adam Victor Fleming 1941
• Tortilla Flat Yukarı Mahalle Victor Fleming 1942
• Arsenic and Old Lace Ahududu / Arsenik Kurbanları Frank Capra 1944
• Lost Weekend, The Yaratılan Adam Billy Wilder 1945
• Notorious Aşktan da Üstün Alfred Hitchcock 1946
• Gilda Şeytanın Kızı Gilda/Şeytan Kadın Charles Vidor 1946
• Boomerang! Geri Tepen Silah Elia Kazan 1947
• Call Northside 777 Geciken Adalet Henry Hathaway 1948
• Red Shoes, The Kırmızı Pabuçlar/Periler Dünyası Michael Powell 1948
• Naked City,The New York Esrarı Jules Dassin 1948
• 3 Godfathers Çöl Yavrusu John Ford 1948
• Rope Ölüm Kararı Alfred Hitchcock 1948
• No Way Out Can Düşmanı Joseph L. Mankiewicz 1950
• I Vitelloni Aylaklar Federico Fellini 1953
• From Here to Eternity İnsanlar Yaşadıkça Fred Zinnemann 1953
• Jaws Denizin Dişleri Steven Spielberg 1975
• Dirty Dancing İlk Aşk, İlk Dans Emile Ardolino 1987
• Bowfinger Çatlak Yönetmen Frank Oz 1999
• Keeping the Faith Aramızdaki Sarışın Edward Norton 2000
• Vera Drake Hemşire Mike Leigh 2004
• Fracture Cinayet Gecesi Gregory Hoblit 2007
• Nanny Diaries,The Dadım Aşık Shari Springer Berman 2007
• Brave One,The İçindeki Yabancı Neil Jordan 2007
• Sleuth Ölümcül Oyun Kenneth Branagh 2007
• Låt den rätte komma in (Let the Right One In) Gir Kanıma Tomas Alfredson 2008





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı