İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Arslanhane Camii - Ahi Şerafettin Camii | Ankara Samanpazarı Mahallesinde Bulunan Selçuklu Dönemine Ait Camii

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Arslanhane Camii - Ahi Şerafettin Camii




Arslanhane Camii - Ahi Şerafettin Camii, Ankara'nın Samanpazarı mahallesinde bulunan Selçuklu dönemine ait bir camidir.



Resmi ekleyen



Abdülkerim Erdoğan Fotoğraf Arşivinden




Cami 13. yüzyıl başında Ahiler döneminde yapılmış, 1289-1290'da ilk restorasyonu Ahi Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Minberindeki bir kitabeye göre mimarı Ebubekir Mehmet'tir.

Düz, ahşap tavanlıdır, mihrabı Selçuk çinileri ile kaplıdır ve iki yanda ahşap sütunlar dizilmiştir. İnşaatta kullanılan taşların bazıları Roma ve Bizans döneminden yapılardan kalmadır. Çatısı kurşun kaplamalıdır. Kuzey, güney ve batı yönlerine açılan üç kapısı vardır.



Resmi ekleyen




Caminin kurucusu Ahi Şerafettin, caminin karşısında bir Selçuklu türbesinde yatar. Cami "Arslanhane" olarak da bilinmesinin nedeni, türbenin duvarına gömülü olan antik aslan heykeldir.

Konu Hale tarafından 14 Eylül 2015 Pazartesi - 20:59 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Arslanhane Camii - Ahi Şerafettin Camii



Anadolu’da ahşap direkli camilerin diğer bir örneği de nice medeniyete ev sahipliği yapmış, Kral Midas’ın kurduğu şehir olarak da bilinen Ankara’daki Aslanhane Camii’dir. Cami, adını kuzeydoğusundaki türbenin duvarında bulunan antik çağdan kalma aslan heykeli kalıntılarından alır.



Resmi ekleyen




Ahşap Dergisi’nin daha önceki sayılarında ahşap direkli camilerin Anadolu’da ayakta kalan örneklerinden Beyşehir Eşrefoğlu Camii, Afyon Ulu Camii’i tanıtmıştık. Anadolu’da ahşap direkli camilerin diğer bir örneği de nice medeniyete ev sahipliği yapmış, Kral Midas’ın kurduğu şehir olarak da bilinen Ankara’daki Aslanhane Camii’dir. Cami, adını kuzeydoğusundaki türbenin duvarında bulunan antik çağdan kalma aslan heykeli kalıntılarından alır.

Selçuklu Türkleri’nin kalesi ile askeri yönden, Ege’nin liman şehirlerinden, Mezopotamya ve Doğu Ülkeleri’ne uzanan ticaret yolu üzerinde oluşu sebebiyle de ekonomik yönden ilgisini çeken Ankara, o dönemden günümüze kalan bir çok mimari eseri de barındırmaktadır.

Aslanhane Camii, 13.yy’da Selçuklular döneminde dikdörtgen planlı olarak inşa edilmiştir. Duvarları moloz taş olan caminin bazı yerlerinde devşirme malzeme, az miktarda da tuğla kullanılmıştır. Caminin duvarları sıralı moloz taşlar ve horasan harcı kullanılarak örülmüştür. Yapının üstü bakır kaplı bir çatı ile örtülüdür. Caminin sade görünümü dış cephelerinden üçündeki birer taç kapı ile bozulmaktadır. Yapı kuzeye doğru yükselen bir araziye yapıldığından güneyi çok yüksek, kuzeyi oldukça basıktır. Kuzey tarafın yüksekliği sebebiyle buradaki taç kapı mahfele açılır. Kuzey batı cephede duvar kayaya oturmuştur.

Caminin içinde ortadan yanlara doğru açılan, mihraba dikey beş sahn bulunur. Ahşap tavan dört sıra halinde dizilmiş 24 ahşap direkle taşınır. Ahşap direklerin sütun başlıkları Roma Dönemi’ne ait, çeşitli usüllerle devşirme başlıklardır. Başlıkların üstündeki profilli yastıklara mihraba dikey iri hatıllar oturmaktadır. Hatılları mihraba paralel olarak atılmış yuvarlak kirişler üzerine tavan tahtaları çakılmıştır. Orta kısımda üç sıra, yanlarda iki sıra, duvar yanlarındakilerde birer sıra halinde dizilmiş konsollara oturan kirişler sebebi ile tavanda hareketlilik meydana gelmiştir. Kirişlere ucu palmet biçimli kalem işi süslü ince tahta parçaları çakılmıştır. Kuzeydeki duvar boyunca uzanan ahşap mahfelin şekli yapılan tamirlerle bozulmuştur.

Caminin mihrabı, Anadolu çağı mihraplarının en göz alıcı ve özgün çini mozaikleri ile göz kamaştırıcı durur. Mihrap ve minber süslemelerinde kare, yıldız, daire ve üçgen şeklinde çini mozaik parçaları, firuze, mor ve siyah renkler kullanılmıştır. Güney duvarın ortasında biraz sağa kaymış tavana kadar yükselen çini mozaik mihrap, alçı süslemeleri ile ülkemizdeki diğer çinili mihraplardan ayrılmaktadır. Alçı ve çini süslemenin birlikte yeraldığı daha güzel bir mihrap yoktur.

Caminin minberi, ceviz ağacından taklit kündekari tekniği ile yapılmış, döneminin en güzel örneklerinden biridir. Minber, oldukça iyi korunmuştur. Sadece köşk ve külah kısmı yenilenmiştir. Minberin yan aynalıkları ve köşk kısmının altında çokgen ve yıldızdan oluşan geometrik şekillerin içinde rumi motifler oyulmuştur. Geometrik şekiller arasına çakılan çıtalarla birbirinden ayrılmıştır. Köşk kısmının altındaki kemerler rumilerle süslenmiştir. Kaide kısmında ise daha küçük kemerler bulunmaktadır. Yan aynalıkları ve köşk kısmını çevreleyen pervazlarla korkuluk kısmının iskeletine kabartma rumiler işlenmiştir. Korkuluk şebekeleri geometrik kafesler şeklindedir.

Korkuluğun ortasındaki gergilerden mihrap tarafında minberi “ Ebu Bekir oğlu Marangoz Mehmed’in yaptığı”, diğerinde “Ummetin günahkar, Allah’ın affedici olduğunu” bildiren Arapça bir ibare nesih hatla yazılmıştır. Minberin aynalık tablası üzerindeki kitabesinde, caminin yapılış yılı ve yaptıranlara dair bilgiler bulunmaktadır. Kitabede günümüz Türkçesi ile “Din ve dünyanın imdatcısı Keykavus oğlu Sultan Ebu’l feth Mesud cümle mahlukatı doğru yola sevkeden, Allah sultanlığını ebedi kılsın, saltanatın zamanında fütüvvet ve mürüvvet sahiplerinden iki kardeş Allah’ın rızasını dilemek için bu camiyi 689 yılında yaptılar. Allah her ikisinin ömürlerini uzun etsin ve hasenatlarını kabul buyursun, suçlarını bağışlasın” yazmaktadır. Burada 689 hicri yılı, 1289-1290 miladi tarihine karşılık gelmektedir. Kitabede bahsedilen iki kardeşin de caminin içinde bulunduğu külliyeye adını veren Ahi Şerafettin’in babası Ahi Hüsamettin ve amcası Ahi Hasaneddin olduğu kabul edilir. Bu bilgiler ışığında caminin Ahi teşkilatı mensuplarından Ahi Şerafettin adına yapıldığı anlaşılmaktadır.

Caminin hemen yanında kuzeybatısında Ahi Şerafettin Türbesi bulunmaktadır. Batıya bakan zaviye kapısının üstü iki sütuna oturan ahşap sundurma ile örtülüdür. Sağanlığa, duvara bitişik merdivenlerle çıkılır. Batı duvarında bulunan aslan heykelciklerinden birinin başı kırılmış diğeri de Etnografya Müzesi’ne götürülmüştür.

Devşirme malzemelerin döşeme olarak kullanıldığı zaviye avlusunun kenarında, düz bir alan üzerine yapılmış türbede devşirme malzemenin bolluğu dikkat çekicidir. Parçalanmış, orijinal mezar taşları ve kitabeler üst üste rastgele türbenin hemen yanı başında yığılmış bir vaziyettedir. Türbenin üzerindeki yazılar neredeyse silinmiş. Günümüz Türkçe’siyle yazılı küçük kitabede: “Ahi Şerafettin Türbesi H. 731-M. 1330” ibaresi bulunmaktadır.

Ankara’da bulunan en eski türbe olan Ahi Şerafettin’in ahşap sandukası bugün Ankara Etnografya Müzesi’ndedir.


Kaynak: ahsaponline.net


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Arslanhane Camii - Ahi Şerafettin Camii



Ankara camilerinin, işçilik yönünden en güzel örneklerinden birisidir. Bütün iç mimarisi ve muhteşem mihrabı, cami’nin ahşap minberinin ağaç oymacılığı bakımından Ankara camileri içindeki en güzel minberlerden bir tanesidir. Caminin bir de kitabesinin bulunması, büyük önem taşır. Dış duvarların mütevazi görünümü yanında, iç mekan, Selçuklu camilerinin en güzellerinden birini teşkil etmektedir.



Resmi ekleyen



Arslanhane - Ahi Şerafeddincamii


Yeri: Ankara Samanpazarında. Atpazarı yokuşunda, Ahi Şerafeddin Mahallesinde bulunmaktadır.

Yapılışı: Selçukluların son devrinde, Ankara’da kurulmuş olan Ahiler Devrine ait olan eser;

1289-1290 yılları arasında, Ahi Şerafeddin tarafından yaptırılmıştır. Minberindeki bir kitabeye göre: mimarı, Ebubekir Mehmet’dir.Anadolu Selçuklu mimarisinin; ahşap sütunlu ve ahşap tavanlı örneklerinden biridir. Ankara’daki: Roma ve Bizans dönemi yapılarından toplanan taşlarla yapılmıştır.

Niye Bu İsim Verilmiş: Eğimli bir arazi üzerinde yapılan caminin, türbe duvarına gömülü bir antik aslan heykelinden dolayı, “Aslanhane Camii” ismi verilmiştir. Önceki tarihlerde ise, caminin çevresinde aslan heykelcikleri varmış.


Caminin Mimarisi


Resmi ekleyen



Giriş: Caminin içine: doğu, batı ve kuzeyden, üç kapı ile giriliyor.

Esas giriş: kuzey cephedendir. Yanındaki minareye bitişik olarak yapılmış olan kuzey kapı: tam bir taç kapı hüviyetini taşımaktadır. Bu kapı: kesme taştan yapılmıştır.


Resmi ekleyen



Mihrabı: Açık mavi çinilerle bezenmiştir. 13’ncü yüzyıl Selçuklu eseridir. Evet, bu mihrap, Ankara camilerinin olduğu kadar, ülkemizde bulunan bu tür mihraplarında en güzelidir. Tavan hizasına kadar yükselen ve beden duvarlarından çıkıntı teşkil eden mihrap, bütünüyle büyük bir pano meydana getirmektedir. Mavi çubukların meydana getirdiği esas motiflerin tam ortalarında, beşgen şekilde kesilmiş lacivert çiniler konulmuştur.

Minberi: Ceviz ağacından yapılmış olup ahşap işçiliğinin en güzel örneklerinden biridir.

Minare: Cami duvarlarında olduğu gibi, minare kaidesinde de, taşlar arası derz yapılmıştır. Oldukça yüksek olan kaideden, gövdeye geçişi sağlayan kürsüde, kareden silindirik gövdeye, yedi-sekiz tabir edilen üçgen satıhlarla geçilmektedir. Selçuklu minarelerinin genel karekteristik özelliğini yansıtan minarenin, kürsü üzerindeki üst kademesinin 8 kenarından her biri, önce dikdörtgen panolar içinde kemerli nişler, sonra da birbirini takip eden sivri kemerli nişlerle teşkilatlandırılmıştır. Minare gövdesinin alt kısımlarında, gene sırlı tuğladan yapılmış bir kuşak, gövdeyi sarar.

Şerefe altı: alışılagelmiş şekilden başka oluşu ile, ilk bakışta dikkati çekmektedir. Kalın silindirik gövde dışarı doğru hafifçe genişleyerek, küçük köşeler meydana getirmekte ve sekizgen hale gelmektedir. Şerefe korkulukları altında, bu genişleme biraz daha artmaktadır. Tuğla korkulukları takiben devam eden petek, daha ince ve silindirik olup, konik bir külahla nihayetlendirilmektedir.

İçi: Caminin içi, büyük bir dikdörtgen şeklindedir. Kıble duvarına dikey, dört ahşap sütun dizisi ile beş nef meydana getirmektedir. Orta nef üzerinde bulunan mihrap: caminin, boyuna uzanan simetrik aksının tam üzerinde bulunmaktadır. Moloz taşlar arasında, bol miktarda kullanılmış olan spoli kesme taşlardan yapılmış olan beden duvarının teşkil ettiği mekanın üstünü: kiremit kaplı bir çatı örtmektedir.

Türbeler: Caminin yanındaki türbe: Ahi Şerafeddin’e aittir. Sekiz köşeli bir plan gösteren türbe, kubbe ile örtülüdür. Ahi Şerafeddin türbesinde: 17 mezar daha bulunmaktadır. Köşedeki, dört sütunlu, kubbe ile örtülü, etrafı açık türbeye de, “Kesikbaş Türbesi” denilmektedir.


The Aslanhane - Ahi Şerafeddin Mosque


This mosque was built by Ahi Şerafeddin and the Ahi Hüsameddin brothers in the Samanpazarı district from 1290-1291. The building is constructed of stone collected from Roman and Greek ruins, and is composed of five rectangular prayer halls positioned lengthwise and enclosing a pointy roof made of lead. The single minaret adjacent to the northeast wall is cylindrical and made of bricks on a square stone base. The interior, including the ceilings, is made of wood, with engraved panels used throughout. The pulpit reaches to the ceiling and is decorated with fine tile work. İt is one of the most impressive surviving pulpits from the Seljuk era. The name “Aslanhane” -the lion house-is derived from an antique lion sculpture embedded in the wall of a tomb located in the eastern part of the mosque. Next to do mosque there is another tomb called the Ahi Şerafeddin Külahlı Tomb.


Kaynak: Gezi-yorum.net


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı