İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Gammaz Yürek - Geveze Yürek - Geveze Kalp - The Tell-Tale Heart | Edgar Allan Poe Tarafından Yazılan Kısa Öykü

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 2 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Gammaz Yürek - Geveze Yürek - Geveze Kalp - The Tell-Tale Heart


Gammaz Yürek - Geveze Yürek - Geveze Kalp - The Tell-Tale Heart, Edgar Allan Poe tarafından yazılan ve ilk defa Ocak 1843'te James Russell Lowell'ın The Pioneer isimli dergisinde yayımlanan kısa öyküdür. Genelde gotik kurgunun klasikleri arasında gösterilen öykü, Poe'nun en bilinen kısa hikâyelerinden biridir.


Resmi ekleyen



[center]Gammaz Yürek - Geveze Yürek - Geveze Kalp - The Tell-Tale Heart - Harry Clarke'ın öykü için yaptığı bir illüstrasyon (1919)


Bakınız, http://www.kadimdostlar.com/Yabanci_Edebi_Kisilikler_Biyografileri_f100/Edgar_Allan_Poe_19_Ocak_1809_Boston_7_Ekim_1849_t50447.html']Edgar Allan Poe' target='_blank'>Edgar' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Yabanci_Edebi_Kisilikler_Biyografileri_f100/Edgar_Allan_Poe_19_Ocak_1809_Boston_7_Ekim_1849_t50447.html']Edgar Allan Poe


Öyküde, gözlerinden biri "akbaba gözüne" benzeyen yaşlı bir adamı öldürmüş olan anlatıcı, aklının hâlâ başında olduğunu iddia eder. Dikkatlice planlanmış olan cinayetin ardından katil, cesedi parçalara ayırır ve döşeme tahtalarının altına gizler. Ancak katilin suçluluk duygusu, tahtaların altından ölen adamın kalp atışının duyulmaya devam ettiği varsanısı şeklinde ortaya çıkar.

Yaşlı adamla katili arasında bir bağlantı olup olmadığı, varsa bu bağlantının içeriği belirsizdir. Yaşlı adamın bir baba figürü olduğu ya da akbaba gözünün gizlenmiş bir sırrı veya gücü simgelediği gibi çeşitli fikirler öne sürülmüştür. Öykünün iki esas karakterine ilişkin ayrıntıların belirsizliği, cinayetle sonuçlanan olaylar hakkında verilen detaylarla tezat oluşturur.


Konu


"Gammaz Yürek"
birinci tekil şahıs anlatımına sahiptir. Anlatıcı sürekli, aklının başında olduğunu ancak "duyularını keskinleştiren" bir hastalığa yakalandığını öne sürer. Birlikte yaşadığı yaşlı adamın bulanık, solgun, mavi ve bir[b] "akbaba gözüne"
benzer gözü anlatıcıyı öylesine rahatsız eder ki, adam sonunda yaşlı adamı öldürmeye karar verir. Anlatıcı, cinayeti en ince ayrıntısına kadar planlamış olmasını, deli olmadığının bir kanıtı olarak gösterir. Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar. Ancak yaşlı adamın akbaba gözü her zaman kapalıdır ve anlatıcı, sadece gözden nefret etmekte olduğu için, gözü görmedikçe adamı öldürmeye karar veremez.

Sekizinci gece, anlatıcı yine her geceki kapı açma rutinini gerçekleştirirken, yaşlı adam uyanır ve yatağında doğrulup oturmaya başlar. Geri çekilmeyen anlatıcı bir süre bekler, ardından elindeki fenerin üzerini açmaya karar verir. Fenerden bir tek hüzme çıkar ve doğrudan yaşlı adamın gözünün üzerine düşer. Gözü görünce öfkeye kapılan, ardından da yaşlı adamın kalbinin korku içinde normalden çok daha sık attığını duyan anlatıcı saldırıya geçmeye karar verir. Çığlık atarak yaşlı adama saldırır ve onu boğarak öldürür. Anlatıcı daha sonra cesedi parçalara ayırıp yer döşemelerinin altına gizler. Adam cinayetin bütün delillerini ortadan kaldırır; ancak gece çığlığı duyan bir komşusu polise haber vermiştir. Anlatıcı, gelen üç polis memurunu, hiçbir şey bulamayacaklarından emin bir şekilde eve alır. Polisleri, yaşlı adamın odasında, tam da cesedin saklanmış olduğu yere yerleştirdiği sandalyelerde dinlenmeye davet eder. Polislerin hiçbir şeyden şüphelenmemesi üzerine rahatlayan anlatıcı onlarla keyifli bir şekilde konuşur.

Anlatıcı bir süre sonra hafif bir ses duymaya başlar. Gittikçe yükselen sesin, kendi gerginliğinden kaynaklanan kalp atışı olduğunu fark etmez ve döşemelerin altından gelen yaşlı adamın kalp sesi olduğuna inanmaya başlar. Polisler ise, daha da yükselen sese kayıtsız kalmaktadır. Bir kalbin sürekli atışı şeklindeki bu ses karşısında sarsılan, polislerin aslında sesi duyduğunu ve olanları bildiğini düşünmeye başlayan anlatıcı, sonunda yaşlı adamı öldürdüğünü itiraf eder ve polislere cesedi bulmaları için döşeme tahtalarını kaldırmalarını söyler.

Konu Hale tarafından 09 Aralık 2015 Çarşamba - 11:31 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Gammaz Yürek - Geveze Yürek - Geveze Kalp - The Tell-Tale Heart



Analiz


Gammaz Yürek, in medias res yani olayların ortasında başlar. Açılış cümleleri, anlatıcının kimliği belirsiz biriyle yapmakta olduğu süregelen bir konuşmanın parçası gibidir. Burada anlatıcının, bir gardiyana, hakime, gazeteciye, doktora ya da psikiyatriste yaptıklarını itiraf etmekte olduğu öne sürülmüştür. Anlatıcının kendisi hakkında detaylı bilgiler verme ihtiyacında oluşu da böyle açıklanabilir. Bu açılışın ardından bir dehşet öyküsü, aslında anlatıcının geçmişteki olaya ilişkin dehşet dolu hatıraları gelir.

Öykünün ilk kelimesi olan "Evet!", anlatıcının suçunu itirafı gibidir. Bu açılış aynı zamanda okuyucunun dikkatini hemen çekip onu öyküye yöneltmeye de yarar. Ardından gelen her kelime, öyküyü ileriye taşıma amacına yardımcı olur ve böylece Gammaz Yürek Poe'nun mükemmel öykü yazımı hakkındaki teorilerinin en iyi örneklerinden biri haline gelir.

Öykünün gelişimi boyunca anlatıcı "suçsuzluğunu" değil "aklı başındalığını" savunur. Ancak bu durum kendi aleyhinedir, çünkü deli olmadığını ispatlamaya çalışırken, cinayetten suçlu olduğunu tamamıyla kabullenmiş olur. Deli olmadığına kanıt olarak cinayetteki sistematik hareketlerini gösterir, yani akıl dışı bir davranış için akılcı açıklamalar bulmaya çalışır. Fakat bu akılcı yaklaşımı, cinayet için hiçbir sebebi olmayışıyla çelişir (anlatıcı "Bir maksadım yoktu. Öfke de duymuyordum." demektedir). Buna rağmen cinayet fikri "gece gündüz aklından çıkmaz." Öykünün son sahnesi ise, anlatıcının suçluluk duygusunun sonucudur. Gotik türdeki eserlerde yer alan birçok kahramanda olduğu gibi, anlatıcının sinirliliği gerçek karakterinin ortaya çıkmasına sebep olur. Anlatıcının son sahnede tahtaların altından gelen kalp atışını duymasına sebep olan "duyularının keskinliği" aslında deliliğinin kanıtıdır. 1840'lardaki delilik savunması tartışmalarının ortasında bu öykü, okuyuculara özellikle ilginç gelmiştir.

Anlatıcı, duyularını aşırı keskinleştiren bir hastalığa tutulduğunu öne sürer. Buna benzer bir motif, yazarın Usher Evi'nin Çöküşü (1839) öyküsündeki Roderick Usher karakterinde ve Monos ile Una'nın Konuşması'nda (1841) da görülür. Ancak anlatıcının gerçekten fazlasıyla keskin duyulara mı sahip olduğu, yoksa sadece böyle olduğu sanısına mı kapıldığı belli değildir. Anlatıcının hastalığının doğru olduğu varsayılırsa, öykünün sonunda tahtaların altından duyduğu sesler, ölen adamın kalp atışları değil, tahtakurtlarının çıkardığı sesler olabilir. Anlatıcı cinayet gecesinde de, yaşlı adam uyandıktan sonraki hareketsiz geçirdiği zaman boyunca, "ölüm saatlerinin duvarlardan gelen seslerini" duyduğunu söyler.

Xestobium rufovillosum cinsi tahtakurtlarının, öykünün özgün halinde de geçen İngilizce adı death watch beetle, yani ölüm saati böceği'dir. Bazı batıl inançlara göre "ölüm saati böcekleri" yaklaşmakta olan ölümün işaretçisidir. Bu böceklerin bazıları tıkırtı benzeri sesler çıkarırken, Türkçede "büyük tosvuran böceği" olarak da adlandırılan bir türü ise, muhtemelen çiftleşme ritüelinin bir parçası olarak, kafasını tahtalara vurarak bazı sesler çıkarır. Henry David Thoreau 1838'de bu seslerin kalp atışı sesine benzediğini öne sürmüştür. Diğer taraftan, kalp atışı sesinin tamamıyla anlatıcının hayal gücünün ürünü olduğu da düşünülebilir. Bu durumda, kontrolden çıkmış hayal gücü, anlatıcının kendi kendini ele vermesiyle sonuçlanmış olur.

Yaşlı adam ile katilinin adları, meslekleri, yaşadıkları yer ve birbirleriyle olan bağlantıları belirsizdir. Bu belirsizlik, öyküdeki cinayete ilişkin oldukça ayrıntılı bilgilerle tezat içindedir. Anlatıcı, yaşlı adamın hizmetkârı, ya da daha sıklıkla varsayıldığı üzere oğlu olabilir. Bu durumda "akbaba gözü", ebeveyn gözetimini ve doğru ile yanlış hakkındaki ebeveyn kurallarını simgeler. Gözün öldürülmesi, vicdanın ortadan kaldırılmasıdır. Göz, yaşlı adamla anlatıcı arasında, yine ne olduğu belirsiz bir konudaki sırrı da temsil ediyor olabilir. Son gece, gözün sonunda açık olduğu anda, sırrın üzerindeki perde kalkmış olur ve cinayet işlenir. Yine de iki adam arasındaki ilişki önemsizdir; çünkü öykü, mükemmel bir cinayet işlemeye dair sapkın saplantıya odaklanır.

ABD Kongresi Kütüphanesi'nin Poet Laureate'liğini de yapmış olan Richard Wilbur'a göre bu öykü, Poe'nun Sone — Bilim'e (İngilizce Sonnet — To Science) isimli şiirinin alegorik temsilidir. Şiirde hayal gücü ile bilimin mücadelesi ele alınır. Buna göre Gammaz Yürek'teki yaşlı adam bilimsel rasyonel düşünceyi, anlatıcı ise düş gücünü simgeler.


Yayınlanma geçmişi


Gammaz Yürek
ilk olarak, editörlüğünü James Russell Lowell'ın yaptığı, Boston merkezli bir dergi olan The Pioneer'da, Ocak 1843'te yayınlandı. Öykü için Poe'ya muhtemelen 10 dolar ödeme yapıldı. Bu özgün baskıda öykünün, Henry Wadsworth Longfellow'un A Psalm of Life şiirinden bir alıntıyı içeren epigraf bölümü vardı. Öykü, Broadway Journal'ın 23 Ağustos 1845 tarihli sayısında tekrar basıldığında ufak değişikliklere uğradı. Longfellow'un şiirinin intihal olduğunu düşünen Poe, bu ikinci baskıya epigrafı dahil etmedi. Gammaz Yürek, Poe hayattayken birçok defa yeniden basıldı.


Uyarlamalar


Gammaz Yürek'ten yapıldığı bilinen ilk uyarlama 1928 tarihli ve aynı isimli bir filmdir. Charles Klein'ın yönettiği ve başrolünde Otto Matiesen'in yer aldığı bu filmde öyküye sadık kalınmıştı. Ancak daha sonraki televizyon ve film adaptasyonlarında öykü, tam zamanlı bir film ortaya çıkaracak denli uzatıldı. Bu yapımlardan, öyküyle aynı başlığa sahip olan 1953 UPA yapımı bir animasyon filminde, öykü James Mason tarafından okunmuştur. Film, ABD Ulusal Film Arşivi'nde korunan filmlerden biridir. Diğer uyarlamalar özgün eserden ciddi sapmalar içerir. Örneğin 1960 tarihli ve aynı isimli bir filmde, öyküye bir aşk üçgeni eklenmiştir. 2006 tarihli Nightmares from the Mind of Poe isimli film ise, Amontillado Fıçısı, Diri Diri Gömülüş ve Kuzgun ile birlikte Gammaz Yürek'ten uyarlanmıştır.

Radio Tales isimli drama serisinde Gammaz Yürek uyarlaması olan bir bölüm yer aldı. Winifred Phillips'in, kendi bestelediği müzik eşliğinde anlattığı öykü National Public Radio ve XM Satellite Radio'da yayınlandı. Bu program 1995'te DH Audio firması tarafından kaset formatında, 2005'te ise audioville.com adresinden indirilebilecek şekilde satışa sunuldu. Kanada'daki CBC Radio yapımı Nightfall programında da, 1 Ağustos 1980'de öykünün bir uyarlaması yayınlandı.

Insane Clown Posse isimli rapmetal grubunun Riddle Box albümünde, öyküden uyarlanarak yazılan Ol' Evil Eye şarkısı yer aldı.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı