İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Evlâd-ı Fâtihân Teşkilâtı | Selanik Yörükleri – Rmeli’nin Fethinden Sonra Anadolu’nun Müslüman - Türk Halkından, Aileleri İle Birlikte Gidenlere Verilen Ad

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Evlâd-ı Fâtihân Teşkilâtı – Selanik Yörükleri


Gerçek Evlad-ı Fatihanlar


Resmi ekleyen



Evlâd-ı Fâtihân Rumeli’nin fethinden sonra, oralarda yerleşmek üzere, Anadolu’nun Müslüman - Türk halkından, aileleri ile birlikte gidenlere verilen ad.

Özellikle Selanik Yöresine iskan edilen Yörük cemaati gruplarının, Osmanlılar'ın Balkan Yarımadası'ndaki fetihleri neticesinde orada yerleşmeleriyle, sayıları çok artmış ve çok ehemmiyet kazanmıştı. Rumeli’nin iskânı ve Türkleştirilip, İslâm dininin yayılması maksadıyla Yörük Türklerinin bu bölgeye ilk defa ayak basmaları, Sultan Yıldırım Bayezid zamanında oldu. Önceleri Yörüklerin bulundukları Selanik eyaleti kazalar; Manastır, Filorina, Cuma, Tikveş, İştip, Doyran, Kılkış, Yenice, Vodina, Serez, Demirhisar, Drama, Langaza idi.

Fetihlerden sonra Rumeli’de yerleşen yörük teşkilâtı, zamanla dağılmaya yüz tuttu. Dağınıklık ve disiplinsizlik, İkinci Viyana Kuşatması'nda iyice kendini gösterdi. Böylece halkın daha sıkı bir disiplin altına alınmasının gerekli olduğu ortaya çıktı.

1691 senesinde sultanın hatt-ı hümâyûnu ile yörük Türkleri, Evlâd-ı Fâtihân adı altında ve Rumeli’nin sağ, sol ve orta kolunda olmak üzere yeniden yazıldı ve zamanın ihtiyaçlarına göre, teşkilâtın askerî ve iktisadî bünyesi az çok değiştirildi.

Kanunnâme’de; “Yörük taifesi öteden beri Devlet-i Âliyyenin güzîde ve cengâver, itâatli, ferman dinleyen askerlerinden olup, eski seferlerde küffâr ile yapılan harplerde, kendilerinden iyice yararlık ve yüz aklıkları görüldüğünden, bu tâifeye Evlâd-ı Fâtihân adı verilmiştir” denilmektedir.



Altı sene sonra nüfus sayımı yapılarak, her altı kişiden birinin seferber asker olması ve bu şekilde her türlü vergiden muaf tutulacakları ve harplere iştirakleri kayda bağlanmıştı. Böylece Yörükler, yerleşik hayata geçmiş olsalar dahi, yeni bir kuruluş hâlinde, yine askerî bir hizmet için teşkilâtlandırılmış oldular. Evlâd-ı Fâtihân, önceleri yörük deyimi ile birlikte kullanılmış ise de, daha sonraları yörük tabirinden vazgeçilmiştir. Evlâd-ı Fâtihânın yerleşmiş bulunduğu bölge, yörük vilayeti adı ile anılmıştır. Bu bölgeye tayin edilen vezir veya beylerbeyi, Yörük Hakimi olarak tanınmışlardı.

1691 senesinden sonra, Evlâd-ı Fâtihânın defterleri tutulmaya başlanmıştır. Evlâd-ı Fâtihân defterlerinde Belgrad Muhafızı olarak geçen Hasan Paşanın, hem Evlâd-ı Fâtihân piyade askerlerinin, hem de vilayet Yörüklerinin defterlerini tanzim ettiği tespit edilmiştir. Daha sonraları Evlâd-ı Fâtihân, bütün eski yörük gruplarının özel ismi hâline geldiğinden, defterlerde “yörük” tabiri kullanılmamıştır. 1697’de yapılan yoklamaya göre, Rumeli’de Evlâd-ı Fâtihân olarak 1116 hane ve 16 582 kişi tespit edilmiştir.

Evlâd-ı Fâtihânı, Selanik'te oturan çeribaşılar (Yörük teşkilatında serasker) idare etmekteydi. Kapıcıbaşı rütbesinde bulunan zabitler ise İstanbul’da ikamet ederlerdi. Çeribaşları; kaza müdürü durumunda olup, vazifeli bulundukları yerlerin asayişine bakarlar, sefer anında eşkinci askerler çıkarırlar, harp olmadığı zamanlarda vergileri toplarlardı. Sonraları Osmanlı Devletinin çeşitli yerlerinde vazife alan bu teşkilât, kurulduğu ilk yıllarda sadece Rumeli’deki gazâlara katılmak mecburiyetindeydi.

1826 senesinde Evlâd-ı Fâtihân teşkilatı yeniden düzenlendi ve yirmi dört grupta toplanarak dört tabur hâline getirildi. Çeribaşıların yanına kolağası, mülâzım ve yüzbaşı rütbesinde subaylar verildi. Bir süre sonra bu taburlar alay yapıldı. Rumeli ve Selânik eyaletlerinde oturan Evlâd-ı Fâtihânın diğer halktan farklı bazı imtiyazları vardı. Bunlar, Tanzimat'tan sonra çıkarılan kanunla kaldırıldı ve diğer halk gibi vergi ve askerlik mükellefiyetine tabi tutuldular (1846). Böylece, yaklaşık iki asırdan beri devam eden Evlâd-ı Fâtihân teşkilâtı, ortadan kaldırılmış oldu.

Balkanlar’daki savaşlarda en çok kayıp veren Evlad-ı Fatihan askerleri olmuştur. Osmanlı ordularının ilerlemelerine ön hazırlığı akıncılar yapıyor ve istihbarat sağlıyorlardı.1846 yılında Selanik müşirine yazılan bir emirle Evlad-ı Fatihan teşkilatı göreceli olarak ortadan kaldırılmış olmasına rağmen gönüllülük esasıyla 1923 yılına kadar fiilen devam etmiştir. Birinci ve İkinci Balkan Savaşı’ndan sonra 1921-28 arası gerçekleşen Selanik'teki Türk - Rum nüfus mübadelesine kadar sivil gruplar şeklinde işgale karşı direnişe devam etmişlerdir.


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/ATATURK_ve_39_un_Hayati_ve_Hakkinda_Yazilanlar_f12/Ataturk_ve_39_un_Dogumu_Ve_Ailesi_t11822.html']Atatürk'ün Doğumu Ve Ailesi Yörük; Yürüyen Türkler ' target='_blank'>Atatürk%27ün' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/ATATURK_ve_39_un_Hayati_ve_Hakkinda_Yazilanlar_f12/Ataturk_ve_39_un_Dogumu_Ve_Ailesi_t11822.html']Atatürk'ün Doğumu Ve Ailesi Yörük; Yürüyen Türkler

http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_ve_8217_nin_Rumeliye_gecisi_Bilindigi_g_t65368.html']Osmanlı’nın Rumeliye geçişi | Bilindiği gibi Asya, eskiden beri bilinen ve insanlık tarihinin beşiği olarak kabul edilen bir kıtadır. Bu bakımdan gerek Türk, gerek Avrupalı ve gerekse diğer birçok milletin ilk yurdudur. ' target='_blank'>Osmanlı’nın' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Buyuk_Osmanli_imparatorlugu_f122/Osmanli_ve_8217_nin_Rumeliye_gecisi_Bilindigi_g_t65368.html']Osmanlı’nın Rumeliye geçişi | Bilindiği gibi Asya, eskiden beri bilinen ve insanlık tarihinin beşiği olarak kabul edilen bir kıtadır. Bu bakımdan gerek Türk, gerek Avrupalı ve gerekse diğer birçok milletin ilk yurdudur.



Dosya Ekle  Ataturkailesi.png   314,31K   0 kere indirildi

Konu Hale tarafından 10 Ağustos 2015 Pazartesi - 07:16 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı