İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Kent Bahçeleri Nedir? Yararları Nelerdir? | Kent Bahçesinin Balkon Bahçesi Ve Hobi Bahçesinden Farkı

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya henüz cevap yazılmadı

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Kent Bahçeleri Nedir?

Kendinize bir kent bahçesi oluşturun, görün bakın hayatınız nasıl değişecek…


Kentte bir bahçe oluşturmak kimilerine göre imkânsızdır çünkü her zaman bahanemiz çok: “Küçücük bir balkonda bu iş olmaz, etrafımızda toprak bile kalmadı, apartmanın bahçesinde sadece çimen istiyorlar, organik tohum ve fideyi nereden bulacağım, ben çiçek bile yetiştiremiyorum, zaten zamanım da yok, vs.” Hepsinin gerçeklik payı var ama isterseniz yaparsınız.


Resmi ekleyen



Modern kent yaşamında her şey hızlandı. Bırakın kentte sebze meyve yetiştirmeyi, kendi yemeğimizi bile yapamaz hale geldik. Zamanımız yok. Her şeyi hazır alıp hızla tüketmemiz lazım. Bizim yerimize kırsal alanlarda zaten sebze-meyve yetiştiriliyor, önceden sadece çiftçiler yetiştirirdi, artık özel şirketler de tarıma el attı, paralı işçileri var, hatta mevsim dışında seralarda bu işi yapıyorlar, sonra onları toplayıp kamyonlarla kentlere dağıtıyorlar. Uzun mesafeler için donduruculu tırlar bile var, depolanıyor, paketleniyor, kabzımallar hallerde aracılık yapıyor, çoğu zincir marketlere dağıtılıyor, orada da depolanıyor, sonra biz gidip pazardan, manavdan veya marketlerden alıyoruz. Modernleşme bu demek, bizim vaktimiz yok. Aslında bunun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Yediklerimizin hangisinin hormonlu, suni gübreli, kimyasal ilaçlı, genetiği değiştirilmiş olduğunu tam olarak bilemiyoruz ama içimizde hep bir şüphe var, farkındayız. Ne yazık ki bu sessiz kabullenme sürdürülebilir bir şey değil. Bu sebeple dünyada bazı insanlar daha doğal beslenme ve yaşama için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Kent bahçeleri buna iyi bir örnek.


Resmi ekleyen



Kent Bahçesinin Balkon Bahçesi ve Hobi Bahçesinden Farkı


Balkon bahçeciliği daha çok çiçek yetiştirme ile saksıda maydanoz, tere, roka gibi salatalık malzeme yetiştirmeye dayanır. Zincir marketlerde satılan Pencere Önü Bostanlarında olduğu gibi bir saksıya tohumları eker, sular, beklersiniz, kısa zamanda yeşillikler çıkmaya başlar. Balkonda domates bile yetiştirebilirsiniz, onların çiçek açmasını, sonra minik domateslere dönüşüp büyümesini, yeşilken birkaç ayda kızarmasını gözlemek, onların bakımını yapmak, sonra da afiyetle yemek gerçekten çok zevklidir. Ama burada amaç bir ailenin sebze meyve ihtiyacının bir bölümünü karşılamak değildir. Çiçek dışında yetiştirilen sebzelerle balkon bahçesi ancak kent bahçesinin minyatür bir örneği olabilir.

Hobi bahçesi ise daha çok belediyelerin hazırladığı alanlarda, çoğu zaman sadece hafta sonları gidip size ayrılmış alanda ekim dikim yapıp ailecek de vakit geçirebileceğiniz yerlerdir. Hobi bahçeleri kentin karmaşasından uzaklaşıp doğayla barışmak için ideal alanlardır. Küçük ölçekli de olsa tarım yapmak, temiz havada toprakla uğraşmak, bedenen ve zihnen insana çok şey katar. Yetiştirdiğiniz sebzeleri eve götürüp bir güzel yersiniz. Ama hobi bahçesinden de ailenizin sebze meyve ihtiyacının önemli bir bölümünü karşılamazsınız. Adı üstünde bu ancak bir hobidir. Kuşkusuz hobi bahçeleri ve balkon bahçeleri çok yararlıdır, kim bilir belki buralarda edinilen deneyimlerle ileride siz de bir kent bahçecisi olabilirsiniz.


Resmi ekleyen



Kent Bahçesi Nedir, Yararları Nelerdir?


En az 20-25 m2’lik bir alanda, evinde veya bahçe olarak ayrılan alanda en az bir ailenin sebze meyve ihtiyacının önemli bölümünü karşılamak amacıyla kentte oluşturulan ekolojik üretim alanıdır. Kent bahçesi büyük bir balkon veya terasta saksılarda, ev ya da apartman bahçesinde veya kentin boş alanlarında oluşturulabilir. Batıda özellikle son yıllarda yaygınlaşan, mahalle/topluluk bahçesi (community garden) olarak bilinen bahçe türü ülkemizde asırlardır devam eden bostanlara benzer. İstanbul’daki Yedikule Bostanları 1500 yıldan fazla zamandır kentsel tarım alanı olarak kullanılmaktadır. Geçtiğimiz yaz Harvard Üniversitesi’nin yaz okulu kapsamında burada “Şehir ve tarım: İstanbul’un tarihi bostanlarını korumak ve çalışmak” adıyla bir ders bile verildi.

Kent bahçesinin yararları saymakla bitmez. Amaç binlerce milyonlarca insanı beslemek ve kâr etmek olmadığı için hileye hurdaya bulaşmaya gerek yoktur. Suni gübre, kimyasal ilaçlar, hormonlar, hibrit ve genetiği değiştirilmiş tohumlar kullanmaya gerek yoktur. Üretim kent içinde sağlandığından taşıma ve depolama masrafı da yoktur. Böylelikle fosil yakıt tüketimi de azalır. Salınan sera gazlarının %20’sinden fazlası tarımsal üretim ve ürünlerin ulaştırmasından kaynaklanıyor. Kent içinde tarımsal üretimin artması sera gazı yayılımının azalmasına ve böylece iklim değişikliğinin önlenmesine katkı sağlar. Karbon ayak izimiz büyümez. Ayrıca taze sebze meyvedeki antioksidan miktarı kilometrelerce öteden gelmiş ve beklemiş olana göre çok daha fazladır. İyi planlama ve bakımla kent bahçenizde yetiştirdiğiniz ürünlerle daha sağlıklı ve ucuza beslenebilirsiniz.


Resmi ekleyen



Kent bahçeleriyle toprağın su çekme miktarını arttırarak sel ve su baskınlarının bile önüne geçebilirsiniz. Kentteki yeşil alanların artması yağmurun daha fazla yağmasına neden olur, başka bir değişle kent bahçeleri kuraklığı da önler. Aynı şekilde bol yeşillik bol oksijen demektir, kentlerin havası temizlenir. Tabi ki bunlar kent bahçesi sayısının çok artmasıyla olabilecek şeylerdir. Kent bahçenizde evsel atıklarla kompost yaparak hem toprağınızı zenginleştirirsiniz hem de evden fazla çöp çıkmadığından kent çöplüğü dolup taşmaz. Kent bahçesinde çalışmak sadece yetişkinler için değil yaşlılar, gençler ve çocuklar için de iyi bir etkinliktir. Çocukların toprakla uğraşmaları, yetişen ürünleri toplamaları doğaya ve çevreye daha saygılı bireyler olarak büyümelerine katkı sağlar. (1)


Gıda Sanayi


Yerel ve işlenmemiş gıda daha sağlıklı, ucuz ve daha az enerji demektir. Mesafe arttıkça enerji tüketimi artar, araya daha çok insan girer, ürünün fiyatı artar. Daha çok insana ekmek kapısı gibi gözükse de işin aslı uzun vadede ağır maliyetlere ve bedellere yol açar. Önceki yüzyıllarda da kuraklık yaşanırdı ama iklim bu kadar değişmemiş, temiz su kaynakları bu kadar azalmamış, dünya bu kadar kirlenmemişti. Çok değil bundan yaklaşık 100 yüzyıl önce dünyada insanlar gıdasının önemli kısmını ya kendi üretiyor ya da en yakın yerden temin ediyordu. Belki bazı baharatlar uzaktan geliyordu ya da kahve gibi ürünler, onun dışında temel gıdalar, sebze ve meyvenin çoğu, başta ekmek yapımı için tahıllar, hayvansal ürünler hep yakın çevreden sağlanırdı. Ama sanayileşme, nüfus artışı ve kentlere göç yüzünden köyler hızla boşaldı, tarımsal alanlar azaldı, milyarlarca insanı beslemek için teknolojinin yardımıyla gıda üretimi de sanayileşti. Bu belki kaçınılmazdı ama pek planlı yapıldığı söylenemez, sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz.


Resmi ekleyen



Yeryüzünde bir denge olduğu aşikârdır ve bu dengenin bozulması pek çok olumsuz şeye sebep olur. Ekolojik denge dünyanın çoğu yerinde bozulmuştur, aşağıdaki paragraf tarımsal açıdan dengenin nasıl bozulduğunu özetler niteliktedir:

“Traktör Türkiye’ye 1950’lerde girince işler değişti. Meralar sürüldü. Çok üretim elde edildiği söylenir. Aslında meralar sürüldüğü ve kullanıldığı için üretim artışı olmuştur. Geleneksel tarımda az ürün elde ederdik. Bu güne göre sağlıklı olurdu. Mutlu idik. Gelirimiz daha iyi idi. Traktör ile ekolojik yarılma başladı. Yem sanayi girdi. Hayvancılık merada yapılan bir iş olmaktan çıktı. Ahırda yapılır oldu. Hayvancılık ile bitkisel üretim bağı kopunca kimyasal gübre gerekti. Kimyasal gübre kullanılınca çok su gerekti. Su ile yabani otlar çıktı. Otlarda böcek çoğaldı. İlaç atıldı. Ot için herbisit kullanıldı. Biz çiftçiler şirketlere para ödeyen makineler haline geldik. (2)

Bu görüşe ister katılın ister katılmayın ama şurası bir gerçek ki yanlış politikalar, bilinçsiz tüketim, gıda sanayinin yanlış uygulamaları insanların aç kalmasına, sağlıksız beslenmesine ve ekolojik dengenin bozulmasına neden oluyor. Endüstriyel tarım dünyada ürün çeşitliliğini de azaltıyor. Daha çabuk büyüyen veya daha dayanıklı olan ürünler yetiştirmek ve elbette daha fazla kâr etmek için bazı tarımsal ürünler gözden çıkarılmıştır. Örneğin 1949’a kadar Çin’de 10.000 buğday çeşidi varken 1970’lerde bu sayı 1000’e inmiştir. FAO’nun (Gıda ve Tarım Örgütü) 150 ülkede yaptığı araştırmaya göre son 100 yılda dünyada biyolojik çeşitliliğin %75’i kaybolmuştur.(3) Bu korkutucu tabloyu geri çevirmek mümkün değildir ama mevcut türleri korursak, yerel tohuma ve üretime destek verirsek, kentlerde kendimiz ve yakın çevremiz için tarımsal üretim yapar ya da yapanları desteklersek ekolojik dengenin daha fazla bozulmamasına ve sürdürülebilir yaşama yardımcı olabiliriz. Birleşmiş Milletler’in 2010 yılında hazırladığı rapora göre açlıkla mücadelede ve dünyanın beslenmesinde küçük ölçekli tarım ve kent bahçeleri önemli rol oynayacaktır.(4)(5)


Resmi ekleyen



Kent Bahçesi Oluşturmak İsteyenlere Yol Gösterenler


Dünyada yaklaşık 800 milyon kişinin kent çiftçisi olduğu tahmin edilmektedir. (6) Özellikle 1990’lardan itibaren Birleşmiş Milletler ve ona bağlı kuruluşlar, STK’lar, doğal yaşamı savunan çeşitli gruplar, hatta bazı hükümetler ve yerel yönetimler kent bahçeciliğini desteklemeye başlamıştır. Zimbabve, Zambiya gibi açlıkla mücadele eden bazı ülkelerde kent bahçeciliği hükümetlerin desteğiyle gelişmektedir. Küba’nın başkenti Havana kent bahçeciliği açısında çok güzel bir örnektir. SSCB’nin dağılmasının ardından sosyalist ülkeler arasında ekonomik dayanışmayı sağlayan COMECON (Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi) da 1991’de faaliyetlerine son verince ve mevcut ambargolar yüzünden Küba gıdada kendine yeter hale gelmek için kent bahçelerine hız vermiştir. Yerel yönetimlerin desteğiyle 1991’de Havana’da 9000 olan kent bahçecisi, 2001’de 23 bine ulaşmış, 2006’da ise 44 bini geçmiştir. (7) Montreal, Londra, Moskova gibi gelişmiş ülkelerde de kent bahçelerinin sayısı her geçen gün artmaktadır.


Resmi ekleyen



Yaşadığınız kentte yerel yönetimlerin desteği olmadan da kent bahçesi oluşturabilirsiniz. Ülkemizde sürdürülebilir yaşam, ekoloji, çevre üzerine yüzlerce dernek ve vakıf var. Ben herhangi bir yere üye olmak istemiyorum derseniz, çevrenizde bir bilene danışabilirsiniz. O da olmadı, artık bilgiye daha kolay ulaşabiliyoruz, internet var. Arama motorlarına girdiğinizde istediğiniz konuda bilgiyi biraz araştırmayla bulabiliyorsunuz. Sosyal medyada benzer hobi ve görüşe sahip insanların oluşturduğu milyonlarca gruptan size uygun olanını bulmak zor değil. Yabancı dil bilmeden bile sadece paylaşılan görsellere bakarak dahi çok şey öğrenebiliyorsunuz. Yerel tohumları koruyup çoğaltan ve bunların takasını yapan çok sayıda grup var, her yıl Türkiye’nin çeşitli yerlerinde tohum takas şenlikleri yapılıyor. Tohum ve fideleri nasıl ekip dikeceğinizi, nasıl sulama yapabileceğinizi, doğal gübre ve kompostla nasıl toprağınızı verimli hale getirebileceğinizi, böcek ve zararlılardan evde yapabileceğiniz doğal ilaçlarla nasıl kurtulabileceğinizi kolaylıkla öğrenebilirsiniz. Aklınıza takılan her soruya yanıt bulabileceğiniz o kadar çok kaynak var ki...

Her yıl onlarca ücretsiz etkinlik düzenleyen Yeryüzü Derneği’nin (www.yeryuzudernegi.org) Topluluk Destekli Tarım, Yeryüzü Ekoköyü, Takas Şenliği dışında en önemli daimi projelerinden biri Kent Bahçeleridir. Dernek 2011’den beri İstanbul’da kent bahçesi oluşturmak isteyenlere ücretsiz tohum-fide dağıtımı yapmakta, semt buluşmaları ve e-mail grubuyla her türlü bilgiyi isteyen herkesle paylaşmaktadır. Tamamen gönüllülük esasıyla çalışan Yeryüzü Derneği’ne üye olmadan da Kent Bahçeleri Projesine katılabilirsiniz.


Resmi ekleyen



Yeryüzü Derneği’nin Kent Bahçeleri Projesi bu sene de Aytaç Timur’un koordinatörlüğünde Mart ayında başladı. Önce duyurular yapıldı. Nisan ortasına kadar başvurular toplandı. 2014’te yaklaşık 400 kişi başvuruda bulundu. Sonraki 15 gün içinde farklı tarihlerde 11 semtte semt buluşması düzenlendi ve başvuru sahiplerinin bu toplantılardan birine katılması istendi. Burada amaç hem tanışmak hem de kent bahçesi oluşturulacak alana göre istenen tohum ve fide miktarını belirlemek ve bilgi alışverişiydi. Ekim dikim bilmeyenler için de Validebağ Korusu’nda bir atölye düzenlendi. Mayısın sonuna doğru semt buluşmalarının gerçekleştiği adreslerde ücretsiz tohum ve fide dağıtımı yapıldı. Kent bahçesini oluşturan veya yenileyenler e-mail grubunda çeşitli sorular sordu, bilenler bunları yanıtladı, birkaç ay sonra da bahçelerin meyveleri alındıkça fotoğraflar paylaşılmaya başlandı. Yeryüzü Derneği gibi STK’lar, çeşitli grup veya topluluklar ve kendi başına bağımsız bu işe gönül verenler arttıkça kentler daha sağlıklı, üretken ve yaşanılası hale gelecektir.


Yazı ve Fotoğraf: Şule Gönülsüz




Notlar:

(1) Kent Bahçeleri İstanbul Deneyimi, Editör: Devin Bahçeci, Yeryüzü Derneği Yayınları, İstanbul, 2012, s.35.

(2) Nasıl Bir Organik Tarım, Editör: Tayfun Özkaya, Yeni İnsan Yayınevi, İstanbul, 2012, s.17.

(3) Nasıl Bir Organik Tarım, s.116-117.

(4) UN promotes the benefits of micro-gardens in Africa - Climate Action Programme

(5) http://www.srfood.or...oecology_en.pdf

(6) Kent Bahçeleri Dünya Deneyimi, Editör: Devin Bahçeci, Yeryüzü Derneği Yayınları, İstanbul, 2012, s.18-19.

(7) Kent Bahçeleri Dünya Deneyimi, s.31-51.




Kaynak




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı