İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Sakine Baturay (d. 1896 – ö. 1974) | Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 ‘Da Samsun İskelesinde Karşılayan Tek Kadın

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sakine Baturay


Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 ‘Da Samsun İskelesinde Karşılayan Tek Kadın


Sakine Baturay
(d. 1896 – ö. 1974)


Resmi ekleyen



Atatürk’ü 19 Mayıs 1919’da Samsun’da karşılayan tek kadındır. Şehre Mustafa Kemal’in geleceğini öğrenen Sakine Baturay eşraftan kişilerle tek kadın olarak Atatürk’ü karşıladılar. Sakine Hanım bu ana tanıklık eden tek kadındır, çocuklarına, tanıdıklarına hep bu anı gururla anlatırdı. Kurtuluş Savaşı boyunca Samsunlu kadınları örgütlemiş, birçok emeği geçen isimsiz kahramanlardan biridir.


Resmi ekleyen



Ruhu şad olsun, onlar sayesinde bu vatan kurtuldu ve varız.


Kadim Dostlar ™ Yönetimi


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/19_Mayis_Ataturk_ve_39_u_Anma_Genclik_Ve_Spor_Ba_t36327.html']19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı'mız Kutlu Olsun' target='_blank'>19' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/19_Mayis_Ataturk_ve_39_u_Anma_Genclik_Ve_Spor_Ba_t36327.html']19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik Ve Spor Bayramı'mız Kutlu Olsun


http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Genclik_Haftasi_19_25_Mayis_19_Mayis_Ataturk_ve_3_t35058.html']Gençlik Haftası 19 - 25 Mayıs - 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı | Atatürk’ün Gençlik İle İlgili Sözleri - Atatürk'ü Anma Ve Gençlik Ve Spor Bayramı Şiirleri - Güzel Sözler - Gün İle ilgili Anılar - "Ya Bağımsızlık, Ya Ölüm" ' target='_blank'>Gençlik' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Genclik_Haftasi_19_25_Mayis_19_Mayis_Ataturk_ve_3_t35058.html']Gençlik Haftası 19 - 25 Mayıs - 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı | Atatürk’ün Gençlik İle İlgili Sözleri - Atatürk'ü Anma Ve Gençlik Ve Spor Bayramı Şiirleri - Güzel Sözler - Gün İle ilgili Anılar - "Ya Bağımsızlık, Ya Ölüm"

http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_iz_Birakan_Kadinlar_Biyografileri_f158/ilklere_imza_Atan_Turk_Kadinlari_t1247.html'] İlklere İmza Atan Türk Kadınları' target='_blank'>' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_iz_Birakan_Kadinlar_Biyografileri_f158/ilklere_imza_Atan_Turk_Kadinlari_t1247.html'] İlklere İmza Atan Türk Kadınları

#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sakine Baturay


Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 ‘Da Samsun İskelesinde Karşılayan Tek Kadın


Ata’yı Karşıladık



Bugün, Kurtuluş hareketinin başlangıç günün yıl dönümü. Bu gün, Bandırma vapuru ile yola çıkan ve Samsun’da bir grubun karşıladığı Ulu Önder Atatürk’ün başarıları sonrasında bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti Devletini ilelebet bağımsız olarak yaşatacak ruhun Türk milletine nakşedildiği günün yıldönümü.


Bugüne kadar Samsun’da Atatürk’ü karşılayan grubun dört kişi olduğu biliniyordu. Torbalılı Araştırmacı öğretmen Necat Çetin, bu konuda yaptığı araştırma sonucu beşinci kişinin Samsun 1896 yılı doğumlu olan, 1929 yılında Torbalı’ya yerleşen eskilerin çok iyi bildiği sıhhiyeci Abdullah Bey’in eşi Sakine Hanım olduğu ortaya çıktı.

Sakine Hanım’ın İstiklal Harbi boyunca Samsunlu kadınları örgütlediği, yün toplattığı ve kirmanlarda eğirttiği öğrenildi. Bu yünler daha sonra Sakine Hanım tarafından cephedeki askere sıcak tutması için çamaşır olarak dokunur ve denkler hâlinde cepheye gönderilirdi.



Hastaneden İskeleye Koştu


O dönem Samsun’da hasta bakıcı olan Sakine Hanım’ın 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü sabahı Ata’nın Samsun’a ayak basacağını öğrenir öğrenmez Hastane’den iskeleye koştuğu öğrenildi. Atatürk’ü büyük bir heyecanla karşılayan Sakine Hanım’ın tekrar hastaneye döndüğü biliniyor.

Necat Çetin’in verdiği bilgiye göre Elektrik Mühendisi Orhan Baturay’ın annesi olan Sakine Hanım Samsun’da Sıhhiye Çavuşu Abdullah Bey ile evlenir. Abdullah Bey’in Sıtma Savaş memuru olarak Torbalı’ya atanması üzerine 1929 yılından vefatı olan 1974 yılına kadar Torbalı’da yaşar. Bu konuda yaptığı araştırmayı Samsun 19 Mayıs Üniversitesinin düzenlediği “Milli Mücadele ve Samsun” sempozyumunda da bildiri olarak sunan Necat Çetin, “O gün için önemsiz görülen, ancak bu gün için çok önemli bir ayrıntı olan konunun açığa çıkması bizler için büyük önem taşımaktadır” dedi. Torbalı ve Bayındır ilçesinde yaptığı yerel tarih araştırmaları ile tanınan Necat Çetin Orhan Bey ile Torbalı parkında bir sohbet sırasında konuyu öğrendiğini, etraftan da araştırınca Sakine Hanım’ın tüm ömrü boyunca “Ben Atatürk’ü Samsun iskelesinde karşılayan tek kadındım” diye gururla anlattığını ifade etti.


TÜRK İstiklal Harbinin başlangıç noktası Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun’a çıkması ile başlar. Samsun’da Atatürk’ü karşılayan grubun dört kişi olduğu biliniyordu. Araştırmacı öğretmen Necat Çetin, bu konuda yaptığı araştırma sonucu beşinci kişinin Samsun 1896 yılı doğumlu olan 1929 yılında Torbalı’ya yerleşen eskilerin çok iyi bildiği sıhhiyeci Abdullah Bey’in eşi Sakine hanım olduğu ortaya çıktı. Necat Çetin verdiği bilgiye göre Elektrik mühendisi Orhan Baturay’ın annesi olan Sakine Hanım Samsun’da Sıhhiye Çavuşu Abdullah bey ile evlenmiş. Abdullah Bey’in Sıtma Savaş memuru olarak Torbalı’ya atanması üzerine 1929 yılından vefatı olan 1974 yılına kadar Torbalı’da yaşamış.

Bu konuda yaptığı araştırmayı Samsun 19 Mayıs Üniversitesinin düzenlediği “Milli Mücadele ve Samsun” sempozyumunda da bildiri olarak sunan Necat Çetin, “O gün için önemsiz görülen, ancak bu gün için çok önemli bir ayrıntı olan konunun açığa çıkması bizler için önem taşımaktadır” dedi. Torbalı ve Bayındır ilçesinde yaptığı yerel tarih araştırmaları ile tanınan Necat Çetin Orhan Bey ile Torbalı parkında bir sohbet sırasında konuyu öğrendiğini, etraftan da araştırınca Sakine Hanım’ın tüm ömrü boyunca “Ben Atatürk’ü Samsun iskelesinde karşılayan tek kadındım” diye gururla anlattığını ifade etti. Konu hakkında bilgi veren Necat Çetin şunları söyledi: Sakine Hanım Orhan Bey’in dediğine göre Erzurum İspir ilçesi BaksırKındız köyü doğumlu. Babası Hasan Reis. Samsun’da eşraftan Ömerzadelerin yanında takada çalışıyor. Romanya Köstence’den Samsun’a petrol taşıyorlarmış. Yani her ne kadar Hasan Reis Erzurum’lu ise de gurbetçi. Sakine hanım 1896 doğumlu. Nüfus kâğıdına göre Samsun doğumlu. Ancak o kayıtta bir tutarsızlık var. Her ne kadar oğlu Erzurum doğumlu dese de nüfus kaydına göre Samsun doğumlu. Sakine Hanımın annesi Münire Hanım. Babası Hasan Bey. Sakine Hanım 1911 veya 1912 de Muhsin Bey ile evlenmiş. Bu evlilikten 1913 yılında Lütfü adında bir oğlu olmuş. Ancak çocuğun ayakları içe doğru 90 derece dönük.. Yani sakat. Bu arada kocası Muhsin Bey Yemen harbinde askerde kalmış. Sakine Hanımın yaşadığı köyde bulunan Türkler Ermenilerin katliamına uğramış. Sakine Hanım tek sakat çocukla kadın başına kışın 2,5 ay süren bir yolculuktan sonra Samsun’a, baba-sına sığınmış. Orhan Bey anne-sinin İspir’den Samsun’a süren yolculuk sırasında geçtikleri köylerdeki Ermeni mezalimini anlatırken özellikle kazığa oturtulmuş Müslümanları anlatırken ağladığını belirtti. Samsun’a varınca önce oğlunun düzgün yürüyebilmesi için Samsun’un önde gelen eşraflarından Ömerzadeler aracılığı ile devlet hasta-nesine yatırır. Hastanede ortopedist Amerikalı doktorlar çalışmaktadır. Amerikalı doktorlar oğluna tedavi ederken Sakine Hanım diğer hastalarla da yakından ilgilenir. Yani bir bakıma gönüllü hastabakıcıdır. Bu durum Amerikalı doktorların dikkatini çeker. Oğlu Lütfü ameliyatla tedavi olur. Ama Sakine Hanım hastaneye hastabakıcı olarak işe alınır. Bu arada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini öğrenir. Sakine Hanım girişken, aktif ve zeki biridir. Hele hele konumu hastabakıcı da olsa şehirde ne olup bittiğini saati saatine öğrenmektedir. Şehre Mustafa Kemal’in geleceği öğrenince eşraftaki kişilerle beraber tek kadın olarak iskelede karşılar. Sakine Hanım tüm hayatı boyunca bu anı tanıklık eden tek kadın olmanın gururunu çocuklarına hep anlatır. Sırf çocuklarına değil etraftaki kişiler de. Ben bu araştırma sırasında yakında bulunmuş kişilerden aynı yönde bilgiyi teyit ettim. Örneğin Torbalı’da yaşayan eski ev sahibi ve komşunun oğlu Sayın Hasan Varlık Bey’e konuyu açtığımda o da bana aynı bilgiyi kendisinden duyduğunu söyledi. Yine komşularının oğlu olan bugün Torbalı’da yaşayan 76 yaşındaki Sayın Çetin Çorapçıoğlu da aynı yönde bilgi verdi. Her ne kadar bu küçük ayrıntı o gün için önemsiz olsa dahi bugün için bilinmesi açısından bence önemli.. Bu da bana nasip oldu. Bu bilgiyi yazılı olarak teyit etme şansı şuan için ne yazık ki yok. Ama ileride ortaya çıkabilecek bir belge veya anı defteri veya günlük veya bir fotoğraf bu bilginin güçlenmesini sağlayacaktır. Sakina Hanım İstiklal Harbi boyunca Samsun’lu kadınları örgütler. Ömerzadeler’de kendini destekler. Onlardan yün toplatır. Bunlar kadınlar tarafından kirmanlarda eğrilir. Cephedeki askere sıcak tutması için çamaşır olarak dokunur ve denkler halinde cepheye gönderilir. Denizli’nin Çal ilçesinin Süller köyünden olan Abdullah Bey, Rüştü’ye (ortaokul) mezunudur. Askere Sıhhiye eri olarak alınır. 11 yıl doğu cephesinde görev yapar. Sahra Hastanesi’nde sıhhiye çavuşu olur. Bugünün deyimi ile o günün âdeta doktoru. Seferberlik (Mondros Mütarekesi )sonrası terhis olur. Memleketine gemi ile dönmek için Samsun’a varır. Hastaneye hastabakıcı arandığına dair ilânı görünce imtihana alınır ve işe başlar. Bir süre sonra Sakine Hanım’la tanışırlar ve evlenirler. Ancak Samsun’un havası Abdullah Bey’in sağlığını bozar. Doktorlar rutubetli havanın olmadığı yerde yaşaması gerektiğini bildirir. Abdullah Bey Samsun’a gelişinden üç-dört yıl sonra ailesi ile birlikte memleketine dönmek zorunda kalır. Çal’da halı ticaretine atılır. Ticaret Abdullah bey başarılı olamaz. İflas eder. Devletten tekrar sıhhiye memuru olarak atama ister. Bu dönemde devlet toplum sağlığı konusunda sıtmaya savaş açmıştır. Bakanlıkça sıtma savaş memuru olarak 1929 yılında Torbalı’ya atanır. Sıtma o dönemde en korkulu hastalıktır. At sırtında yıllarca Torbalı ve Menderes köylerinde sıtma ile mücadele eder. Evden atla bir çıktımı ancak 20 gün sonra evine dönmekte, aldığı kan örneklerini İzmir’e göndermekte ve kinin tedavisini bizzat yürütmektedir. Köylerde âdeta sıtma doktoru olur. Sakine Hanım ile evliliğinden 2 çocuğu olur. 1930 doğumlu Orhan ve 1931 doğumlu Mehmet. Abdullah Bey soyadını Atatürk döneminin ünlü denizaltısı Baturay olarak alır. Çünkü bu denizaltılara isimleri bizzat Atatürk tarafından verilmiştir (Saldıray – Baturay – Yıldıray). Ancak ailenin esas nüfus kaydında ilk kayıt “Poturay” iken sonraki kayıtlar “Baturay” olarak düzeltilmiştir. Sakine Hanım okumaya çok düşkündür, özellikle de tarih araştırma kitaplarına. Abdullah Bey sıtma ile savaşta âdeta sağlı-ğını feda eder. Gözleri göremez ve 1954 yılında malûlen emekli olur. 1973 yılında vefat eder. Sakine Hanım mahallenin sağlıkçısıdır. Kendisi de 1974 yılında vefat eder. İlk oğlu Lütfü Şahiner yatılı olarak endüstri meslek lisesini okur. Ardından II. Dünya Savaşı sırasında devlet tarafından İsveçre’ye üniversiteye eğitime gönderilir. Makine Mühendisi olur. İzmit Seka da çalışır. Diğer oğlu Orhan Bey sanat enstitüsü elektrik bölümünü bitirir. Torbalı’nın ilk sokak elektrik tesisatını çeker. Diğer oğlu Mehmet emekli olur. Geride tek yaşayan Orhan Bey yaşamaktadır. Sakine Hanım daha sonraları bilemediğimiz nedenle adı Sekine olarak değişir.


buyuktorbali.com




Kaynak

#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sakine Baturay


Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 ‘Da Samsun İskelesinde Karşılayan Tek Kadın


Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 ‘da Samsun İskelesinde Karşı



Türkiye Cumhuriyeti’nin kurcusu Ulu Önder M.Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 günü Samsuna çıkışı Türk İstiklal Harbinin başlaması ve kendisinin de doğum günü kabul ettiği günüdür. Atatürk’ün Samsuna gidiş nedeni ve kişi sayısı hakkında devamlı araştırma konusu olmuştur. Ancak biz bu konuya girmeden asıl konumuz olan “Atatürk’ü Samsun iskelesinde karşılayan tek kadın Sakine Hanımı” yazacağız.


16 Mayıs 1919 Cumartesi günü, İstanbul’dan kalkan, Kaptan İsmail Hakkı (Durusu) idaresindeki Bandırma Vapuru, Dokuzuncu Ordu Kıta’ları Müfettişliğine atanan Mustafa Kemal Paşa (Atatürk) ile mahiyetini Samsun’a götürüyordu. Atatürk, Samsun ve çevresinde asayişi düzenlemekle görevli idi. 18 Mayıs 1919′da Sinop’a geldiler. Atatürk, iskeleye çıkarak, karadan Samsun’a yol olup olmadığını sordu, olmadığını öğrenince de tekrar vapura binerek Samsun’a hareket etti. 19 Mayıs 1919 Salı günü sabahı saat 6 ‘da Samsun limanındaydı. Savaşlardan yenik çıkmış bölünmüş, umutsuz yorgun, çileli bir milleti, yeniden diriltmek, ayağa kaldırmak üzere, Atatürk’ün Samsun’a ve Anadolu’ya ilk ayak basışı o gün, o saatti.

(…)


Samsun’da karşılama


Fırtınalı bir Pazartesi günü Samsun sahiline demir atan ve bilinen adıyla Bandırma Gemisi’ndeki Mustafa Kemal ve arkadaşlarını ilk olarak Havuzlu İsmail’in kullandığı sandalla Kurmay Binbaşı Mahmut Ekrem Bey karşılar. Güvertede bulunan Mustafa Kemal’in yanına giden Mahmut Ekrem Bey selam verir ve “Hoş geldiniz Paşam” diyerek Mustafa Kemal’i Samsun’da ilk karşılayan kişi olur. Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatacak olan Mustafa Kemal’i karaya ise Karakaş Mustafa lakaplı kayıkçı çıkarır. Uzun yıllar Mustafa Kemal’i karaya Havuzlu İsmail’in mi, yoksa Karakaş Mustafa’nın mı çıkardığı tartışılsa da daha sonra resmi olarak Karakaş Mustafa’nın çıkardığı kabul edilerek Karakaş’a ölümünde resmi tören yapılır. Bugün, Asri Mezarlık’ta yatan Havuzlu İsmail’in (Yurtsever) de Mustafa Karakaş’ın da mezar taşlarında Atatürk’ü Samsun’da karaya çıkaran kişi oldukları yazısı yer alıyor.

Paşa’yı karşılayan Samsunluların arasında ise tek bir kadın vardır. Sakine hanım. Birazdan yazacağız. 19 Mayıs’tan günümüze ayakta kalan tek iskele: Mustafa Kemal ve arkadaşları Samsun’a ilk adımlarını Reji İskelesi’nden atarlar. Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış, ancak bir tek Fransızlara ait Reji İskelesi sağlam kalmıştır. Fransızlar o dönemde Samsun’da Kurulu bir fabrikada (Reji) sigara üretmektedirler. İskele’nin adı bu nedenle Tütün İskelesi olarak da geçmektedir. Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Samsun’da küçük bir grup karşılar. Karşılamada Samsun Mutasarrıfı İbrahim Ethem bey bulunmamaktadır. Mutasarrıf rahatsız olduğunu belirterek yerine Muhasebe Müdürü Osman Bey’den heyeti karşılamasını ve ağırlama işleriyle ilgilenmesini istemiştir.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışına ait canlandırma dışında fotoğrafının ise bulunmadığı belirtiliyor. Ancak emekli pilot binbaşı sayın Celal Uzar bana 19 Mayıs 1919’da çekilen, bu konuda İstanbul’da yaşayan bir ailede bazı fotoğraflar olduğunu, ailenin bu fotoğrafları Samsun Belediyesine gönderdiklerini, ancak bu fotoğrafların kayıp olduğunu söyledi. Belki bir gün bir yerden çıkar.


Grubun Konaklaması


Mustafa Kemal ve arkadaşları kalabalık oldukları için tek otele yerleştirilemezler. Atatürk ve bir grup maiyetiyle birlikte Jean İonnis Mantika’ya ait olan “Mantika Palas”a yerleştirilirler. Diğerleri ise bugünkü Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın yerinde bulunan o zamanki Karadeniz Oteli’nde kalırlar. Mantika Palas, uzun yıllar “Mıntıka Palas” olarak adlandırılmış ve günümüzde “Gazi Müzesi” olarak kullanılıyor.

Atatürk’ün Samsun’a gelişi İngilizler tarafından tedirginlik yaratırken, halk tarafından henüz önemi anlaşılamamıştır. Beş yıl sonra (20 Eylül 1924) büyük coşkuyla karşılanacak olan Mustafa Kemal’in Samsun’a ilk gelişi ise o günkü gazetelerde yeterince yer bulmaz. 25 Mayıs’ta Havza’ya giden Mustafa Kemal, bazı kaynaklara göre Mantika Palas’ta kısa süre konaklamış, Samsun’dan ayrıldıktan sonra ‘eski Ankara yolu’ olarak bilinen güzergâh üzerindeki Avdan Köyü’nde karargâh kurup bir süre de burada kaldıktan sonra Havza’ya geçtiği belirtiliyor.

Şimdi asıl konumuza dönelim. Geçenlerde Torbalı parkında sayın Orhan Baturay ile bir çok yaşlı kimse ile sohbet ediyorduk. Orhan bey bir ara annesi Sakine Hanımın kendilerine hayatı boyunca “ben Mustafa Kemal Paşa’yı Samsun’da 19 Mayıs 1919 günü iskelede karşılayan tek kadındım “ diye gurur duyduğunu anlatınca bu konuyu araştırayım dedim.

Sakine Hanım, Orhan beyin dediğine göre Erzurum İspir ilçesi Baksır-Kındız köyü doğumlu. Babası Hasan Reis. Samsun’da eşraftan Ömerzadelerin yanında takada çalışıyor. Romanya’-Köstence’den Samsun’a petrol taşıyorlarmış. Yani her ne kadar Hasan Reis Erzurum’lu ise de gurbetçi. Sakine hanım 1896 doğumlu. Nüfus kâğıdına göre Samsun doğumlu. Ancak o kayıtta bir tutarsızlık var. Sakine hanım 1911 veya 1912 de Muhsin adlı birisi ile evlenmiş. Bu evlilikten Lütfü adında bir çocuk olmuş. Ancak çocuk ayakları içe doğru 90 derece dönük.. Yani sakat. Bu arada kocası Muhsin Bey Yemen harbinde askerde kalmış. Köy Ermenilerin katliamına uğramış. Sakine hanım tek sakat çocukla kışın 2,5 ay süren bir yolculuktan sonra Samsun’a babasına sığınmış.

Orhan Bey annesinin bu yolculuk sırasında geçtikleri köylerdeki Ermeni mezalimini anlatırken özellikle kazığa oturtulmuş Müslümanları anlatırken ağladığını belirtti. Samsun’a varınca önce oğlunun düzgün yürüyebilmesi için devlet hastanesine yatırır. Hastanede ortopedist Amerikalı doktorlar vardır. Amerikalı doktorlar oğluna tedavi ederken Sakine Hanım diğer hastalarla da ilgilenir. Yani bir bakıma gönüllü hastabakıcıdır. Bu durum Amerikalı doktorların dikkatini çeker. Oğlu Lütfü ameliyatla tedavi olur. Ama Sakine Hanım hastabakıcı olarak işe alınır. Bu arada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini öğrenir. Sakine Hanım girişken, aktif ve zeki biridir. Hele hele konumu hastabakıcı da olsa şehirde ne olup bittiğini saati saatine öğrenmektedir.

Şehre Mustafa Kemal’in geleceği öğrenince eşraftaki kişilerle beraber tek kadın olarak iskelede karşılar. Sakine Hanım tüm hayatı boyunca bu anı tanıklık eden tek kadın olmanın gururunu çocuklarına hep anlatır. Sırf çocuklarına değil etraftaki kişiler de. Ben bu araştırma sırasında yakında bulunmuş kişilerden aynı yönde bilgiyi teyit ettim. Örneğin Sayın Hasan Varlık abiye konuyu açtığımda o da bana aynı bilgiyi kendisinden duyduğunu söyledi. Her ne kadar bu küçük ayrıntı o gün için önemsiz olsa dahi bugün için bilinmesi açısından önemli. Bu da bana nasip oldu. Bu bilginin teyit etme şansı şuan için ne yazık ki yok. Ama ileride ortaya çıkabilecek bir belge veya anı defteri veya günlük veya bir fotoğraf bu bilginin güçlenmesini sağlayacaktır.

İstiklal Harbi boyunca Samsun’lu kadınları örgütler. Ömerzadeler de kendini destekler. Onlardan pamuk ve yün toplatır. Bunlar kirmanlarda eğrilir. Cephedeki askere içlik olarak dokunur ve cepheye gönderilir.

Denizli’nin Çal ilçesinin Süller köyünden olan Abdullah Bey rüştüye (ortaokul) mezunudur. Askere sıhhiye eri olarak alınır. 11 yıl doğu cephesinde görev yapar. Sahra hastanesinde çavuş olur. O günün adeta doktoru. Seferberlik (Mondros Mütarekesi ) sonrası terhis olur. Memleketine gemi ile dönmek için Samsun’a varır. Hastaneye hastabakıcı arandığına dair ilânı görünce imtihana alınır ve işe başlar. Bir süre sonra Sakine hanımla tanışırlar ve evlenirler. Ancak Abdullah Bey sağlığından dolayı bir süre sonra memleketine dönmek zorunda kalır. Halı ticaretine atılır. Başarılı olamaz. Tayin ister. Bakanlıkça sıtma savaş memuru olarak 1929 yılında Torbalı’ya atanır. At sırtında yıllarca sıtma ile Torbalı ve Menderes köylerinde mücadele eder. Evden bir çıktımı ancak 20 gün sonra dönmekte, aldığı kan örneklerini İzmir’e göndermekte ve kinin tedavisini bizzat yürütmektedir. Köylerde âdeta doktor olur. Sakine hanım ile evliliğinden 2 çocuğu olur. Soyadını Atatürk döneminin ünlü denizaltısı Baturay olarak alır. Çünkü bu denizaltılara isimleri bizzat Atatürk tarafından verilmiştir (Saldıray - Baturay - Yıldıray)


Sakine hanım okumaya çok düşkündür, özellikle de tarihe. Abdullah Bey 1954 yılında malûlen emekli olur. 1973 yılında vefat eder. Sakine hanım mahallenin sağlıkçısıdır. Kendisi de 1974 yılında vefat eder. İlk oğlu Lütfü Şahiner devlet tarafından İsveçre’ye eğitime gönderilir. Makine Mühendisi olur. İzmit Seka da çalışır. Diğer oğlu Orhan Bey sanat enstitüsü elektrik bölümünü bitirir. Torbalı’nın ilk elektrik tesisatını çeker. Diğer oğlu Mehmet emekli olur. Geride tek yaşayan Orhan Bey yaşamaktadır.


O günün şartlarında Mustafa Kemal’i karşılama cesaretini gösteren bu aydın Türk kadının saygı ve rahmetle anıyoruz. Bu çalışmada benimle bilgi ve özel fotoğraf arşivini paylaşan sayın Orhan Baturay’a, sayın Hasan Varlık’a, Sayın Celal Uzar’a buradan teşekkürlerimi sunuyorum. Her zaman söyledim. Tüm hatalar tarafıma aittir. Hiç bir iddiam yoktur. Amacımız kayıt altına alınmadır. Bu araştırmanın ileride yapılacak akademik çalışmalara ışık tutması dileği ile. Kalın sağlıcakla.


Necat ÇETİN

Yerel Tarih Araştırmacısı Torbalı İzmir



Kaynak

#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Sakine Baturay


Atatürk’ü 19 Mayıs 1919 ‘Da Samsun İskelesinde Karşılayan Tek Kadın


Resmi ekleyen



SAKİNE BATURAY; TARİHİN GÖLGESİNDE KALMIŞ BİR KADIN



Tarih……………..: 19 Mayıs 1919
Yer……………….: Samsun limanı
Gelen…………… : Bandırma vapuru
Yolcu…………… : Mustafa Kemal Paşa
Yolcular :………..: Refakatinde 19 yolcu
Karşılayanlar…..: Devlet erkanından: “Hasta olan mutasarrıf evinden çıkmadığı için 9. Ordu Müfettişini karşılamaya gelmedi. Belediye Reisi yok. Vekalet eden kişi de Çarşamba’ da arazisinin bulunduğu köydedir. Belediye Meclisinden bir kişi, Hacı Molla, Mustafa Kemal Paşa’ ya şehir namına ‘Hoş geldiniz’ der.

Ve diğer karşılayanlar arasında bir de kadın vardı; SAKİNE BATURAY.

Sakine Baturay?…hiç duymadım!…diyenler olacak aranızda. Bende duymamıştım. Çünkü o ağa paşa kızı değildi. Yaşamın içerisinden gelen bir Anadolu kadınıydı Sakine Baturay. Fazla da bir şey söylemek için gelmemişti. Tek isteği var dı; o da: Mustafa Kemal paşayı görebilmek ve ona: HOŞ GELDİNİZ PAŞAM, SEFALAR GETİRDİNİZ!..diyebilmek.

Peki; kimdir bu Sakine? Tarihe bir göz atalım!

Sakine Hanım, Erzurum İspir ilçesi Baksır-Kındız köyü doğumlu. Babası Hasan Reis. Samsun’da eşraftan Ömer zadelerin yanında takada çalışıyor.

Romanya’-Köstence’den Samsun'a petrol taşıyorlarmış. Yani her ne kadar Hasan Reis Erzurumlu ise de gurbetçi. Sakine hanım 1896 doğumlu. Nüfus kağıdına göre Samsun doğumlu. Ancak o kayıtta bir tutarsızlık olduğu bellidir.

Sakine hanım 1911 veya 1912 de Muhsin adlı birisi ile evlenmiş. Bu evlilikten Lütfü adında bir çocuk olmuş. Ancak çocuk ayakları içe doğru 90 derece dönük.. Yani sakat. Bu arada kocası Muhsin bey Yemen harbinde askerde kalmış. Köy Ermenilerin katli¤¤¤¤¤ uğramış.

Sakine hanım tek sakat çocukla kışın 2,5 ay süren bir yolculuktan sonra Samsun'a babasına sığınmış. Ermeni mezalimini görmüş; özellikle kazığa oturtulmuş Müslümanların nasılda öldürüldüğüne şahit olmuş Sakine hanım.

Samsun'a varınca önce oğlunun düzgün yürüyebilmesi için devlet hastanesine yatırır. Hastanede ortopedist Amerikalı doktorlar vardır. Amerikalı doktorlar oğlunu tedavi ederken Sakine hanım diğer hastalarla da ilgilenir. Yani bir bakıma gönüllü hasta bakıcıdır. Bu durum Amerikalı doktorların dikkatini çeker. Oğlu Lütfü ameliyatla tedavi olur. Ama Sakine hanım hasta bakıcı olarak işe alınır. Bu arada Amerikalı doktorlardan İngilizce ve Latin alfabesini öğrenir. Sakine Hanım girişken, aktif ve zeki biridir. Hele hele konumu hastabakıcı da olsa şehirde ne olup bittiğini saati saatine öğrenmektedir.

Şehre Mustafa Kemal’in geleceği öğrenince eşraftaki kişilerle beraber tek kadın olarak iskelede karşılar.

Neden tarihin gölgesinde kalmıştır bu aydın Türk kadını? Neden diğer; haklı olarak… tarih sahnesinde isimlerini duyduğumuz, okuduğu-muzlar arasında yerini bulamamıştır bu yarını görebilen aydın Türk kadını…SAKİNE?

Bence SAKİNE ve daha binlerce SAKİNELER vardır tarihimizde. Gönül isterdi ki, hepsinin adını altın harflerle yazabilseydik. Bu isimlere ulaşabilmek imkansız olabilir, ancak bilinenleri anmak hepimizin tarihi görevidir. Bu tarihi göreve katkıda bulunabilmek için yaptığım araştırmalarda şanslı bir tesadüf beni bu makaleyi yapabilmeme yardımcı oldu.

19 Mayısın anısına ve SAKİNE ablalara şükran borçlu olmanın gururuyla…

Bir daha 19 Mayıslar yaşamamak umuduyla.

Kalın sağlıcakla

Mehmet Sungur



Kaynak




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı