İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

İlkyardım Nedir? | Temel Bilgiler - Kurallar - Genel İlkyardım Bilgileri - İlkyardımda Yapılması Ve Yapılmaması Gerekenler 112’nin Aranması Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 14 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
İlkyardıma Giriş


TANIM : Aniden hastalanan veya kazaya uğrayan kişilere Doktor ulaşıncaya kadar, o andaki durumun daha kötüye gitmesini önlemek için mevcut malzemelerle yapılan yardıma İLKYARDIM denir.

Unutulmamalıdır ki ilk yardım yapan kimse ne kadar bilgili olursa olsun Doktorun yerini tutamaz.

İlk yardımı gerektiren yaralanmaların başında %30 oranıyla TRAFİK KAZALARI İlk sırayı almaktadır. Bunu Tarım kazaları, ev kazaları , Spor yaralanmaları izlemektedir.

İlk yardım zamanında yapılmalıdır. Kazadan sonraki yarım saat içinde yapılan uygun ilk yardım ile yaşam kurtarma oranı artmaktadır.

ABD’ de yapılan bir araştırma sonunda Ambulans gelmeden önce halk tarafından yapılan Kalp durumlarında uygulanan ilk yardımla insanların %40’ı hayata döndürülmektedir.

İlk yardım için Ambulans beklendiğinde bu oran %20’ye düşmektedir.

Kazalar ve birden bire hastalanmalar, umulmadık anda ve yerde olduğuna göre zamanında ve yerinde yapılan basit ve etkili bir ilk yardımla hasta ve yaralının hayatını kurtarmak, sakat kalmasını önlemek yada sakatlık derecesini azaltmak olanak içindedir. Bunun için herkes tarafından bulunduğu yere, elindeki olanaklara göre zarar vermeden ilk yardım uygulanması gerekmektedir.

Hastalık ve yaralanmaların değişik şekil,derece ve nedeni yönünden yapılacak ilk yardımda bazı ayrıcalıklar olacaktır. Ancak hepsinde uygulanacak ortak kurallar vardır.

İlk yardımı yapabilmek için, kaza veya birdenbire ortaya çıkan hastalık karşısında nasıl bir ilk yardım yapılacağını bilen kişilerin olması gerekir


Yeni Günecellemeler İçin Bakınız, http://www.kadimdostlar.com/ilk_Yardim_Kursu_Temel_Uygulamalar_f181/Temel_Yasam_Destegi_Guncellemeleri_Saglik_Bakanl_t76022.html&gopid=133291#entry133291']Temel Yaşam Desteği Güncellemeleri | Sağlık Bakanlığı Yetişkinlerde, Çocuklarda, Bebeklerde Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunum İle İlgili Güncellemeleri ' target='_blank'>Temel' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/ilk_Yardim_Kursu_Temel_Uygulamalar_f181/Temel_Yasam_Destegi_Guncellemeleri_Saglik_Bakanl_t76022.html&gopid=133291#entry133291']Temel Yaşam Desteği Güncellemeleri | Sağlık Bakanlığı Yetişkinlerde, Çocuklarda, Bebeklerde Dış Kalp Masajı Ve Yapay Solunum İle İlgili Güncellemeleri


İLK YARDIM YAPAN KİŞİNİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN KURALLAR


1.Herşeyden önce kendi emniyetinizi koruyun, hayatınızı tehlikeye sokacak kadar büyük riskleri göze almayın.

2.Sakin olun, panik yaratmayın.

3.Başkalarının da kaza yapmasını önleyici tedbirler alın, kaza yerinin 50/100 metre önüne ve arkasına ikaz işareti koyun.

4.Gerekli ilk yardımı sağladıktan sonra en yakın sağlık merkezine taşınmasını sağlayın.


HASTA VE YARALIYI İLGİLENDİREN ANA İLK YARDIM KURALLARI


1.Hasta yada yaralı kişiyi yatırınız. Dinlendirin.

2.Kanama varsa durdurun.

3.Solunum yolunu açık tutun. Gerekirse yapay solunum ve kapalı Kalp kompresyonu (Masajı) yapınız.

4.Şok durumunu önleyiniz. Kişinin ayaklarını kalp seviyesinin yukarısına gelecek şekilde meyilli olarak yatırınız. Terletmeyecek şekilde battaniye ile örtün.

5.Şuursuz olanlara kesinlikle ağızdan katı ve sıvı hiçbir şey vermeyin.

6.Hasta yada yaralıyı fazla soymayın.

7.Bilmediğiniz konuda ısrar etmeyin.

8.Yapacağınız ilk yardımı gecikmeden yapın.

Doktora, ambulansa haber verin.


İLK YARDIM TEMEL İLKELERİ


A -TANI : Hasta yada yaralının hikayesi öğrenilir. Sonra belirtiler ve bulgular saptanır.


1. Hikaye: Yardım şuuru yerindeyse kendisine ve yanındakilere sorularak olay hakkında bilgi alınır. Olayın oluş şekli, saati, şuurunu kaybedip kaybetmediği hakkında bilgiler toplanır. Taşıtın büyüklüğü, çarptığı vücut kısmı, yaralının düşerek yaralandığı vücut kısmı tanıya yardımcı olur.

2. Belirtiler : Hasta yada yaralının kendisi tarafından hissedilen belirtilerdir. Ağrı, üşüme, titreme,ateş, kusma, ağızda kuruluk, susuzluk duygusu vb.

3. Bulgular : Hasta yada yaralının başından başlayarak bütün vücudunu gözden geçirin. Yara, morluk, kanama, kırık vb. gibi durum olup olmadığını tespit edin. Şuurunun yerinde oyup oymadığına bakın.



B – TEDAVİ : Hasta – Yaralı için en uygun ilk yardımı zamanında ve zarar vermeden uygulanmalıdır.


· 1.Kazaya etken olan neden ortadan kaldırılmalıdır. Örn. Havagazını kapatma.

1. 2. Hasta-yaralı tehlikesiz bir ortama taşınmalıdır.

2. 3. “ “ hayatını kurtaracak ilk yardımı doktor gelene kadar yapın.

3. 4.İlk yardımı hasta-yaralının öldüğüne kendiniz karar vererek kesmeyiniz.



C – TAŞIMA : Hasta yaralıya gerekli ilk yardım yapıldıktan sonra bakımı ve tedavisi için bir sağlık kurumuna uygun koşullarla taşınmalıdır.


1. Kitle halinde yaralanmalarda öncelik taşıyan vakalar öncelikle taşınmalıdır.

2. Uzun yere taşımada hayati tehlike gösteren vakaların taşınmasında hızlı ve rahat olan bir araç ile taşınmalıdır.

3. Taşıma esnasında hasta-yaralının daha fazla yaralanmasının önüne geçilmelidir.

4. Taşıma esnasında ilk yardıma devam edilmelidir.

5. Sizden başka ilk yardım bilgisi olanların yardımlarından faydalanın.


İLKYARDIM İÇİN GEREKLİ MALZEMELER

Araçlarda bulundurulması zorunlu olan ilkyardım çantasının bir trafik kazası sonucu en az hasarın olduğu SAĞ ARKA kısmında kolay erişebilir durumda yerleştirilmelidir. İçerisinde gerekli ve yeterince ilkyardım malzemesi bulunmalıdır.

Her 10 kişiye malzemeleri ile birlikte 1 ilkyardım çantası bulunmalıdır



MALZEMELERİ :


- Üçgen sargı


- Gaz sargı bezi


- Flaster


- Tampon gaz bezi (steril mikropsuz)


- Elastik sargı


- Yara bandı (steril mikropsuz)


- Plastik örtü : 200*150 cm


- Makas


- Çengelli iğne 6 adet


- Not defteri, kurşun kalem


- İlkyardım el kitabı


- El feneri



Malzeme listesi


- Yarayı yıkamak için % 09 serum fizyolojik (tuzlu su) 500 ml. bulundurulmalıdır.


- Penset


- Cımbız


- Buz torbası


- Termometre (derece)


- Küçük bir uzvu tespit edebilecek bir alet


Tentürdiyot ve Oksijenli su listeden çıkartılmıştır. Bunların yerine serum fizyolojik kullanılacak.



KAZA DURUMUNDA YAPILACAK İLK YARDIMIN ŞEMASI


1. A- SOLUNUMU KONTROL EDİNİZ >>>SOLUNUM DURMASI>>>SOLUNUM YOLUNU AÇINIZ.

B- NORMAL SOLUNUM: Yaralının yerini değiştirmeyiniz. Boyun-Bel kırığı olabilir. Ateş veya zehirli sıvı gaz varsa dikkatlice emin bir yere taşıyınız.

2. A-NABZI KONTROL EDİNİZ; Nabız Yoksa; Nabız ve solunum normal olana kadar kapalı kalp masajı ve ağızdan ağıza yapay solunum yapınız.

NABIZ NORMALSE: Solunum normal olana kadar ağızdan ağıza yapay solunum yapınız.

3. YARALIYI NATO POZİSYONUNA GETİRİNİZ; Nabız ve solunumu dakikada bir kontrol ediniz.


HAYAT BELİRTİLERİ

Solunum, dolaşım ve şuur durumunun normal sınırlar içinde olması en önemlisidir. Kişi tümüyle muayene edilmelidir.



1. Yüzünün rengi, ısısı

2. Kirpiklere dokunma ile göz kapaklarını kapatır. (kirpik refleksi)

3. Gözlerine bir pamuk parçası ile dokunulduğunda göz kapağını kapatması (kornea refleksi)

4. Göz bebekleri aynı büyüklükte olup olmadığına bakın.

5. Şah damarından, kasıktan nabzı almaya çalışın. Normalde 65-70 kez atar

6. Soluk alıp veriyor mu ? Kulağınızla dinleyin. Elinizle kontrol edin. Normalde dakikada 14-16 kez soluk alır verir

Şuur durumuna bakınız.



İLKYARDIM İÇİN HABERLEŞME

İşaretin Acil Anlamı Taşıması :

3 kez tekrarlanan bütün işaretler acil yardım işareti olarak algılanır. Örn. 3 ateş, 3 duman çıkaran küme, 3 kez ışık verme vb.

Her 3 ses veya ışık işaretinden sonra 1 dakika ara verilip tekrarlama yapılır.


#2
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
Ilk Yardim


BURADA ÇEŞİTLİ KONULARDA BAŞIMIZA GELEBİLECEK KAZALARDA İLK YARDIM OLARAK NE YAPABİLİRİZ. BU KONUDA SİZE BİLGİ VERECEĞİM.

Hayatın içinde bazen yaşamı tehlikeye sokan acil durumlarla karşılaşabiliriz. Böyle acil durumlarda yaşam ve ölüm arasındaki zaman bazen bir kaç dakikayla ölçülür. Bu bir kaç dakikalık zaman diliminde yapılabilecek ufak tefek bazı müdahaleler çoğu zaman hayat kurtarıcıdır. Bir sağlık kurumuna ulaşıncaya kadar veya doktorunuza ulaşamayacağınız bir durumda bu küçük detaylar ve ilk müdahale sayesinde hayati tehlike yaratabilecek bazı durumlara engel olabilir hayatımızı yada insanların hayatını kurtarabiliriz..

İLK YARDIM ÇANTASI

Öncelikle tüm pet sahiplerinin bir ilk yardım çantası bulundurması gerekir. Eğer mümkünse ilk yardım çantasından iki tane hazırlayarak birisini arabada diğerinide evinizde bulundurun.
İlk yardım çantasının içinde olması gerekenler,

Enjektör (gerektiğinde ilaç içirmek için), makas, cımbız veya pens,
Turnike, tampon, sargı bezi, pamuk, flaster
Dijital bir termometre ( mümkünse klasik civalı termometreleri kullanmayın)
Antiseptik bir solüsyon ( Biokadin, Zefiran gibi )
Antibiyotikli bir merhem ( Terramycin merhem, Furacin pomad gibi )
Antihistaminik pomad veya tablet
Amonyak

HAYVAN ISIRMALARINDA İLK YARDIM

KÖPEK ISIRMALARINDA İLK YARDIM
KÖPEK ISIRMALARINDA YAPILACAK İLK YARDIM ŞU ŞEKİLDE OLMALIDIR. KÖPEĞİN ISIRDIĞI YER BOL SABUNLU SU İLE YIKANMALIDIR.DİKİŞ ATTIRILMAMALI VE EN YAKIN SAĞLIK KURULUŞUNA KUDUZ AŞISI VE YARA TEDAVİSİ İÇİN BAŞVURULMALIDIR.

KUDUZ AŞISI ISIRILMAYA MARUZ KALINDIGI GÜN 0. GÜN, 3. GÜN VE 7. GÜNDE YAPILIR GEREK GÖRÜLDÜĞÜ TAKDİRDE SON AŞIDAN BİR HAFTA SONRA TEKRAR BİR DOZ DAHA YAPILIR.

YILAN SOKMASI
YILAN SOKMALARI GENELLİKLE EL AYAK BÖLGELERİNDE OLAMAKTADIR. BU BÖLGEDE YILAN ISIRIGINDAN SONRA ŞİDDETLİ AĞRI OLUR. YIAN ISIRDIKTAN SONRA ISIRILANBÖLGENİN ÜST KISMINDAN BİR TURNİKE UYĞULAYARAK ZEHİRİN VÜCUDA DOĞRU İLERLEMESİ ENGELLENİR. YILAN ISIRIĞI OLAN YER TEMİZ BİR KESİCİ ALETLE ÇİZİLEWREK KANATILIR. AĞZINYA YARA VE ÇÜRÜK DİŞİ OLMAYAN BİRİ BURADAN YARAYI EMEREK İÇİNDEKİ KANI AĞZINA ÇEKİP TÜKÜRMELİDİR. YUYTARSA KENDİSİDE ZEHİRLENEBİLİR. DAHA SONRA EN YAKIN SAĞLIK KURULUŞUNA GİTMELİDİR.

BÖCEK ISIRMALARINDA İLK YARDIM

ZEHİRLİ ÖRÜMCEK ISRMASINDA İLK YARDIM:
Örümceğin sokmasıyla birlikte önce lokal sonra yaygın çok şiddetli ağrı başlar. Göz bebeğinde küçülme ; miyoziz vardır. Morarma ve sıkıntılı solunum, nabızda 40’a kadar düşme, kan basıncında yükselme görülür. Bulantı, kusma, terleme, ağır vakalarda konvülziyonlar da bulgular arasındadır. Örümcek zehirini gıdalara da bırakır ve bunlar yenilirse zehirler.
Örümceğin soktuğu yere amonyaklı su, permanganat, karbonat eriyiği, sirke gibi antiseptik özellikteki sıvılardan biri sürülür. Analjezik verilir. Örümcek anti serumu uygulanır.

ARI SOKMALARI:
Bal arı türleri arka kısımlarındaki zehirli iğnelerini deriye batırarak sokarlar. Isıran tür arılar zehirlerini ağızlarıyla bırakırlar. O bölgede ağrı, birkaç dakika sonra yanma, şişme ve deride kırmızı kabarcıklar olur. Çok duyarlı kişilerde daha önemli durumlar hatta ölüm görülebilir.
Arının soktuğu yada ısırdığı bölge hareket ettirilmez, üzerine buz torbası konulur, amonyaklı su sürülür. Arının iğnesi soktuğu yerde kalmışsa ağrı giderildikten sonra, alevden geçirilmiş iğne ile çıkarılır. Duyarlı olan kişilerde ; örneğin astımlı bir kişide, arı vb. böcek soktuğu an çok çabuk şişme, yanma olur. Bundan önemlisi solunum yolunda tıkanma olacağından hemen hastaneye iletilir.


YANIKLARDA İLK YARDIM

YANIKLAR:
Yumuşak ( deri, mukoza, kas, damar, sinir, lenf) ve kemik dokuların; ısı, ışın , elektrik, radyasyon ( fiziksel), asit, baz (kimyasal) vb. etkenlerle yanması sonucu oluşan yaralanmalara YANIK denir.

YANIKLARIN DERECELERİ:

a-) BİRİNCİ DERECE YANIKLAR:
Deride kızarıklık görülür, ağrı ve yanma hissi vardır. derinin bütünlüğü bozulmamıştır, iz bırakmadan tamamen iyileşir.

b-) İKİNCİ DERECE YANIKLAR:
Deri ileri derecede kızarıktır. bu kızarık bölgede içi su dolu kabarcıklar (büller) vardır. Bunların içindeki su, damarlardan sızan kan serumudur. su dolu kabarcıkların patlatılması bilinçli olarak enfeksiyon kapısının açılması demektir ve çok tehlikelidir.

c-) ÜÇÜNCÜ DERECE YANIKLAR:

Deri, deri altı yumuşak dokular (kas, damar, sinir) kemiğe kadar yanığa katılır ve yıkıma uğrar. deri bütünlüğü bozularak açık yanık yarası oluşur. enfeksiyon kaynağı olma olasılığı yüksektir.

d-) DÖRDÜNCÜ DERECE YANIKLAR:

Kemik doku da yanığa katılmıştır. yanan vücut bölümleri kömürleşerek, tüm deri, deri altı ve kemik dokuları yıkıma uğrar. yanık vakalarında yanık şokunun önlenmesi gerekir. yanık yüzey derinliğinden önce değerlendirilir. eğer deri yüzeyinin 1/3, veya % 30 u ve daha fazlası yanmışsa bu durumdaki kişi çok ağır bir hasta olarak değerlendirilir ve hemen acil yardım almalıdır.

NEDENLERİ

Yanık, alev ya da sıvı, katı ve buhar halindeki sıcak cisimlerin doğrudan etkisiyle oluşur. Bunların yanında, elektrik çarpması ya da sülfürik asit gibi kimyasal maddelerle temas sonucunda da yanığa benzer lezyonlar oluşabilir. Dokunun gördüğü zarar, ısının yüksekliği ve dokunun ısıya maruz kaldığı süre ile doğru orantılıdır. Dokunun 550C'lik ısı-ya 30 saniye süreyle maruz kalması sonucunda yalnız o bölgede kızarıklıkla (eritem) ortaya çıkan hafif düzeyde bir reaksiyon oluşur. Isının 650C'ye çıkması, aynı sürede, o bölgedeki derinin zedelenmesine yol açar. Yanık, ne kadar derine inmişse ve ne kadar geniş bir yüzeye yayılmışsa o kadar ağırdır.

İlk Alınacak Önlemler

Yanıkların mutlaka bu konuda uzmanlaşmış hastanelerde tedavi edilmesi gerekir. Bununla birlikte, çoğu durumda yanıklı hastaya ilk girişim, kazanın olduğu bölgede yapılmalıdır. Bu yüzden yanan hastaya yaklaşımda şu temel kurallara uyulmalıdır:
-Ilk iş olarak yanığa neden olan ısı kaynağı hemen uzaklaştınlmalı ve etkisiz hale getirilmelidir.
-Bu amaçla hastanın vücudunun üstündeki alev hemen bir battaniye ya da örtüyle söndürülmelidir.
-Hastanın üstündeki giysiler hemen soğutulmalı, zararlı bir kimyasal maddeye bulaşmışsa çıkartılmalıdır. Hastanın giysileri dikkatle üstünden çıkanImalıdır. Bu işlem aceleyle ve dikkatsizce yapılırsa, yanık bölgesine yapışmış olan giysilerin çıkanlması bölgenin daha fazla zarar görmesine yol açabilir. Özellikle vücuda değen ve alev olmadan da yanma özelliği olan plastik gibi maddelerin deriyi zedelemesini engellemek gerekir.

-Bulunduğu bölgeye zarar vermeyen giysileri çıkarmak gereksizdir; yanık bölgeleri sterll (mikroptan anndınlmış) gazlı bezlerle örtülmelidir.
-Bölgeyi dezenfekte etmemek ve bölgeye pomat sürmemek gerekir.
-Hasta bir an önce hastaneye götürülmelidir.
Ufak yanıklar evde de tedavi edilebilir. 'ıbölgesine herhangi bir pomat sürülmemelidir. Aynca bölgede içi berrak sıvı dolu olan keseciklerin oluşumuna neden olan yanıklarda enfeksiyon gelişmesini engellemek için bu kesecikler patlatılmamalıdır. Yapılacak tek şey bu bölgenin mikroplardan arındırıcı maddelerle yıkanması ve sargı bezleriyle bölgenin gevşekçe sarılmasıdır. (Ağır yanıklarda bölge dezenfekte edilmez.)
Böyle bir önlem bakteri kökenli bir enfeksiyonun oluşmasını engellerse de, bütün önlemlere karşın gene de enfeksiyon oluşabilir.
Yanıkların değerlendirilmesinde dikkatli davranmak gerekir; yalnızca kızanklık oluşumuna neden olsa da, yaygın yanıklarda mutlaka bir hekime başvurulmalıdır

BOGULMALARDA İLK YARDIM

Resmi ekleyen

Vücudun yaşamsal sistemlerinden solunum sistemine su, yabancı cisim kaçması, intihar, zehirlenme vb. nedenlerle bu sistemin işlevinin durması yada bozulması durumuna boğulma denir.

SUDA BOĞULMALARDA İLK YARDIM:

a-) Hasta hemen yüz üstü durumuna getirilir. Olanaklı ise başı vücudundan daha aşağı tutulmalıdır. En iyisi suyun bronşlardan pasif olarak dışarı çıkmasını sağlamak amacıyla kalçaların kaldırılmasıdır. Birkaç saniye için hastayı baş aşağı getirmek olanaklı ise de bu durumda daha uzun bırakılmamalıdır. En değerli olan ilk zamanlar elbiseleri çıkarmak, battaniyelerle ısıtmak gibi işlerle geçirilmelidir.

b-) Üst solunum yolları hemen temizlenmelidir. Bunun için varsa takma dişler ve çeşitli yabancı cisimler ağızdan parmakla çıkarılmalı, alt çene ve dil öne doğru çekilmelidir ( soluk yolunu açma).

c-) Boğulan kişiye temel yaşam desteği uygulanır. Normal kardiyorespiratuvar işlevleri yeniden başlayıncaya kadar sıcak ve yatar durumda tutulmalıdır. Aldığı sular boşaltılmaya çalışılmalıdır.

d-) Hastanın bilinci yerine gelmeye başlarken, amonyak ve nitritte d’amyle koklatılması hastanın geçici olarak derin soluk almasını sağlar.

e-) Acil yardım 112 servisiyle iletişim kurulmalıdır.

Suda boğulmada kurtarma gecikmişse kazazede derinden çıkarılmışsa, akciğerlerdeki ve midedeki suyun boşaltılması gerekir. Akciğerler su ile dolu ise yapay solunum etkisiz olur. Yutulan suyun boşaltılması için, boğulanın karnından iki elle tutulup, bel yukarı kaldırılır. Hastanın beli baş yerden kesilinceye kadar kaldırılmalıdır. Hasta ile yer ikiz kenar üçgen yapılacak şekilde tutulur. Bu durumda baş ve göğüs aşağıda kalacağından soluk yollarındaki su boşalır. Suyun dışarı atılmasından sonra hastada kalmış olan suyun boşaltılması olanaklıdır. Bunun için hasta sırt üstü yatırılır başı yana çevrilir ve çene vücuttan uzaklaştırılır. Başın bu durumu bir kişi tarafından korunurken başka bir kişide kazazedenin ayaklarından tutarak yukarı kaldırır. Ayaklarla birlikte kalçanın yerden yükseltilmesi akciğerlerdeki suyu boşaltır. Bu yöntemle batın organlarının diyafragmaya baskı yapması sonucu suyun akciğerden boşaltılması kolaylaşır. Bunun ardından fazla zaman kaybetmeden yapay solunuma geçmek gerekir. Boğulmada, yapay solunumun yerini hiçbir uygulama tutamaz. Suda boğulan hiçbir zaman ayakta tutulmaz, ayağa kaldırılmaz. Sıkı elbiseler çıkarılır, hastayı üşütmemek için üzeri battaniye ile örtülür. Vücut ısısı korunmalıdır. Hasta en yakın sağlık kuruluşuna gönderilmelidir.

BOĞAZA KAÇAN YABANCI CİSİM BOĞULMALARINDA İLK YARDIM:

Boğazdan yabancı cisim çıkarılması için hastaya yan yatış pozisyonu verilir. Sırta elle birkaç kez vurulur. Vuruş ile ani ekspirasyon meydana geleceğinden yabancı cisim dışarı atılır. Ağız boşluğunda kalırda elle alınır. Yabancı cisim yutakta ise ilk yardımcı işaret parmağıyla cismi alabilir. Yabancı cismin parmakla alınamadığı vakalarda kişi karnından tutulur ve elle desteklenerek baş ve vücut öne doğru eğdirilir. Sırta vurma ile basınç yapılarak cismin hava ile dışarı atılması sağlanır. Maddenin cinsi ve de miktarı bilinmelidir. Örneğin fasulye nohut gibi sıvı ortamda şişme özelliğine sahip maddeler kısa zamanda büyüyerek boğulmayı çabuklaştırır. Bu maddelerin alınması ancak klinikte operasyonla mümkün olacağından ilgili kliniğe sevki çabuklaştırılmalıdır. Özafagusa balık kılçığı gibi batıcı cisimler takılır. Bunların su veya ekmek lokmasıyla indirilmesine uğraşmak özafagusun yırtılmasına neden olur. Uzman hekim tarafından müdahale edilmesi için hastaneye sevk edilir.


BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM


BURUN KANAMASI: (Epistaksis ):

Burun kanaması çeşitli travmalardan, üst solunum yolu enfeksiyonlarından ve tansiyondan ileri gelir ve kanma burun içi dokusundaki damarların yırtılması veya burundaki küçük kılcal damarların çatlaması sonucu olmaktadır. Bunların dışında ;
1-) Kafatası kırığı
2-) Yüz yaralanmaları, yumrukla vurmaya bağlı olanlarda dahil
3-) Sinüzit enfeksiyon veya burun içinde bir başka anormallik.
4-) Kanama bozuklukları

İLK YARDIM:

BURUN KANAMASI SIRASINDA ŞUNLAR UYGULANMALIDIR:

a-) Burun deliklerini sıkarak veya üst dudak ile diş etleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirip bastırarak basınç uygulayın.
b-) Hastayı mümkünse pencere açıp, önüne oturtun ve başı öne eğin, böylece boğaza akan kan akciğere geri çekilmez
c-) Hastayı sakin tutun özellikle tansiyonu yüksek olan ve endişeli hastalarda önemlidir. Endişe kan basıncını yükseltir, buda kanamayı arttırır.
d-) Burun üzerine ve ense kısmına soğuk pansuman, buz torbası koyun. Lokal soğutma kanamayı kontrolde yardımcı olur.

KIRIKLARDA İLK YARDIM

Kırık durumlarında en önemli kural,kırık bölgenin hareketsiz kalmasını sağlamaktır.
Kırık, kemikdokusunun sürekliliğinin tümüyle bozulmasıdır. Kırıklar çoğu zaman şiddetli ve ani düşüşler, araba kazaları gibi travmatik olaylar sonucu meydana gelir. Bir de travma olmaksızın ya da önemsiz bir olay sonucu ortaya çıkan kırıklar vardır. Bunlar, kemiklerin gereği kadar dayanıklı olmamasından kaynaklanır. Raşitizm, osteoporoz (kemik dokusunun yoğunluğunun azalması), osteomiyelit (kemik sert. dokusu ve iliği iltihabı), kemik veremi, birincil ya da ikincil kemik tiimörleri gibi kemik yapısında zayıflamaya ya da erimeye yol açan hastalıklar bu tür kınklara yol açabilir.
Tek bir bölgeyle sınırlı kırık olguları bile tüm vücudu kapsayan bir tehlike yaratabilir. Bünyeye göre de değişebilen bu tehlikelerin en önemlileri yağ tıkaçları ya da aşırı kanamaya bağlı hipovolemik (dolaşımdaki kan hacminin azalmasına bağlı) şoktur.
Bu yüzden hastanın yalnızca kırık bölgesiyle değil, genel durumuyla da ilgilenmek gerekir.

KIRIK TURLERI

Kapalı ve açık kırıklar arasında ayrım yapmak büyük önem taşır. Açık kırıkta deri ile derialtındaki yumuşak dokuların bütünlüğü bozulmuştur ve kırık hattı, dış ortam ile ilişkidedir. Kemik dokusunun iltihaba karşı direnci daha düşük olduğundan, açık kırıklarda kemik iltihabı tehlikesi çok yüksektir. Kapalı kırıkta ise kırığı kaplayan ve dış ortamdan ayıran dokuların bütünlüğü bozulmamıştır. Her iki kırık türünde de sinirlerde, kan ve lenf damarlarında ve çevredeki yumuşak dokularda çeşitli derecelerde lezyonlar oluşabilir. Kırıklar her zaman kolay fark edilmez. Ama hastanın yanlış taşınması bazen çok ağır zararlar getirdiğinden, tanıda hata payını en aza indirmek gerekir. Bir kınğı yok saymak ise yanlış tanımlamaktan daha tehlikelidir. Örneğin, bir omur kırığı fark edilmez ya da kırık kuşkusu önemsenmezse, hastanın dikkatsiz ve yanlış taşınması omurilikte hasara, sonuçta da felce neden olabilir.
Tam kırıklarda belirtiler çoğu zaman dikkat çekicidir. Bunlar, kırık bölgesinde ağrı ve acı, şişlik, anormal hareketlilik, kemik gıcırtısı gibi ayırt edici sesler, biçim bozukluğu ve işlev kaybı ya da zayıflığıdır.

Tanı:

Doğal olarak bir kırığın tanınmasındaki en temel unsur, belirtilerin ortaya çıkmasına neden olan travmatik olay konusunda bilgidir.
Özellikle tam olmayan kırıklarda, tanının kolay olmadığı durumlar vardır. Bunun nedeni belirtilerin zayıf ya da (ömeğin, giysilerin altında) gizlenmiş olmasıdır. Bu kuşkulu durumlarda çok
dikkatli hareket etmek gerekir. Öncelikle zarar gördüğü sanılan bölgedeki giysiler dikkatle çıkarılmalıdır. İşlem hastaya zor geliyor ya da acı veriyorsa hemen durdurulmalı ve kınk varmış gibi hareket edilmelidir. Daha hafif olgularda ilkyardımı yapan kişi parmağını kınk olduğundan kuşkulandığı kemik üzerinde gezdirerek yerel bir acı olup olmadığına bakabilir. Parmak lezyon bölgesine ulaştığında acının artması, kırık kuşkusunun doğrulanmasında önemli bir unsurdur.
Kırığın en sık rastlanan sonuçları şok, iltihap (açık kırıklarda) ve yağ embolisidir. Kırık kemiğin iliğinden kana geçen yağ tıkaçları akciğere ulaşarak acı, solunum zorluğu, ateş, kalp atışının artması, ajitasyonla seyreden ve ölümcül olabilen bir tabloya yol açabilir.

Kırık Çeşitleri;

Kırığı tanımada genel ölçütler ve kırık karşısında davranışın temel kuralları önceki maddede açıklanmıştır. Bu maddede ise kırıklarda uygulanacak önlemler yer almaktadır.

KOL KIRIKLARI

Kol kırığı söz konusu olduğunda, dirseğin altında kalan bölümü (önkol) göğüs üzerine kıvrıp bir eşarp ile bağlamak, üst bölümü ise gövdeye doğru, önden ve arkadan birer tahta parçası (ya da katlanarak sertleştirilmiş gazete, dergi vb) arasına alarak sabitleştirip gövdeye bağlamak gerekir. Özellikle çocuklarda sık rastlanan dirsek kırıklarında, koltukaltından parmaklara kadar kolun tümü, tahta parçaları yardımıyla bulunduğu konumda sıkmadan sabitleştirilmelidir. Bilek ve önkol kırıklarını da, kumaşa sarılmış sopalarla sıkmadan hemen sabitleştirmek, elin ayasını aşağı doğru tutarak hastayı bir an önce hastaneye götürmek gerekir. Köprücük kemiği kırığında önkol gövdeye doğru kıvrılır ve boynun arkasından bağlanan üçgen biçimli bir bezle buraya tutturulur. Önkol ile göğsün arasına yumuşak bir madde konur. Kırık bulunan kol, sağlıklı kolun koltukaltından bağlanan bir şeritle sabitleştirilir.

BACAK KIRIKLARI

Uyluk kemiği kırığı söz konusu olduğunda, omuzdan ayaklara kadar uzanabilen ve yaklaşık 15 cm genişliğinde bir tahta parçası bulmak gerekir. Tahta parçası, teması yumuşatmak amacıyla bir çarşaf, örtti ya da benzeri bir kumaşla kaplanır. Daha sonra hastanın altına hasar görmüş tarafa yerleştirilip şeritlerle sıkmadan bağlanır; böylece tüm bacak, kalça kemiği ve omurilik sabitleştirilir. Uygun bir tahta bulunamayan durumlarda, hastanın bacakları arasına kıvrılmış bir çarşaf yerleştirilir. Kalçadan ayak bileklerine kadar iki bacak, birbirine şeritlerle (kravat, havlu vb) bağlanır. Dizkapağı kırığında, bacağı kalçadan ayağa kadar olanak varsa kumaşa sanlmış bir tahta parçası ya da sert bir destekle sabitleştirmelidir. Dizden ayağa kadar olan bacak kırıklarında da bacağı kalçadan ayak ucuna uzanan iki tahta parçası arasında sabitleştirmek gerekir. Bu arada bir elle ayağın ucunu. öbürüyle de topuğu tutup yavaşça çekerek bacağı düzeltmek yararlı olur. Ayak kemiği ya da parmaklannda kınk olduğunda ayakkabı çıkarılmalı, aşırı ağrı ya da başka bir nedenle çıkanlamıyorsa kesilmelidir. Daha sonra kalın kompresler uygulanır ve ayak, sıkılmadan bağlanır.Böylece kırık görece hareketsiz hale getirildikten sonra hasta en yakın hastaneye götürülür.

YÜZ KEMİKLERINDEKİ KIRIKLAR

Yüzdeki kırıkların en yaygın nedeni trafik kazalarıdır. En çok çeşitli travmalar sonucu oluşabilen burun kırıklarına rastlanır. Çoğu kez burun kırığı fark edilmez. Özellikle çocuklarda, travma sonrası uygun biçimde tedavi edilmeyen kırık bir burnun, bozuk biçimde iyileşerek, estetik sorunların yanı sıra hava geçişinde zorluklar yaratabileceği unutulmamalıdır. Böyle biçim bozukluklarının yetişkin yaşta cerrahi yolla onarılması güçtür.
Altçene kırığına özellikle trafik kazalarında ve sporcularda oldukça sık rastlanır. Bu kemikteki kırıklar, oluşan biçim bozukluğundan ötürü kolay fark edilir. Ama bazen kemik uçlarındaki oynama çok hafif olduğundan kırık anlaşılamayabilir.Hastanın ağzını kapatamaması ve tükürüğün kanla kanşık olması altçene kınğının belirtilerindendir. Altçenenin tüm hareketleri acı verir. Çoğunlukla dişlerde de kınlma vardır.Bu durumda yapılacak ilkyardım çeneyi hafifçe kaldırarak ağzı üst ve alt dişler iç içe oturana değin kapatmaktır. Daha sonra çene, iki şeritle başın üstünden ve enseden bağlanarak sabitleştirilir.Hastada kusma varsa, bağı çözmek gerekecektir. Çene nazikçe desteklenerek kusma bitinceye değin baş bir yana çevrilir.

OMURGA KIRIKLARI

Omurga kırığı, ilkyardımda en çok sorun oluşturan türdür. Yanlış bir hareket, omurga içinden hareket sinirlerine ve duyulara giden sinir köklerini ya da omuriliği örseleyerek felce neden olabilir. Boyun omurlarındaki kırıklarla öteki omurga kırıklarını ayırt etmek gerekir. Boyun omurlarındaki kırıklarda hastayı hareketsiz tutmak çok önemlidir. Hastanın taşınması için en az 4 kişi gereklidir. Hastayı sedyeye ya da kumaş kaplı tahta bir levhaya (en az iki metre uzunluğunda olmalıdır) taşırken
bir kişi başı vücut doğrultusunda tutmalı, biri omuzlan, biri kalçaları, öteki de bacakları tutarak kaldırmalıdır. Bu koşullar sağlanamıyorsa, en iyisi cankurtaranı beklemektir. Olanak varsa hasta, sedyeye koyulabilecek kadar kaldırılıp sık aralıklı şeritlerle bağlanır. Başın altına hiçbir şey koyulmamalı, ama hastaneye gidene değin hareketsiz kalmasını sağlamak için kenarlarına sert ya da yarı sert nesneler (gazete, katlanmış giysiler vb) yerleştirilmelidir. Sırt ve bel kınklarında da aynı önlemler alınmalıdır. Hasta bulunduğunda sırtüstü durumdaysa, döndürmeden önce tahta levhayı uygulayarak omurgada oluşacak kıvnlmalar önlenmelidir. Bu dummda da doğm hareket etmek olanaksızsa, en iyisi cankurtaranı beklemektir

KOPAN ORGAN NAKLİ:

Kaza yada felaketlerde organ kopmalarına sıklıkla rastlanmaktadır. eğer organ tamamen koparsa total amputasyon, kısmen kopmuşsa (damarları kesik olup kısmı bir deri parçasının veya tendonların sağlam kalması vb.) buna suptotal amputasyon denir. Total amputasyonda kopan organ replantasyon yolu ile tekrar yerine konur. Bu durumlarda, hasta ile kopan organı, steril koşullarda sarılarak acilen sağlık birimlerine iletilir


YARALANMALAR VE İLK YARDIM

YARALANMALAR

Yaralanmalarda öncelikle:
-Dezenfektan (mikrop öldürücü) maddenin yaranın içine girmesi engellenmelidir.
-Toz ya da pomat gibi maddeler kullanılmamalıdır.
-Kullanılan sargı fazla sıkılmamalıdır.
Yaralanma terimi, demin, bazen derialtının hatta daha derindeki dokuların bütünlüğünün bozulması için kullanılır.

Yaralanmalar basitçe şöyle sınıflandırılabilir:

a)Basit yaralanmalar: Şiddetli kanamalara neden olmayan, yaşamsal önemi olan organlrın zedelenmediği ve fazla yaygın olmayan yaralanmalardır.
B)Ağır yaralanmalar: Yara derindeki dokuları da içine alıyorsa ve bölgedeki yapıların bütünlüğü bozulmuşsa; genişçe bir alana yayılmışsa ve aynı bölgede birden çok yara varsa; şiddetli kanamalara neden oluyorsa; derindeki yapılar açığa çıkmışsa ya da yara bölgesinde yabancı cisimler kalmışsa, ağır yaralanmadan söz edilir. Ağır yaralarımalara yaklaşım ve tedavi yöntemleri ile şiddetli kanamaların tedavisi farklıdır. Bu maddede yalnız küçük yaralanmalar ele alınacaktır.
Yapılması Gerekenler;
Dikkatsizlik, acelecilik ve yorgunluk gibi nedenlerle yalnızca çocuklar değil, erişkinler de evde ve evin dışında küçük kazalara uğrayabilmektedir. Bir bıçak ya da kırık bir cam parçasıyla yaralanma sonucunda oluşan ve çok kanamaya neden olan bir kesik, duvar ya da demir. törpüsü gibi pürtüklü bir yüzeye sürtünme sonucunda ortaya çıkan bir sıyrık ya da çekiç ve çivi kullanırken ortaya çıkan yaralanmalar karşısında ne yapılmalıdır'? Böyle bir durumda her şeyden önce sakin olmak, tartışmaya girmeden yaralanan kişiyi bir an önce aydınlık bir yere oturtmak gerekir.
Bundan sonra, acil girişimde bulunacak kişinin aşağıdaki temel noktaları göz önüne alması gerekir:

1)Girişimi yapacak kişi ellerini su. ve sabunla iyice yıkamalı ve temiz bir havluyla kuruladıktan sonra alkolden geçirerek havada kurutmalıdır.
2)Yara kollardaysa yaralının parmaklanndaki yüzükler ve kollaıındaki bilezikler çıkarılmalıdır. Böylece yaralanma bölgesinde ödem oluşursa bölgedeki kan dolaşımı engellenmemiş olur.
3)Yaranın çevresindeki bölge saf suyla (gerekirse su ve sabunla) yıkan-malı, yara bölgesine dokunulmamalıdır.
4)Yaranın çevresi dezenfektan (mikrop öldürücü) maddeye batınlmış bir parça pamukla silinmelidir.
5)Yaranın çevresi silinirken dezenfektan maddenin doğrudan yaraya değmemesine dikkat edilmelidir. Dezenfektan madde derinin bütünlüğünün bozulduğu yara bölgesindeki hücrelere zarar verebilir.
6)Yaranın üstüne pomat ya da toz ve pudra halindeki ilaçlar sürülmemelidir.
7)Yara bölgesini steril gazlı bezlerle koruyun.
8)Bölgeyi bir sargı bezi ile çok sıkmadan, yaranın her yanını hafifçe ve aynı ölçüde saracak biçimde sann. (Sargı bezinin tek işlevi yara bölgesine sürülen ilacın yerinde kalmasını sağlamaktır.)
9)Yara bölgesinde yabancı cisim (örneğin cam parçaları) varsa sargı yapılmamalı, bölgeyi korumak için üzerine bol miktarda birkaç kez katlanmış steril gazlı bez ya da temiz mendil konmalıdır. Bu sırada yaraya baskı uygulamanın yabancı cisimlerin daha da derine gitmesine yol açabileceği unutulmamalıdır.
10)Yara bölgesinde yabancı cisim varsa ya da yara paslı ya da kirli bir cisimle oluştııysa kazazede mutlaka bir ilkyardım merkezine ulaştınlmalıdır.

Küçük Yaraların Bakımı

Evde ya da işyerinde oluşan küçük yaralarda, yara bölgesi uygun bir yöntemle temizlenu1kten sonra steril gazlı bezle kapatılıp sanlmalıdır.
Aşağıdaki iki temel kural unutulmamalıdır:
-Kullanılan steril gazlı bezler kuru olmalı; yara bölgesinin yumuşamasını önlemek için yaranın çevresi yıkanıp temizlendikten sonra iyice kurulanmalıdır.
-Bölgeye uygulanan sargı ya da flasterin kirlenmedikçe ya da ıslanmadıkça değiştirilmesine gerek yoktur. Gerektiği gibi yapılan sargı, günlerce yara bölgesinde kalabilir.Yara bakımı için gerekli malzemenin olmadığı durumlarda, kanamayı saptayabilmek için açık renkli sargı malzemesi kullanılması önerilir. Steril gazlı bezleri yerinde tutmak için mendil, kravat, havlu ve hatta kadın çorabı bile kullanılır


Resmi ekleyen

BURUN KANAMALARINDA İLK YARDIM

BURUN KANAMASI: (Epistaksis ):

Burun kanaması çeşitli travmalardan, üst solunum yolu enfeksiyonlarından ve tansiyondan ileri gelir ve kanma burun içi dokusundaki damarların yırtılması veya burundaki küçük kılcal damarların çatlaması sonucu olmaktadır. Bunların dışında ;
1-) Kafatası kırığı
2-) Yüz yaralanmaları, yumrukla vurmaya bağlı olanlarda dahil
3-) Sinüzit enfeksiyon veya burun içinde bir başka anormallik.
4-) Kanama bozuklukları

İLK YARDIM:


BURUN KANAMASI SIRASINDA ŞUNLAR UYGULANMALIDIR:

a-) Burun deliklerini sıkarak veya üst dudak ile diş etleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirip bastırarak basınç uygulayın.
b-) Hastayı mümkünse pencere açıp, önüne oturtun ve başı öne eğin, böylece boğaza akan kan akciğere geri çekilmez
c-) Hastayı sakin tutun özellikle tansiyonu yüksek olan ve endişeli hastalarda önemlidir. Endişe kan basıncını yükseltir, buda kanamayı arttırır.
d-) Burun üzerine ve ense kısmına soğuk pansuman, buz torbası koyun. Lokal soğutma kanamayı kontrolde yardımcı olur.


KIRIKLARDA İLK YARDIM

Resmi ekleyen

Kırık durumlarında en önemli kural,kırık bölgenin hareketsiz kalmasını sağlamaktır.
Kırık, kemikdokusunun sürekliliğinin tümüyle bozulmasıdır. Kırıklar çoğu zaman şiddetli ve ani düşüşler, araba kazaları gibi travmatik olaylar sonucu meydana gelir. Bir de travma olmaksızın ya da önemsiz bir olay sonucu ortaya çıkan kırıklar vardır. Bunlar, kemiklerin gereği kadar dayanıklı olmamasından kaynaklanır. Raşitizm, osteoporoz (kemik dokusunun yoğunluğunun azalması), osteomiyelit (kemik sert. dokusu ve iliği iltihabı), kemik veremi, birincil ya da ikincil kemik tiimörleri gibi kemik yapısında zayıflamaya ya da erimeye yol açan hastalıklar bu tür kınklara yol açabilir.
Tek bir bölgeyle sınırlı kırık olguları bile tüm vücudu kapsayan bir tehlike yaratabilir. Bünyeye göre de değişebilen bu tehlikelerin en önemlileri yağ tıkaçları ya da aşırı kanamaya bağlı hipovolemik (dolaşımdaki kan hacminin azalmasına bağlı) şoktur.
Bu yüzden hastanın yalnızca kırık bölgesiyle değil, genel durumuyla da ilgilenmek gerekir.

KIRIK TURLERI

Kapalı ve açık kırıklar arasında ayrım yapmak büyük önem taşır. Açık kırıkta deri ile derialtındaki yumuşak dokuların bütünlüğü bozulmuştur ve kırık hattı, dış ortam ile ilişkidedir. Kemik dokusunun iltihaba karşı direnci daha düşük olduğundan, açık kırıklarda kemik iltihabı tehlikesi çok yüksektir. Kapalı kırıkta ise kırığı kaplayan ve dış ortamdan ayıran dokuların bütünlüğü bozulmamıştır. Her iki kırık türünde de sinirlerde, kan ve lenf damarlarında ve çevredeki yumuşak dokularda çeşitli derecelerde lezyonlar oluşabilir. Kırıklar her zaman kolay fark edilmez. Ama hastanın yanlış taşınması bazen çok ağır zararlar getirdiğinden, tanıda hata payını en aza indirmek gerekir. Bir kınğı yok saymak ise yanlış tanımlamaktan daha tehlikelidir. Örneğin, bir omur kırığı fark edilmez ya da kırık kuşkusu önemsenmezse, hastanın dikkatsiz ve yanlış taşınması omurilikte hasara, sonuçta da felce neden olabilir.
Tam kırıklarda belirtiler çoğu zaman dikkat çekicidir. Bunlar, kırık bölgesinde ağrı ve acı, şişlik, anormal hareketlilik, kemik gıcırtısı gibi ayırt edici sesler, biçim bozukluğu ve işlev kaybı ya da zayıflığıdır.

Tanı:

Doğal olarak bir kırığın tanınmasındaki en temel unsur, belirtilerin ortaya çıkmasına neden olan travmatik olay konusunda bilgidir.
Özellikle tam olmayan kırıklarda, tanının kolay olmadığı durumlar vardır. Bunun nedeni belirtilerin zayıf ya da (ömeğin, giysilerin altında) gizlenmiş olmasıdır. Bu kuşkulu durumlarda çok
dikkatli hareket etmek gerekir. Öncelikle zarar gördüğü sanılan bölgedeki giysiler dikkatle çıkarılmalıdır. İşlem hastaya zor geliyor ya da acı veriyorsa hemen durdurulmalı ve kınk varmış gibi hareket edilmelidir. Daha hafif olgularda ilkyardımı yapan kişi parmağını kınk olduğundan kuşkulandığı kemik üzerinde gezdirerek yerel bir acı olup olmadığına bakabilir. Parmak lezyon bölgesine ulaştığında acının artması, kırık kuşkusunun doğrulanmasında önemli bir unsurdur.
Kırığın en sık rastlanan sonuçları şok, iltihap (açık kırıklarda) ve yağ embolisidir. Kırık kemiğin iliğinden kana geçen yağ tıkaçları akciğere ulaşarak acı, solunum zorluğu, ateş, kalp atışının artması, ajitasyonla seyreden ve ölümcül olabilen bir tabloya yol açabilir.

Kırık Çeşitleri;

Kırığı tanımada genel ölçütler ve kırık karşısında davranışın temel kuralları önceki maddede açıklanmıştır. Bu maddede ise kırıklarda uygulanacak önlemler yer almaktadır.

KOL KIRIKLARI

Kol kırığı söz konusu olduğunda, dirseğin altında kalan bölümü (önkol) göğüs üzerine kıvrıp bir eşarp ile bağlamak, üst bölümü ise gövdeye doğru, önden ve arkadan birer tahta parçası (ya da katlanarak sertleştirilmiş gazete, dergi vb) arasına alarak sabitleştirip gövdeye bağlamak gerekir. Özellikle çocuklarda sık rastlanan dirsek kırıklarında, koltukaltından parmaklara kadar kolun tümü, tahta parçaları yardımıyla bulunduğu konumda sıkmadan sabitleştirilmelidir. Bilek ve önkol kırıklarını da, kumaşa sarılmış sopalarla sıkmadan hemen sabitleştirmek, elin ayasını aşağı doğru tutarak hastayı bir an önce hastaneye götürmek gerekir. Köprücük kemiği kırığında önkol gövdeye doğru kıvrılır ve boynun arkasından bağlanan üçgen biçimli bir bezle buraya tutturulur. Önkol ile göğsün arasına yumuşak bir madde konur. Kırık bulunan kol, sağlıklı kolun koltukaltından bağlanan bir şeritle sabitleştirilir.

BACAK KIRIKLARI

Uyluk kemiği kırığı söz konusu olduğunda, omuzdan ayaklara kadar uzanabilen ve yaklaşık 15 cm genişliğinde bir tahta parçası bulmak gerekir. Tahta parçası, teması yumuşatmak amacıyla bir çarşaf, örtti ya da benzeri bir kumaşla kaplanır. Daha sonra hastanın altına hasar görmüş tarafa yerleştirilip şeritlerle sıkmadan bağlanır; böylece tüm bacak, kalça kemiği ve omurilik sabitleştirilir. Uygun bir tahta bulunamayan durumlarda, hastanın bacakları arasına kıvrılmış bir çarşaf yerleştirilir. Kalçadan ayak bileklerine kadar iki bacak, birbirine şeritlerle (kravat, havlu vb) bağlanır. Dizkapağı kırığında, bacağı kalçadan ayağa kadar olanak varsa kumaşa sanlmış bir tahta parçası ya da sert bir destekle sabitleştirmelidir. Dizden ayağa kadar olan bacak kırıklarında da bacağı kalçadan ayak ucuna uzanan iki tahta parçası arasında sabitleştirmek gerekir. Bu arada bir elle ayağın ucunu. öbürüyle de topuğu tutup yavaşça çekerek bacağı düzeltmek yararlı olur. Ayak kemiği ya da parmaklannda kınk olduğunda ayakkabı çıkarılmalı, aşırı ağrı ya da başka bir nedenle çıkanlamıyorsa kesilmelidir. Daha sonra kalın kompresler uygulanır ve ayak, sıkılmadan bağlanır.Böylece kırık görece hareketsiz hale getirildikten sonra hasta en yakın hastaneye götürülür.

YÜZ KEMİKLERINDEKİ KIRIKLAR

Yüzdeki kırıkların en yaygın nedeni trafik kazalarıdır. En çok çeşitli travmalar sonucu oluşabilen burun kırıklarına rastlanır. Çoğu kez burun kırığı fark edilmez. Özellikle çocuklarda, travma sonrası uygun biçimde tedavi edilmeyen kırık bir burnun, bozuk biçimde iyileşerek, estetik sorunların yanı sıra hava geçişinde zorluklar yaratabileceği unutulmamalıdır. Böyle biçim bozukluklarının yetişkin yaşta cerrahi yolla onarılması güçtür.
Altçene kırığına özellikle trafik kazalarında ve sporcularda oldukça sık rastlanır. Bu kemikteki kırıklar, oluşan biçim bozukluğundan ötürü kolay fark edilir. Ama bazen kemik uçlarındaki oynama çok hafif olduğundan kırık anlaşılamayabilir.Hastanın ağzını kapatamaması ve tükürüğün kanla kanşık olması altçene kınğının belirtilerindendir. Altçenenin tüm hareketleri acı verir. Çoğunlukla dişlerde de kınlma vardır.Bu durumda yapılacak ilkyardım çeneyi hafifçe kaldırarak ağzı üst ve alt dişler iç içe oturana değin kapatmaktır. Daha sonra çene, iki şeritle başın üstünden ve enseden bağlanarak sabitleştirilir.Hastada kusma varsa, bağı çözmek gerekecektir. Çene nazikçe desteklenerek kusma bitinceye değin baş bir yana çevrilir.

OMURGA KIRIKLARI

Omurga kırığı, ilkyardımda en çok sorun oluşturan türdür. Yanlış bir hareket, omurga içinden hareket sinirlerine ve duyulara giden sinir köklerini ya da omuriliği örseleyerek felce neden olabilir. Boyun omurlarındaki kırıklarla öteki omurga kırıklarını ayırt etmek gerekir. Boyun omurlarındaki kırıklarda hastayı hareketsiz tutmak çok önemlidir. Hastanın taşınması için en az 4 kişi gereklidir. Hastayı sedyeye ya da kumaş kaplı tahta bir levhaya (en az iki metre uzunluğunda olmalıdır) taşırken
bir kişi başı vücut doğrultusunda tutmalı, biri omuzlan, biri kalçaları, öteki de bacakları tutarak kaldırmalıdır. Bu koşullar sağlanamıyorsa, en iyisi cankurtaranı beklemektir. Olanak varsa hasta, sedyeye koyulabilecek kadar kaldırılıp sık aralıklı şeritlerle bağlanır. Başın altına hiçbir şey koyulmamalı, ama hastaneye gidene değin hareketsiz kalmasını sağlamak için kenarlarına sert ya da yarı sert nesneler (gazete, katlanmış giysiler vb) yerleştirilmelidir. Sırt ve bel kınklarında da aynı önlemler alınmalıdır. Hasta bulunduğunda sırtüstü durumdaysa, döndürmeden önce tahta levhayı uygulayarak omurgada oluşacak kıvnlmalar önlenmelidir. Bu dummda da doğm hareket etmek olanaksızsa, en iyisi cankurtaranı beklemektir

KOPAN ORGAN NAKLİ:


Resmi ekleyen

Kaza yada felaketlerde organ kopmalarına sıklıkla rastlanmaktadır. eğer organ tamamen koparsa total amputasyon, kısmen kopmuşsa (damarları kesik olup kısmı bir deri parçasının veya tendonların sağlam kalması vb.) buna suptotal amputasyon denir. Total amputasyonda kopan organ replantasyon yolu ile tekrar yerine konur. Bu durumlarda, hasta ile kopan organı, steril koşullarda sarılarak acilen sağlık birimlerine iletilir


YARALANMALAR VE İLK YARDIM

YARALANMALAR

Yaralanmalarda öncelikle:
-Dezenfektan (mikrop öldürücü) maddenin yaranın içine girmesi engellenmelidir.
-Toz ya da pomat gibi maddeler kullanılmamalıdır.
-Kullanılan sargı fazla sıkılmamalıdır.
Yaralanma terimi, demin, bazen derialtının hatta daha derindeki dokuların bütünlüğünün bozulması için kullanılır.

Yaralanmalar basitçe şöyle sınıflandırılabilir:

a)Basit yaralanmalar: Şiddetli kanamalara neden olmayan, yaşamsal önemi olan organlrın zedelenmediği ve fazla yaygın olmayan yaralanmalardır.
B)Ağır yaralanmalar: Yara derindeki dokuları da içine alıyorsa ve bölgedeki yapıların bütünlüğü bozulmuşsa; genişçe bir alana yayılmışsa ve aynı bölgede birden çok yara varsa; şiddetli kanamalara neden oluyorsa; derindeki yapılar açığa çıkmışsa ya da yara bölgesinde yabancı cisimler kalmışsa, ağır yaralanmadan söz edilir. Ağır yaralarımalara yaklaşım ve tedavi yöntemleri ile şiddetli kanamaların tedavisi farklıdır. Bu maddede yalnız küçük yaralanmalar ele alınacaktır.
Yapılması Gerekenler;
Dikkatsizlik, acelecilik ve yorgunluk gibi nedenlerle yalnızca çocuklar değil, erişkinler de evde ve evin dışında küçük kazalara uğrayabilmektedir. Bir bıçak ya da kırık bir cam parçasıyla yaralanma sonucunda oluşan ve çok kanamaya neden olan bir kesik, duvar ya da demir. törpüsü gibi pürtüklü bir yüzeye sürtünme sonucunda ortaya çıkan bir sıyrık ya da çekiç ve çivi kullanırken ortaya çıkan yaralanmalar karşısında ne yapılmalıdır'? Böyle bir durumda her şeyden önce sakin olmak, tartışmaya girmeden yaralanan kişiyi bir an önce aydınlık bir yere oturtmak gerekir.
Bundan sonra, acil girişimde bulunacak kişinin aşağıdaki temel noktaları göz önüne alması gerekir:

1)Girişimi yapacak kişi ellerini su. ve sabunla iyice yıkamalı ve temiz bir havluyla kuruladıktan sonra alkolden geçirerek havada kurutmalıdır.
2)Yara kollardaysa yaralının parmaklanndaki yüzükler ve kollaıındaki bilezikler çıkarılmalıdır. Böylece yaralanma bölgesinde ödem oluşursa bölgedeki kan dolaşımı engellenmemiş olur.
3)Yaranın çevresindeki bölge saf suyla (gerekirse su ve sabunla) yıkan-malı, yara bölgesine dokunulmamalıdır.
4)Yaranın çevresi dezenfektan (mikrop öldürücü) maddeye batınlmış bir parça pamukla silinmelidir.
5)Yaranın çevresi silinirken dezenfektan maddenin doğrudan yaraya değmemesine dikkat edilmelidir. Dezenfektan madde derinin bütünlüğünün bozulduğu yara bölgesindeki hücrelere zarar verebilir.
6)Yaranın üstüne pomat ya da toz ve pudra halindeki ilaçlar sürülmemelidir.
7)Yara bölgesini steril gazlı bezlerle koruyun.
8)Bölgeyi bir sargı bezi ile çok sıkmadan, yaranın her yanını hafifçe ve aynı ölçüde saracak biçimde sann. (Sargı bezinin tek işlevi yara bölgesine sürülen ilacın yerinde kalmasını sağlamaktır.)
9)Yara bölgesinde yabancı cisim (örneğin cam parçaları) varsa sargı yapılmamalı, bölgeyi korumak için üzerine bol miktarda birkaç kez katlanmış steril gazlı bez ya da temiz mendil konmalıdır. Bu sırada yaraya baskı uygulamanın yabancı cisimlerin daha da derine gitmesine yol açabileceği unutulmamalıdır.
10)Yara bölgesinde yabancı cisim varsa ya da yara paslı ya da kirli bir cisimle oluştııysa kazazede mutlaka bir ilkyardım merkezine ulaştınlmalıdır.

Küçük Yaraların Bakımı

Evde ya da işyerinde oluşan küçük yaralarda, yara bölgesi uygun bir yöntemle temizlenu1kten sonra steril gazlı bezle kapatılıp sanlmalıdır.
Aşağıdaki iki temel kural unutulmamalıdır:
-Kullanılan steril gazlı bezler kuru olmalı; yara bölgesinin yumuşamasını önlemek için yaranın çevresi yıkanıp temizlendikten sonra iyice kurulanmalıdır.
-Bölgeye uygulanan sargı ya da flasterin kirlenmedikçe ya da ıslanmadıkça değiştirilmesine gerek yoktur. Gerektiği gibi yapılan sargı, günlerce yara bölgesinde kalabilir.Yara bakımı için gerekli malzemenin olmadığı durumlarda, kanamayı saptayabilmek için açık renkli sargı malzemesi kullanılması önerilir. Steril gazlı bezleri yerinde tutmak için mendil, kravat, havlu ve hatta kadın çorabı bile kullanılır..


#3
patriot34

patriot34

    KD ™ Dost

  • Kadim Dost
  • 2.836 İleti
  • Gender:Male
  • Location:iSTANBUL
İLK YARDIM İLKELERİ İlk yardım İLK YARDIM NEDİR ?

İlkyardım, hasta veya yaralı kişiye, daha ciddi bir tıbbi yardım uygulanmadan önce yapılan ilk bakımdır. İlkyardımın amacı, durumun kötüleşmesini önlemek için aktif olarak müdahale etmek, yaşam desteği sağlamak, yaralının etkin tedavisini başlatmak, zararı en aza indirmek ve yaşam kaybını önlemektir. İlkyardım tıbbi bakımın bir alternatifi değildir. Ancak ilkyardım eğitimi alan kişiler, durumu ve aciliyetin derecesini tayin etme ve profesyonel tıbbi yardım ulaşana kadar yapılabilecek en doğru şeyleri belirleme yeterliliğine sahiptir. Yaralanmanın, ölüm olaylarının dördüncü ana nedeni olduğu düşünülürse, ilkyardım eğitiminin gerekli olduğu çok açıktır. Düşmeler en sık rastlanan yaralanma sebebidir. Ancak trafik kazaları en ölümcül olanıdır. Yaralanma ölümlerinin %22’si trafik kazaları sonucu oluşmaktadır.

İlkyardım inceleme ve araştırmayla başlar. Bir yaralıya yaklaşmadan önce olay yerinde, yaralı ve kurtarıcının hayatını tehlikeye atabilecek faktörlerin önlenmesi gerekir. Daha sonra yapılan ilk inceleme, yaralının hayatını kurtaracak işlemlerin hemen uygulanmasının gerekip gerekmediğini belirler.

İlk Yardımın Temel Aşamaları Solunumun Durması
Kalp Krizi
Bilinç Kaybı
Yaralanma ve Şiddetli Kanamalar
Kırıklar ve Çıkıklar
Burkulma ve Gerilme

İLKYARDIMIN TEMEL AŞAMALARI :

İlk önce yaralının genel sağlık durumu değerlendirilir. Yaralının omuzlarına hafifçe dokunup ona seslenerek bilincinin yerinde olup olmadığı saptanır.

Derhal ambulans çağırılır.
Yaralı, boynu ve başı sabit tutularak sırt üstü yatırılır.
Yaralının bilinci kapalı ise çenesi yukarı kaldırılarak başı geride tutulur. Böylece dilin, nefes borusunu kapatması önlenir.
Yaralının nefes alıp almadığına bakılır. Nefes almıyorsa ağzından veya burnundan suni teneffüs yapılır. Nefes verirken göğüs kalkıyor mu diye bakmak gerekir. Nefes verme aralarında akciğerlerden hava boşalması beklenmelidir.
Kan dolaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğini anlamak için nabız kontrol edilir. Nabız, adem elması ve boyun kası arasındaki bölgeye, üç parmakla hafifçe bastırılarak kontrol edilir.
Yaralının nabzı yoksa kalp masajına başlanır. Temel yaşam desteği tek kişi ile yapılıyorsa 15 kalp masajı ve 2 tam nefes şeklinde tekrarlanarak uygulanmalıdır. İki kişi ile ise 5 kalp masajı 1 nefes şeklinde uygulanır. Temel yaşam desteği, sadece solunumu ve kan dolaşımı durmuş kişilere uygulanır.
Eğer nabız var, solunum yoksa her 5 saniyede bir nefes verilmelidir.
Solunum ve kan dolaşımı sağlandığında temel yaşam desteği kesilmelidir.

SOLUNUMUN DURMASI :

Yapay solunumun en basit ve etkili metodu, hastanın akciğerlerine kendi nefesinizi güçlü bir şekilde üflemektir. Ağızdan ağıza solunum, solunumu çok zayıf ve düzensiz olan hastalara da uygulanabilir. Bu durumda nefes verişinizi, hastanın nefes verişine göre ayarlamanız gerekir.

En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra, ağızdan ağıza solunuma başlayın. Bu sırada hasta, sert bir zeminde, sırtüstü yatmalıdır. Eğer boyun yaralanmasından şüphe edilmiyorsa, bir elinizle hastanın başını çene kemiğinden yukarı doğru çekerken diğer elinizle de alnına bastırarak başın geride kalmasını sağlayın. Eğer boyun yaralanmasından şüpheleniyorsanız, hastanın başına veya boynuna müdahale etmeyin. Hastanın başını sarsmadan sadece çenesini nazikçe kaldırarak nefes borusunu açmaya çalışın.
Eliniz hastanın alnındayken başparmağınız ve işaretparmağınızla burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine yerleştirin ve 2 güçlü nefes verin. Daha sonra her 5 saniyede 1 nefes verin. Her nefeste hastanın göğsünün kalktığını görmelisiniz. Hastanın göğsü genişlediğinde nefes vermeyi kesin. Ağzınızı çekin ve yüzünüzü hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylelikle kulağınız hastanın ağzı seviyesinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden havanın çıkışını dinleyin ve göğsün inişini izleyin. Daha sonra solunum işlemlerini tekrarlayın.
Hastanın bilek veya boyun damarından nabzını kontrol edin. Eğer nabız yoksa ve kalp masajı eğitiminiz varsa kalp masajına başlayın. Buna hasta kendiliğinden solunuma başlayıncaya veya tıbbi yardım gelene kadar devam edin.

Ağızdan buruna solunum :

Eğer hastada yüz yaralanması varsa kişinin ağzına nefes vermekte zorlanırsınız. En yakın acil sağlık kuruluşunu aradıktan sonra hemen ilkyardıma başlayın. Kişiyi sert bir zemin üzerinde sırtüstü yatırın. Bir elinizi hastanın çene kemiğine yerleştirip, yukarı doğru kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyun ve çeneyi yukarı doğru iterken alnı aşağı doğru bastırarak hastanın başına pozisyon verin.Derin bir nefes alın ve ağzınızla hastanın burnunu kapatın.Hastanın ağzını da çenesini iterek kapalı tutun. Hastanın burnuna kuvvetle nefesinizi verin. Ağzınızı çekin, hastanın çenesini açın ve havanın çıkışına izin verin. Bu işlemi 5 saniyede bir tekrarlayın.
Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs:

Bebeklerde ve çocuklarda suni teneffüs işlemi yetişkinlerdekine benzer, sadece ağzınızla çocuğun hem ağzını hem de burnunu kapatmalısınız. Çocuğun başını çok geriye çekmeyin yoksa nefes borusu tıkanabilir. Nefesleriniz daha yumuşak olsun. Çocuklarda 4 saniyede 1 nefes (dakikada 15 nefes), bebeklerde 3 saniyede 1 nefes (dakikada 20 nefes) verilmelidir. Çocuğun göğsü kalkmaya başlayınca nefes vermeyi kesin. Her nefes veriş öncesinde yeniden nefes alın.

KALP KRİZİ :

Kalp krizi yaşamı tehdit eden acil bir durumdur. Kalbi besleyen ana damarların daralması veya tıkanmasına bağlı olarak kalbin bir bölümüne yeterli kan ve oksijen gitmemesi sonucu oluşur. Eğer bu kan ve oksijen yetersizliği uzun sürerse kalp kaslarının bir bölümü ölür.

Kalp krizi belirtileri, aşağıdakilerden birkaçını ya da hepsini içerebilir. Santral göğüs bölgesinde aniden gelen ve ezici bir basınçla hissedilen, sabit, 20 dakika veya daha uzun süren, kola, omuza, boyuna, çeneye, sırt ortası ve mideye vuran göğüs ağrısı, aşırı terleme, bulantı, kusma, yoğun halsizlik, akıntı, korku, soluk mavimsi gri deri rengi, mavi tırnaklar ve nefes darlığı. Kalp ağrısı hazımsızlıkla karıştırılabilir. Eğer ağrınızın sebebinden emin değilseniz güvende olmak için kalp krizi gibi ele alın. En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın ve aşağıda verilen ilkyardım talimatlarını uygulayın.

Kalp krizi tedavisi, hastanın bilincinin kapalı ya da açık olmasına göre değişir.

A) Bilinci Kapalı, Nefes Almayan Hasta :

En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın, daha sonra müdahaleye başlayın. Kişiyi sert, rahat bir yere sırtüstü yatırın. Elinizi hastanın çenesine koyup yukarı kaldırırken diğer elinizi hastanın alnına koyup aşağı bastırarak başını arkaya yatırın. Hastanın alnındaki elinizin baş parmağınız ve işaret parmağınızla hastanın burun deliklerini kapatın. Derin bir nefes alın. Ağzınızı hastanın ağzı üzerine sıkıca bastırın ve iki yavaş, derin nefes verin. Arada tekrar derin bir nefes alın ki hastaya taze hava verebilesiniz. Göğüs kafesinin yükseldiğini görene dek hava üflemeye devam edin. Hastanın göğsü yükseldiğinde hava vermeyi durdurun. Ağzınızı çekin ve başınızı hastanın göğsüne doğru çevirin. Böylece kulağınız hastanın ağzının üzerinde olacaktır. Hastanın akciğerlerinden hava çıkışını kulağınızla hissedin ve dinleyin ayrıca göğsün alçaldığını gözlemleyin. Bu solunum işlemini her 5 saniyede 1 nefes vererek sürdürün. Kişinin bilek ya da boyun atardamarını 5-10 saniye boyunca nabız için kontrol edin. Eğer nabız yoksa, kalp masajı eğitimi aldıysanız kalp masajına başlayın. Suni solunum kalp masajı sırasında da sürdürülmelidir. Bu işlemi tıbbi yardım gelinceye ya da hasta nefes almaya başlayıncaya kadar sürdürün.

B) Bilinci Açık Hasta :

En yakın acil sağlık kurumunu arayın, ilgiliye olası bir kalp krizini ve oksijen ihtiyacını iletin.
Hastayı nazikçe oturtun ya da yan oturur pozisyona getirin. Yatmak nefes almayı zorlaştırır.
Özellikle boyun çevresindekiler olmak üzere giysileri gevşetin. Hastayı bir battaniye ya da palto ile sararak sıcak tutun. Hastayı sakinleştirin ve rahatlatın ama herhangi bir şey yedirip içirmeyin.Eğer ambulans bulunamıyorsa hastayı en yakın hastanenin acil servisine götürün.Bilinçsiz hasta kendine gelirse ve solunumu başlarsa yukardaki adımları izleyebilirsiniz.

BİLİNÇ KAYBI :

Bilinç kaybı sadece koma durumu için geçerli bir tanımlama değildir; aynı zamanda kişinin uykulu, dikkatinin dağınık ve varlığınıza tepki veremediği durumlar için de söz konusudur. Beyin travması (kaza veya darbe sonucu), kan kaybı, oksijensiz kalma (boğulma), metabolik bir hastalık (diabet) veya ilaç nedeniyle zehirlenmeler sonucu oluşabilir. İlk olarak en yakın acil sağlık kuruluşunu arayın sonra ilkyardıma başlayın.

Not: Eğer omurilik zedelenmesinden şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın. Omurilik zedelenmesi söz konusu değilse omurgayı esnetmeden, hastanın başını ve vücudunu eş zamanlı olarak yana çevirebilirsiniz; ancak baş ve vücudun birbirleriyle olan konumlarını bozmayın. Bir insanın bilinci yerinde değilse normal refleksler ve kasların gevşekliği kaybolur. Bu nedenle olabilecek en büyük tehlike dilin boğazı tıkaması veya ağızdaki yabancı cismin nefes borusunu tıkamasıdır. Nefes borusunu açıp solunumu sağlamış olsanız da asla baygın birisini yalnız ve müdahalesiz bırakmayın.Komaya giren bir insanın nefesi kesilebilir, sonuç olarak da kalbi durur.

İLKYARDIM POZİSYONU :

Omurilikteki bir hasardan şüpheleniyorsanız ve hasta kusmuyorsa yerinden kımıldatmayın. Gerekli herşeyi yaptıktan sonra acil tıbbi yardımı beklerken hastayı ilkyardım pozisyonuna getirin. Eller ve ayaklar vücudun rahat ve sabit olmasını sağlayacak şekilde olmalıdır.

Yanına diz çöküp kolunu başının arkasına atın
Karşı taraftaki kolunu göğsünün üstüne koyun ve bacağını dizinden büküp kendi tarafınızdaki bacağın üzerine koyun
Dikkatlice başı da vücutla birlikte kendinize doğru bir elinizle döndürün ve diğer elinizle yüzünü koruyun
Başını geri itin, çeneyi öne çıkarın ki rahat nefes alsın ancak çeneyi vücuttan daha alçakta tutun ve sıcak tutun

YARALANMA VE ŞİDDETLİ KANAMALAR :

Yırtılmış bir atardamar nedeniyle çok kısa zamanda yüksek miktarda kan kaybedilebilir. Şiddetli kan kaybı kişiyi şoka ve bilinç kaybına götürebilir ve eğer durdurulamazsa ölümcül olabilir. Yetişkin bir insan 1.5 litre kadar kan kaybederse ya da bir çocuk yarım litre kan kaybederse, kan kaybı şiddetli kabul edilir. Yaralı bir atardamarın duvarlarındaki kaslar yarayı kapatmak için pıhtı oluşumuyla birlikte kasılacaktır. Eğer pıhtılaşma herhangi bir nedenle gerçekleşmezse kanamanın kontrolü çok daha zor olacaktır. En yakın acil sağlık kuruluşunu arayın ve ilkyardıma başlayın.

Küçük yaralanmalarda kanama kısa sürede kendiliğinden durur. Ancak derin bir yarada kan o kadar hızlı akar ki pıhtı oluşumuna fırsat kalmaz. İlk yardımın amacı kanı mümkün olduğunca kısa sürede durdurmaktır.

Kişiyi sırtüstü yatırın ve mümkünse yaralı kısmı yukarı kaldırın. Bu kan akışını azaltacaktır.Cam veya metal gibi derinde olmayan ve kolay hareket ettirilebilen cisimleri yaranın içinden çıkarın ama derine saplanmış cisimlere dokunmayın.Temiz bir bezle yaranın tam üstüne, kanama durana dek 5-10 dakika basınç uygulayın. Yaranın ağzı açıksa her iki kenarı da birbirine doğru itin. Eğer yaranın içinde herhangi bir şey varsa basıncı cismin çevresine uygulayın, üzerine değil Sağlam ve temiz bir bandajla yarayı sıkıca sarın. Eğer hazırda bir bandaj yoksa bir parça temiz bez kullanın. Turnike kullanmayın. Eğer kan, bandajın dışına taşarsa bandajı çıkarmayın. Onun yerine üzerine biraz daha bez koyun ve sıkıca bağlayın Burun Kanamaları:

Sık rastlanan acil durumlardan biridir. Kafa travması sonucunda burun veya kulaktan kanama, kafatası kırığı olduğunu gösterir ve kontrolü zordur. Bu tip kanamalarda temiz bir bez ile buruna hafifçe bastırılmalı ve hasta mümkün olduğunca çabuk acil sağlık kuruluşuna ulaştırılmalıdır.

Diğer nedenlerle oluşan kanamalarda, burun deliklerini sıkarak veya üst dudak ile dişetleri arasına yuvarlak gazlı bez yerleştirerek basınç uygulanır. Hastayı oturtun ve başını öne eğin. Hastanın sakin olmasını sağlayın ki endişelenerek kan basıncının artmasına sebep olmasın. Burnun üzerine buz koyun. Tüm bu uygulamalara rağmen kanama devam ederse hastayı en yakın sağlık kuruluşuna götürün.

KIRIKLAR VE ÇIKIKLAR :

Röntgen olmaksızın bir kemiğin kırık olup olmadığını belirlemek her zaman mümkün değildir. Eğer emin değilseniz, yaralanmaya sanki kırıkmış gibi yaklaşın. Eğer kişi çok ağrılıysa, yaralı bölgesini hareket ettiremiyorsa, üzerine ağırlık veremiyorsa ya da yarada şekil bozukluğu varsa kırık veya çıkıktan şüphe edin. Çıkık bir kemiği yerine oturtmaya çalışmayın. Bu sadece bir uzman tarafından yapılabilir. Kolu veya bacağı bulduğunuz pozisyonda sararak sabitleyin ve yaralıyı hastaneye götürün. Eğer yaralı hareket edemiyorsa ambulans çağırın.
Hastanın birşey yiyip içmesine izin vermeyin,çünkü hastanın kemiklerini genel anestezi altında düzeltmek gerekebilir ve yemek hastanın kusmasına neden olabilir. Kişiyi sıcak tutun ve şok olasılığı açısından sürekli izleyin.
Kanama varsa önce onu tedavi edin. Kişiyi olabildiğince az hareket ettirin. Hareket, kırık kemikleri daha da ayırır ve organları yaralayabilir. Açık bir yara varsa temiz bir bez parçasıyla kapatın.

Tespit Uygulaması :

Tespit genellikle gereklidir. Hareketi önleyerek kırığın daha da kötü olmasını engelleyebilirsiniz. Bu, özellikle hastanın nakli veya tıbbi yardımın gecikeceği durumlarda önem taşır. Tespit malzemesinin sert olması gerekir. Mümkünse bir üst ve bir alt eklemin oynamasını engelleyecek derecede uzun olmalıdır. Tespit, tahtalarla, karton parçalarıyla, gazetelerle yapılabilir. Kırık bir üst kol veya bacak için yaralı uzvu tespit etmeden önce kol ile gövde arasına veya bacaklar arasına destek koymak gerekir. Tespiti bağlamak için bez (bandaj, kravat vb.) kullanın.

Kırık ön kol :

Hastanın ön kolunu 90 derece açıyla vücuduna yapıştırın, avucu göğsüne gelirken başparmağı yukarı doğru olmalı. Ön kola tespit uygulayın. Tespit dirsekten el bileğine kadar uzanmalı. Tespiti, kırığın altından ve üstünden bağlayın. Ön kolu boyundan geçen geniş bir sargı ile parmakların dirsekten biraz daha yukarı seviyede olmasını sağlayacak şekilde asın.

Yaralı bacağın sağlam bacağa tespiti :

Nazikçe yaralı bacağın dizini düzeltin. İki bacak arasına bezler koyun. Yaralı bacağı diğer bacağa birkaç yerinden bağlayın, ama kesinlikle tam kırık üzerinden olmasın. Eğer iki geniş tespit bulma olanağınız varsa bunları kullanmak en idealidir. Tespitler bacağın tüm uzunluğu boyunca olmalıdır.

Omurga Yaralanmaları :

Eğer hastanın boyun veya omurgasında ciddi ağrı varsa, kol veya bacaklarında his kaybı varsa, mesane veya barsak kontrolünü yitirmişse omurga kırığı veya çıkığı olabilir. Bu tip vakalarda, hastanın hayatı tehlike altında değilse veya kusmaya bağlı olarak boğulmuyorsa, hastayı kıpırdatmamak gerekir. Eğer hastayı hareket ettirmek gerekirse vücudunu dümdüz tutmalısınız. Beli veya boynu bükülmemeli, vücudu dönmemeli. Hastayı kapı, masa, ütü masası veya geniş bir kalas gibi sert bir zemin üzerine yerleştirmelisiniz.

BURKULMA VE GERİLME :


Kasta veya tendonlardaki yırtılma, gerilme; bağlardaki veya eklem kapsülündeki yırtılma ise burkulma olarak tanımlanır. Burkulma ve gerilme dokuların aşırı zorlanmasından olur. İki yaralanma için de belirtiler aynıdır. Ağrı, şişme ve morarma... Ciddi burkulmalar sanki kırıkmış gibi tedavi edilmelidir. Ağrı ve şişmeyi azaltmak için soğuk su ya da buz torbası kullanılır. Eklem veya kası, elastik “8” şeklinde bandajla sarın ve 1-2 gün için üstüne bastırmayın. ”8” şeklinde bandaj uygulamasını ayak çevresinde 1-2 kez dairesel olarak sarın. Bandajı diagonal olarak ayağın üstünden ve bileğin çevresinden geçecek şekilde bağlayın; bandajı ayağın üstünden aşağı doğru ve ayağın tabanından geçirin. “8” şeklindeki dönüşlere devam edin, ayak (parmaklar hariç), bilek ve bacağın altı kaplanana kadar bandajlayın; bant ya da klipsle bandajı sabitleyin.


İLK YARDIM İLKELERİ

İlk yardım, kaza ya da ani hastalık durumunda profesyonel yardım ulaşıncaya kadar, hastayı korumak ve yaşamını desteklemek için yapılan işlemlerdir. Kaza ölümlerinin yaklaşık %10'u ilk 5 dakikada, %54'ü ise ilk yarım saatte oluşmaktadır. Bu nedenle ilk yardım eğitimi almış kişilerin kaza yerinde yapacakları etkili bir ilk yardım, ölümlerin yarısını engelleyebilir ve sakatlıkları da azaltabilir.

1. Ek kazalara meydan vermemek :

Sıklıkla karşılaşılan bir durum, heyecanla yardıma koşanların ek kazalara uğramaları, yaralanmaları ve bazen hayatlarını yitirmeleridir. Gecenin bir vakti yardım için viyadükten atlarken düşenler, arabasını biçimsiz park ettiği için zincirleme kazalara neden olanlar ve iyi niyetle koşuştururken ezilenler... Başına taş düşen ya da çığ altında kalan bir dağcıya yardıma koşan da, aynı felakete uğrayabileceğini unutmamalıdır. Keza suda boğulmak üzere olan birine doğru yüzen kişi de, şayet kendini karaya bağlayan bir ipten ya da tükendiğinde tutunabileceği bir tahta parçasından yoksunsa boğulabileceğini asla unutmamalıdır. Banyoda baygın yatan yakınınıza koşarken, onu zehirleyen tüp gazdan sizin de etkilenebileceğinizi veya yerdeki birine dokunup kontrol ederken onu çarpan elektrik akımının size de zarar verebileceğini hesaba katmalısınız. Arama-kurtarma çalışmalarına katılanlar da, yardıma giderken kendi yaşamlarını sürdürebilecek asgari teçhizata sahip olmalı ve merkezle haberleşme bağlantısını koparmamalıdır.

2. Yardım istemek :

Bazen bir cep telefonu bazen telsiz, bazen de üçüncü bir kişi, birazdan anlatacağımız ilkyardım uygulamasını, "yardım gelecek" güvencesiyle daha rahat yapmanıza imkan verir. Unutmayın, daha çok insan, daha etkili yardım ve yaralıların daha doğru şekilde taşınması demektir. İlkyardımda kahramanlığın yeri yoktur. Ne kadar mükemmel yaparsanız yapın, çok zorunlu haller dışında temel ilkyardım uygulamasının ilk beş on dakikasında nefes nefese kalır, tükenirsiniz.

3. Doğru değerlendirme yapmak :

Bir kazazedeyle karşılaştığınızda zamana karşı yarış başlamış demektir. Sizin burada dakikalarca okuduğunuz uygulamayı, saniyeler içinde yapmanız gerekir. Dolayısıyla her türlü girişimden önce, kazazedeyi yerinden oynatmadan, ona ne olup bittiğini anlamaya çalışmalı ve burada yazılanları bazen aynı anda yapmalısınız. Kazazedeyle iletişim kurmaya çalışmalı, "sana ne oldu, adın ne" gibi sözlü uyarılarda bulunmalısınız. Cevap varsa işiniz büyük ölçüde kolaylaşır. Ondan elini ayağını oynatmasını isteyin. Böylece omuriliğinde bir yaralanma olup olmadığını anlayabilirsiniz, özellikle bir yerden bir yere taşınması gerekiyorsa bunu muhakkak bilmeniz gereklidir. Sözlü uyarılara cevap ararken, bir elinizi kazazedenin alnına koyun. Bu sayede şuuru bulanık, boyun omurlarında kırık olabilecek kazazedenin istemsiz hareketlerde bulunmasını ve omuriliğine zarar vermesini engelleyebilirsiniz.

Hastanın Yeniden Canlandırma İçin Değerlendirilmesi :

Hastaya sözlü uyarı verilir. (Adın ne, sana ne oldu vb.) Hasta sözlü uyarıya konuşarak veya hareketle cevap vermezse, ağrılı uyarı verilir. Burada da hastanın sesle ya da mimikle tepkisine bakılır.

Ağrılı uyarana da cevap alınamazsa :

1- Göz bebeklerinin ışık reaksiyonuna bakılır. Göz kapakları açılıp kapatılarak veya varsa fener ışığı yakıp söndürerek göz bebeklerinin ışıkta küçülüp küçülmediğine bakılır:

küçülme yoksa,
- küçülme çok azsa,
- biri küçülmüyorsa,
....beyinde problem var demektir!

2- Hastanın kalbinin çalışıp çalışmadığına bakılır. Sağ elin işaret ve orta parmağı boynun yan tarafında bulunan şahdamarının üstüne konur ve nabız olup olmadığına bakılır.

3- Hastanın nefes alıp almadığına bakılır. Göğüs kafesinin kalkıp inişine bakılır, ayrıca soluk sesi, nefes kokusu algılanmaya çalışılır. Ne zaman canlandırma (resusitasyon) işlemine başlanır:
- Nabız alınmıyor,
- solunum yok,
- göz bebeklerinde ışığa az da olsa bir cevap var ise,

Konu Hale tarafından 16 Eylül 2015 Çarşamba - 06:44 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

LÜTFEN DİKKAT: Konu bilgi amaçlıdır, İlkyardım eğitiminiz yoksa lütfen uygulamayınız.






İlkyardım Nedir?






Resmi ekleyen







1. GENEL İLKYARDIM BİLGİLERİ



İlkyardım nedir?


Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması yada durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.



Acil tedavi nedir?



Acil tedavi ünitelerinde, hasta/yaralılara doktor ve sağlık personeli tarafından yapılan tıbbi müdahalelerdir.


İlkyardımcı kimdir?


İlkyardım tanımında belirtilen amaç doğrultusunda hasta veya yaralıya tıbbi araç gereç aranmaksızın mevcut araç gereçlerle, ilaçsız uygulamaları yapan eğitim almış kişi yada kişilerdir.



İlkyardım ve acil tedavi arasındaki fark nedir?


Acil tedavi bu konuda ehliyetli kişilerce gerekli donanımla yapılan müdahale olmasına karşın, ilkyardım bu konuda eğitim almış herkesin olayın olduğu yerde bulabildiği malzemeleri kullanarak yaptığı hayat kurtarıcı müdahaledir.


İlkyardımın öncelikli amaçları nelerdir?


· Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak,
· Yaşamsal fonksiyonların sürdürülmesini sağlamak,
· Hasta/yaralının durumunun. kötüleşmesini önlemek,
· İyileşmeyi kolaylaştırmak.




İlkyardımın temel uygulamaları nelerdir?

İlkyardım temel uygulamaları Koruma, Bildirme, Kurtarma (KBK) olarak ifade edilir.


Koruma:

Kaza sonuçlarının ağırlaşmasını önlemek için olay yerinin değerlendirilmesini kapsar. En önemli işlem olay yerinde oluşabilecek tehlikeleri belirleyerek güvenli bir çevre oluşturmaktır.

Bildirme:

Olay / kaza mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde telefon veya diğer kişiler aracılığı ile gerekli yardım kuruluşlarına bildirilmelidir. Türkiye'de ilkyardım gerektiren her durumda telefon iletişimleri, 112 acil telefon numarası üzerinden gerçekleştirilir.


Kurtarma (Müdahale):

Olay yerinde hasta / yaralılara müdahale hızlı ancak sakin bir şekilde yapılmalıdır.



112’nin aranması sırasında nelere dikkat edilmelidir?


· Sakin olunmalı yada sakin olan bir kişinin araması sağlanmalıdır.
· 112 merkezi tarafından sorulan sorulara net bir şekilde cevap verilmelidir;
· Kesin yer ve adres bilgileri verilirken, olayın olduğu yere yakın bir caddenin yada çok bilinen bir yerin adı verilmelidir,
· Kimin, hangi numaradan aradığı bildirilmelidir,
· Hasta/yaralı(lar)ın adı ve olayın tanımı yapılmalıdır,
· Hasta/yaralı sayısı ve durumu bildirilmelidir,
· Eğer herhangi bir ilkyardım uygulaması yapıldıysa nasıl bir yardım verildiği belirtilmelidir,
· 112 hattında bilgi alan kişi, gerekli olan tüm bilgileri aldığını söyleyinceye kadar telefon kapatılmalıdır.



İlkyardımcının müdahale ile ilgili yapması gerekenler nelerdir?·

Hasta / yaralıların durumunu değerlendirmek (ABC) ve öncelikli müdahale edilecekleri belirlemek

· Hasta/yaralının korku ve endişelerini gidermek
· Hasta/yaralıya müdahalede yardımcı olacak kişileri organize etmek
· Hasta/yaralının durumunun ağırlaşmasını önlemek için kendi kişisel olanakları ile gerekli müdahalelerde bulunmak
· Kırıklara yerinde müdahale etmek
· Hasta/yaralıyı sıcak tutmak
· Hasta/yaralının yarasını görmesine izin vermemek
· Hasta/yaralıyı hareket ettirmeden müdahale yapmak
· Hasta/yaralının en uygun yöntemlerle en yakın sağlık kuruluşuna sevkini sağlamak (112) (Ancak, ağır hasta/yaralı bir kişi hayati tehlikede olmadığı sürece asla yerinden kıpırdatılmamalıdır.)



İlkyardımcının özellikleri nasıl olmalıdır?


Olay yeri genellikle insanların telaşlı ve heyecanlı oldukları ortamlardır. Bu durumda ilkyardımcı sakin ve kararlı bir şekilde olayın sorumluluğunu alarak gerekli müdahaleleri doğru olarak yapmalıdır. Bunun için bir ilkyardımcıda aşağıdaki özelliklerin olması gerekmektedir:


· İnsan vücudu ile ilgili temel bilgilere sahip olmak,
· Önce kendi can güvenliğini korumak,
· Sakin, kendine güvenli ve pratik olmak,
· Eldeki olanakları değerlendirebilmek,
· Olayı anında ve doğru olarak haber vermek (112’yi aramak),
· Çevredeki kişileri organize edebilmek ve onlardan yararlanabilmek,
· İyi bir iletişim becerisine sahip olmak.


Hayat kurtarma zinciri nedir?


Hayat kurtarma zinciri 4 halkadan oluşur. Son iki halka ileri yaşam desteğine aittir ve ilkyardımcının görevi değildir.


1.Halka - Sağlık kuruluşuna haber verme
2.Halka - Olay yerinde yapılan Temel Yaşam Desteği
3.Halka - Ambulans ekiplerince yapılan müdahaleler
4.Halka - Hastane acil servisleridir



İlkyardımın ABC si nedir?

Bilinç kontrol edilmeli, bilinç kapalı ise aşağıdakiler hızla değerlendirilmelidir:


A Hava yolu açıklığının değerlendirilmesi
B Solunumun değerlendirilmesi ( Bak-Dinle-Hisset)
C Dolaşımın desteği (Kalp Masajı)


#5
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


2. HASTA/YARALININ VE OLAY YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ




İlkyardımcının bilmesi gereken ve vücudu oluşturan sistemler nelerdir?


Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini, desteklenmesini sağlar ve koruyucu görev yapar.


Hareket sistemi şu yapılardan oluşur:



· Kemikler
· Eklemler
· Kaslar


Dolaşım sistemi: Vücut dokularının oksijen, besin, hormon, bağışıklık elemanı ve benzeri elemanları taşır ve yeniden geriye toplar.


Dolaşım sistemi şu yapılardan oluşur:


· Kalp
· Kan damarları
· Kan


Sinir sistemi: Bilinç, anlama, düşünme, algılama, hareketlerinin uyumu, dengesi ve solunum ile dolaşımı sağlar.


Sinir sistemi şu yapılardan oluşur:


· Beyin
· Beyincik
· Omurilik
· Omurilik soğanı


Solunum sistemi: Vücuda gerekli olan gaz alışverişi görevini yaparak hücre ve dokuların oksijenlenmesini sağlar.


Solunum sistemi şu organlardan oluşur:


· Solunum yolları
· Akciğerler


Boşaltım sistemi: Kanı süzerek gerekli maddelerin vücutta tutulması, zararlı olanların atılması görevlerini yaparak vücutta iç dengeyi korur.


Boşaltım sistemi şu organlardan oluşur:


· İdrar borusu
· İdrar kesesi
· İdrar kanalları
· Böbrekler


Sindirim sistemi:
Ağızdan alınan besinlerin öğütülerek sindirilmesi ve kan dolaşımı vasıtasıyla vücuda dağıtılmasını sağlar.


Sindirim sistemi şu organlardan oluşur:


· Dil ve dişler
· Yemek borusu
· Mide
· Safra kesesi
· Pankreas
· Bağırsaklar


Hasta/yaralının değerlendirilmesinin amacı nedir?


· Hastalık yada yaralanmanın ciddiyetini değerlendirmek
· İlkyardım önceliklerini belirlemek
· Yapılacak ilkyardım yöntemini belirlemek
· Güvenli bir müdahale sağlamak



Hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları nelerdir?


Hasta/yaralıya sözlü uyaran yada hafifçe omzuna dokunarak “iyi misiniz?” diye sorularak bilinç durumu değerlendirmesi yapılır. Bilinç durumunun değerlendirilmesi daha sonraki aşamalar için önemlidir.


Buna göre hasta/yaralının ilk değerlendirilme aşamaları şunlardır:


A. Havayolu açıklığının değerlendirilmesi:


· Özellikle bilinç kaybı olanlarda dil geri kaçarak solunum yolunu tıkayabilir yada kusmuk, yabancı cisimlerle solunum yolu tıkanabilir. Havanın akciğerlere ulaşabilmesi için hava yolunun açık olması gerekir.
· Hasta/Yaralının yanına diz çökülür.
· Hasta/Yaralının kravat, yakasını açılır.
· Hava yolu açıklığı sağlanırken hasta/yaralı baş, boyun, gövde ekseni düz olacak şekilde yatırılmalıdır.
· Bilinç kaybı belirlenmiş ise ağız içi önce göz ile daha sonra işaret parmağı yandan ağız içine sokularak bir çengel gibi kullanılarak diğer yandan çıkartılmak suretiyle kontrol edilmeli, ardından yabancı cisim varsa bir bez aracılığı ile çıkarılmalıdır.
· Daha sonra bir el hasta/yaralının alnına konarak, diğer elin 2-3 parmağı ile çene tutularak baş geriye doğru itilip Baş-Çene pozisyonu verilir. Bu işlemler sırasında sert hareketlerden kaçınılmalıdır.



B. Solunumun değerlendirilmesi:


İlkyardımcı, başını hasta/yaralının göğsüne bakacak şekilde yan çevirerek yüzünü hasta/yaralının ağzına yaklaştırır, Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile solunum yapıp yapmadığını 5 saniye süre ile değerlendirir.


· Göğüs kafesinin solunum hareketini gözleme.
· Eğilerek yüzünü hastanın ağzına yaklaştırarak solunumu dinleme ve soluğu yanağında hissetmeye çalışma.
· El ile göğüs kafesinin hareketlerini hissetmeye çalışma.


Solunum yoksa derhal yapay solunuma başlanır.



C. Dolaşım desteği (Kalp Masajı):


Bu aşamaya kadar canlılık belirtisi yoksa hasta/yaralı sert bir zemin üzerine yatırılır, derhal dış kalp masajına başlanır.

İlk değerlendirme sonucu hasta/yaralının bilinci kapalı fakat solunumu varsa derhal koma pozisyonuna getirerek diğer yaralılar değerlendirilir.



Hasta/yaralının ikinci değerlendirmesi nasıl olmalıdır?


İlk muayene ile hasta/yaralının yaşam belirtilerinin varlığı güvence altına alındıktan sonra ilkyardımcı ikinci muayene aşamasına gelerek baştan aşağı muayene yapar. İkinci değerlendirme aşamaları şunlardır :



Görüşerek bilgi edinme:

· Kendini tanıtır,
· Hasta/yaralının ismini öğrenir ve adıyla hitap eder,
· Hoşgörülü ve nazik davranarak güven sağlar,
· Hasta/yaralının endişelerini gidererek rahatlatır,
· Olayın mahiyeti, koşulları, kişisel özgeçmişleri, sonuç olarak ne yedikleri, kullanılan ilaçlar ve alerjinin varlığı sorularak öğrenilir.



Baştan aşağı kontrol yapılır:

· Bilinç düzeyi, anlama, algılama
· Solunum sayısı, ritmi, derinliği
· Nabız sayısı, ritmi, şiddeti
· Vücut veya cilt ısısı, nemi, rengi



Baş: Saç, saçlı deri, baş ve yüzde yaralanma, morluk olup olmadığı, kulak yada burundan sıvı yada kan gelip gelmediği değerlendirilir, ağız içi kontrol edilir.

Boyun: Ağrı, hassasiyet, şişlik, şekil bozukluğu araştırılır. Aksi ispat edilinceye kadar boyun zedelenmesi ihtimali göz ardı edilmemelidir.

Göğüs kafesi: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu yada morarma olup olmadığı, hafif baskı ile ağrı oluşup oluşmadığı, kanama olup olmadığı değerlendirilmelidir. Göğüs kafesi genişlemesinin normal olup olmadığı araştırılmalıdır. Göğüs muayenesinde eller arkaya kaydırılarak hasta/yaralının sırtı da kontrol edilmelidir.

Karın boşluğu: Saplanmış cisim, açık yara, şekil bozukluğu, şişlik, morarma, ağrı yada duyarlılık olup olmadığı ve karnın yumuşaklığı değerlendirilmelidir. Eller bel tarafına kaydırılarak muayene edilmeli, ardından kalça kemiklerinde de aynı araştırma yapılarak kırık yada yara olup olmadığı araştırılmalıdır.

Kol ve bacaklar: Kuvvet, his kaybı varlığı, ağrı, şişlik, şekil bozukluğu, işlev kaybı ve kırık olup olmadığı, nabız noktalarından nabız alınıp alınmadığı değerlendirilmelidir.

İkinci değerlendirmeden sonra mevcut duruma göre yapılacak müdahale yöntemi seçilir.


Olay yerini değerlendirmenin amacı nedir?


· Olay yerinde tekrar kaza olma riskini ortadan kaldırmak,
· Olay yerindeki hasta/yaralı sayısını ve türlerini belirlemek.

Olay yerinin hızlı bir şekilde değerlendirilmesinin ardından yapılacak müdahaleler planlanır.



Olay yerinin değerlendirilmesinde yapılacak işler nelerdir?


Herhangi bir olay yerinin değerlendirilmesinde aşağıdakiler mutlaka yapılmalıdır:


· Kazaya uğrayan araç mümkünse yolun dışına ve güvenli bir alana alınmalı, kontağı kapatılmalı, el freni çekilmeli, araç LPG’li ise aracın bagajında bulunan tüpün vanası kapatılmalıdır.
· Olay yeri yeterince görünebilir biçimde işaretlenmelidir. Kaza noktasının önüne ve arkasına gelebilecek araç sürücülerini yavaşlatmak ve olası bir kaza tehlikesini önlemek için uyarı işaretleri yerleştirilmelidir. Bunun için üçgen reflektörler kullanılmalıdır.
· Olay yerinde hasta/yaralıya yapılacak yardımı güçleştirebilecek veya engelleyebilecek meraklı kişiler olay yerinden uzaklaştırılmalıdır.
· Olası patlama ve yangın riskini önlemek için olay yerinde sigara içilmemelidir.
· Gaz varlığı söz konusu ise oluşabilecek zehirlenmelerin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır.
· Ortam havalandırılmalıdır.
· Kıvılcım oluşturabilecek ışıklandırma veya çağrı araçlarının kullanılmasına izin verilmemelidir.
· Hasta/yaralı yerinden oynatılmamalıdır.
· Hasta/yaralı hızla yaşam bulguları yönünden (ABC) değerlendirilmelidir.
· Hasta/yaralı kırık ve kanama yönünden değerlendirilmelidir.
· Hasta/yaralı sıcak tutulmalıdır.
· Hasta/yaralının bilinci kapalı ise ağızdan hiçbir şey verilmemelidir.
· Tıbbi yardım istenmelidir (112).
· Hasta/yaralının endişeleri giderilmeli, nazik ve hoşgörülü olmalıdır.
· Hasta/yaralının paniğe kapılmasını engellemek için yarasını görmesine izin verilmemelidir.
· Hasta/yaralı ve olay hakkındaki bilgiler kaydedilmelidir.
· Yardım ekibi gelene kadar olay yerinde kalınmalıdır.


#6
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
3. TEMEL YAŞAM DESTEĞİ



Solunum ve kalp durması nedir?



Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz ise bir süre sonra kalp durması meydana gelir.


Kalp durması:
Bilinci kapalı kişide büyük arterlerden nabız alınamaması durumudur. Kalp durmasına 5 dakika içinde müdahale edilmezse dokuların oksijenlenmesi bozulacağı için beyin hasarı oluşur.



Temel Yaşam Desteği nedir?


Hayat kurtarmak amacı ile hava yolu açıklığı sağlandıktan sonra, solunumu ve/veya kalbi durmuş kişiye yapay solunum ile akciğerlerine oksijen gitmesini, dış kalp masajı ile de kalpten kan pompalanmasını sağlamak üzere yapılan ilaçsız müdahalelerdir.

Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulmalarda, bilinçsiz olan bebek ve çocuklarda ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.



Hava yolunu açmak için Baş-Çene pozisyonu nasıl verilir?


Bilinci kapalı bütün hasta/yaralılarda solunum yolu kontrol edilmelidir. Çünkü dil geriye kayabilir yada herhangi bir yabancı madde solunum yolunu tıkayabilir. Ağız içi kontrol edilerek temizlendikten sonra hastaya baş-çene pozisyonu verilir.

Bunun için ;

· Bir el alına yerleştirilir,
· Diğer elin iki parmağı çeneye yerleştirilir,
· Baş geriye doğru itilir.
· Böylece dil yerinden oynatılarak hava yolu açıklığı sağlanmış olur.


Yapay solunum nasıl yapılır?


· Hasta/yaralının hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5 saniyede değerlendirilir.
· Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),
. Hemen yapay solunuma başlanır. YAPAY SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE SOLUNUMUN OLMADIĞINDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!
· Ağızdan ağza tekniği için hasta/yaralıya Baş-Çene pozisyonu verilir,
· Alnının üzerine koyulan elin baş ve işaret parmakları ile burun kanatları hava çıkmayacak şekilde kapatılır,
· İlkyardımcı, hasta/yaralının ağzını içine alacak şekilde kendi ağzı ile kavrar.
· Hasta akciğerine 400-600 ml hava gidecek şekilde ağızdan her biri 1 saniye üzerinde hastanın göğsünü yükseltmeye yarayacak kadar iki (2) hayat kurtarıcı nefes verilir,
· Havanın geriye çıkıp çıkmadığı kontrol edilir.
· Bu şekilde verilen hava hayati organları koruyacak yeterli oksijene (%16-18) sahiptir,
· Bebeklerde ve çene kilitlenmesi gibi durumlarda yetişkinlerde, yapay solunum ağızdan buruna hava verilerek yapılmalıdır,
· İlkyardımcı kendini korumak için yapay solunum sırasında ince bir tülbent, gazlı bez gibi araçlar kullanabilir.


Dış kalp masajı nasıl yapılır?


· Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Boğulma ve Bilinçsiz olan bebek ve çocuklarda ilkyardımcı yalnız ise 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.
· Hasta/Yaralı sert bir zemine yatırılır.
· Yetişkin ve Çocuklarda göğüsün merkezi (göğüs kemiğinin alt ve üst ucunun ortası) belirlenir.
· Bir elin topuğu göğüs merkezine yerleştirilir. Bu elin üzerine diğer el yerleştirilir.
· Her iki el parmakları birbirine geçirilir ve hastaya temas etmemesine dikkat edilir. Eller sabit tutulmalıdır. Dirsekler ve omuz düz ve hasta/yaralının vücuduna dik tutulacak şekilde tutulmalıdır.
· Vücut ağırlığı ile kaburga kemikleri 4-5 cm içe çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar ) ritmik olarak sıkıştırma-gevşetme şeklinde bası uygulanır. Dakikada 100 bası uygulanmalıdır.
· Dış kalp masajı 1 yaşın altındaki bebeklerde göğüs kemiği alt ucuna iki parmakla, göğüs kemiği 1-1,5 cm içe çökecek şekilde dakikada 100 bası olarak yapılır. 1-8 yaşına kadar çocuklarda tek elle 2.5-5 cm çökecek şekilde yapılmalıdır (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar).
· Yapay solunum ve dış kalp masajı birlikte uygulandığında , yetişkinlerde tek yada iki ilkyardımcı ile 30:2 olarak uygulanır.
· Temel yaşam desteğine sağlık personeli gelinceye kadar devam edilmelidir.


Çocuklarda (1-8 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır?


· Çocuğa önce Baş-Çene Pozisyonu verilir.
· Çocuğun hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5 saniyede değerlendirilir,
· Solunum yoksa tıbbi yardım istenir (112),
· Çocuğa önce Baş-Çene Pozisyonu verilir,
· Hemen yapay solunuma başlanır. YAPAY SOLUNUMA BAŞLAMADAN ÖNCE SOLUNUMUN OLMADIĞINDAN KESİNLİKLE EMİN OLUNMALIDIR!
· Yapay solunum ağızdan ağza yada ağızdan ağız ve buruna tekniği ile çocuğun yaşı ve yüzünün büyüklüğüne göre gerçekleştirilir,
· Yapay solunuma iki kez hava üflenerek başlanır ve tıbbi yardım istenir (112),
· Yapay solunum dakikada 15-20 olacak şekilde yapılır,
· Kalp masajı tek elle veya erişkinler gibi 2 elle basılarak yapılır,
· Bası noktası yetişkinlerde olduğu gibi belirlenir.
· Çocuklarda dakikada 100 bası uygulanır,
· Bası gücü ise göğüs boşluğu 2.5-5 cm çökecek şekilde (yandan bakıldığında göğüs yüksekliğinin 1/3’ü kadar) ,
· Çocuklarda bir yada iki ilkyardımcı ile erişkinlerdeki gibi 30/2 olacak şekilde uygulama yapılır.


Bebeklerde (0-1 yaş) Temel Yaşam Desteği nasıl yapılır?


Bebeğin topuğuna hafifçe vurularak bilinç kontrolü yapılır,

Çocuğun hava yolu açıldıktan sonra, solunum Bak-Dinle-Hisset yöntemi ile 5 saniyede değerlendirilir,

Solunum yolunun açılması için bebeğe Baş-Çene pozisyonu verilir (bebeğin başı hafifçe itilir). Başın fazla gerdirilmesi solunum yollarını tıkayıp olumsuz sonuçlar yaratabileceğinden başa hafif bir eğim vermek son derece önemlidir!

Temel yaşam desteğine başlarken eğer çevrede biri varsa hemen 112 aratılmalıdır. Bilinçsiz olan ilkyardımcı yalnız ise 5 kurtarıcı solunumdan sonra 30:2 kalp basısı uygulamasını 5 tur tekrarından sonra kendisi yardım (112) çağırmalıdır.

Yapay solunuma başlanırken ilkyardımcı ağzını bebeğin ağzı ve burnunun üstüne yerleştirilmelidir,

Üflemenin ayarı bebeğin göğsünün kalkış hareketlerine göre olmalıdır, bebeğin akciğerlerinin alacağından daha fazla hava üflenmemelidir,

Solunum sıklığı dakikada 20-25 olmalıdır,

Bebeğin iki memesi arasında hayali bir çizgi olduğu varsayılarak bu çizginin orta noktasında göğüs kemiği tespit edilir. Buraya iki parmağı bastırmak suretiyle kalp masajına başlanır,

Kalp masajı göğüs kemiği 1-1.5 cm içeri çökecek şekilde yapılır,

Bebeklere de dakikada 100 bası uygulanır,

Bebeklerde de kalp masajı ve yapay solunum sayısı 30/2 olacak şekilde uygulanır.

Temel Yaşam Desteğine yaşamsal refleksleri veya tıbbi yardım gelene kadar kesintisiz devam edilir.


Hava yolu tıkanıklığı nedir?


Hava yolunun, solunumu gerçekleştirmek için gerekli havanın geçişine engel olacak şekilde tıkanmasıdır. Tıkanma tam tıkanma yada kısmi tıkanma şeklinde olabilir.



Hava yolu tıkanıklığı belirtileri nelerdir?


Tam tıkanma belirtileri:




Nefes alamaz,

Acı çeker, ellerini boynuna götürür,

Konuşamaz,

Rengi morarmıştır,


Bu durumda Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) yapılır .

Kısmi tıkanma belirtileri:



Öksürür

Nefes alabilir

Konuşabilir
Bu durumda hastaya dokunulmaz, öksürmeye teşvik edilir.

Tam tıkanıklık olan kişilerde Heimlich Manevrası (=Karına bası uygulama) nasıl uygulanır?

Bilinci yerinde olan(=bilinci açık) kişilerde Heimlich manevrası:



Hasta ayakta yada oturur pozisyonda olabilir,

Arkadan sarılarak gövdesi kavranır,

Bir elin baş parmağı midenin üst kısmına, göğüs kemiği altına gelecek şekilde yumruk yaparak konur. Diğer el ile yumruk yapılan el kavranır,

Kuvvetle arkaya ve yukarı doğru bastırılır,

Bu hareket 5-7 kez yabancı cisim çıkıncaya kadar tekrarlanır,

Tıbbi yardım istenir (112).


Bebeklerde tam tıkanıklık olan hava yolunun açılması:


· Bebek ilkyardımcının bir kolu üzerine ters olarak yatırılır,
· Başparmak ve diğer parmakların yardımıyla bebeğin çenesi kavranarak boynundan tutulur ve yüzüstü pozisyonda öne doğru eğilir,
· Baş gergin ve gövdesinden aşağıda bir pozisyonda tutulur,
· 5 kez el bileğinin iç kısmı ile bebeğin sırtına kürek kemiklerinin arasına hafifçe vurulur,
· Diğer kolun üzerine başı elle kavranarak sırtüstü çevrilir,
· Yabancı cismin çıkıp çıkmadığına bakılır,
· Çıkmadıysa başı gövdesinden aşağıda olacak sırtüstü şekilde tutulur,
· 5 kez iki parmakla göğüs kemiğinin alt kısmından karnın üs kısmına baskı uygulanır,
· Yabancı cisim çıkana kadar devam edilir,
· Tıbbi yardım istenir (112).





4. KANAMALARDA İLKYARDIM




Kanama nedir?

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) doğru akmasıdır.


Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:


· Kanamanın hızına,
· Vücutta kanın aktığı bölgeye,
· Kanama miktarına,
· Kişinin fiziksel durumu ve yaşına.



Kaç çeşit kanama vardır?


Vücutta kanın aktığı bölgeye göre 3 çeşit kanama vardır :


Dış kanamalar: Kanama yaradan vücut dışına doğru olur.


İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.


Doğal deliklerden olan kanamalar: Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.


Kanama arter(atar damar), ven(toplar damar) yada kılcal damar kanaması olabilir. Arter kanamaları kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir. Ven kanamaları ise koyu renkli ve sızıntı şeklindedir. Kılcal damar kanaması küçük kabarcıklar şeklindedir.


Kanamanın değerlendirilmesinde, şok belirtilerinin izlenmesi çok önemlidir.



Kanamalarda ilkyardım uygulamaları nelerdir?


Dış kanamalarda ilkyardım:




· Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
· Tıbbi yardım istenir (112),
· Yara yada kanama değerlendirilir,
· Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır,
· Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
· Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
· Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
· Kanayan bölge yukarı kaldırılır,
· Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa turnike uygulanır,
· Şok pozisyonu verilir,
· Sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,
· Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür,
· Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike uygulaması gibi) hasta/yaralının üzerine yazılır,
· Hızla sevk edilmesi sağlanır.



Vücutta baskı uygulanacak noktalar nelerdir?

Atardamar kanamalarında kan basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle, kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:



1-Boyun: Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri
2-Köprücük kemiği üzeri: Kol atardamarı baskı yeri
3-Koltukaltı: Kol atardamarı baskı yeri
4-Kolun üst bölümü: Kol atardamarı baskı yeri
5-Kasık: Bacak atardamarı baskı yeri
6-Uyluk: Bacak atardamarı baskı yeri



Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?

Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir, sonra bir yada iki kez daha bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.


Elde üçgen bandaj uygulama:


Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanır, bilek seviyesinde düğümlenir.



Ayağa üçgen bandaj uygulama:


Ayak, üçgenin üzerine düz olarak, parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir.



Dize üçgen bandaj uygulama:


Üçgenin tabanı dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin arkasından uçları çaprazlanır, dizin üstünde uçları düğümlenir.


Göğse üçgen bandaj uygulama:



Üçgenin tepesi omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır.


Kalçaya üçgen bandaj uygulama:


Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir, tepesi ise belin etrafını saran bir kemer yada beze bağlanır.




Hangi durumlarda turnike uygulanmalıdır?


Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilkyardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),

Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,

Uzuv kopması varsa ve baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa

Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir yada uzvun tamamen kaybına neden olunabilir.


Turnike(Boğucu Sargı) uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır?


Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8-10 cm kuvvetli ve esnemeyen olmalıdır.

Baskı noktasına bir elle baskı uygulamaya devam etme,

Diğer eline geniş kuvvetli ve esnemeyen materyali alma,

Şeridi yarı uzunluğunda katlama, uzuv etrafına sarma,

Bir ucu halkadan geçirip çekme ve iki ucu bir araya getirme,

Baskı noktasında basıncı kaldırma ve kanamayı tamamen durduracak şekilde sıkı bir bağ atma;


Geniş sargı uygulama


Sargının içinden sert cisim (kalem gibi) geçirme ve uzva paralel konuma getirme

Kanama durana kadar sert cismi döndürme, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz

Sert cismi uzva dik konuma getirerek sargıyı çözülmeyecek şekilde tespit etme.

Hasta/Yaralının elbisesi üzerinde, hasta/yaralının adı ve turnikenin uygulandığı zamanın (saat ve dakika) yazılı olduğu bir kart iğneleme

Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla veya kalemle “turnike” veya “T” harfini yazma

Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez. Pansuman ve Turnike görülecek şekilde battaniye ile sarılır.

Turnikeyi 15-20 dakika aralıklarla gevşetme sonra tekrar sarma.

Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak önkol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, önkol ve bacağa da turnike uygulanabilir.



El ve ayak kopmalarında turnike nasıl uygulanır?

Kaza ve yaralanmalarda atardamar yaralanmalarına neden olarak ölüme yol açmaktadır.



Hasta/Yaralı sırtüstü yatırılır,

Hasta/Yaralının bacakları 30 cm kadar yükseltilir,

Kopmuş olan uzvun kanama kontrolü yapılır, tampon yapılır ve baskı noktalarına bası yapılır. Bu önlemlerle kanama kontrol edilemiyorsa turnike uygulanır,

Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır.

Kopmuş uzuv parçası, su geçirmeyen bir temiz plastik torbaya konur.

Daha sonra kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya yada kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.

Torbanın üzerine kopan uzuv parçasının sahibine ait kimlik bilgileri kaydedilir ve yaralı ile aynı araca konarak en çok 6 saat içerisinde sağlık kuruşuna sevki sağlanır.





İç kanamalarda ilkyardım:

İç kanamalar, şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Hasta/yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.



Hasta/yaralının bilinci ve ABC si değerlendirilir,

Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,

Tıbbi yardım istenir (112),

Asla yiyecek ve içecek verilmez,

Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),

Yaşamsal bulguları incelenir,

Sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.



Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilkyardım:



Burun kanaması:



Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,

Oturtulur,

Başı hafifçe öne eğilir,

Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır,

Uzman bir doktora gitmesi sağlanır.


Kulak kanaması:

· Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
· Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir,
· Kanama ciddi ise, kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapanır,
· Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırt üstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır,
· Kulak kanaması, kan kusma, anüs, üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı kanama örnekleri ile uzman bir doktora sevk edilir.



Şok nedir?

Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden bir akut dolaşım yetmezliğidir.



Kaç çeşit şok vardır?

Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır:



· Kardiyojenik şok
· Hipovolemik şok
· Toksik şok .
· Anaflaktik şok



Şok belirtileri nelerdir?

· Kan basıncında düşme
· Hızlı ve zayıf nabız
· Hızlı ve yüzeyel solunum
· Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik
· Endişe, huzursuzluk
· Baş dönmesi,
· Dudak çevresinde solukluk yada morarma
· Susuzluk hissi
· Bilinç seviyesinde azalma


Şokta ilkyardım uygulamaları nelerdir?

· Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
· Hava yolunun açıklığı sağlanır,
· Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
· Varsa kanama hemen durdurulur,
· Şok pozisyonu verilir,
· Hasta/yaralı sıcak tutulur,
· Hareket ettirilmez,
· Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112),
· Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.



Şok pozisyonu nasıl verilir?

· Hasta/yaralı düz olarak sırt üstü yatırılır,
· Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur (Çarşaf, battaniye yastık, kıvrılmış giysi vb.),
· Üzeri örtülerek ısıtılır,
· Yardım gelinceye kadar hasta / yaralının yanında kalınır,
· Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) bir yaşam bulguları değerlendirilir.


#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

5. YARALANMALARDA İLKYARDIM




Yara nedir?

Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon riski artar.



Kaç çeşit yara vardır?


Kesik yaralar:


Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur. Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.



Ezikli yaralar:


Taş yumruk yada sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpması ile oluşan yaralardır. Yara kenarları eziktir. Çok fazla kanama olmaz, ancak doku zedelenmesi ve hassasiyet vardır.



Delici yaralar:


Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır. Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Aldatıcı olabilir tetanos tehlikesi vardır.



Parçalı yaralar:


Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile meydana gelir. Doku ile ilgili tüm organ, saçlı deride zarar görebilir.



Enfekte yaralar:



Mikrop kapma ihtimali olan yaralardır. Enfeksiyon riski yüksek yaralar şunlardır:


· Gecikmiş yaralar (6 saatten fazla),
· Dikişleri ayrılmış yaralar,
· Kenarları muntazam olmayan yaralar,
· Çok kirli ve derin yaralar,
· Ateşli silah yaraları,
· Isırma ve sokma ile oluşan yaralar.



Yaraların ortak belirtileri nelerdir?

· Ağrı
· Kanama
· Yara kenarının ayrılması



Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
· Yara yeri değerlendirilir,

- Oluş şekli
- Süresi
- Yabancı cisim varlığı
- Kanama vb.

· Kanama durdurulur,
· Üzeri kapatılır,
· Sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,
· Tetanos konusunda uyarıda bulunulur,
· Yaradaki yabancı cisimlere dokunulmamalıdır!



Ciddi yaralanmalar nelerdir?

· Kenarları birleşmeyen veya 2-3 cm olan yaralar,
· Kanaması durdurulamayan yaralar,
· Kas veya kemiğin göründüğü yaralar,
· Delici aletlerle oluşan yaralar,
· Yabancı cisim saplanmış olan yaralar,
· İnsan veya hayvan ısırıkları,
· Görünürde iz bırakma ihtimali olan yaralar.



Ciddi yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Yaraya saplanan yabancı cisimler çıkarılmaz,
· Yarada kanama varsa durdurulur,
· Yara içi kurcalanmamalıdır,
· Yara temiz bir bezle örtülür (nemli bir bez),
· Yara üzerine bandaj uygulanır,
· Tıbbi yardım istenir (112).



Delici göğüs yaralanmalarında ne gibi sorunlar görülebilir?

Göğsün içine giren cisim, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:

· Yoğun ağrı
· Solunum zorluğu
· Morarma
· Kan tükürme
· Açık pnömotoraks (Göğüsteki yarada nefes alıyor görüntüsü)



Delici göğüs yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
· Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),
· Yara üzerine plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır,
· Nefes alma sırasında yaraya hava girmesini engellemek, nefes verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak için yara üzerine konan bezin bir ucu açık bırakılır,
· Hasta/yaralı bilinci açık ise yarı oturur pozisyonda oturtulur,
· Ağızdan hiçbir şey verilmez,
· Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir,
· Açık pnömotoraksta şok ihtimali çok yüksektir. Bu nedenle şok önlemleri alınmalıdır,
· Tıbbi yardım istenir (112).



Delici karın yaralanmalarında ne gibi sorunlar olabilir?


· Karın bölgesindeki organlar zarar görebilir,
· İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir,
· Karın tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir,
· Bağırsaklar dışarı çıkabilir.


Delici karın yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Hasta/yaralının bilinç kontrolü yapılır,
· Hasta/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir,
· Dışarı çıkan organlar içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür,
· Bilinç yerinde ise sırt üstü pozisyonda bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür,
· Ağızdan yiyecek yada içecek bir şey verilmez,
· Yaşam bulguları sık sık izlenir,
· Tıbbi yardım istenir (112).



Kafatası ve omurga yaralanmaları neden önemlidir?


Darbenin şiddetine bağlı olarak kafatası boşluğunda yer alan merkezi sinir sistemi etkilenebilir. Bel kemiğindeki yaralanmalarda omurgada ani sıkışma yada ayrılma meydana gelebilir. Bunun sonucunda sinir sistemi etkilenerek bazı olumsuz sonuçlar oluşabilir. Trafik kazalarında ölümlerin % 80’i kafatası ve omurga yaralanmalarından olmaktadır.


Kafatası yaralanmaları çeşitleri nelerdir?


Saçlı deride yaralanmalar :Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir.



Kafatası, beyin yaralanmaları:

Kafatası kırıkları: Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir.


Yüz yaralanmaları: Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi şekilde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir.


Omurga (bel kemiği) yaralanmaları: En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir.



Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenleri nelerdir?

· Yüksek bir yerden düşme
· Baş ve gövde yaralanması
· Otomobil yada motosiklet kazaları
· Spor ve iş kazaları
· Yıkıntı altında kalma


Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler nelerdir?


· Bilinç düzeyinde değişmeler, hafıza değişiklikleri yada hafıza kaybı
· Başta, boyunda ve sırtta ağrı
· Elde ve parmaklarda karıncalanma yada his kaybı
· Vücudun herhangi bir yerinde tam yada kısmi hareket kaybı
· Baş yada bel kemiğinde şekil bozukluğu
· Burun ve kulaktan beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi
· Baş, boyun ve sırtta dış kanama
· Sarsıntı
· Denge kaybı
· Kulak ve göz çevresinde morluk



Ancak, hastada hiçbir belirti yoksa bile,

· Yüz ve köprücük kemiği yaralanmaları
· Tüm düşme vakaları
· Trafik kazaları
· Bilinci kapalı tüm hasta / yaralılar kafa ve omurga yaralanması olarak var sayılmalıdır.



Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım nasıl olmalıdır?

· Bilinç kontrolü yapılır,
· Yaşam bulguları değerlendirilir,
· Hemen tıbbi yardım istenir (112),
· Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır,
· Her hangi bir tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir,
· Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır,
. Yardım geldiğinde sedyeye baş-boyun-gövde ekseni bozulmadan alınmalıdır,
· Taşınma ve sevk sırasında sarsıntıya maruz kalmaması gerekir,
·Tüm yapılanlar ve hasta/yaralı hakkındaki bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir,
· Asla yalnız bırakılmamalıdır.


#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
6. YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM




Yanık nedir?

Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak katı maddelerle temas, asit/alkali gibi kimyasal maddelerle temas, elektrik akımı etkisi yada radyasyon nedeni ile de oluşabilir.



Kaç çeşit yanık vardır?

Fiziksel yanıklar:



· Isı ile oluşan yanıklar
· Elektrik nedeni ile oluşan yanıklar
· Işın ile oluşan yanıklar
· Sürtünme ile oluşan yanıklar
· Donma sonucu oluşan yanıklar



Kimyasal yanıklar:


· Asit alkali madde ile oluşan yanıklar


Yanığın ciddiyetini belirleyen faktörler nelerdir?


· Derinlik
· Yaygınlık
· Bölge
· Enfeksiyon riski
· Yaş
· Solunum yoluyla görülen zarar
· Önceden var olan hastalıklar




Yanıklar nasıl derecelendirilir?



1. derece yanık: Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir.

2. derece yanık: Deride içi su dolu kabarcıklar (bül) vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.

3. derece yanık: Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğü için ağrı yoktur.



Yanığın vücuttaki olumsuz etkileri nelerdir?


Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak organ ve sistemlerde işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hasta/yaralının kendi vücudunda bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur.


Isı ile oluşan yanıklarda ilkyardım işlemleri nedir?


· Kişi hala yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir,
· Hasta/yaralının üzeri battaniye yada bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır,
· Yaşam belirtileri değerlendirilir (ABC),
· Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir,
· Yanık bölge en az 20 dakika soğuk su altında tutulur (yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından önerilmez),
· Ödem oluşabileceği düşünülerek yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır,
· Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır,
· Takılan yerler varsa kesilir,
· Hijyen ve temizliğe dikkat edilir,
· Su toplamış yerler patlatılmaz,
· Yanık üzerine ilaç yada yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir,
· Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür,
· Hasta/yaralı battaniye ile örtülür,
· Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır,
· Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hasta / yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı (1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı) verilerek sıvı kaybı önlenir,
· Tıbbi yardım istenir (112).



Kimyasal yanıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir,
· Bölge bol tazyiksiz suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir şekilde yıkanmalıdır,
· Giysiler çıkarılmalıdır,
· Hasta/yaralı örtülmelidir,
· Tıbbi yardım istenmelidir (112).



Elektrik yanıklarında ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır,
· Hasta/yaralıya dokunmadan önce elektrik akımı kesilmelidir, akımı kesme imkanı yoksa tahta çubuk yada ip gibi bir cisimle elektrik teması kesilmelidir,
· Hasta/yaralının ABC’si değerlendirilmelidir,
· Hasta/yaralıya kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir,
· Hasta/yaralı hareket ettirilmemelidir,
· Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir,
· Tıbbi yardım istenmelidir (112).



Sıcak çarpması belirtileri nelerdir?


Yüksek derece ısı ve nem sonucu vücut ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar.


Sıcak çarpmasının belirtileri şunlardır:



· Adale krampları
· Güçsüzlük, yorgunluk
· Baş dönmesi
· Davranış bozukluğu, sinirlilik
· Solgun ve sıcak deri
· Bol terleme (daha sonra azalır)
· Mide krampları, kusma, bulantı
· Bilinç kaybı, hayal görme
· Hızlı nabız



Sıcak çarpmasında ilkyardım nasıl olmalıdır?


· Hasta serin ve havadar bir yere alınır,
· Giysiler çıkarılır,
· Sırt üstü yatırılarak, kol ve bacaklar yükseltilir,
· Bulantısı yoksa ve bilinci açıksa su ve tuz kaybını gidermek için 1 litre su -1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı sıvı yada soda içirilir.



Sıcak çarpmasında risk grupları var mıdır?


Sıcak çarpması için özel bir risk grubu bulunmamakla beraber, diğer hastalık yada yaralanmalar için hassas olan kişiler, sıcaktan da diğer kişilere göre daha çok etkilenirler.


Bu kişiler;


· Kalp hastaları
· Tansiyon hastaları
· Diyabet hastaları
· Kanser hastaları
· Normal kilosunun çok altında ve çok üzerinde olanlar
· Psikolojik yada psikiyatrik rahatsızlığı olanlar
· Böbrek hastaları
· 65 yaş üzeri kişiler
· 5 yaş altı çocuklar
· Hamileler
· Sürekli ve bilinçsiz diyet uygulayanlar
· Yeterli miktarda su içmeyenler



Sıcak yaz günlerinde sıcak çarpmasından korunmak için alınması gereken önlemler nelerdir?


· Özellikle şapka, güneş gözlüğü ve şemsiye gibi güneş ışığından koruyacak aksesuarlar kullanılmalıdır,
· Mevsim şartlarına uygun, terletmeyen, açık renkli ve hafif giysiler giyilmelidir,
· Bol miktarda sıvı tüketilmelidir,
· Vücut temiz tutulmalıdır,
· Her öğünde yeteri miktarda gıda alınmalıdır,
· Gereksiz ve bilinçsiz ilaç kullanılmamalıdır,
· Direk güneş ışığında kalınmamalıdır,
· Kapalı mekanların düzenli aralıklarla havalandırılmasına özen gösterilmelidir.



Donuk belirtileri nelerdir?

Aşırı soğuk nedeni ile soğuğa maruz kalan bölgeye yeterince kan gitmemesi ve dokularda kanın pıhtılaşması ile dokuda hasar oluşur. Donuklar şu şekilde derecelendirilir.



Birinci derece: En hafif şeklidir. Erken müdahale edilirse hızla iyileşir.


· Deride solukluk, soğukluk hissi olur,
· Uyuşukluk ve halsizlik görülür,
· Daha sonra kızarıklık ve iğnelenme hissi oluşur.


İkinci derece: Soğuğun sürekli olması ile belirtiler belirginleşir.


· Zarar gören bölgede gerginlik hissi olur,
· Ödem, şişkinlik, ağrı ve içi su dolu kabarcıklar (bül) meydana gelir,
· Su toplanması iyileşirken siyah kabuklara dönüşür.


Üçüncü derece: Dokuların geriye dönülmez biçimde hasara uğramasıdır.


· Canlı ve sağlıklı deriden kesin hatları ile ayrılan siyah bir bölge oluşur.


Donukta ilkyardım nasıl olmalıdır?

· Hasta/yaralı ılık bir ortama alınarak soğukla teması kesilir,
· Sakinleştirilir, kesin istirahata alınır ve hareket ettirilmez,
· Kuru giysiler giydirilir,
· Sıcak içecekler verilir,
· Su toplamış bölgeler patlatılmaz, bu bölgelerin üstü örtülür,
· Donuk bölge ovulmaz, kendi kendine ısınması sağlanır,
· El ve ayak doğal pozisyonda tutulur,
· Isınma işleminden sonra hala hissizlik varsa bezle bandaj yapılır,
· El ve ayaklar yukarı kaldırılır,
· Tıbbi yardım istenir (112).


#9
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
7. KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM




Kırık nedir?



Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu yada kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski de artar.




Kaç çeşit kırık vardır?



Kapalı kırık: Kemik bütünlüğü bozulmuştur. Ancak deri sağlamdır.


Açık kırık: Deri bütünlüğü bozulmuştur. Kırık uçları dışarı çıkabilir. Beraberinde kanama ve enfeksiyon tehlikesi taşırlar.



Kırık belirtileri neler olabilir?


· Hareket ile artan ağrı
· Şekil bozukluğu
· Hareket kaybı
· Ödem ve kanama nedeniyle morarma



Ağrılı bölgelerin tespiti için elle muayene gereklidir.


Kırığın yol açabileceği olumsuz durumlar nelerdir?


Kırık yakınındaki damar, sinir, kaslarda yaralanma ve sıkışma. (Kırık bölgede nabız alınamaması, solukluk, soğukluk)

Parçalı kırıklarda kanamaya bağlı şok



Kırıklarda ilkyardım nasıl olmalıdır?


Hayatı tehdit eden yaralanmalara öncelik verilir,

Hasta/yaralı hareket ettirilmez, sıcak tutulur,

Kol etkilenmişse yüzük ve saat gibi eşyalar çıkarılır (aksi takdirde gelişebilecek öden doku hasarına yol açacaktır,)

Tespit ve sargı yapılırken parmaklar görünecek şekilde açıkta bırakılır. Böylece parmaklardaki renk, hareket ve duyarlılık kontrol edilir),

Kırık şüphesi olan bölge, ani hareketlerden kaçınılarak bir alt ve bir üst eklemleri de içine alacak şekilde tespit edilir. Tespit malzemeleri, sopa, tahta, karton gibi sert malzemelerden yapılmış olmalı ve kırık kemiğin alt ve üst eklemlerini içine alacak uzunlukta olmalıdır,

Açık kırıklarda, tespitten önce yara temiz bir bezle kapatılmalıdır,

Kırık bölgede sık aralıklarla nabız, derinin rengi ve ısısı kontrol edilir,

Kol ve bacaklar yukarıda tutulur,

Tıbbi yardım istenir (112).



Burkulma nedir?


Eklem yüzeylerinin anlık olarak ayrılmasıdır. Zorlamalar sonucu oluşur.



Burkulma belirtileri nelerdir?


Burkulan bölgede ağrı

Kızarma, şişlik

İşlev kaybı




Burkulmada ilkyardım nasıl olmalıdır?


Sıkıştırıcı bir bandajla burkulan eklem tespit edilir,

Şişliği azaltmak için bölge yukarı kaldırılır,

Hareket ettirilmez,

Tıbbi yardım istenir (112).




Çıkık nedir?


Eklem yüzeylerinin kalıcı olarak ayrılmasıdır. Kendiliğinden normal konumuna dönemez.



Çıkık belirtileri nelerdir?


Yoğun ağrı

Şişlik ve kızarıklık

İşlev kaybı



Çıkıkta ilkyardım nasıl olmalıdır?


Eklem aynen bulunduğu şekilde tespit edilir,

Kırık yerine oturtulmaya çalışılmaz,

Hasta / yaralıya ağızdan hiçbir şey verilmez,

Bölgede nabız, deri rengi ve ısısı kontrol edilir,

Tıbbi yardım istenir (112).

Kırık çıkık ve burkulmalarda tespit nasıl olmalıdır?

Tespit için ilkyardımcı elde olan malzemeleri kullanır. Bunlar üçgen sargı, rulo sargı, battaniye, hırka, eşarp, kravat, vb. tahta, karton vb. malzemeler olabilir.



Tespit sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?



Tespit yapılırken yaralı bölge sabit tutulmalıdır,

Yara varsa üzeri temiz bir bezle kapatılmalıdır,

Tespit edilecek bölge önce yumuşak malzeme ile kaplanmalıdır,

Yaralı bölge nasıl bulunduysa öyle tespit edilmelidir, düzeltilmeye çalışılmamalıdır,

Tespit kırık, çıkık ve burkulmanın üstündeki ve altında kalan eklemleri de içerecek şekilde yapılmalıdır.




Tespit yöntemleri nelerdir?



Kol ve köprücük kemiği kırığı tespiti:



Koltuk altına yumuşak malzeme yerleştirilir,

Kol askısı yerleştirilir,

Üçgen bandaj yaralının gövdesinin üzerinde, üçgenin tepesi dirsek tarafına, tabanı gövdeyle aynı hizada olacak şekilde yerleştirilir,

El dirsek hizasında bükülü olarak göğsün alt kısmına yerleştirilir. üçgen bandajın iki ucu yaralının boynuna düğümlenir, tespit edilen elin parmakları görülebilir şekilde olmalıdır,

Kol askısı desteği, göğüs boşluğu ve yaralı kol üzerine yerleştirilir (geniş dış bandajda yerleştirilebilir.), böylelikle vücuda yapışık bir şekilde yaralı kol ve omuz eklemi sabitlenmiş olur.



Pazı kemiği kırığı tespiti:



Sert tespit malzemesiyle yapılır,

Kırık kemiği tespit edecek olan malzemeler yerleştirilmeden önce, kolun altına (koltuk boşluğundan yararlanılarak) iki şerit yerleştirilir,

Malzemelerden kısa olanı koltuk altından itibaren dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,

Uzun olanı omuzla dirseği içine alacak şekilde yerleştirilir,

Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanarak tespit edilir. Şeritler çok kısa bağlanmamalıdır,

Dirseği tespit için kol askısı takılır,

Omur tespiti için, göğüs ve yaralı kol üzerinden geniş kumaş şerit veya üçgen bandaj uygulanır.



Dirsek kırığı tespiti:



Kol gergin vaziyette bulunduysa, hastanın vücudu boyunca gergin ve deri ile arası yumuşak malzemeyle doldurulmuş tespit malzemeleri yardımıyla tespit edilir,

Eğer bükülmüş vaziyette bulunduysa, bir kol askısı desteği yardımıyla tespit edilir.



Kol askısıyla ön kol, bilek ve el tespiti:



Kırık dirsek ve bilek ekleminin hareketini önlemek için yaralı ön kolun altına üçgen kol askısı yerleştirilir. Hasta/yaralının boynunun arkasına üçgenin iki ucu düğümlenir,

Aşırı hareket etmesini engellemek için geniş bir bandaj yardımıyla, gövdeye bağlanır.


Dirsek kemiği ve/veya ön kol kemiği kırığında sert malzemelerle tespit:



Ön kolun altına 2 şerit yerleştirilir,

Yumuşak maddeyle desteklenmiş sert tespit malzemelerinden biri parmak diplerinden dirseğe kadar içe, diğeri elin dış yüzünden dirseğe gelecek şekilde dışa konarak tespit edilir,

Daha önceden yerleştirilen şeritlerle bağlanır, fazla sıkılmamalıdır,

Dirsek eklemini tespit için kol askısı takılır,

Bilek kemiklerinde veya el tarak kemiğinde, bölgeyi bir kol askısı ile tespit yeterlidir,

Parmak kemiği kırıkları ile çıkığı ayırt etmek zordur. Tespit için, bir tespit malzemesi ile, yaralı parmak, yanındaki sağlıklı parmakla bandaj yapılabilir.



Pelvis kemiği kırığı tespiti:



Her iki bacak arasına bir dolgu malzemesi konur,

Sekiz şeklindeki bir bandajla bilekler tespitlenir,

Doğal boşlukların altından (dizler ve bilekler) bandajları kaydırmak ve iki tanesi kalça ve dizler arasında diğer ikisi dizler ve bilekler arasında olacak şekilde düğümlenerek tespit edilir. Bütün düğümler aynı tarafta olmalıdır.



Uyluk kemiği kırığının tespiti:



Sert tespit malzemesi ve sağlam bacağı (ikinci bir tespit malzemesi gibi) kullanarak tespit etme:


Bir el ayağın üst kısmına, diğeri bileğe konularak yaralı bacak tutulur ve sağlam bacakla bir hizaya getirmek için yavaşça çekilir. Aynı zamanda hafif bir döndürmede uygulanır,

Her iki bacak arasına (dizler ve bilekler) bir dolgu malzemesi konur,

Sekiz şeklinde bir bandajla bilekler sabitlenir,

Yaralının vücudunun altından, kımıldatmaksızın doğal boşlukları kullanarak bel, diz ve bileklerin arkasına 7 kumaş şerit (veya benzeri) geçirilir,

Yumuşak malzemeyle desteklenmiş sert tespit malzemesi, koltuk altından ayağa kadar yerleştirilir ve ayaklardan yukarı doğru bağlanır,

Düğümler tespit malzemesi üzerine atılarak bandajlar bağlanır,

Bilek hizasındaki bandaj öncekinin üzerine sekiz şeklinde bağlanır,

Sert tespit malzemesi bulunmaması halinde, sağlam bacağı tek destek olarak kullanarak, geniş bandajlarla tespit edilir.



Diz kapağı kırığı tespiti:


Geniş bandajlar yardımı ile iki bacağı birleştirerek dizkapağı tespit edilir. Dizin üst ve altında kalan bandajları sıkarken dikkatli olunmalıdır,

Geniş ve sert tespit malzemesi (tabla) varsa, kalçadan ayağa kadar yaralı bacağın altına yerleştirilir ve iki tane kalça ve diz arasında, iki tanede diz ile bilek arasında olmak üzere geniş bandajlarla bağlanabilir. Bunun üzerine eklemi sabitlemek amacıyla, sekiz şeklinde bir bandaj sarılır.


Kaval kemiğinin tespiti:


Uyluk kemiği kırığı tespitindeki gibidir,

Bacaklar tutulur ve yavaşça çekilir,

Doğal boşluklar kullanılarak (dizlerin altı, bileklerin altı) yaralı bacağın altından kumaş şeritler geçirilir,

Uygun bir şekilde yumuşak dolgu malzemesiyle desteklenmiş tespit malzemelerinden biri iç tarafta kasıktan ayağa kadar, diğer tarafta kalçadan ayağa kadar yerleştirilir,

Ayaklardan başlanarak şeritler dış tespit malzemesi üzerinde düğümlenerek bağlanır. Bilek hizasındaki bandaj ayak tabanı üzerine sekiz şeklinde düğümlenir.


Bileğin / ayağın tespiti:


Yaralının ayakkabıları çıkarılmadan bağları çözülür,

Bilek seviyesinde sarılmış sekiz şeklinde bir bandajla her iki ayak birlikte tespit edilir ve yumuşak malzemelerle iyice kaplanmış (rulo yapılmış bir battaniye) bir yüzeye dayamak suretiyle bacakları yukarıda tutmak gerekir.


#10
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
8. BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM





Bilinç bozukluğu/ bilinç kaybı nedir?


Beynin normal faaliyetlerindeki bir aksama nedeni ile uyku halinden başlayarak (=bilinç bozukluğu), hiçbir uyarıya cevap vermeme haline kadar giden (=bilinç kaybı) bilincin kısmen yada tamamen kaybolması halidir.

Bayılma (Senkop): Kısa süreli, yüzeysel ve geçici bilinç kaybıdır. Beyne giden kan akışının azalması sonucu oluşur.


Koma: Yutkunma ve öksürük gibi reflekslerin ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkinin azalması yada yok olması ile ortaya çıkan uzun süreli bilinç kaybıdır.




Bilinç kaybı nedenleri nelerdir?


Bayılma nedenleri:



Korku, aşırı heyecan

Sıcak, yorgunluk

Kapalı ortam, kirli hava

Aniden ayağa kalkma

Kan şekerinin düşmesi

Şiddetli enfeksiyonlar



Koma nedenleri:



Düşme veya şiddetli darbe

Özellikle kafa travmaları

Zehirlenmeler

Aşırı alkol, uyuşturucu kullanımı

Şeker hastalığı

Karaciğer hastalıkları

Havale gibi ateşli hastalıklar




Bilinç bozukluğu belirtileri nelerdir?


Bayılma ( Senkop) Belirtileri:




Baş dönmesi, baygınlık, yere düşme

Bacaklarda uyuşma

Bilinçte bulanıklık

Yüzde solgunluk

Üşüme, terleme

Hızlı ve zayıf nabız



Koma belirtileri:



Yutkunma, öksürük gibi tepkilerin kaybolması

Sesli ve ağrılı dürtülere tepki olmaması

İdrar ve gaita kaçırma

Bilinç bozukluğu durumunda ilkyardım nasıl olmalıdır?

Kişi başının döneceğini hissederse;



Sırt üstü yatırılır, ayakları 30 cm. kaldırılır,

Sıkan giysiler gevşetilir,

Kendini iyi hissedinceye kadar dinlenmesi sağlanır.


Eğer kişi bayıldıysa;

Sırt üstü yatırılarak ayakları 30 cm kaldırılır,

Solunum yolu açıklığı kontrol edilir ve açıklığın korunması sağlanır,

Sıkan giysiler gevşetilir,

Kusma varsa yan pozisyonda tutulur,

Solunum kontrol edilir,

Etraftaki meraklılar uzaklaştırılır


Bilinç kapalı ise:

Hasta/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir (ABC),

Hasta/yaralıya koma pozisyonu verilir ,

Yardım çağrılır (112),

Sık sık solunum ve nabız kontrol edilir,

Yardım gelinceye kadar yanında beklenir.



Koma pozisyonu (yarı yüzükoyun-yan pozisyon) nasıl verilir?


Sesli veya omuzun dan hafif sarsarak, uyarı verilerek bilinç kontrol edilir,

Sıkan giysiler gevşetilir,

Ağız içinde yabancı cisim olup olmadığı kontrol edilir,

Bak, dinle, hisset yöntemi ile solunum kontrol edilir,

Hasta/yaralının döndürüleceği tarafa diz çökülür,

Hasta/yaralının karşı tarafta kalan kolu karnının üzerine konur,

Karşı taraftaki bacağı dik açı yapacak şekilde kıvrılır,

İlkyardımcıya yakın kolu baş hizasında omuzdan yukarı uzatılır,

Karşı taraf omuz ve kalçasından tutularak bir hamlede çevrilir,

Üstteki bacak kalça ve dizden bükülerek öne doğru destek yapılır,

Alttaki bacak hafif dizden bükülerek arkaya destek yapılır,

Başı uzatılan kolun üzerine yan pozisyonda hafif öne eğik konur,

Tıbbi yardım (112) gelinceye kadar bu pozisyonda tutulur,

3-5 dakika ara ile solunum kontrol edilir.



Havale nedir?

Sinir sisteminin merkezindeki bir tahriş (irritasyon) yüzünden beyinde meydana gelen elektriksel boşalmalar sonucu oluşur. Vücudun adale yapısında kontrol edilemeyen kasılmalar olur.



Havale nedenleri nelerdir?


Kafa travmasına bağlı beyin yaralanmaları

Beyin enfeksiyonları

Yüksek ateş

Bazı hastalıklar



Nedenlerine göre havale çeşitleri nelerdir?


Ateş nedeniyle oluşan havaleler

Sara krizi (=Epilepsi)





Ateş nedeniyle oluşan havale nedir?


Herhangi bir ateşli hastalık sonucu vücut sıcaklığının 38°C nin üstüne çıkmasıyla oluşur. Genellikle 6 ay-6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.



Ateş nedeniyle oluşan havalede ilkyardım nasıl olmalıdır?

Öncelikle hasta ıslak havlu yada çarşafa sarılır,

Ateş bu yöntemle düşmüyorsa oda sıcaklığında bir küvete sokulur,

Tıbbi yardım istenir (112).



Sara krizi (=Epilepsi) nedir?


Kronik bir hastalıktır. Doğum sırasında yada daha sonra herhangi bir nedenle beyin zedelenmesi oluşan kişilerde gelişir. Her zaman tipik sara krizi karakterinde olmasa da bazı belirtilerle tanınır. Sara krizini davet eden bazı durumlar olabilir. Örneğin uzun süreli açlık, uykusuzluk, aşırı yorgunluk, kullanılan ilaçların doktor izni dışında kesilmesi yada değiştirilmesi, hormonal değişiklikler sara krizinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Bazı durumlarda sara krizi, madde bağımlılarının geçirdiği madde yoksunluk krizi ile karıştırılabilir.



Sara krizinin belirtileri nelerdir?


Hastada sonradan oluşan ve ön haberci denilen normalde olmayan kokuları alma, adale kasılmaları gibi ön belirtiler oluşur,

Bazen hasta bağırır, şiddetli ve ani bir şekilde bilincini kaybederek yığılır,

Yoğun ve genel adale kasılmaları görülebilir, 10-20 saniye kadar nefesi kesilebilir,

Dokularda ve yüzde morarma gözlenir,

Ardından kısa ve genel adale kasılması, sesli nefes alma, aşırı tükürük salgılanması, altına kaçırma görülebilir,

Hasta dilini ısırabilir, başını yere çarpıp yaralayabilir, aşırı kontrolsüz hareketler gözlenir,

Son aşamada hasta uyanır, şaşkındır, nerede olduğundan habersiz, uykulu hali vardır.




Sara krizinde ilkyardım nasıl olmalıdır?


Olayla ilgili güvenlik önlemleri alınır (Örneğin kişi yol ortasında kriz geçiriyorsa olay yerindeki trafik akışı kesilmelidir).


Kriz, kendi sürecini tamamlamaya bırakılır,

Hasta bağlanmaya çalışılmaz,

Kilitlenmiş çene açılmaya çalışılmaz,

Genel olarak yabancı herhangi bir madde kullanılmaz, koklatılmaz yada ağızdan herhangi bir yiyecek içecek verilmez,

Kendisini yaralamamasına dikkat edilir,

Başını çarpmasını engellemek için başın altına yumuşak bir malzeme konur,

Yaralanmaya neden olabilecek gereçler etraftan kaldırılır,

Sıkan giysiler gevşetilir,

Kusmaya karşı tedbirli olunur,

Düşme sonucu yaralanma varsa gerekli işlemler yapılır,

Tıbbi yardım istenir (112).



Kan şekeri düşüklüğü nedir?

Herhangi bir nedenle vücutta glikoz eksildiği zaman ortaya çıkan belirtilerdir.




Kan şekeri düşmesinin nedenleri nelerdir?


Şeker hastalığı tedavisine bağlı

Uzun egzersizler sonrası

Uzun süre aç kalma

Barsak ameliyatı geçirenlerde yemek sonrası




Kan şekeri aniden düştüğünde hangi belirtiler görülür?


Korku

Terleme

Hızlı nabız

Titreme

Aniden acıkma

Yorgunluk

Bulantı



Kan şekeri düşüklüğü yavaş ve uzun sürede oluşursa hangi belirtiler görülür?


Baş ağrısı

Görme bozukluğu

Uyuşukluk

Zayıflık

Konuşma güçlüğü

Kafa karışıklığı

Sarsıntı ve şuur kaybı



Kan şekeri düşmesinde ilkyardım nasıl olmalıdır?


Hastanın ABC’si değerlendirilir ,

Hastanın bilinci yerinde ve kusmuyorsa ağızdan şeker, şekerli içecekler verilir, fazla şekerin bir zararı olmaz (Ayrıca belirtiler fazla şekerden meydana gelmiş ise bile fazladan şeker verilmesi, hastanın düşük kan şekeri düzeyinde kalmasından daha az zararlı olacaktır. Çünkü düşük kan şekeri, beyinde ve diğer hayati organlarda kalıcı zararlara neden olabilir.),

15-20 dakikada belirtiler geçmiyorsa sağlık kuruluşuna gitmesi için yardım çağırılır ,

Hastanın bilinci yerinde değilse koma pozisyonu verilerek tıbbi yardım çağırılır(112).



Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri nelerdir?

Göğüste kuvvetli ağrı nedenleri arasında en sık angina pektoris ve miyokart enfarktüsü görülür. Her ikisi de kalp kasının belli bir yerine gönderilen kanın azalması sonucu oluşur.



Göğüste kuvvetli ağrı belirtileri nelerdir?



Kalp Spazmı (Angina Pektoris) belirtileri:




Sıkıntı veya nefes darlığı olur,

Ağrı hissi; genellikle göğüs ortasında başlar, kollara, boyuna, sırta ve çeneye doğru ilerler

Sıklıkla fiziksel hareket, fiziksel zorlanma, heyecan, üzüntü yada fazla yemek yeme sonucu ortaya çıkar,

Kısa sürelidir, ağrı yaklaşık 5-10 dakika kadar sürer

Ağrı, istirahat ile durur, istirahat halindeyken görülmesi ciddi bir durumu gösterir,

Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.



Kalp Krizi (Miyokart Enfaktüsü) belirtileri:



Hasta ciddi bir ölüm korkusu ve yoğun sıkıntı hisseder, terleme, mide bulantısı, kusma gibi bulgular görülür,

Ağrı; göğüs yada mide boşluğunun herhangi bir yerinde, sıklıkla kravat bölgesinde görülür, omuzlara, boyuna, çeneye ve sol kola yayılır,

Süre ve yoğunluk olarak kalp spazmı (angina pektoris) ağrısına benzemekle birlikte daha şiddetli ve uzun sürelidir,

En çok hazımsızlık, gaz sancısı veya kas ağrısı şeklinde belirti verir ve bu nedenle bu tür rahatsızlıklarla karıştırılır (Bu tür gaz yada kas ağrıları, aksi ispat edilinceye kadar kalp krizi olarak düşünülmelidir),

Nefes alıp vermekle ağrının şekli ve şiddeti değişmez.



Göğüs ağrısında ilkyardım nasıl olmalıdır?


Hastanın yaşamsal bulguları kontrol edilir (ABC),

Hasta hemen dinlenmeye alınır, sakinleştirilir,

Yarı oturur pozisyon verilir,

Kullandığı ilaçları varsa almasına yardım edilir,

Yardım istenerek (112) sağlık kuruluşuna gitmesi sağlanır,

Yol boyunca yaşam bulguları izlenir.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı