İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

[Ahlak-ı Nebi] Peygamberimiz Hz. Muhammed'in Doğruluğu İle İlgili Hadisler

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.701 İleti
  • Gender:Male
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in Doğruluğu İle İlgili Hadisler


Hz. Peygamber peygamberliğini ilan edince kafirler arasında O'nu tanıyanlar, Hz. Peygamber'in yalancı ve palavracı biri olduğunu söylemediler. Aksine O'nun şucırunun bozulduğuna veya aklını kaybettiğine ya da kendisinde şiirsi hayaller oluştuğuna inandılar. 0 yüzden de Hz. Peygamber hakkında "deli, büyücü, büyülenmiş, şair.." dediler. Ama asla "yalancı" demediler.

Bir gün Kureyş'in ileri gelenleri bir araya gelmiş oturuyorlar ve Hz. Peygamber hakkında konuşuyorlardı. Kureyşliler arasında çok deneyimli ve görgülü bir kişiliği olan Nadr b. Haris, "Ey Kureyş! Bugüne kadar başınıza gelen bu felaketle ilgili bir tedbir bulamadınız. Muhammed gözlerinizin önünde çocukluk ve gençlik çağlarını aşarak bu yaşa geldi. 0, sizin içinizde çok beğenilen, doğru sözlü ve çok güvenilen biriydi. Şimdi saçlarıma ak düştükten sonra veya karşımıza peygamberlik davasıyla çıktıktan sonra "sihirbaz" diyorsunuz, "kahin" diyorsunuz, "şair ve deli" diyorsunuz. Allah'a yemin ederim ki, ben O'nun söylediklerini dinledim. Muhammed'de böyle şeyler yok. Başınıza böyle bir felaket ilk kez gelmiştir" dedi.

Ebu Cehil daima: "Muhammed! Ben sana yalancı demiyorum, ancak senin dediklerini doğru kabul etmiyorum" derdi. Kur'an-ı Kerim'in şu yeti işte bu söz üzerine nazil olmuştur: " Şüphesiz ki ey Peygamber! Onların söylediklerinin seni üzmekte olduğunu biliyoruz. Aslında onlar seni yalanlamıyorlar. Fakat o zalimler açıktan açığa Allah'ın ayetlerini inkâr ediyorlar ." ( En'am 6/33 )

Allah Teala tarafından, Hz. Peygamber'e@; "En yakın akrabalarını İslam'a davet et" ( Şuara 26/214 ) çağrısı gelince Hz. Peygamber@ bir tepenin üzerine çıkarak: "Ey Kureyş topluluğu" diye seslendi. İnsanlar bu çağrı ile O'nun etrafına toplanınca: " Size şu dağın arkasından bir ordu geliyor dersem, kesin olarak inanır mısınız ?" dedi. Hep bir ağızdan: "Evet, inanırız. Çünkü senin yalan söylediğini görmedik" dediler."


Bizans imparatoru, sarayının toplantı salonunda Ebu Süfyan'a: "Memleketinizde ortaya çıkan din davetçisinin daha önce yalan söylediğini hiç gördünüz mü?" diye sordu. Ebu Süfyan; "Hayır" dedi. Sonunda Bizans imparatoru yaptığı konuşmada, "Size, o kişi yanınızda hiç yalan söyledi mi? diye sordum. "Hayır, söylemedi" diye cevap verdiniz. "Ben peygamberim" diyerek, bir insan Allah'a iftira ederse, yalan söyleyerek insanlara iftira etmekten neden kaçınsın ki?" dedi. ( Son Peygamber, Nedvi, 618 )

Allah'ın Resulü Muhammed, peygamberliğin gelişinden sonra olduğu gibi, risaletten önce de diğer insanlarla yaptığı alışverişte dürüst ve doğru idi. Olgunluk çağına eriştiğinde tüccar olmuş ve Arabistan'ın kuzeyindeki ülkelere seferlere çıkmıştı. Başkalarının parasıyla büyük bir basiretle ticaret yapmış ve büyük karlar sağlamıştır. Mekke halkı onun bu alışveriş kabiliyetine ve dürüstlüğüne hayrandı. Yavaş yavaş ünü yayıldı ve insanların güvenini kazandı. Kendisine önce işini ona güvenerek teslim eden, daha sonra da onunla evlenen Hatice'yi etkileyen, onun doğruluğu ve alışverişteki dürüstlüğüydü. Onun bu özelliğini, peygamberlikten önce de kendisiyle iş yapan herkes övmekteydi. Risaletten sonra ashabına da ticarette doğru ve dürüst olmayı tavsiye etmiştir. Numan b. Beşir'in rivayetine göre Rasulullah şöyle demiştir: "Helal da, haram da açıktır. Fakat ikisi arasında bazı şüpheli şeyler vardır ki pek çok insan bilmez. Şüpheli şeylerden sakınan dinini ve şerefini lekesiz olarak korur. Şüpheli şeylere giren ise, hayvanlarını kamu arazisi etrafında otlatan çobanın biraz sonra da o arazinin içinde otlatacağı gibi harama da düşer. " (Buhar ve Müslim) Abdullah b. Mes'ud da Rasulullah'ın şu sözlerini nakletmiştir: " Mecburi olan görevlere ilave olarak, helal rızkı kazanmak için çalışmak da mecburi bir görevdi r." Rafi, b. Hadic'in anlattığına göre Rasulullah en iyi kazancın hangisi olduğu sorusuna şu cevabı vermiştir: " Kendi ellerinizin emeğiyle ve meşru alışveriş vasıtasıyla kazandıklarınız. " (Ahmed). Cabir'in rivayetine göre Rasulullah şöyle demiştir: " Satarken, satın alırken ve bir şey talep ettiğinde müşfik ve yumuşak başlı olana Allah rahmetini gösterir ." ( Buhari )

Ebu Said'in rivayetine göre Rasulullah: "Doğru ve güvenilir tüccar; peygamber, doğ rular ve şehidlerle birlikte olacaktır' buyurmuştur. (Tirmizi, Darimi ve İbni Mace). Huzeyfe'nin rivayet ettiğine göre Rasulullah şöyle demiştir: " Bir zaman, bir adam vardı. Canını almak için Azrail geldiğinde adama ömründe hiç iyi bir şey yapıp yapmadığını sordu. Adam da bilmediğini söyledi. Melek düşünmesini isteyince, adam bildiği tek şeyin kendisinin iş icabı alışveriş yaptığı, ödemeler için bol zaman tanıdığı, fakirlerin borcunu ise affettiğini söyledi. Bunun üzerine Allah adamı Cennet'e gönderdi' ( Buhari- Müslim )

Rasulullah alışverişte doğru davranmayanları açıkça ikaz etmiştir. Abdullah b. Mes'ud'un rivayetine göre şöyle demiştir:
"Haram bir mal edinen ve ondan hayır için veren kimsenin hayrı kabul olmaz; ondan sevap da alamaz. Kendisine kalan kısmı ise onu cehenneme götürecektir' (Ahmed). Ebu Bekir ise Resulullah'ın şöyle dediğini anlatmıştır: " Haram ile beslenen hiç kimse Cennet'e girmeyecektir' Muhammed'in hayatında, onun insanlarla yaptığı alışverişlerde ne kadar adil, dürüst ve doğru olduğunu gösteren çok sayıda olay vardır.

Arabistan'da, müslüman olarak Rasulullah'ı görmeye gelen, Saib adlı meşhur bir tüccar vardı. Müslümanlar onu Rasulullah'a övücü sözlerle tanıttılar. Rasulullah : "Ben onu sizden daha iyi tanıyorum' dedi. Saib de: " Anam babam ona feda olsun. 0 benim ortağımdı ve alışverişte daima dürüst ve tertemizdi 'demiştir. Bir gün Rasulullah birisinden borç olarak hurma aldı. Birkaç gün geçer geçmez, adam gelip borcunu istedi. Rasulullah , Ensar'dan birisine borcunu ödemesini talep etti. Adama verilen hurmalar, onun Rasulullah'a verdiklerinin kalitesinde değildi. Bu durumda alacaklı adam verilen hurmaları kabul etmedi. Bunun üzerine, Ensar'dan olan zat, bu durumu Peygamber'e bildireceğini söyleyince, alacaklı: "Evet, eğer Allah'ın Resulü adil olmayacaksa, kimden adalet bekleyeceğiz?" diye cevap verdi. Bunu duyan Rasulullah gözlerinden yaş gelerek; " Çok doğru " demiştir.

Bir defasında da Rasulullah bedevinin birinden bir miktar borç almıştı. Bedevi Rasulullah'a gelerek sert bir tavırla borcu nu istedi. Sahabe'den orada bulunanlar, adamı yaptığı küstahlık sebebiyle azarlayarak " Sen kiminle konuştuğunu biliyor musun ?' dediler. Bedevi de: "Ben alacağımı istiyorum' şeklinde cevap verdi. Bunun üzerin Rasulullah : " Aslında onu desteklemelisiniz. Çünkü o konuşma hakkına sahip' demiş ve ashabından borcunu ödemelerini ve üstüne de bir miktar fazla vermelerini rica etmiştir. Bir savaşta, Cabir b. Abdullah Ensari, Resulullah'a refakat etmekteydi. Devesi oldukça ağırdı. Yolculuğun sonunda ise tamamen bitkinleşmiş ve çok ağırlaşmıştı Rasulullah deveyi önce satın aldı, daha sonra da deveyi ona geri verdi. Parasını da onda bırakarak " Her ikisi de senin olsun" dedi. Başka bir sefer de birisinden bir deve ödünç almış ve yerine daha iyi bir deveyi geri vererek şöyle demiştir: " İnsanların en hayırlısı, borcunu memnuniyet ve sevinçle ödeyenlerdir '

Bir gün Bedevinin biri deve eti satmaktaydı. Peygamber evde bir miktar kuru hurma olduğunu düşünerek bir vasak karşılığında biraz et satın aldı. Eve geldiğinde ise evde hurma olmadığını gördü. Bedeviye giderek eti hurma karşılığı satın aldığını, fakat evde hurmanın bulunmadığını söyledi. Bedevi aldatıldığını söyleyerek bağırmaya başladı. Etraftaki insanlar Rasulullah'ın hiç kimseyle haksız bir alışveriş yapmayacağını söylediler. Rasulullah da: " Bırakın onu, çıkışma hakkına sahiptir' dedi, sonra da adamı Ensar'dan bir kadına göndererek, hurmaları almasını rica etti. Bedevi hurmaları alıp döndüğü sırada Rasulullah ashabıyla oturuyordu. Adam, Rasulullah'ın nezaket, sabır, affedicilik ve alışverişteki dürüstlüğünden müteessir olmuştu. Resulullah'ı görünce; "Muhammed! Allah sana daha iyi bir mükâfat versin; sen tüm fiyatı aslında iyilikle ödemiştin " dedi.

Bir gün Medine dışında bir kervan konaklamıştı. Kırmızı bir develeri vardı. Tesadüfen oradan geçen Rasulullah devenin fiyatını sordu. Söyledikleri fiyatı da hiç tartışmadan kabul etti. Devenin yularından tutarak şehre doğru yürüdü. Satıştan sonra, kervandakiler deveyi pek fazla tanımadıkları birisine sattıklarını düşünerek pişman oldular. Kervanda bulunan bir kadın: " Rahat olun, bundan daha temiz ve nurlu yüze sahip başka bir insan görmemiştik ' dedi. Yani, böyle bir insan aldatamazdı. Akşam olunca, Muhammed@ onlara devenin fiyatı olan yiyecek ve hurmaları gönderdi.

Huneyn savaşında, Rasulullah'ın bazı teçhizata ihtiyacı vardı. Müşriklerden olan Safvan'dan kendisine zincirden örülmüş bir miktar zırh ödünç vermesini rica etti. Safvan, "Muhammed! Senin bunlara el koymaya niyetin mi var?" diye sorunca, Rasulullah : " Hayır! Sadece ödünç alıyorum. Şayet kaybolan olursa, onların değerini öderim ' diyerek kırk takım zincirli zırhı ödünç olarak almıştır. Savaştan sonra, bazı zırhlar kaybolduğunu ve onların değerini ödeyebileceğini söyleyince, Safvan: "Ey Allah'ın Resulü! Kalbim önceki gibi değil şimdi. Yani, İslam'ı kabul ediyorum. Artık telafi edecek bir şey yok' demiştir. ( Siret Ans. 1/71-72 )

Konu Hale tarafından 11 Eylül 2015 Cuma - 07:52 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
gs.esma

gs.esma

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 1 İleti
çok teşekküür ederim din ödevime katkın oldu
:lol:

#3
uJindows_x7

uJindows_x7

    KD ™ Yeni Tanıdık

  • Üye
  • 1 İleti
Teşekkürler...

#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.689 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı