İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

[Ahlak-ı Nebi] Peygamberimiz Hz. Muhammed'in Cömertliği İle İlgili Hadisler

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 1 yanıt gönderildi

#1
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.701 İleti
  • Gender:Male
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in Cömertliği İle İlgili Hadisler


"Onlar bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah ihsan edenleri sever." (3/134)

Allah'ın Resulü Muhammed, tabiatı gereği çok cömert ve hayırsever bir insandı. İbni Abbas'a göre Rasulullah insanların en cömerdiydi. Bilhassa Ramazan ayında daha da cömertleşirdi. Rasulullah ömrü boyunca bir şey isteyen hiçbir kimseye " hayır " dememiştir. Bir defasında, kendisini yalnız dağıtıcı ve veznedar olarak nitelemiş, her şeyi verenin Allah olduğunu söylemiştir. Bu gün Rasulullah'a gelen bir adam, keçi sürüsünün geniş bir sahaya yayılmış olduğunu gördü. Yardım isteyince Rasulullah bütün sürüyü ona verdi. Geriye dönen adam halkına İslam'ı kabul etmelerini, çünkü Muhammed'in fakirlik korkusu olmayacak kadar cömert olduğunu söyledi.

Rasulullah'ın verecek hiçbir şeyi olmadığı sırada yanına yardım isteyen bir şahıs geldi. Rasulullah adama kendi adına borçlanmasını ve daha sonra kendisinin ödeyeceğini söyledi. Orada bulunan Hz. Ömer, Rasulullah'a Allah'ın ona taşıyabileceğinden fazlasını yüklemediğini söyledi. Rasulullah ses çıkarmadı. Orada bulunanlardan biri yardım teklif edince Peygamber@ gülerek memnuniyetle karşıladı.

Bir defasında da bir dilenci için yarım vask zahire(tahıl) borç aldı. Alacaklı istemeye geldiğinde Rasulullah yarısı borcu, yarısı da hediye olarak bir vask zahire verdi.

Allah Resulü Muhammed yardım isteyen herkese yardım ederdi ve bir şeyi olmadığında da daha sonra edeceğine söz verirdi. Rasulullah'ın bu tavrı sonucunda insanlar öyle cüretkâr olmuşlardı ki, bir gün namaz kıldığı sırada yanına gelen bir bedevi elbisesinden tutarak "Karşılanması gereken bir ihtiyacım var, ne yazık ki aklımdan hiç çıkmıyor, sen karşılayabilir misin?" dedi. Rasulullah bedeviyle birlikte oradan ayrılıp ihtiyacını halletti. Daha sonra dönerek namazı kıldı. Bazen, Resulullah'ın bir şey satın alıp, satıcıya hediye ettiği olmuştur. Bir defasında İbni Ömer'den bir deve satın almış ve hemen Abdullah b. Ömer'e hediye etmiştir. Başka bir zaman da Cabir'den bir şey satın almış ve kendisine hediye olarak geri vermiştir. ( Siret Ans. 1/56, Mişkat'tan )

Rasulullah hiçbir öğün yemeğini yalnız yememiş, daima ashabını davet etmiştir. Bir savaşta yanında 130 ashabı bulunmaktaydı. Bir keçi satın aldı. Kestikten sonra ciğerinin kızartılmasını emretti. Hazırlanınca ashabına dağıttı. Orada bulunmayanlara da bir pay ayırdı.

Ne zaman bir şey alsa onu bitirmeden rahat edemezdi. Müminlerin annesi Ümmü Seleme'nin rivayetine göre Rasulullah bir gün eve canı sıkkın bir vaziyette geldi. Ümmü Seleme meselenin ne olduğunu sordu. Rasulullah önceki gün yedi dinar aldığını ve bu paranın geceye kadar yatağın üzerinde kaldığını ve dağıtılmadığını söyledi. Onları dağıtana kadar Rasulullah rahat edememişti. ( Siret Ans. 1/56, Mişkat'tan )

Ebu Zerr'in rivayet ettiğine göre, bir gece birlikte yürürken Rasulullah@ ona şöyle demiştir: " Ebu Zerr, benim için Uhud dağı altına dönse, borçlarımı ödedikten sonra ben bir dinarın bende üç gün kalmasını istemezdim '

Bir gün Fedek kabilesinin reisi Resulullah'a deve yükü tahıl göndermişti. Bilal bunları satarak Rasulullah'ın bir yahudiye olan borcunu ödedi. Daha sonra da haber vermek üzere Resulullah'a geldi. Rasulullah@ artan bir şeyin olup olmadığını sorunca, Bilal, arttığını söyledi. Rasulullah: " Tamamı gitmeden ayrılamam' dedi. Bilal verilecek kimse olmadığını söyledi. Peygamber geceyi mescidde geçirdi. Ertesi gün, Bilal gelerek Resulullah'a Allah'ın onu ferahlattığını söyledi. Her şey dağıtılmış, geriye hiçbir şey kalmamıştı. Rasulullah Allah'a hamd edip, evine gitti. Biraz sonra birden dışarıya çıktı. Etrafındakiler şaşırmıştı. Rasulullah namaz esnasında evinde bir miktar altın bulunduğunu hatırladığını ve unutarak altının bütün gece evde kalmasından korktuğunu söyledi. Eve girerek hemen altını hayır işlerine harcamak amacıyla dışarıya çıktı.

Rasulullah Huneyn savaşından elde edilen ganimeti dağıttıktan sonra geri dönüyordu. Durumu öğrenerek her taraftan gelip yoluna çıkan bedeviler sadaka istediler. Kalabalık tarafından iyice sıkıştırılan Rasulullah bir ağacın gölgesinde durdu. Bedeviler elbisesini çekiştirirken, Resulullah'ın elbisesi vücudundan çıkarak ellerine geldi. Rasulullah: " Elbisemi verin; şu dağ kadar develerim olsaydı, size hepsini verirdim. 0 zaman beni ne cimri, ne yalancı, ne de namert bulurdunuz' dedi.

0 daima ölenlerin borçlarını öderdi. Borçlu ölenlerin, borçlarının kendisi tarafından ödenmesi için haber verilmesine ilişkin talimatlar vermiş ve yürürlüğe koymuştur

Bir gün Rasulullah ashabıyla otururken bir bedevi gelerek elbisesinin köşesinden çekerek; "Muhammed! Bu mülk ne senindir, ne babanın, Bana bir deve yükü ver' dedi. Rasulullah'ın devesini arpa ve hurma yükleyerek aldı. Bir defasında Bahreyn'den vergi olarak yüklü miktarda bir para alınmıştı. Rasulullah, bu paranın cemaatine harcanmasını emretti. Namazdan sonra, Rasulullah önüne gelen herkese dağıtmaya başladı. Bedir Savaşından sonra çok fakir düşen Abbas'a ayağa kalkıp yürüyemeyeceği kadar çok verdi. Rasulullah artık verecek hiçbir şey kalmadığında elbisesini silkeleyerek ayağa kalktı.

Rasulullah, o kadar cömertti ki, hiç kimse hiçbir zaman onun kadar cömert olamaz. Ne alırsa alsın başkalarına verir ve hediyeyi alandan daha fazla haz duyardı. Kimseyi evinden eli boş çevirmezdi ve muhtaçlara kendi ihtiyaçlarına nazaran öncelik verirdi. Muhtelif türlerde yardım etmiştir; bazen hediye verirdi, bazen ödünç aldığı şeyi daha fazla veya daha iyi olarak geriye döndürür, bazen satın aldığı bir şeyi fiyatından fazla öderdi; bazen hediye, bazen bağış, bazen da sadaka olarak dağıtırdı. İnsanlardan hediye kabul eder; fakat fazlasıyla onlara da hediye verirdi. İnsanlara kendisi gibi hediye vermelerini de söylemiştir. ( Siret Ans. 1/56, Mişkat'tan )

Bir gün yanına fakir bir göçebe Arap gelir. Kendisine bir şeyler vermesini ister. Fakat o gün Hz. Muhammed'in mal ve para cinsinden hiçbir şeyi yoktur.
- Şu an sana verecek bir şeyim yok. İhtiyacın ne ise onu benim adıma satın al. Sonra ben o borcu öderim , der.
Fakir sevinerek çıkar, gider. Fakat yanındaki arkadaşları kendisini bu kadar zorlamasına üzülmüşlerdir. Bir tanesi, ayağa kalkar:
- Ey Allah'ın Elçisi! Bu şahıs daha önce de iki-üç kez geldi, senden bir şeyler istedi verdin. Şimdi ise elinde hiçbir şey yok. Gücünüzün yetmediği bir sorumluluğu herhalde Allah size yüklemez!" Duydukları kendisini hoşnutsuz etmiştir. Sonra başka bir arkadaşı da ayağa kalkıp, konuşur:
-Ey Allah'ın Elçisi! Dilediğin kadar ver! Arş'ın sahibi olan Allah beni fakir eder diye de korkma! Yüzünde bir tebessüm yayılır. Sözünü herkese duyurur:
- İşte ben de bununla emrolundum. ( Tirmizi Şemaili Şerif 353 )


Hz. Ayşe anlatır: Bir gün bir koyun kesmiş ve bir but dışında bütün eti dağıtmıştık. Allah'ın Elçisi:
-Koyunu ne yaptınız? diye sordu. Ben bir but dışında hepsini dağıttığımızı söyledim.
- Ey Aişe" demek ki bir but dışında hepsi bizim oldu.

Amr Oğlu Nuayman en şakacı arkadaşlarındandır. Ne var ki şakaları herkesin kaldırabileceği cinsten de değildir. Bir gün mescide namaz kılmaya giren bir göçebe arabın devesini keser... Mescidden çıkınca devesini yerde kesilmiş olarak gören arap ağlayıp, bağırmaya başlar. Gürültüye toplanan insanlar Hz. Muhammed'e:
-Ey Allah'ın Elçisi! Bunu yapsa yapsa Nuayman yapar, derler. Nuayman bulunur ve suçunu itiraf eder. Kendisine "Niçin?" diye sorulduğunda ise, Hz. Muhammed'e dönerek utangaç bir tebessümle:
- Ey Allah'ın Elçisi! der, Siz nasıl olsa devenin bedelini ödersiniz diye düşünüp, hepimize bir ziyafet çekelim istedim. "

Peygamber Devenin borcunu öder.

Konu Hale tarafından 09 Eylül 2015 Çarşamba - 07:35 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.


#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.144 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Konu İçeriği Düzenlenmiştir.




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı