İçeriğe git

Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Artistik Buz Pateni Sporu Hakkında Detaylı Bilgiler ve Tarihçe

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 3 yanıt gönderildi

#1
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.701 İleti
  • Gender:Male
Artistik buz pateni müzik eşliğinde, yapılacak dansın ya da gösterinin konusuna uygun kostümlerle gerçekleştirilen yarışma sporudur. Yarışma zorunlu hareketler ve serbest figürlerin bir kombinasyonundan oluşur.

Türkiye' de Buz Pateni

Buz Pateni, olimpik ölçü olarak kabul edilen 30 x 60 metrelik buz pistinde yapılır. Türkiye'nin olimpik ölçülerdeki ilk buz pisti, Ankara'da 1987 yılında açılan ve kısaca Bel-Pa olarak bilinen Büyükşehir Belediyesi'nin Buz Pateni Sarayı'dır.

İzmit' te 1999'da hizmete giren ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Buz Pateni Pisti de, ülkemizin ikinci olimpik buz tesisidir.

Artistik Buz Pateni yapan sporcuların giydikleri patenler, buz Hokeyi ve Sürat Pateni sporcularının giydikleri patenlerden farklıdır.

Figür patencilerinin patenlerinin altındaki çeliklerin ucunda, frenlemeyi ya da sıçramayı sağlayan altı adet tırtıl vardır.

Artistik Buz Pateni' nin öğrenilmesi, disiplinli ve uzun süreli çalışmayı gerektirir.
Hemen hemen her gün antrenman yapılmasına ve iyi bir patenci olmak isteyen sporcu adaylarının bıkmadan, yılmadan çalışmasına ihtiyaç vardır.


Bakınız, Artistik Patinaj Dönüşleri

#2
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Buz Pateni




Artistik Patinaj, Artistik Buz Pateni veya Figür Pateni, müzik, dans ve sporu bünyesinde birleştirir. Bu unsurların bir arada olması nedeniyle son derece estetik ve rafine bir spor dalı olarak kabul edilir. Figür Pateni özellikle son 30 yılda teknik ve artistik planda büyük bir ilerleme gösterdiği için günümüzde bütün dünyada televizyon naklen yayınları açısından en çok ilgi çeken spor dalı olmuştur.


Resmi ekleyen


Buz Pateni, olimpik ölçü olarak kabul edilen 30 x 60 metrelik buz pistinde yapılır. Türkiye'nin olimpik ölçülerdeki ilk buz pisti, Ankara'da 1987 yılında açılan ve kısaca Bel-Pa olarak bilinen Büyükşehir Belediyesi'nin Buz Pateni Sarayı'dır. İzmit'te 1999'da hizmete giren ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan Buz Pateni Pisti de, ülkemizin ikinci olimpik buz tesisidir.

İstanbul ve İzmir'de olimpik ölçülere uyan buz pisti henüz yoktur. İstanbul'da patenciler, Galleria alışveriş merkezinde bulunan küçük bir buz pistinde, İzmir ve Antalya'daki patenciler de, aynı şekilde, kurallara uygun olmayan küçük pistlerde çalışmaktadırlar.

Türkiye Buz Sporları Federasyonu 1991'de kuruldu. Daha önceleri başka Federasyonların bünyesinde faaliyetleri yürütülen Artistik Buz Pateni ancak o tarihten sonra bağımsız bir Federasyon çatısı altında örgütlenmiş oldu.

Artistik Buz Pateni yapan sporcuların giydikleri patenler, Buz Hokeyi ve Sürat Pateni sporcularının giydikleri patenlerden farklıdır. Figür patencilerinin patenlerinin altındaki çeliklerin ucunda, frenlemeyi ya da sıçramayı sağlayan altı adet tırtıl vardır.

Artistik Buz Pateni'nin öğrenilmesi, disiplinli ve uzun süreli çalışmayı gerektirir. Hemen hemen her gün antrenman yapılmasına ve iyi bir patenci olmak isteyen sporcu adaylarının bıkmadan, yılmadan çalışmasına ihtiyaç vardır. Buz patencilerinin teknik beceri kazanmak için iyi bir antrenöre olduğu kadar artistik yanlarını geliştirmek için iyi bir de koregrafa ihtiyaçları vardır. Uluslararası yarışmaların özellikle son 20-30 yılda televizyondan naklen yayınlanmaları, bu spor dalının halk arasında yaygınlaşmasına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.

Bir Artistik Buz Pateni yarışması, iki günde yapılan iki bölümden oluşur. Yarışmacılar, birinci gün Kısa Program, Zorunlu Program ya da Orijinal Program adı verilen programlarını, ikinci günde de, Uzun Program ya da Serbest Program denilen programlarını sunarlar. Kısa Program'da, yarışmacılar, jump, spin (dönüş) ve adım dizilerinden oluşan 8 zorunlu elemanı sunmak zorundadırlar. Hakemler, yarışmacının yapamadığı elemanlardan not kırarlar. Patencinin, yapamadığı, kaçırdığı elemanı tekrar denemek hakkı yoktur. Uzun Program'da ise, hiçbir eleman zorunlu değildir. Yarışmacı, koregrafının istediği gibi oluşturduğu programı sunar. Patencinin yapamadığı elemanı yeniden denemek hakkı vardır. İkinci ya da üçüncü denemede olsa bile, yarışmacı başarıyla yaptığı elemandan tam puan alır. Bir yarışmanın genel değerlendirmesi, patencilerin bu iki günde elde ettikleri sonuçlara göre yapılır.



Resmi ekleyen


Yarışmalarda uygulanan kurallar karmaşıktır ve bu kurallar, Buz Pateni’nin evrensel planda en üst organı olan Uluslararası Paten Federasyonu (ISU) tarafından belirlenmiştir. ISU’ya üye olan ulusal Federasyonlardan seçilen delegeler tarafından oluşturulan çeşitli teknik komiteler, belirli zamanlarda toplanarak bu spor dalının ilerlemesini sağlayacak yolları tartışırlar. Ulusal ya da uluslararası yarışmalar ile dünya çapındaki bütün şampiyonalar, ISU’nun koyduğu kurallara göre yapılır.

Kuralların önemli bir bölümü, yarışma sırasında sporcuların yaptığı yanlış hareketlerden hata puanlarının düşürülmesiyle ilgilidir. Bir jumptan (atlama) sonra buza elle dokunmak, düşmek, bir spin (dönme) sırasında gereken sayıda dönmemek, havaya sıçrandığı zaman gereken sayıda turu yapmamak yanlış ya da eksik unsurlardır. Hakemler, bu eksiklikleri hata puanı olarak değerlendirmek zorundadır. Patenci, ne kadar çok hata yaparsa, o kadar çok puan kaybeder.



Resmi ekleyen


ISU’nun koyduğu kurallara göre düzenlenen yarışmalarda hakem sayısı dokuza kadar yükselebilir. Bir yarışmanın puanlamasını yapan hakem paneli (heyeti) 3, 5, 7 gibi tek sayıdan oluşur. Avrupa, Dünya Şampiyonaları ya da Kış Olimpiyatları gibi çok önemli yarışmalarda hakem paneli dokuz hakemden oluşur.

Puanlama, 6 tam puan üzerinden yapılır (Puanlama sistemi 2002 Salt Lake City Olimpiyatlarından sonra değişti). Bir patencinin yarışmada 6 tam puan alması nadir rastlanan bir durumdur. Patencinin 6 puan alması, onun programını hiç hatasız, mükemmel bir biçimde sunmuş olması anlamına gelir. Hakemler yarışmalarda teknik ve artistik (sunuş) olmak üzere iki tür puan verirler.

Teknik puanlar, sporcunun buzda kayma tekniğini, figürlerin iyi yapılıp yapılmadığını ve programının zorluk derecesini değerlendirmek içindir. Artistik puanlar da, programın sunulmasını, sporcunun kayışının müzikle uyum içinde olup olmadığını, müzik ve kostüm seçimini ve pistin bütününün kullanılıp kullanılmadığını değerlendirmeyi amaçlar.


Daha kesin ifadeyle, hakemlerin puan verirken göz önüne aldıkları ölçütler şunlardır:


Teknik puanlar:

- Performansın zorluğu
- Farklılık
- Hız
- Programın temiz ve sağlam olması

Artistik puanlar (sunuş puanları):

- Müzikle uyum
- Hızın değişimi
- Buz pistinin tümünün kullanımı
- Müziğe zaman olarak uyum
- Stil ve duruş
- Orijinallik
- İfade

İki yarışmacının puanlarının eşitliği halinde, Kısa Program'da teknik puanlar, Uzun Program'da da artistik puanlar belirleyici özellik taşırlar. Müziğini buzda yaptığı hareketlerle bağdaştıramayan bir figür patencisinin hakemlerde ve seyircilerde güzel bir izlenim yaratması mümkün değildir.

Hakem panelinde puanlama yapan dokuz hakemden başka bir başhakem ve bir de başhakem yardımcısı bulunur. Başhakem puanlama yapmaz ama puanlamanın yapılmasına, doğru bir biçimde yapılıp yapılmadığına nezaret eder. Ayrıca patenci herhangi bir sorunla karşılaşacak olursa başhakem karar almakla yükümlüdür. Programını sunmak üzere patenci pistte beklerken müziği başlamaz ya da yanlış müzik çalınırsa veya yarışma sırasında sakatlanır ya da pateninin bağı çözülürse, bu durumlarda nasıl davranılacağına hep başhakem karar verir. Puanlama yapılırken hakemlerin birbirleriyle konuşmaması gerekir.


0.0 ile 6.0 arasında verilen puanların anlamı şöyledir:

0.0 Sporcu piste çıkmadı
1.0 Çok kötü
2.0 Kötü
3.0 Orta
4.0 İyi
5.0 Çok iyi
6.0 Mükemmel

Hakemler, 3.2 ya da 5.7 gibi ondalık kesirli puanlar verebilirler. Puanlamanın 6 üzerinden yapılması geçmişe dayanır. Geçmişte, patenciler her figürü üçer kez ve hem sağ, hem de sol ayakları üzerinde yaparlardı ve hakemler de, kurallara uygun biçimde yapılan her figür için bir puan verirlerdi.



Resmi ekleyen


Objektif kriterler bulunsa bile, bu spor dalında puanlamanın genellikle sübjektif olduğu kanısı hakimdir. Türkiye'de olduğu gibi, diğer ülkelerde yapılan yarışmalarda da sonuçlar zaman zaman tartışmalara, itirazlara yol açar. Eğer bir hakem, kötü niyetli davranıp bir sporcuyu kayırmak isterse, artistik puanlama yoluyla bunu yapabilir. Kötü niyetli bir hakemin elinde artistik puanlama silah gibidir; çünkü artistik puanlama sübjektiftir. Düşük artistik puanlar vererek bir patenciyi, daha kötü bir program sunan patencinin gerisine düşürebilir ya da tersi bir durum yaratarak, kayırmak istediği patenciyi yüksek artistik puanlar vererek, daha iyi performans gösteren bir patencinin önüne geçirebilir. Uluslararası yarışmalarda olduğu gibi Türkiye'de de bu duruma sık sık rastlanmaktadır. Türkiye'de, bazı hakemlerin, artistik puanlamayı silah gibi kullandığı yarışmalar çok olmuştur ve anlaşıldığı kadarıyla bu durum daha uzun süre devam edecek.

Yarışmalara katılacak sporcular, kısa ve uzun programları için ayrı müzik seçerler. Yarışma müzikleri enstrümantal olmalıdır. Sporcuların yapmaları gereken atlama (jump) ve dönme (spin) hareketleri, müziğe uygun olarak hazırlanmış belirli bir koregrafiye göre sunulur. Kısa Programın süresi, ortalama 2 dakika 40 saniye, Uzun Programınki de, 3 dakikadan 4 dakika 30 saniyeye kadar değişebilir. Erkek patencilerin programları, bayan patencilerindekinden daha uzundur. Örnek vermek gerekirse, Büyükler (senior) kategorisinde bayanlar 4 dakikalık, erkekler de 4 dakika 30 saniyelik bir program sunarlar.




Resmi ekleyen


Yarışmalarda, müzik seçimi kadar giyilen kostümler de önemlidir. Seçilen müzik ve onun üzerine yapılan koregrafi, yarışmacının yaşına, yeteneklerine, kayış stiline uygun olmalıdır. Müzikle uyumlu olmayan bir koregrafi, patencinin yeteneklerinin üzerinde olan bir müzik seçimi ya da uygun olmayan, göze hoş gelmeyen kostüm seçimi, hakemlerin hata puanı vermesine yol açabilir.

Günümüzde antrenman teknikleri öylesine ilerlemiştir ki, bir patenci için 15 yaşında Avrupa ya da Dünya Şampiyonu olmak artık hayal olmaktan çıkmış ve gerçek haline gelmiştir. Örnek vermek gerekirse, Amerikalı patenci Tara Lipinski 1997’de 14 yaşındayken Dünya Şampiyonu, 1998’de 15 yaşındayken de Olimpiyat Şampiyonu olmuştur.
Artistik Buz Pateni yarışmaları, tekler (Baylar ve Bayanlar) ve çiftler kategorilerinde yapılır. Bu spor dalında bir de Buz Dansı kategorisi vardır. Türkiye'de bugüne kadar resmî olarak Çiftler ve Buz Dansı yarışmaları yapılmamıştır.


#3
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Buz Pateni



İlk patenciler, 2.000 yıl önce özel bir biçim verip düz bir tabanın üzerine yerleştirdikleri sığır kemiklerini ince deri bağlarla ayaklarına bağlayan İskandinavyalılardı. Bu ilkel patenler, onların donmuş akarsular ve göller üzerinde kayarak hızla hareket etmelerini sağlardı.

Sonraları kayma yüzeyi kemik yerine metal çubuktan yapılan patenler kullanılmaya başladı. Başlangıçta patenlerin altındaki bu metal çubuklar enli olduğu için yüksek hızla gitmeye olanak vermiyordu. Kayma yüzeyi bıçak gibi ince olan patenlerin yapılmasıyla 17. ve 18. yüzyıllarda paten sporu çok yaygınlaştı. Ayakkabılara iplerle bağlanan ve gerçekte hiç güvenli olmayan patenler uzun süre kullanıldı. Günümüzde kullanılan, pateni ayakkabıya vidayla bağlama yöntemi ancak 1870'ten sonra yaygınlaştı. Yapay olarak dondurulmuş buzla kaplı ilk paten pisti de hemen hemen aynı zamanda yapıldı.


Günümüzde buz pateni sporu üç bölüme ayrılır:

Sürat pateni
artistik paten
buz hokeyi



Sürat Pateni


Norveç ve Hollanda'da her zaman sevilen bir spor olan paten yarışları, uluslararası kurallara göre çevresi 400 metre olan oval biçimli bir pistte yapılır. Pistin oval biçimi dönemeçlerin hızla dönülmesine olanak verir. 500 metreyle 10.000 metre arasında değişen uzaklıklarda yapılan paten yarışlarında ulaşılan rekor hız saatte 48 kilometredir.


Artistik Paten


Artistik Buz Pateni Müzik eşliğinde, yapılacak dansın ya da gösterinin konusuna uygun kostümlerle gerçekleştirilen yarışma sporu. Yarışma zorunlu hareketler ve serbest figürlerin bir kombinasyonundan oluşur. Kış Olimpiyatlarının içindedir. Ayrıca Avrupa Şampiyonaları, Dünya Şampiyonaları, Dört Kıta Şampiyonaları ve İSU Grand Prix Yarışmaları gibi yarışmalarda düzenlenir.


Buz Hokeyi


Buz Hokeyi adından da anlaşılacağı gibi buzun üzerinde iki takımla oynanan bir spor veya oyundur. Oyuncular hokey patenlerini giyip hokey sopalarıyla diski (pakı) kontrol etmeye çalışırlar. Oyuncular diski (pakı) kaleye sokarak sayı bulurlar. Takımda biri kaleci olmak üzere altı oyuncu molasız oynar. Aslen bir takımda 20'den fazla oyuncu vardır. Bir oyuncu kuralları ihlal ederse hakem ceza olarak takımı bir süreliğine 5 kişiyle oynatır. 26x56 mt. genişlikte bir alanda oynanır. 15 ya da 20 dakikalık üç devreden oluşur.


#4
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Artistik Paten



Başlangıçta dönüşler, atlayışlar ve geçişlerden oluşan artistik paten hareketleri zamanla gelişerek daha karmaşıklaştı. 19. yüzyıl ortalarında ABD'li bale öğretmeni Jackson Haines'in zarif bale hareketlerinin ritmik müzikle nasıl birleştirilebileceğini ortaya koymasıyla, artistik paten günümüzdeki biçimini aldı. Uluslararası Paten Birliği'nin (ISU) 1892'de kurulmasından sonra ilk dünya artistik paten şampiyonası 1896'da Rusya'da yapıldı. 1908 Olimpiyat Oyunlan'nda yer alan artistik paten yarışması daha sonra 1924'te başlayan Kış Olimpiyat Oyunları kapsamına alındı.

Artistik paten üç dala ayrılır: Bunlardan birincisi olan tekler yarışmasında patenci zorunlu hareketler ve serbest hareketler olarak iki bölümde yansır. Zorunlu hareketlerde önceden saptanmış belirli hareketleri yapar. Serbest hareketler bölümünde ise yarışmacı kendi seçtiği bir düzenlemeyle atlayışlar, dönüşler ve dans adımlarından oluşan hareketleri müzik eşliğinde yapar. Hareketlerin doğruluğu teknik puanlarla, estetik görünüm ise artistik puanlarla değerlendirilir.

Çiftler artistik paten yarışmasında ise bir erkek ve bir kadın yarışmacı birlikte serbest bir program sunar. Teklerde yapılan hareketlere ek olarak bu yanşmada, erkek patencinin
eşini bir süre için havaya kaldırdığı ortak hareketler olan "kaldırışlar" da yer alır.
Artistik patende üçüncü dal buz dansıdır. Vals, fokstrot, tango gibi dansların yapıldığı ilk bölümü, önceden kararlaştırılan bir dansın seçilen bir müzik eşliğinde yapıldığı ikinci bölüm izler. Buz dansında yarışmanın son bölümü yarışmacıların yaratıcılıklarını ortaya koyduğu serbest dans bölümüdür. 1982, 1983, 1984 dünya buz dansı şampiyonu olan İngiliz Jayne Torvill ve Christopher Dean çifti buz dansında çok yüksek bir ustalık düzeyine ulaşmıştır.

Paten yaparken dikkat edilecek en önemli nokta ayakkabı ve patenlerin ayağa çok iyi uymasıdır. Patenin ince kayma yüzeyi üzerinde durmaya alışmak için evde eski bir halı üzerinde çalışmak yerinde olur. Bilekleri içe ve dışa doğru hareket ettirerek halının üzerinde yürümek ayak bileklerini burkulmaya karşı güçlendirecek bir alıştırmadır.

Buzun üstünde kayarken, yürürken olduğu gibi parmaklardan ve topuktan güç alamayız. Yeri ayak parmaklanyla değil, patenin keskin sırtıyla itip dizleri hafifçe kırarak, ağırlığımızı kalça kaslarına vermemiz gerekir. Önce, yürürken yaptığımız hareketlerle pistin çevresinde kaymaya başlayarak buzun üzerinde gitmeye alışılır. Zamanla bazı durumlarda, doğru hareketin yürüyüştekinin tam tersi olduğunu, örneğin bir ayak öne giderken aynı yandaki kolun ve omzun da ona eşlik etmesi gerektiğini öğreniriz. Daha sonra içe, dışa, öne ve arkaya doğru hareketi, dönüşleri, sekiz çizmeyi ve üçlü dönüşleri öğrenmeye sıra gelir.





0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı