İçeriğe git


Welcome to Kadim Dostlar ™ Forum
Register now to gain access to all of our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, post status updates, manage your profile and so much more. This message will be removed once you have signed in.
Login to Account Create an Account
Resim

Organ Nakli - Transplantasyon Nedir? | Türkiye’de Organ Nakli-Türkiye’de Transplantasyonun Gelişimi-Organ Nakli Yasası-Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği-Organ Nakli Hakkında Diyanet İşlerinin Görüşü-Türkiye Organ Nakli Derneği

- - - - -

  • Yanıtlamak için lütfen giriş yapın
Bu konuya 19 yanıt gönderildi

#1
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.


Organ Nakli (Transplantasyonu) Nedir?


Organ naklinde ölen bir insanın sağlıklı organları veya dokuları, ağır kronik hasta olan insanlara nakledilir. Bu operasyonun amacı, alıcının işlevini yerine getirmeyen organlarını değiştirmektir. Organ nakli, bu hastaların hayatını kurtarmaya yöneliktir. Son dönemlerde organ nakilleri tıbbi tedavi ve müdahalede alışagelmiş standard bir olaydır. Bugüne kadar dünya genelinde yaklaşık 470.000 böbrek, 74.000 karaciğer ve 54.000 kalp nakli yapılmıştır.

Organ bağışından organ nakline kadarki süreç


Resmi ekleyen




Ölüm halinin saptanması

Hastanelerde ağır beyin hastalıklı insanların tedavisi sıkça yapılmaktadır. Ama doktorların bu hastaların hayatta kalmalarına yönelik yoğun çabaları her zaman başarılı bir netice ile son bulmayabilir. Tüm çabalara rağmen ölüm gerçekleşebilir.

Beyin ölümlerinde, beyin fonksiyonları tamamen ve başa dönmeyecek yani tamiri imkansız bir biçimde kaybolmuştur. Beyin ölümü, kadavranın yani insan bedeninin dolaşım ve solunum sistemi işlevi suni olarak sağlanabilmesine rağmen tıbbi kesin bir ölüm olarak kabul edilir. Ölüm hali, iki hekim tarafından saptanmalıdır. Ölüm olayının tutanağını düzenleyecek bu iki hekimin, organ naklini gerçekleştirecek olan hekim ekibinden bağımsız olması yani o ekibin içinde yer almaması gerekir.

Organ bağışına rıza göstermek

Vefat edenin henüz bilinçliyken organ bağışına yönelik olumlu bir açıklaması olmaması halinde, onun yerine akrabalarının organ bağışı konusunda karar vermeleri istenmektedir. Vefat edenin, organ bağışına yönelik yazılı rızası bulunması durumunda, akrabalarına bu konu hakkında bilgi verilir.

Organın alınması (Eksplantasyon)

Eksplantasyon işlemi yani organ alımı, uzman bir hekim ekibi tarafından gerçekleştirilir. İlgili organ, alıcıya nakledilene kadar konserve edilerek saklanır. Organ alındıktan sonra, kadavranın yani insan cesedinin bakımı uygun ve saygın bir şekilde yapılır.

Doku tiplenmesi

Vericinin doku tipini tespit etmek amacıyla ölüden kan ve doku örnekleri alınır. Bu işlem, verici ile alıcının doku tiplerinin biribirine uygun olup olmadığını tespit etmeye yönelik olup çok önemlidir. Doku tiplemesi, özellikle böbrek naklinde büyük bir öneme sahiptir.

Organ nakli (Transplantasyon)

Alıcılar uygun bir organ bulunduğuna dair derhal bilgilendirilir ve organ nakline hazırlık kontrolleri için kliniğe çağırılırlar. Tıbbi bir engel bulunmaması durumunda, bağışlanmış organlar nakledilir. Başarılı bir ameliyattan sonra organlar işlevini yerine getirmeye başlar.

Beyin ölümü ve teşhisi

Organ alımı, ancak organ bağışı yapacak kişide tıbbi ölüm durumunun saptanması üzerine ve sadece hekim tarafından gerçekleştirilir.
Beynin, beyinciğin ve orta beynin tüm fonksiyonlarını yitirmesi sonucunda beyin ölümü gerçekleşir.

Beyin ölümü tanısı konmuş hastalar, uzman hekimler tarafından ve biribirine bağımlı olmadan muayene yani kontrol edilerek beyin ölümü teyit edilmelidir. Bu kontrolü gerçekleştiren hekimler, organ alımında ve organ naklinde yer alamazlar. Teşhis edilen beyin ölümü hali hakkında bir tutanak düzenlenir. Ölünün en yakın akrabasına, bu tutanakları incelemeleri için olanak sağlanır.

Kalp atışı ve solunumun durması sonucundaki ölümün tespitini her hekim yapabilir.

Organ bağışının koşulu olan beyin ölümü teşhis yöntemi, özellikle sıkı yönetmenliklerle belirlenmiştir. Beyin ölümü durumu, kliniksel ve tam teşekküllü muayene neticesinde, yoğun bakım hususunda tecrübeli iki uzman hekim tarafından belgelenmelidir.

Organ bağışında bulunacak kişinin veya akrabalarının rızası

Organ alımı, sadece ölünün henüz hayatta iken düzenlenen organ bağış kartında veya başka açıklamaları yoluyla organ bağışına rıza göstermiş olması durumunda gerçekleştirilebilir. Herhangi bir açıklamanın bulunmaması durumunda, akrabalık derecesine göre yakın kişiler organ bağışı ile ilgili karar verebilir. Bu hususa, genişletilmiş rıza gösterme çözümü yolu denmektedir. Bundan kasıt, karar verme hakkının, organ verenin akrabalarını da kapsayacak şekilde genişletilmesidir. Burada organ bağışında bulunacak kişinin muhtemel isteği dikkate alınmalıdır. Sadece ölen şahıs ile son 2 yıl içerisinde yakın temaslarda bulunmuş akrabalar, organ bağışı konusunda karar verebilir. Organ bağışı yapacak muhtemel kişinin bilinçli durumda iken organ bağışı konusunda karar verme yetkisini belirli bir kişiye vermesi halinde, bu kişi kanunen en yakın akrabanın yerine geçer ve dolayısıyla karar vermeye yetkili sayılır. Organ bağışı ile ilgili açıklama, hekimle kararlaştırılmış bir zaman zarfında tekrar iptal edilebilir. Vefat eden şahısın henüz hayattayken organ bağışına rıza göstermiş olması halinde dahi, ölünün cesedinden organ alınacağı, her halükarda yakın akrabalarına bildirilir.

Canlı vericilerden organ bağışı

Hayatta olan yani canlı bir insandan organ bağışının alınması ise, bağışta bulunacak kişi on sekiz yaşını doldurmuşsa ve kendi rızasıyla mümkün olabilir. Organ bağışında bulunacak kişi önceden müdahalenin şekli, ameliyat sonrası ve ileriki zamanlardaki olası sıhhi sorunlar hakkında doktor tarafından bilgilendirilmelidir. Canlı vericinin hayatı, ameliyat riski hariç, riske atılamaz. Bu müdahale ancak doktor tarafından gerçekleştirilebilir ve organ alımının gerçekleşeceği zamanda uygun bir organ bağışlayabilecek herhangi bir ölü bağışçının bulunmaması durumunda yapılabilir.

Canlı vericiden organ bağışı sadece birinci veya ikinci dereceden yakın akrabaya, eşe, nişanlıya veya özel yakın ilişkileri olan kişilere yapılabilir. Organ vericisinin ve alıcısının, ancak organ transplantasyonundan sonraki sürede doktor gözetiminde bulunmayı kabul etmeleri halinde ameliyat yapılır. Bir heyet, organ bağışının organ ticareti amacıyla gerçekleşmediğini ve organ bağışının gönüllü olarak yapıldığını denetlemekle görevlidir.

Organ alımı, koordinasyonu ile dağıtımı ve nakli

Ölülerin belli organlarının nakli sadece yetkili nakil merkezlerinde gerçekleştirilebilir. Bu merkezlerde organ nakli sadece bu koordinasyon merkezlerinden birinin gözetiminde belirli yönergeler doğrultusunda yapılabilir. Belirlenmiş ve nakledilecek organların uygun hastalara nakledilmesi amacıyla alımı, nakil merkezleri ile hastanelerin ortak çalışması sonucunda olur. Bu ortak çalışmaların koordinasyonu için bir koordine merkezi belirlenir. Bu merkez, çalışmalarını Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunun hükümlerine göre gerçekleştireceğini taahhüt etmeli ve bunu düzenleyeceği yıllık raporda ispat etmelidir. Ayrıca adaletli bir organ dağıtımı için bir bilgi işlem merkezi görevlendirilmelidir. Bu merkez asıl görevi olarak, hastalara ait bilgileri dikkate alarak yapılacak nakil ameliyatının olası başarı oranına ve nakilin aciliyetine göre, bağışlanan organları dağıtmakla görevlidir.

Organ naklinde risk payı

Alıcının vücuduna nakledilen her yabancı organ, bağışıklık sistemine bağlı savunma tepkisine neden olur ve böylece nakledilen organın işlevi bozulabilir ve organ alıcı beden tarafından red edilebilir. Bağışıklık sisteminin bu tepkileri, tıpta adına Immunsuppresiva denilen bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar kullanılarak bastırılabilir. Bu suretle savunma tepkilerinin zayıflaması, hastada iltihaplanma temayülünü oluşturabilir veya başka yan etkilere neden olabilir.

Bu yan etkilere, artık daha da geliştirilmiş ilaçların kullanılmasıyla ve ilaç dozajının azaltılması sebeblerinden dolayı, daha az rastlanmaktadır. Kalp-, akciğer- veya karaciğer nakilleri, diğer organ veya doku nakillerine karşın genel ve tabii olarak daha fazla risk taşır. Bununla birlikte risk payı özellikle organ naklinden önce hastanın sağlık durumuna da bağlıdır.

Yapılabilen organ ve doku nakilleri

Günümüzde böbrek, kalp, akciğer, karaciğer ve pankreas organlarının nakilleri yapılmaktadır. Bununla birlikte kornea (göz saydam tabakası) dokusunun nakli de yapılabilmektedir.

Gerçekleştirilen organ nakillerine karşın bağışlanan organ sayısının yetersiz olması nedeniyle günümüzde bağışlanan organlar ihtiyacı karşılamamaktadır.

Kalp

Birçok ağır hastalıklarda son çare olarak kalp nakli gerçekleştirilir. Örneğin ilerlemiş kalp kası zayıflamasında, koroner kalp hastalığında veya bebek ve çocuklarda ameliyatla giderilemeyen kalp rahatsızlıklarında kalp nakli yapılır.

Gerçekleştirilmiş toplam kalp nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 54.000
Almanya'da 6.000 üzerinde

İşlev oranı:
Yaklaşık %85 bir yıl sonra
Yaklaşık %65 beş yıl sonra

Karaciğer

Karaciğerin işlevini yitirmesi durumunda (örneğin zehirlenme veya hepatit gibi enfeksiyonlar sebebiyle), hastanın hayatımı kurtarmak için organ naklinin acilen yapılması gerekir. Karaciğer hastalarına, böbrek hastalarına uygulanan cihaza bağlı terapi yapılamaz. Belirli durumlarda bağışlanan karaciğerin sadece bir parçası nakledilir. Böylece hastalıklı organ, yeniden işlevini kazanana kadar kısmen ve geçici olarak değiştirilir. Bağışlanan organın bu şekilde bölünebilmesi ile birden fazla hastaya yardımcı olunabilir. Büyük olan karaciğer parçası örneğin yetişkin bir insana, küçük olanı ise bir çocuğa nakledilir.

Gerçekleştirilmiş toplam karaciğer nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 74.000
Almanya'da yaklaşık 7.000

İşlev oranı:
yaklaşık %80 bir yıl sonra
yaklaşık %65 beş yıl sonra

Akciğer

Akciğerin nakli, irsi yani kalıtsal bir hastalık olan mukovissidos hastalığı halinde, akciğerin iri kabarcıklı aşırı şişmesi sebebiyle kronik tıkayıcı hastalığı (bakınız akciğer amfizemi) halinde veya bağ dokusunun yol açtığı akciğer sertleşmesi gibi durumlarda gereklidir.

Gerçekleştirilmiş toplam akciğer nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 10.000
Almanya'da 900 üzerinde

İşlev oranı:
Yaklaşık %73 bir yıl sonra
Yaklaşık %60 beş yıl sonra

Böbrek

Tedavi edilmesi mümkün olmayan ilerlemiş böbrek yetmezliğine örneğin kronik böbrek iltihabı, enfeksiyon veya yanlış tablet kullanımı neden olur. Şayet ilaç kullanımı ve uygulanan sıkı bir diyet böbreği iyileştiremezse, hastanın hayatını devam ettirebilmesi, ancak diyaliz tedavisi uygulanırsa veya böbrek nakli gerçekleştirilebilirse mümkün olabilir.

Gerçekleştirilmiş toplam böbrek nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 740.000
Almanya'da 39.000 üzerinde

İşlev oranı:
Yaklaşık %85 bir yıl sonra
Yaklaşık %70 beş yıl sonra

Pankreas

Pankreas karın bölgesinde bulunan bir salgı bezidir. Kan şekeri hormonu insülini üreten pankreas, genelde diyabetes mellitus'u olan böbrek yetmezlikli hastalarda böbrek ile birlikte nakledilir. Bu organ nakli, insülin iğnesine olan ihtiyacı ortadan kaldırır ve diyabetes mellitus'a özgü çekinilen komplikasyonların ilerlemesini önler ve hatta bunları iyileştirir.

Gerçekleştirilmiş toplam pankreas nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 10.000
Almanya'da yaklaşık 1.100

İşlev oranı:
Yaklaşık %80 bir yıl sonra
Yaklaşık %60 beş yıl sonra

Kornea (Saydam tabaka)

Kornea, gözün en dışında saat camı şeklinde bombeli saydam bir tabakadır. Tabakanın saydamlığını yitirmesi, ilgili insanda körlüğe neden olur. Kornea tabakasının saydamlığını yitirmesine yani bulanmasına, çoğunlukla herpes virüsü ile iltihaplanmalar, aşırı kornea tabakası incelmesi, zedelenmeler veya doğuştan gelen hastalıklar neden olur. Kornea nakli, hastanın gözüne gelen ışığın yeniden içeri girmesini yani onun yeniden görebilmesini sağlayabilir veya olası körlüğü engelleyebilir.

Gerçekleştirilmiş toplam kornea nakilleri:
Dünya genelinde yaklaşık 100.000
Almanya'da yaklaşık 4.000

İşlev oranı:
Yaklaşık %95 bir yıl sonra
Yaklaşık %80 beş yıl sonra


Bakınız,
http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Organ_Nakli_Haftasi_3_9_Kasim_Organ_Nakli_Haftas_t54021.html']Organ Nakli Haftası - 3 - 9 Kasım | Organ Nakli Haftası Hakkında Bilgi - Organ Nakli - Transplantasyon Hakkında Detaylı Bilgi' target='_blank'>Organ' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Tarihte_Bugun_Onemli_Gunler_ve_Haftalar_f170/Organ_Nakli_Haftasi_3_9_Kasim_Organ_Nakli_Haftas_t54021.html']Organ Nakli Haftası - 3 - 9 Kasım | Organ Nakli Haftası Hakkında Bilgi - Organ Nakli - Transplantasyon Hakkında Detaylı Bilgi

http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Turkiye_Organ_Nakli_Dernegi_TOND_Organ_Nakli_i_t83548.html']Türkiye Organ Nakli Derneği – TOND | Organ Nakli İle İlgili Çalışmalar Yapan Ankara'da Yerleşik Sivil Toplum Kuruluşu' target='_blank'>Türkiye' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Turkiye_Organ_Nakli_Dernegi_TOND_Organ_Nakli_i_t83548.html']Türkiye Organ Nakli Derneği – TOND | Organ Nakli İle İlgili Çalışmalar Yapan Ankara'da Yerleşik Sivil Toplum Kuruluşu

http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Turkiye_Organ_Nakli_Kuruluslari_Koordinasyon_Derne_t83549.html']Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği – ONKKD | Türkiye’de Organ Nakli Yapan Merkezleri Bir Çatı Altında Toplayan Dernek' target='_blank'>Türkiye' class='bbc_url' title=''>http://www.kadimdostlar.com/Saglik_Dunyasi_Alternatif_Tip_ilk_Yardim_f117/Turkiye_Organ_Nakli_Kuruluslari_Koordinasyon_Derne_t83549.html']Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği – ONKKD | Türkiye’de Organ Nakli Yapan Merkezleri Bir Çatı Altında Toplayan Dernek

Türkiye Organ Nakli Derneği web sitesi

Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği web sitesi

Konu Hale tarafından 28 Temmuz 2015 Salı - 08:45 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.

  • ilkercem bunu beğendi

#2
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.702 İleti
  • Gender:Male
Resmi ekleyen

Organ nakli neden gereklidir. Hangi durumlarda organ nakli ihtiyacı duyulmaktadı? Hiç düşündünüz mü? Sizde potansiyel bir organ nakli ihtiyacı duyan hasta olabilirsiniz.

Neden Organ Nakli ?

İnsan organizmasının kusursuz bir biçimde çalışabilmesi için pek çok organın belli bir uyum içinde faaliyet göstermesi gerekir. Kalbin, kanı pompalaması, akciğerlerin oksijeni (O2) kana verip, karbondioksidi (CO2) kandan uzaklaştırması, böbreklerin vücuttaki toksinleri ve artıkları süzmeleri, karaciğerinde bir merkez laboratuarı gibi pek çok biokimyasal reaksiyonu gerçekleştirmesi bu faaliyetlerden bazılarıdır.

Bu saydıklarımız ve diğer pek çok organ bir arada uyum içinde insanı diğer bir tabirle beynimizi yaşatmak için uğraşırlar. Herne kadar beynimiz bir ana kontrol merkezi gibiyse de aslında tüm bu organlar fonksiyonlarının büyük kısmını kendi başlarına gerçekleştirirler. Yani hepsinin insan organizması adına ortak bir faaliyet biçimi olduğu gibi, kendi içlerinde de ayrı yaşamları mevcuttur.

Bu organların herhangi birinde fonksiyon bozukluğu olduğunda hastalıklar ortaya çıkar. Bu fonksiyon bozukluğu tedavi edilemez veya geri dönülemez boyutlara geldiğinde, artık yaşam için tehdit oluşmaya başlamış demektir ve fonksiyon kaybı ilerledikçe yaşam da giderek sonlanmaya başlar.

İşte bu aşamaya gelmiş bir insanın artık yaşamını sürdürebilmesi için yeni bir organa gereksinimi vardır. Söz konusu organ böbrekse yaşamının geri kalanını dializ makinelarına mahkum olarak geçirmek zorunda kalırken, yetmezliği olan organ kalp veya karaciğer gibi organlardan biriyse insanın yaşamı ciddi bir tehdit altına girmiş demektir. Zamanında organ bulunamazsa bu hastaların hepsi ne yazık ki kaybedilirler.

Organ nakli bu hastaların yaşayabilmesi için bugün dünyadaki yegane tedavi şeklidir. Bir takım genetik çalışmalar veya kök hücre nakli gibi araştırmalar bütün hızlarıyla devam etseler de tedavi programlarını ne ölçüde etkileyecekleri henüz kesinlik kazanmış değildir.

Konu Hale tarafından 28 Temmuz 2015 Salı - 08:08 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#3
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.702 İleti
  • Gender:Male
Resmi ekleyen


Günlük hayatımızda birçok şeyi seçiyoruz. Giysilerimizi, yediğimiz yemeği, arkadaşlarımızı, yaptığımız işleri... Ya vücudumuz? Vucudumuz içimizdeki organların farkında mı? Aniden başka birinin organı vücudumuza yerleştirilse tepkisi ne olacak? Vücudumuza nakledilecek organıların hangi özellikleri taşıması gerekli?

Herkesin organı herkese takılabilir mi ?

Hayır ! Organ naklinde doku ve organların uyumu esastır. Nasıl herkesin kanı herkese verilemiyor ve bir takım kan gruplarına dikkat ediliyorsa, aynı şey organ naklinde de söz konusudur. Nakledilecek organa göre uyum kriterleri değişebildiğinden, bu esaslara dikkat edilmezse, organ takılan kişi yani "alıcı" nın vücudu organı yabancı bir madde olarak algılayacak ve reddedecektir.

Özellikle 1960 lardan sonra bağışıklık önleyici ilaçların (immunsuppresive) tıpta kullanılmaya başlamasıyla, günümüzde transplantasyon uygulamaları büyük bir hız kazanmıştır. Çünkü saptanabilen bütün dokuların uyumuna rağmen bugün bilemediğimiz pek çok faktör nedeniyle vücut yabancı organı tanıyıp reddetme eğilimindedir. Bu ilaçlar sayesinde bağışıklık sistemi bir nevi kandırılarak organın yaşatılması hedeflenir. Yine de bu ilaçlar doku uyumu gereksinimini tamamen ortadan kaldıramazlar. Bu nedenle başarılı bir transplantasyon için hem uyumlu organ hem de bilinçli bir immunsuppresive tedavi esastır.

Konu Hale tarafından 28 Temmuz 2015 Salı - 08:07 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#4
Erkan

Erkan

    Sanki Çok Önemli Kararlar Alacak Gibiyim Ama, Du Bakalım ?

  • Yönetici
  • 5.702 İleti
  • Gender:Male
Resmi ekleyen




Belki şimdilik ihtiyacınız yok, umarız olmazda... Ama hiç düşündünüz mü? Organ ihtiyacı olan kişi bu organı nereden temin ediyor, yada ihtiyacınız olursa siz nereden temin edeceksiniz? Organlar marketlerde mi satılıyor yoksa Çin'den mi ithal ediyor?

Takılacak Organlar Kimlerden Temin Edilir ?


Bugün dünyada iki tip transplantasyon biçimi uygulanmaktadır.
  • Canlı vericili transplantasyonlar
  • Kadavra vericili transplantasyonlar
Birinci şekilde takılacak organ yaşamakta olan bir başka insandan alınır. Böbrek gibi çift organların biri , tek organların da bir parçası diğer bir kişiye takılmak üzere alınır. Tabiatıyla kalbin canlıdan nakli söz konusu olamaz.

İkinci şekilde ise organları alınan kişi tıbben ölmüştür. Nakil için uygun olan tüm organları alınarak, ihtiyacı olan ve doku uyumu bulunan hastalara nakledilir. Transplantasyonda ilk uygulanan ve asıl uygun olan yöntem budur. Böylelikle sağlıklı diğer bir kişinin de hayatı riske edilmemiş olacaktır. Ancak organ bekleme listelerinin giderek kabarması ve ihtiyacı karşılayacak kadar organ bulunamaması birinci yöntemin, yani canlıdan nakillerin de tıp dünyasına girmesine neden olmuştur.

İşte bu nedenle kadavradan organ bağışlarının yaygınlaşması büyük önem taşımaktadır. Böylelikle organlar birkaç ayda toprak olup gideceklerine hem bir insanı yaşatacaklar hem de başka bir insanın hayatını riske atılmaktan kurtarmış olacaklardır.

Konu Hale tarafından 28 Temmuz 2015 Salı - 08:09 tarih ve saatinde düzenlenmiştir
Resim Linkleri Düzenlenmiştir.


#5
Sema

Sema

    Ne Mutlu Türküm Diyene!!

  • Yönetici
  • 5.470 İleti
  • Gender:Female
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü, Ülke Gündemi, Siyaset ve Köşe Yazıları...
İşte bu nedenle kadavradan organ bağışlarının yaygınlaşması büyük önem taşımaktadır. Böylelikle organlar birkaç ayda toprak olup gideceklerine hem bir insanı yaşatacaklar hem de başka bir insanın hayatını riske atılmaktan kurtarmış olacaklardır.

Çok güzel bir konu ve bence herkesin organ bağışında bulunması gerekiyor.. Ben bundan 2 sene önce sağlık bakanlığınına müracaat edip organlarımı bağışladım ve ufak bir kart verdiler hep yanımda taşıyorum ;2)

Senden sonra senin bağışlarınla bir can kurtulacak bu o kadar güzel bir hiski.. Paylaşım icin teşekkürler cocuklar :kanka:

#6
melekler_ucamaz

melekler_ucamaz

    Şimdi Düşlerimin Sonbaharındayımm ...

  • Özel Dost
  • 3.880 İleti
  • Gender:Female
  • Location:cennet mahallesi
Bende organlarımı bağışlamayı düşünüyorum. Ben öldükten sonra toprak olacaklarına ihtiyaç sahiplerine yardımcı olsunlar istiyorum. Ama bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum. Bu konuda beni aydınlatır mısın ablacım?

Bu arada unuttum sevgili Hale abla ve Erkan. İkinizin de emeğine sağlık. Çok güzel bir paylaşım olmuş


#7
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.

TÜRKİYE'DE ORGAN NAKLİ



Resmi ekleyen



Türkiye'de organ nakli ile ilgili çalışmalar 1970'li yılların başlarında, Prof. Dr. Mehmet Haberal tarafından, Hacettepe Üniversitesi'nde köpekler üzerinde yapılan deneysel çalışmalar ile başlatıldı. 1969 yılında biri Ankara, biri de İstanbul'da olmak üzere 2 adet kalp nakli ameliyatı gerçekleştirilmiş, ancak istenilen sonuçlar alınamamıştı.

3 Kasım 1975, Türkiye'de gerçek anlamda organ naklinin başladığı gün olarak tarihe geçti. Dr. Haberal ve ekibi Hacettepe Üniversitesi'nde, Türkiye'de ilk başarılı canlı akrabalar arası böbrek naklini, anneden oğluna yaptıkları nakil ile gerçekleştirdiler. Aynı ekip, 10 Ekim 1978 tarihinde "Eurotransplant" aracılığı ile yurt dışından getirtilen bir kadavra böbrek ile ilk kadavra kaynaklı organ nakli ameliyatını gerçekleştirdi.

3 Haziran 1979 yılında Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkındaki 2238 sayılı kanun yasalaştı. Kanunun çıkmasından yaklaşık 2 ay sonra, 27 Temmuz 1979' da, Dr. Haberal ve ekibi, trafik kazasında ölen bir vatandaşımızın böbreğini alarak Türkiye'de ilk yerli kadavra kaynaklı böbrek nakli ameliyatını gerçekleştirdiler.

Dr. Mehmet Haberal 1980 yılında, Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı'nı kurdu; 1985'te de Organ Nakli Hastanesi hizmete girdi. Dr Haberal, bu tarihten sonra ekibi ile birlikte organ nakli çalışmalarını, Başkent Üniversitesi'nin temelini oluşturan bu vakıf hastanesinde sürdürdü.



Resmi ekleyen




Bu tarihlerde kadavradan alınan böbreklerin en fazla 48 saat muhafaza edilebileceği düşünülüyordu. Dr. Haberal Eurotransplant aracılığı ile Türkiye'ye gelen ve soğuk iskemi zamanı, yani saklanma süresi 111 saat olan bir böbreği başarı ile nakletti. Bu uygulama dünya organ nakli alanında geniş yankı uyandırdı. Böylece böbreklerin ülkeler, hatta kıtalar arasında, uygun alıcıya ulaşmak üzere, rahatlıkla gönderilebilmesinin yolu açıldı.

Türkiye'nin de içinde bulunduğu Orta Doğu ülkeleri arasında organ nakli alanında bilimsel anlamda bir işbirliği yapılması, bu ülkelerde organ nakli faaliyetlerinin gelişmesine, Orta Doğu ülkelerinin seslerini tüm dünyada duyurabilmelerine yardımcı olacağını düşünen Dr. Haberal ve arkadaşları 1987 yılında MESOT'u, "Orta Doğu Organ Nakli Derneği'ni kurdular. Dernek, 1988 yılında başlamak üzere her 2 yılda bir, yalnızca Orta Doğu ülkelerinden değil, tüm dünyadaki organ nakli ile ilgilenen bilim adamlarının katıldığı bilimsel kongreler düzenledi. Bu kongrelerin dokuzuncusu bu yıl 6-10 Aralık'ta Ankara'da gerçekleştirilmek üzere organize edildi.


Karaciğer nakli


Dünyada 1967 yılından bu yana karaciğer nakli uygulamaları başlamıştı ve her geçen yıl daha iyi sonuçlar elde edilerek devam etmekteydi. Türkiye'de de çok sayıda karaciğer nakli bekleyen ve karaciğer yetmezliği sonucu hayatını kaybeden vatandaşlarımız vardı.

Dr. Haberal ve ekibi, 8 Aralık 1988 tarihinde Türkiye'nin ilk karaciğer nakli ameliyatını, Türkiye Organ Nakli ve Yanık Tedavi Vakfı Hastanesi'nde gerçekleştirdi. Artık Türkiye'de organ nakli uygulamaları ivmelenmiş ve bağışlanan kadavra organlar hangi kentte olursa olsun, ulaştırılarak uygun hastalara nakledilmeye başlamıştı.

1990 yılında Dr. Haberal başkanlığında, Türkiye Organ Nakli Derneği kuruldu. Bu dernek, her 2 yılda bir uluslararası katılımlı kongreler düzenledi, Yedincisi geçen yıl yapılan kongrelerin dışında bir çok panel ve sempozyum da derneğin bilimsel faaliyetleri arasında yer aldı. Dernek, halkı eğitmek amaçlı, bu konuda sayısız televizyon ve radyo programı düzenlenmesini ve bu programlara konunun uzmanı bilim adamlarının katılmasını sağladı. Okullarda paneller düzenledi, belirli aralıklarla organ nakli kampanyaları yapılmasını sağladı.

Bu arada Türkiye'nin değişik illerinde organ nakli merkezleri kurulmuş ve uygulamalar başarı ile devam etmekteydi, ancak tüm dünyada olduğu gibi organ bekleyen hasta sayısı çok, ancak bu hastalara nakledilebilen organ sayısı yetersizdi. Böbrek hastalarına kadavra böbrek naklinin yanı sıra canlı akrabalar arası böbrek nakli seçeneği de sunulabiliyordu. Böyle bir seçenek karaciğer hastaları için de çok önemliydi, üstelik bu hastaların böbrek hastalarında olduğu gibi, hemodiyaliz ya da periton diyalizi şeklinde alternatif bir tedavi şansları da yoktu. 1988 yılında dünyada canlı donörden kısmi karaciğer nakli uygulamaları başladı ve bundan 1.5 yıl sonra Türkiye'de de ilk kez Mart 1990'da annesinin karaciğerinin bir kısmı alınarak çocuk hastaya Dr. Haberal ve ekibi nakletti. Bu ameliyat Türkiye için önemli bir dönüm noktasıydı, artık karaciğer hastaları da sağlıklarına kavuşabilmek için mutlaka bir başkasının ölmesini ve organlarını bağışlamasını beklemeyeceklerdi, hastalara canlı akrabalar arası kısmi karaciğer nakli seçeneği de sunulmaya başlandı. Bir ay sonra aynı ekip erişkin hastada da bu ameliyatı gerçekleştirdi. Dünyada ilk kez, 1992 yılında karaciğer ve böbrek yetmezliği bir arada bulunan bir hastaya annesinden hem kısmi karaciğer hem de böbrek nakli ameliyatı yapıldı. Dr. Haberal ve ekibinin yaptığı bu ameliyat dünya literatüründe bir ilk olarak yer aldı, daha sonra benzer uygulamalar dünyanın çeşitli ülkelerinde yapılmaya başlandı.

1987 yılında kurulan "Orta Doğu Organ Nakli Derneği", yaptığı çalışmalar gözetilerek 1996 yılında; Türkiye Organ Nakli Derneği de, 1997'de, Dünya Organ Nakli Derneği'nin üyeleri olarak kabul edildi ve bu tarihten sonra derneklerin düzenlediği bilimsel kongrelerde sunulan çalışmalar, organ nakli ile ilgili dünyanın en çok okunan bilimsel dergisinde yayınlanma hakkı kazandı, derneğin yaptığı çalışmalar ve Türkiye birkaç kez bu derginin kapak sayfasına konu oldu.

Bugüne kadar, toplam 1507 böbrek, 122 karaciğer hastası Dr. Haberal ve ekibince ameliyat edildiler. Bu süreç zarfında Türkiye'de böbrek nakli yapılan merkez sayısı 28'e, karaciğer nakli yapılan merkez sayısı ise 16'ya erişti. Tüm Türkiye'de yaklaşık 7000 böbrek, 700 karaciğer, 13500 kornea, 2900 kemik iliği, 140 kalp ve 15 pankreas nakli ameliyatı başarı ile gerçekleştirildi.

2001 yılında Sağlık Bakanlığı'nca "Ulusal Koordinasyon Merkezi" ve buna bağlı Bilim Kurulları kuruldu ve çalışmalar kadavradan yapılan nakillerin sayısında belirgin artış ile kendini gösterdi, Ulusal Koordinasyon Merkezi öncesinde 12 yıl içinde kadavradan toplam 207 karaciğer nakli yapılmışken, sonrasında 3 yıl içinde 233 nakil gerçekleştirildi. Yine UKM öncesi toplam 25 yılda 989 kadavra kaynaklı böbrek nakli yapılmışken, son 3 yılda bu sayı 526'yı buldu.

Türkiye, şu aşamada organ nakli konusunda bilimsel anlamda, gelişmiş ülkelerle boy ölçüşebildiği gibi, belirli konularda onların önüne geçmiş durumdadır. Ancak bu ülkelerde de sorun olan bir olgu, ülkemizde de karşımıza çıkmaktadır. Organ nakli ihtiyacı duyulan son dönem organ hastası çok fazladır ve her geçen yıl bu hastalara yenileri eklenmektedir. Başka bir deyişle, hasta çok fakat yeteri kadar organ yok. Bu sorun da ancak toplumumuzun yakın ilgisiyle çözülebilecektir.




Kaynak: Türkiye Organ Nakli Derneği

#8
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Organ Nakli Yasası



ORGAN VE DOKU ALINMASI, SAKLANMASI VE NAKLİ HAKKINDA KANUN


Kanun Numarası : 2238
Kabul Tarihi : 29/5/1979
Yayımlandığı R. Gazete : Tarih: 3/6/1979 Sayı: 16655
Yayımlandığı Düstur : Tertip: 5 Cilt: 18 Sayfa: 150



I. BÖLÜM

Genel Hükümler



Amaç:


Madde 1 - Tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlarla organ ve doku alınması,saklanması, aşılanması ve nakli bu kanun hükümlerine tabidir.

Kapsam:


Madde 2 - Bu Kanunda sözü edilen organ ve doku deyiminden, insan organizmasını oluşturan her türlü organ ve doku ile bunların parçaları anlaşılır.

Oto - grefler, saç ve deri alınması, aşılanması ve nakli ile kan transfüzyonu bu kanun hükümlerine tabi olmayıp, yürürlükte bulunan sağlık yasaları, tüzükleri, yönetmelikleri ve tıbbi deontoloji kuralları çerçevesinde gerçekleştirilir.


Madde 3 - Bir bedel veya başkaca çıkar karşılığı, organ ve doku alınması ve satılması yasaktır.


Madde 4 - Bilimsel, istatistiki ve haber niteliğindeki bilgi dağıtımı halleri ayrık olmak üzere, organ ve doku alınması ve verilmesine ilişkin her türlü reklam yasaktır.


II. BÖLÜM

Yaşayan Kişilerden Organ ve Doku Alınması



Yaş ve nitelik:

Madde 5 - Onsekiz yaşını doldurmamış ve mümeyyiz olmayan kişilerden organ ve doku alınması yasaktır.

Muvafakat:

Madde 6 - Onsekiz yaşını doldurmuş ve mümeyyiz olan bir kişiden organ ve doku alınabilmesi için vericinin en az iki tanık huzurunda açık, bilinçli ve tesirden uzak olarak önceden verilmiş yazılı ve imzalı veya en az iki tanık önünde sözlü olarak beyan edip imzaladığı tutanağın bir hekim tarafından onaylanması zorunludur.


KANUNLAR, ŞUBAT 1989 (EK - 3)



Bilgi verme ve araştırma yükümlülüğü:

Madde 7 - Organ ve doku alacak hekimler:

a) Vericiye, uygun bir biçimde ve ayrıntıda organ ve doku alınmasının yaratabileceği tehlikeler ile, bunun tıbbi, psikolojik, ailevi ve sosyal sonuçları hakkında bilgi vermek;
b) Organ ve doku verenin, alıcıya sağlayacağı yararlar hakkında vericiyi aydınlatmak;
c) Akli ve ruhi durumu itibariyle kendiliğinden karar verebilecek durumda olmayan kişilerin vermek istedikleri organ ve dokuları almayı reddetmek;
d) Vericinin evli olması halinde birlikte yaşadığı eşinin, vericinin organ ve doku verme kararından haberi olup olmadığını araştırıp öğrenmek ve öğrendiğini bir tutanakla tespit etmek;
e) Bedel veya başkaca çıkar karşılığı veya insancıl amaca uymayan bir düşünce ile verilmek istenen organ ve dokuların alınmasını reddetmek;
f) Kan veya sıhri hısımlık veya yakın kişisel ilişkilerin mevcut olduğu durumlar ayrık olmak üzere, alıcının ve vericinin isimlerini açıklamamak;

Zorundadırlar.


Alınamayacak organ ve dokular:


Madde 8 - Vericinin yaşamını mutlak surette sona erdirecek veya tehlikeye sokacak olan organ ve dokuların alınması, yasaktır.


Tahlil ve inceleme yapma zorunluluğu:


Madde 9 - Organ ve doku alınması, aşılanması ve naklinden önce verici ve alıcının yaşamı ve sağlığı için söz konusu olabilecek tehlikeleri azaltmak amacıyla gerekli tıbbi inceleme ve tahlillerin yapılması ve sonucunun bir olurluluk raporu ile saptanması zorunludur.


Organ ve doku almaya, saklamaya, aşılamaya ve nakline yetkili sağlık kurumları:


Madde 10- Organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklinin, bu işler için gerekli uzman personele, araç ve gerece sahip sağlık kurumlarınca yapılması zorunludur.


III. BÖLÜM

Ölüden Organ ve Doku Alınması



Ölüm halinin saptanması:


Madde 11 - Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak tıbbi ölüm hali, bilimin ülkede ulaştığı düzeydeki kuralları ve yöntemleri uygulanmak suretiyle, biri kardiolog, biri nörolog, biri nöroşirürjiyen ve biri de anesteziyolji ve reanimasyon uzmanından oluşan 4 kişilik hekimler kurulunca oy birliği ile saptanır.


Hekimlere ilişkin yasak işlemler:


Madde 12 - Alıcının müdavi hekimi ile organ ve doku alınması, saklanması, aşılanması ve naklini gerçekleştirecek olan hekimlerin, ölüm halini saptayacak olan hekimler kurulunda yer almaları yasaktır.

Tutanak düzenleme:

Madde 13 - 11 inci maddeye göre ölüm halini saptayan hekimlerin ölüm tarihini, saatini ve ölüm halinin nasıl saptandığını gösteren ve imzalarını taşıyan bir tutanak düzenleyip organ ve dokunun alındığı sağlık kurumuna vermek zorundadırlar. Bu tutanak ve ekleri ilgili sağlık kurumunda on yıl süre ile saklanır.

Ölüden organ ve doku alma koşulu ve cesetlerin bilimsel araştırma için muhafazası: (1)


Madde 14 - Bir kimse sağlığında vücudunun tamamını veya organ ve dokularını, tedavi, teşhis ve bilimsel amaçlar için bıraktığını resmi veya yazılı bir vasiyetle belirtmemiş veya bu konudaki isteğini iki tanık huzurunda açıklamamış ise sırasıyla ölüm anında yanında bulunan eşi, reşit çocukları, ana veya babası veya kardeşlerinden birisinin; bunlar yoksa yanında bulunan herhangi bir yakınının muvafakatiyle ölüden organ veya doku alınabilir.

Aksine bir vasiyet veya beyan yoksa, kornea gibi ceset üzerinde bir değişiklik yapmayan dokular alınabilir.

Ölü, sağlığında kendisinden ölümünden sonra organ veya doku alınmasına karşı olduğunu belirtmişse organ ve doku alınamaz.


(Değişik: 21/1/1982 - 2594/1 md.) Kaza veya doğal afetler sonucu vücudunun uğradığı ağır harabiyet nedeniyle yaşamı sona ermiş olan bir kişinin yanında yukarıda sayılan kimseleri yoksa, sağlam doku ve organları, tıbbi ölüm halinin alınacak organlara bağlı olmadığı 11 inci maddede belirlenen hekimler kurulunun raporuyla belgelenmek kaydıyla, yaşamı organ ve doku nakline bağlı olan kişilere ve naklinde ivedilik ve tıbbi zorunluluk bulunan durumlarda vasiyet ve rıza
aranmaksızın organ ve doku nakli yapılabilir. Bu hallerde, adli otopsi, bu işlemler tamamlandıktan sonra yapılır ve hekimler kurulunun raporu adli muayene ve otopsi tutanağına geçirilir ve evrakına eklenir.


(Ek: 21/1/1982 - 2594/1 md.) Ayrıca vücudunu ölümden sonra inceleme ve araştırma faaliyetlerinde faydalanılmak üzere vasiyet edenlerle yataklı tedavi kurumlarında ölen veya bunların morglarına getirilen ve kimsenin sahip çıkmadığı ve adli kovuşturma ile ilgisi olmayan cesetler aksine bir vesiyet olmadığı takdirde 6 aya kadar muhafaza edilmek ve bilimsel araştırma için kullanılmak üzere ilgili yüksek öğretim kurumlarına verilebilirler. Bu cesetlerin defin hususu dahil tabi olacakları işlemler Adalet, İçişleri, Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlıklarınca bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren 3 ay içinde çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.


IV. BÖLÜM

Ceza Hükümleri



Yasak eylemler:


Madde 15 - Bu Kanuna aykırı şekilde organ ve doku alan, saklayan, aşılayan ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık edenler veya bunun komisyonculuğunu yapanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 50.000 liradan 100.000 liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.


Madde 16 - Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


Madde 17 - Bu Kanunu Bakanlar Kurulu yürütür.

(1) 21/1/1982 tarih ve 2594 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle değiştirilen madde
başlığı metindeki yerine işlenmiştir.



2238 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN MEVZUATIN

YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ GÖSTERİR LİSTE






Kanun No. Farklı tarihte yürürlüğe giren maddeler Yürürlüğe giriş tarihi
------------- ------------------------------------------ -----------------------

2594 - 27/1/1982





Kaynak: Türkiye Organ Nakli Derneği

#9
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Yönetmeliği



Resmi Gazete
Tarih: 01.06.2000
Sayı: 24066

Sağlık Bakanlığından:





BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

Madde 1-
Bu Yönetmeliğin amacı, tedavisi doku veya organ nakli ile mümkün olan hastaların hayatiyetini sürdürmek için nakilleri gerçekleştirecek organ ve doku nakli merkezlerinin, organ ve doku kaynağı merkezlerinin ve doku tipleme ünitelerinin açılması, çalışması ve denetimi ile bunların bağlı olduğu kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların uymak zorunda oldukları usul ve esasları düzenlemek, organ ve doku nakli hizmetlerinin yürütülmesinde uyulması gereken esasları belirlemektir.


Kapsam

Madde 2-
Bu Yönetmelik, kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel kuruluşların organ ve doku nakilleri ile ilgili faaliyetlerini kapsar.


Dayanak

Madde 3-
Bu Yönetmelik, 181 sayılı Sağlık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.


Tanımlar

Madde 4-
Bu Yönetmelikte geçen;

a) Bakanlık; Sağlık Bakanlığını,
b) Organ ve Doku Nakli; terminal dönemdeki hastalıklarda tedavi amacıyla uygulanan organ ve doku nakli ameliyesini,
c) Organ ve Doku Nakli Merkezi; organ ve doku nakillerinin uygulandığı tıbbi tedavi merkezlerini,
d) Özel Organ ve Doku Nakli Merkezi; organ ve doku nakillerinin uygulandığı, gerçek kişilere ve özel hukuk tüzel kişilerine ait tedavi merkezlerini,
e) Organ Kaynağı Merkezi; beyin ölümü kriterlerini tespit edebilecek donanım ve personele sahip merkezleri,
f) Doku Tipleme Laboratuvarı; donör adayı ile alıcıların doku tiplemelerini yapabilecek donanım ve personele sahip laboratuvarları,
g) Kanun; 29/5/1979 tarihli ve 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanunu,
h) Ulusal Koordinasyon Kurulu (UKK); Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Kurulunu,
ı) Ulusal Koordinasyon Sistemi (UKS); Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemini, ifade eder.


İKİNCİ BÖLÜM

Kurullar

Ulusal Koordinasyon Kurulunun Yapısı

Madde 5-
Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Kurulu; Bakanlık Müsteşarı, Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü, Kalp, Karaciğer, Böbrek, Kornea, Kemik İliği Nakilleri Bilim Kurulları Başkanları ile İmmünoloji ve Diyaliz Bilim Kurulları Başkanlarından oluşur. Bilim Kurulu Başkanlarından biri Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinatörü olarak seçilir. Koordinatör Kurul üyelerinin oylarının salt çoğunluğuyla seçilir. Ülke Koordinatörü bir yıl süre ile görev yapar. Aynı üye ikinci yıl kurul üyeliğine seçilse dahi Ülke Koordinatörü olamaz.


Ulusal Koordinasyon Kurulunun Görevleri

Madde 6-
Ulusal Koordinasyon Kurulu aşağıdaki görevleri yürütmekle yükümlüdür.

a) Organ ve doku nakilleri konusunda ulusal stratejileri belirlemek, alınması gereken önlemleri, gelişime yönelik plan ve programları Bakanlığa önermek,
b) Ulusal Koordinasyon Sistemini geliştirmek,
c) Organ ve doku kaynağı merkezlerinde yapılan organ ve doku paylaşımını denetlemek ve bir rapor halinde Bakanlığa sunmak,
d) Bilim kurulları arasında koordinasyonu sağlamak,
e) Organ ve doku nakli merkezlerinin açılma başvurularına ait ilgili Kurul tarafından hazırlanan raporları ülke ihtiyaçlarına göre değerlendirmek ve açılmasını Bakanlığa önermek,
f) Diğer ülkelerdeki gelişmeleri izlemek ve ülkeye kazandırmak.


Ulusal Koordinasyon Kurulunun Çalışma Usulü

Madde 7-
Kurul, Bakanlıkça olağanüstü toplantıya çağırılmadıkça en az 2 ayda bir kez toplanır. İlk toplantı bilim kurulu başkanlarının belirlenmesinden sonra 1 ay içerisinde yapılır.


Toplantıların sekreteryasını Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü yürütür. Kurul üyelerinin yol giderleri Bakanlıkça karşılanır.


Bilim Kurullarının Yapısı

Madde 8-
Kalp-akciğer-kalp kapağı, Karaciğer, Böbrek, Kornea, Kemik iliği nakilleri ve İmmünoloji Bilim Dalı için ayrı bilim kurulları oluşturulur. Bilim ve teknolojinin gelişmesiyle yeni uygulamaya başlanan organ ve doku nakilleri için bilim kurulları oluşturulur.

Her nakil türü için oluşturulacak bilim kurulları, Bakanlıkça Doku ve Organ Nakli Merkezi olarak faaliyet gösterilmesine izin verilmiş merkezlerin belirleyeceği birer temsilciden oluşur. İmmünoloji Bilim Kurulu; Bakanlıktan Doku Tipleme Labaratuvarı olarak izin almış, kamuya ait laboratuvarların
belirleyeceği birer temsilciden oluşur.

Bu Merkezler her yıl aralık ayının ilk haftasında bir sonraki yıl Bilim Kurulunda görev alacak temsilcilerini Bakanlığa bildirir. Makamın onayını müteakip 1 Ocak tarihi itibariyle üyelik başlar ve üyelik süresi 1 yıldır. Herhangi bir nedenle boşalan üyeliğe yine kendi merkezi tarafından bir üye
belirlenir. Bu üye boşalan üyenin süresini tamamlar. Her üye tekrar seçilebilir.

Bakanlık Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü ya da yetkili kılacağı bir kişi, Bilim Kurullarının daimi üyesidir.


Bilim Kurullarının Görevleri

Madde 9-
Bilim Kurulları aşağıdaki görevleri yürütmekle yükümlüdür. Bilim Kurulları bu görevleri yürütmek için alt kurullar oluşturabilir.

a) Görev aldıkları organ ve doku nakli türüne ait, organ ve doku nakli merkezlerinin açılma başvurularını değerlendirmek, kurul tarafından belirlenen 3 üye vasıtasıyla merkezleri yerinde denetleyerek inceleme raporu hazırlamak ve bir rapor halinde Ulusal Koordinasyon Kuruluna sunmak,
b) Organ ve doku nakli merkezlerinin çalışmalarını izlemek,
c) Ülkedeki organ ve doku nakilleri konusunda stratejileri belirlemek, alınması gereken önlemleri, hizmetin gelişimine yönelik plan ve programları önermek,
d) Görev alanları ile ilgili organların merkezi dağıtım sisteminin prensiplerini oluşturmak ve Ulusal Koordinasyon Kuruluna sunmaktır.


Bilim Kurullarının Çalışma Usulü

Madde 10-
Kurullar, Bakanlıkça olağanüstü toplantıya çağırılmadıkça ocak ve haziran aylarında olmak üzere yılda iki kez olağan olarak toplanır.

Kurullar üyeleri arasından bir başkan seçerler. Hizmetlerin gelişmesini sağlamak amacıyla kendi üyelerinden ya da Kurul dışından çalışma grupları oluşturabilirler.

Kurulun toplantılarına Kurulca kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın üstüste iki kez katılmayan temsilcinin üyeliği sona erer. Yerine aynı usullerle bir üye seçilir.

Kurulların sekreteryasını Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü yürütür. Kurul üyelerinin ulaşım giderleri Bakanlıkça karşılanır.


Bölge Tıbbi Kurullarının Yapısı

Madde 11-
Bölge Tıbbi Kurulları bölgenin bulunduğu il merkezindeki organ ve doku nakli merkezlerinin temsilcilerinden oluşur.


Bölge Tıbbi Kurullarının Görevleri

Madde 12-
Bu kurulda görev alacak olan organ ve doku nakli hekimleri sırayla nöbet tutarlar. Organ ve doku bağışı veya donör adayı olduğunda nöbetçi hekim merkeze gelerek organ dağıtımını yapar. Gerçekleşen organ ve doku dağıtımı sonunda gerçekleşen nakilleri ve kullanılamayan organ ve dokulara ait bilgileri bir rapor halinde Bakanlığa sunar.


Kalp, kalp-akciğer, karaciğer nakli bekleyen hastaların öncelikleri Bölge Tıbbi Kurulu tarafından belirlenir ve takip edilir.


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Organ ve Doku Nakli Hizmetleriyle İlgili Kurum ve Kuruluşlar

Ulusal Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Koordinasyon Merkezi

Madde 13-
Ulusal Koordinasyon Kurulunun aldığı kararlar doğrultusunda organ ve doku nakilleri ile ilgili hizmetleri yürütmekle yükümlüdür. Bu Merkez Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet yürütür.


Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezleri

Madde 14-
Ulusal Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Koordinasyon Merkezine bağlı olarak çalışan bölgesel merkezlerdir. Bölge koordinasyon merkezleri, kendilerine bağlı illerde hizmetin yürütülmesinde koordinasyonu sağlayacaktır. Ankara, İstanbul ve İzmir'de olmak üzere üç bölge kurulmuştur. Yeni merkezlerin kurulmasına ihtiyaç duyulması halinde Ulusal Koordinasyon
Kurulunun önerisiyle Bakanlık yeni merkezler kurabilir.

Bölge koordinasyon merkezleri organ ve doku kaynağı merkezleri, doku tipleme laboratuvarları ve organ ve doku nakli merkezleri arasında koordinasyonu sağlar.

Bu Merkezler, organ ve doku naklinin gerçekleştirilmesi ile ilgili donör adayı ve alıcı ile ilgili yapılması gereken tıbbi, idari ve hukuki işlemlerin tamamlanmasını sağlar.

Nakilleri yapacak Organ Nakli Merkezi Hekimlerini göreve çağırır.

Organ alım ekiplerinin, çıkarılan organların ve nakil yapılacak hastaların merkezlere nakillerini sağlar.


Organ ve Doku Nakli Bilgi İşlem Merkezi

Madde 15-
Ülke genelinde tüm organ ve doku bağışları ile organ ve doku bekleyen hasta bilgilerini ve gerçekleşen nakilleri içeren veri tabanı oluşturmakla görevlidir. Bilgi İşlem Merkezi, bölge koordinasyon merkezleri ile elektronik ağla bağlantılıdır.

Organ ve doku nakli bekleyen hastalar nakillerini gerçekleştirilmesini istedikleri merkezlere kaydolurlar. Bir hasta sadece bir merkeze kaydolabilir. Merkezler hasta bilgilerini Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezine bildirirler. Bölge koordinasyon merkezleri, organ ve doku nakli merkezleri tarafından bildirilen hasta kimlik ve doku tipleme bilgilerini güncel olarak bilgisayar kayıtlarına alır ve bu bilgileri Organ ve Doku Nakli Bilgi İşlem Merkezine aktarır.


Organ ve Doku Nakli Merkezleri

Madde 16-
Bakanlıkça faaliyet izni verilmiş nakil merkezleridir. Organ ve doku nakli merkezlerinin taşıması gereken şartlar ve çalışmalarına ait usul ve esaslar her organ nakli için hazırlanacak Yönerge ile belirlenir. Bu Yönergeler her organ ve doku için, ilgili Bilim Kurulları tarafından ayrı ayrı
hazırlanır ve Bakan onayı ile yürürlüğe girer.

Bu Yönergelerde;

a) Merkezin sorumluluğunu üstlenecek personelin nitelikleri,
b) Merkezde görev alacak personelin nitelikleri,
c) Merkezlerde bulunması gereken bölümleri,
d) Merkezde bulunması gereken araç ve gereçler, belirlenir.


Organ ve Doku Nakli Merkezlerinin Kuruluşu

Madde 17-
Organ ve Doku Nakli Merkezleri, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri tarafından, bunlara ait genel ve öze hastaneler bünyesinde bir ünite biçiminde kurulabilir. Bu Merkezlerin faaliyete geçebilmesi için Bakanlıktan açılma izni onayı alınması zorunludur.

Göz bankaları yalnızca kamu kurum ve kuruluşlarının bünyesinde kurulabilir. Bankaların açılmasının planlanması, Bakanlık tarafından yapılır ve açılma kararı Bakanlık tarafından verilir. Üniversite hastaneleri, Bakanlığa bildirmek koşuluyla, kendi bünyelerinde banka açabilirler.


Organ ve Doku Nakli Merkezi Açılma Başvurusu ve Gerekli Belgeler

Madde 18-
Organ ve Doku Nakli Merkezi açacakların bir dilekçe ile Sağlık Bakanlığına başvurmaları gereklidir.


Dilekçeye;

a)
Merkez sorumluluğunu üstlenecek hekime ait belgeler,
b) Organ nakli yapacak hekimin, yapacağı organ nakli alanında, eğitim programı açısından Kurulun onaylamış olduğu bir merkezde yeterli eğitimi gördüğüne ilişkin belge,
c) Merkezde görev alacak personelin eğitim durumunu gösterir belgeler,
d) Organ veya Doku Nakli Merkezinin Planı: Organ ve doku nakli hizmetleri için ayrılan bölümlere ait 1/100 ölçekli, her kat için ayrı düzenlenmiş, yerleşim ve kullanım alanlarını gösterir, ozalite çekilmiş, Merkezin bulunduğu ilin Bayındırlık ve İskan Müdürlüğünce tasdik edilmiş plan,
e) Merkezde bulunan araç gereci gösterir liste,
f) Özel Organ ve Doku Nakli Merkezi için başvuruluyorsa; kurucu gerçek kişi ise nüfus cüzdanının onaylı örneği, vakıf ise vakıf senedinin, şirket ise şirket sözleşmesinin noterden tasdikli örneği veya kuruluşu gösteren mahkeme kararının örneği, eklenir.


Başvuruyu yapan merkez de, yaptığı organ nakli türüne bağlı olarak, hastanın nakil öncesi ve sonrası dönemlerde ihtiyaç duyabileceği anesteziyoloji ve reanimasyon, iç hastalıkları, çocuk sağlığı ve hastalıkları, patoloji ve diğer branşların mevcut olduğunu, kan bankası desteği ile
psikolojik ve sosyal servis desteğine sahip olduğunu, veri yönetimi olanaklarını kullanabildiğini belgelemelidir. Böbrek nakli yapan ve bünyesinde diyaliz merkezi bulunmayan organ nakli merkezleri bu amaçla kullanılmak üzere 2 cihaz kapasiteli diyaliz ünitesi bulundurmak zorundadır.


Organ ve Doku Nakli Merkezi Açılma İzin Belgesi

Madde 19-
Organ ve Doku Nakli Merkezi açılması için yapılan başvurular, ilgili Bilim Kurulu tarafından değerlendirilir. Değerlendirme sonucunda hazırlanan rapor Ulusal Koordinasyon Kuruluna sunulur. Başvuru Ulusal Koordinasyon Kurulunda ülke ihtiyaçlarına ve ulusal planlamaya göre incelenir. Uygun görüldüğü taktirde, Bakanlık onayı ile açılma izni verilir.


Merkezdeki sorumlu hekim değiştiğinde gerekli belgelerle Bakanlığa başvurularak açılma izni yenilenir.


Organ ve Doku Nakli Merkezlerinin İzlenmesi

Madde 20-
Ülke sınırları içinde alınan her organ kamu yararına kullanılacak niteliğe sahiptir. Kişisel tasarruflardan etkilenmez.

Merkezlerin faaliyetlerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi Ulusal Koordinasyon Kurulunun belirleyeceği kriterler çerçevesinde Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından gerçekleştirilir. Ulusal Koordinasyon Kurulu, değerlendirilen merkezlere ilişkin önerilerini Bakanlığa bildirir. İlgili merkezler kendilerine ilişkin öneriler doğrultusunda düzenlemeler yapmakla yükümlüdürler.

Merkezlerin açılma iznine ait nitelikleri kaybetmeleri veya Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından faaliyetlerinin sakıncalı bulunması hallerinde çalışmaları Bakanlıkça durdurulur.


Yıllık Rapor

Madde 21-
Organ ve doku nakli merkezleri her yıl yapılan nakilleri ve hasta izlemlerini en geç 31 Ocak tarihinde Sağlık Bakanlığında olacak şekilde bildirmekle yükümlüdür. Bu veriler Bakanlık tarafından yıllık rapor olarak yayımlanır.


Organ ve Doku Kaynağı Merkezi

Madde 22-
Organ ve doku alınabilecek potansiyel donörlerin saptanıp izleneceği hastanelerdir.

Bu hastaneler organ alım operasyonunu gerçekleştirebilecek altyapı koşullarına, potansiyel donörün izlenmesine imkan veren araç-gerece ve tıbbi ölüm durumunu saptayacak Kanunda belirtilen branşlardan hekimlere sahip olmak zorundadır.

Her organ ve doku kaynağı merkezinde bir koordinatör hekim ve iki yardımcı görevlendirilir. Bu Ekip Yoğun Bakım Ünitesi sorumlu hekimine bağlı olarak çalışır. Bu Ekipte ayrıca donör adayı ailesinden organ bağışının alınmasında görevli, yardımcı sağlık personeli, psikolog, imam ve gönüllü kişiler bulunur. Bu personelin eğitimi, görev, yetki ve sorumlulukları Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan ve Bakan onayı ile yürürlüğe giren bir Yönerge ile belirlenir.


Doku Tipleme Laboratuvarları

Madde 23-
Doku tiplemesini gerçekleştirecek laboratuvarların yapısal ve fonksiyonel koşulları İmmünoloji Bilim Kurulu tarafından hazırlanan ve Bakan onayı ile yürürlüğe giren bir Yönerge ile belirlenir.


Gönüllü Kuruluşlar

Madde 24-
Organ nakli hizmetleriyle ilgili hizmetlerde halkın hizmete atılımını sağlar. Organ bağışının ülke düzeyinde gelişmesini sağlayıcı faaliyetleri destekler.


DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi (UKS)

Ulusal Koordinasyon Sisteminin Amacı


Madde 25- Sistemin amacı ülke genelinde organ ve doku nakli hizmetleri alanında çalışan kurum ve kuruluşlar arasında gerekli koordinasyonu sağlamak ve çalışmaların verimliliğini artırmak, kadavra organ sayısını artırmak, bilimsel kurallara göre ve tıbbi etik anlayışına uygun, adaletli organ ve doku dağıtımını sağlamaktır.


Organ ve Doku Dağıtımı Yönergesi

Madde 26-
Organ ve doku dağıtımı, Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan ve Bakan onayı ile yürürlüğe giren bir Organ ve Doku Dağıtımı Yönergesine göre yapılır.


Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü ve UKS Görevlileri

Madde 27-
Sistem içinde, değişik birimler arasındaki koordinasyonu, organ ve doku kaynağı merkezlerinde görev yapacak olan organ ve doku nakli koordinatörleri sağlar.

Organ ve doku nakli koordinatörleri, donörlerin saptanmasından, ilgili hekimlerin olgu başına intikallerini sağlayarak beyin ölümü tutanağının (Ek-1) de belirtilen beyin ölüm kriterlerine göre ve kurallara uygun biçimde düzenlenmesinden, Kanuna göre, gerekiyorsa, donör ailesinden izin
alınmasından, alınan organ ve dokunun ilgili merkeze naklinden sorumludur.

Organ ve doku kaynağı merkezleri beyin ölümü oluşan her hastayı Bölge Koordinasyon Merkezine bildirmek zorundadır.


Organ ve Doku Alım Ekibi

Madde 28-
Kadavradan organ ve doku alımı gerçekleştirecek hekimlerin yetkileri ve eğitimlerine ait koşullar ilgili Kurul tarafından belirlenir.


Organ ve Doku Dağıtımı

Madde 29-
Organ ve doku dağıtımı Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından hazırlanan ve Bakanlıkça onaylanan Organ ve Doku Dağıtımı Yönergesine göre yapılır. Organ dağıtımı bilgisayar ortamında, Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından kabul edilmiş bilgisayar programına göre yapılır. Organ ve doku nakli merkezleri, organ ve doku bekleyen hastalara ait kimlik ve adresleri, doku tiplemeleri, öncelik sıralarına ait bilgileri Organ ve Doku Nakli Bilgi İşlem Merkezine bildirmek zorundadır. Donör ve hastaya ait doku özellikleri eşlenmeleri, müşterek kullanılan program tarafından, bilgisayar ortamında yapılır.

Nakil merkezleri kendilerinde sıra bekleyen hastalara ait listeleri güncelleştirmek zorundadırlar.

Organ ve doku nakli merkezleri kendi hastanelerinde çıkan donöre ait organ ve dokuları kendi merkezinde kullanma hakkını haizdir. Ancak bu kullanımda aranacak en az doku uyumu şartları bilim kurulları tarafından belirlenir. Donörün bulunduğu merkezde kullanılmayacak olan organ ve dokular Bölge Koordinasyon Merkezine bildirilir. Bölge Koordinasyon Merkezi bölgede sisteme kayıtlı merkezlere önceden belirlenen sıraya göre dağıtım yapar. Bölgede kullanılmayan organ ve dokular bir sonraki bölge merkezi tarafından dağıtıma alınır.


Yurt Dışı İlişkiler

Madde 30-
Sistemin yurt dışında bulunan mevcut sistemler veya diğer ülkeler ile işbirliği yapılması Ulusal Koordinasyon Kurulu tarafından belirlenen koşullar çerçevesinde gerçekleştirilir.


BEŞİNCİ BÖLÜM

Son Hükümler

Yasaklar


Madde 31- Bu Yönetmelik ile gösterilen nitelik ve koşullara sahip olmadan ve Bakanlıktan izin almadan, hekimler ve diğer şahıslar tarafından organ ve doku nakli yapmak için özel merkezler açılması, organ ve doku nakli yapılması yasaktır. Kamu kurum ve kuruluşlarında organ nakli yapmaya başlayacak olan merkezler bu durumu Bakanlığa bildirirler ve izin belgesi alırlar. Bu yasağa uymadığı saptanan merkezlerin faaliyetleri Bakanlıkça durdurulur ve haklarında Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.


Kaldırılan Hükümler

Madde 32-
20/8/1993 tarihli ve 21674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 22/9/1994 tarihli ve 22059 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelikle değiştirilen Organ Nakli Merkezleri Yönetmeliği ve 20/8/1993 tarihli ve 21674 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kornea Naklinde Kornea Sağlanması ve Paylaşımı Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.


Madde 33- Bu Yönetmelikte geçen yönergeler, Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren 6 ay içerisinde hazırlanır.


Geçici Madde 1- Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce faaliyete geçmiş bulunan kamu kurum ve kuruluşlarına ait organ ve doku nakli merkezleri, Yönetmeliğin yayımından itibaren en geç 3 ay içerisinde yaptıkları organ nakli türlerini ve bu nakil türlerinin sorumlularını Bakanlığa bildirmek zorundadırlar. Bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden önce yapılan Özel Organ ve Doku Nakli Merkezi başvuruları hükümsüzdür. Bu merkezler, bu Yönetmeliğe uygun olarak tekrar başvuracaklardır.


Yürürlük

Madde 34-
Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.


Yürütme

Madde 35-
Bu Yönetmelik hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.


Ek-1

Beyin Ölüm Kriterleri

Tanım:
Beyin ölümü klinik bir tanıdır ve beyin fonksiyonlarının tam ve irreversibl kaybıdır.

İrreversibl komanın temel bulguları:

I) Beyin ölümüne karar vermek için komanın aşağıdaki nedenlere bağlı olmaması,


a) Primer hipotermi,
b) Hipovolemik ya da hipotansif şok,
c) Geriye dönüşüm sağlayabilecek intoksikasyonlar (barbitürat ve diğer sedatifler, depresan ve narkotik ilaçlar) ile metabolik ve endokrin bozukluklar,

II) Bilincin tam kaybı,

III) Spontan hareketin bulunmaması. Aşağıda bulunan durumlar beyin ölümü tanısını ekarte ettirmez.

a) Derin tendon reflekslerinin alınması,
b) Yüzeyel reflekslerin alınması,
c) Babinski refleksi alınması,
d) Solunum benzeri hareketler alınması, (omuz elevasyon ve adduksiyonu, önemli tidal volum değişikliği olmaksızın interkostal genişleme)
e) Patolojik fleksiyon ve ekştensiyon cevabı dışındaki spontan ekstremite hareketleri,

IV) Ağrılı uyaranlara serebral-motor cevap alınamaması,

V) Spontan solunum bulunmaması,

VI) Beyin sapı reflekslerinin tamamen kaybolması,

a) Beyin ölümünde pupiller parlak ışığa yanıtsız ve dilatedir (4-9 mm)
b) Kornea refleksi yokluğu,
c) Vestibulo-oküler refleks yokluğu,
d) Okülosefalik refleks yokluğu,
e) Feringeal ve trakeal reflekslerin yokluğu,


VII) Apne testi:

Apne testi uygulanabilmesi için, Arterial pO2 ve pCO2 değerleri normal olmalıdır (pCO2 40 mmHg ve üzerinde). Bu koşullarda hasta 10-30 dakika süre ile %100 oksijen ile ventile edilerek arteriyel oksijen basıncının 200 mmHg üzerinde olması sağlanmalıdır. Bu koşullar sağlandıktan sonra hasta mekanik solunum desteğinden ayrılarak trakea içerisine en az 8-10 dakika süre ile 6 lt. dakikada oksijen uygulanmalıdır. Bu uygulamalara rağmen spontan soluma yoksa apne veya kan gazlarında pCO2 basıncı 60 mmHg veya üzerinde ise spontan soluma hareketi yoksa apne testi pozitiftir.



Beyin ölümü tanısı konan hastalarda


* Daha önce tanısı konulmuş bir nedenle hasta irreversibl koma tablosuna girmişse en az 12 saat, etyolojisi bilinmeden gelişen tablolarda en az 24 saat bu koşulların değişmeden devamlılığı gözlenmelidir.

* Klinik beyin ölümü tanısı almış hastalarda, hekimler kurulunun uygun göreceği bir laboratuvar yöntemiyle beyin ölümü teyid edilmelidir.

* Hasta yakınına beyin ölümü deklare edildikten sonra hastaya uygulanan tıbbi destekler kesilebilir.

* Hasta yakınına beyin ölümü deklare edildikten sonra yaşam desteğinin kesildiği durumlar:

1- Hastanın organ veya organlarının transplantasyon için kullanılmasına hasta yakınının izin vermesi,

2- Hasta yakınlarının yaşam desteğinin kesilmesine izin vermesidir.



Kaynak: Türkiye Organ Nakli Derneği


#10
Hale

Hale

    Hayat nefeslerle sınırlı, sevgilerle sonsuzdur.

  • Yönetici
  • 49.690 İleti
  • Gender:Female
  • Location:İstanbul
  • Interests:Mustafa Kemal ATATÜRK, Türk Tarihi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Türk Kültürü.
Organ Nakli Hakkında Diyanet İşlerinin Görüşü



DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI



Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları





(Organ Nakil)


KARAR TARİHİ : 03.03.1980



Hacettepe Üniversitesi Tıp. Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Haberal’ın ölmüş kimselerden alınacak organ ve dokuların, tedavileri ancak bu yoldan yapılabilecek hastalara nakli konusunda, Başkanlık Makamından havale olunan dilekçesi Kurulumuzca incelendi.


Yapılan müzakere sonunda :


Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, organ ve doku nakli konusunda sarih bir hüküm bulunmamaktadır. İlk müçtehit ve fakihler de, kendi devirlerinde böyle bir mesele söz konusu olmadığı için, bu ameliyyenin hükmünü geniş şekilde açıklamamışlardır. Ancak dinimizde, Kitap ve Sünnet’in delaletlerinden çıkarılmış umumi hükümler ve kaideler de vardır. Kitap ve Sünnet'te açık hükmü bulunmayan ve her devirde karşılaşılan yeni yeni meselelerin hükümleri, İslam fakihleri tarafından bu umumi kaideler ile hükmü bilinen benzer meselelere kıyas edilerek çıkarılmış, hiçbir mesele cevapsız bırakılmamıştır. Organ ve doku nakli konusunda hükmünü tayinde de aynı yola baş vurulması uygun olacaktır.


Bilindiği üzere, insan mükerrem bir varlıktır. Mahlukatı içinde Allah onu mümtaz kılmıştır. Bu itibarla normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın hürmet ve kerametine aykırı görüldüğünden, İslam fakihlerince caiz görülmemiştir. Ancak, zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir.


Nitekim dinimiz, bir kısım fiil ve davranışları yasak kılmış, Kitap ve Sünnet bunları tespit etmiştir. Sözgelimi murdar hayvan (meyte), kan, domuz eti, şarap... vb. şeylerin yenilip içilmesi, alınıp satılması, ilaç olarak kullanılması haram kılınmıştır. Ancak zaruret halinde bunlardan zaruret miktarında (ölmeyecek kadar) yenilip içilmesinin (el-Bakara, 173; el-Maide, 3; el-En’am, 119) meşru olduğu beyan buyrulmuştur.


Söz konusu ayet-i celilelerden, İslam fakihleri, zaruretlerin bir ölçüde dinen yasaklanmış şeyleri mübah kıldığı ve zaruret halinde sadece ayet-i kerimelerde beyan edilen yasakların değil, zaruret halinin giderilmesi için yapılması zorunlu ve başka bir çare olmayan bütün yasakların zaruret miktarınca işlenmesinin caiz ve mübah olduğu sonucuna varmışlardır.


O halde, ölmüş kimselerden tedavi maksadıyla organ ve doku alma ve bunları hasta veya yaralı kimselere nakletme konusunda bir hükme ulaşabilmek için;


Zarurete binaen, cesedin kesilmesi, organ ve dokularından bir kısmının alınmasının caiz olup olmadığı,


Hastalığın tedavisinin zaruret sayılıp sayılmayacağı (Haram ile tedavinin hükmü)


Organ ve doku nakli caiz ise hangi şartlarla caiz olduğunun bilinmesi gerekmektedir.


İslam fakihleri, karnında canlı halde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü annenin karnının yarılmasına,


Başka yoldan tedavileri mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerinin yerine, başka kemiklerin nakline,


Bilinmeyen hastalıkların öğrenilmesi ve hayatta bulunmaları sebebiyle ölülere nisbetle daha çok şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanabilmesi için, yakınlarının rızası alınmak suretiyle, ölüler üzerinde otopsi yapılmasının caiz olacağına,

Fetva vermişler, canlı bir kimseyi kurtarmak için, ölünün bir parçasını itlaf etmeyi caiz görmüşlerdir. Nitekim, Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu’nun 16.4.1952 tarih ve 211 sayılı kararında, özetle;


“...âmmenin menfaat ve maslahatı göz önünde tutularak, bilinmeyen bir hastalığın bilinir hale gelmesi, hastalığın bilinmemesinden doğacak âmme zararının önlenmesi, hayatta bulunmaları sebebiyle daha şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanması gibi maslahat ve şer’î hikmetlerin husule gelmesini temin için, yakınlarının rızası alınarak, ölüler üzerinde otopsi yapmanın caiz olacağı ve bu gibi sebepler dolayısıyle ölüye gösterilmesi gereken hürmet ve tekrimin zevaline katlanmanın, İslamî hükümlerin bir gereği olduğu...” ifade olunmuştur.


İslam fakihleri, açlık ve susuzluk gibi, hastalığı da haramı mübah kılan bir zaruret saymışlar, başka yoldan tedavileri mümkün olmayan hastaların haram ilaç ve maddelerle tedavilerini caiz görmüşlerdir. Günümüzde kan, doku ve organ nakli ve tedavi yolları arasına girmiş bulunmaktadır. O halde, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, kan, doku ve organ nakli yolu ile de bazı şartlara uyularak, tedavinin caiz olması gerekir. Nitekim, Müşavere ve Dinî Eserleri İnceleme Kurulunun 25.10.1960 tarih ve 492 sayılı kararında, “tedavileri için kan nakline zaruret bulunan hasta ve yaralılara başka kimselerden kan naklinin; başka kimselerden alınacak parçaların takılmasıyla görmeleri mümkün olduğu takdirde; hayatında buna izin vermiş olan kimselerin, ölümlerinden sonra gözlerinden alınacak parçaların bu durumdaki kimselere takılmalarının caiz olacağı...” beyan edilmiştir.


Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 19.01.1968 gün ve 3 sayılı gerekçeli kararında ise “yalnız hayatı kurtarmak için değil, bir organı tedavi etmek, hastalığın tedavisini çabuklaştırmak için de kan naklinin caiz olduğu, tıbbi ve hukuki kaidelere riayet edilmek şartıyla kalp naklinin de caiz olacağı...” ifade olunmuştur.

Yurdumuz dışında, çeşitli İslam Ülkelerinin yetkili kişilerince de aynı yolda fetvalar verildiği bilinmektedir.


Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır.


Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayatî bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,


Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,


Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması,


Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,


Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,


Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.




el-İsra Suresi , 70; et-Tin Suresi, 4


el-Hidaye, el-İnaye ve Feth’ül-Kadir 1/65; Fethu babi’l-İnaye, 1/126; Fetevay-ı Hindiye, 2/390


Cessas, Ahkamü’l-Kur’an, 1/156; İbnü’l-Arabi, Ahkamü’l-Kur’an, 1/55; Kurtubi, 2/232 ve 7/73; İbn Hazm, el-Muhalla, 7/426


Fetevay-ı Hindiye, 2/296; el-Va’yü’l-İslami, Sayı 137, Yıl 1396, Kuveyt; Istılahat-ı Fıkhiye,3/157


Fetevay-ı Hindiye 2/390




Kaynak: Türkiye Organ Nakli Derneği




0 Kullanıcı konuyu okuyor

0 Kullanıcı, 0 Misafir, 0 Kayıtsız kullanıcı